Darbeci Sisi yönetimindeki Mısır ordusunun 1963'teki "acı Yemen
tecrübesinin" unutulmadığını ifade eden uzmanlar, Mısır'ın Libya'ya
askeri olarak girmesinin kolay bir seçenek olmadığını, bölgeye
girmesinin zayıf bir ihtimal olduğunu söyledi. Beyan Araştırma
Merkezi Müdürü Libyalı araştırmacı Nezar Krikish, "Sisi yönetimi,
savaş çıkması durumunda Fransa ve Rusya'dan destek verecekleri
konusunda teminat alırsa, ancak o zaman Libya sınırından içeri
girebilir" dedi. Mısır'daki darbeci Sisi yönetiminin Libya'nın
doğusuna asker göndermesi konusunda farklı ihtimaller konuşulurken,
Kahire'nin, ulusal güvenliğini tehdit edecek bir durum olmadıkça bu
ülkeye asker gönderme olasılığının zayıf olduğu belirtiliyor. Mısır
- Libya Sellum sınırından Sirte'ye kadar yaklaşık 1000 kilometrelik
bir mesafe bulunuyor. Mısır yönetiminin riskleri göze alıp Libya
içlerine doğru askeri bir müdahalede bulunması durumunda, Libya'nın
doğusundaki kabilelerin bir bölümünün bunu işgal olarak
algılayabileceği öngörülüyor. İkinci ihtimal ise Mısır ordusunun
Libya sınırından 10 veya 20 kilometre içeri girerek bir tampon
bölge oluşturması. Bu durumda Mısır'ın hem kontrollü ve güvenli
hareket edeceği hem de sınır güvenliğini sağlamış olacağı
değerlendiriliyor. Sisi yönetimi, Libya hükümetinin içinde Müslüman
Kardeşler Teşkilatı'nın (İhvan) Libya uzantısının yer aldığını öne
sürüyor. İhvan, Mısır'da 2013'teki darbenin ardından göreve gelen
geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur döneminde aynı yılın aralık ayında
terör örgütü ilan edilmişti. Uzmanlar, Mısır ordusunun Libya
topraklarına girmesi ihtimali konusunda birbirine yakın görüşler
ifade ediyor. Mısır ordusunun Libya topraklarına girmesi
zayıf ihtimal AA muhabirine konuşan Beyan Araştırma
Merkezi Müdürü Libyalı araştırmacı Nezar Krikish, siyasi
görüşmelerin ve müzakerelerin sonuç vermemesi durumunda Mısır
yönetiminin Fransa ve Rusya’nın yardımı ile Libya'nın doğusuna hava
savunma sistemleri yerleştirme yolunu tercih edeceğini düşünüyor.
Mısır ordusunun Libya topraklarına girmesi ihtimalinin zayıf
olduğuna işaret eden Krikish, "Sisi yönetimi, savaş çıkması
durumunda Fransa ve Rusya'dan destek verecekleri konusunda teminat
alırsa ancak o zaman Libya sınırından içeri girebilir." ifadelerini
kullandı. Krikish, Mısır ordusunun Libya topraklarına girmesi
durumunda orada uzun süre kalması gerektiğini belirterek, söz
konusu ordunun içeride tutunabilmesinin ancak diğer güçlü ülkelerle
yapacağı bir koalisyonla mümkün olabileceğini ve bunun da an
itibarıyla mümkün görünmediğini vurguladı. Mısır'ın
Libya'ya asker göndermesi kolay bir seçenek değil Mısırlı
gazeteci yazar, Kutub el-Arabi, "Mısır'ın Libya'ya askeri olarak
girmesinin kolay bir seçenek olmadığını" ve Mısır ordusunun
1963'teki "acı Yemen tecrübesinin" unutulmadığını ifade etti.
Uluslararası arenadaki aktif güçlerin Sisi yönetiminin Libya'ya
askeri müdahalesine izin vermeyeceğini öngören Arabi, "Mısır
ordusundaki komutanlar, sınırdan 1000 kilometre içlere kadar
uzanacak böyle bir müdahale konusunda hevesli olmayabilir." dedi.
"Türkiye'nin desteklediği Libya ordusunun ülkenin doğusuna kadar
ilerleyip, Mısır sınırına yaklaşması durumunda Mısır ordusu Libya
sınırından içeri doğru harekat başlatabilir." diyen Arabi, Libya
hükümetinin de zaten böyle bir niyeti olmadığını söyledi. Arabi,
Libya hükümeti ve ordusundaki bazı yetkililerin "bütün Libya
topraklarında kontrolü sağlayacakları" yönünde açıklamaları
olduğunu ancak şu aşamada bunun mümkün görünmediğini kaydetti.
Arabi, Libya hükümetinin ülkenin batı, güney ve orta bölümünde
kontrolü tamamen sağlamayı hedeflediğini, ancak tüm doğu
bölgelerini ele geçirmek gibi bir niyeti bulunmadığını söyledi. Bir
Mısırlı olarak şu aşamada Mısır ulusal güvenliğinin tehlikede
olduğunu düşünmediğini dile getiren Arabi, şunları kaydetti: "Mısır
Meclisi'nin Sisi'ye yetki vermesi anayasal ve rutin bir durumdur.
Yönetim, zaman kazanmak ve kamuoyunda Libya meselesinde ciddi
olduğu imajını vermek istemiştir. Eğer rejim askeri olarak herhangi
bir müdahale yapmak istese Meclis'ten onay almadan yapar. Mısır
için Nil suları daha stratejiktir ve milli güvenlik meselesidir.
Mısır için asıl tehlike Etiyopya tarafından Nil suları üzerine
yapılan Hedasi barajıdır.” Ne olmuştu? Libya
ordusunun, 5 Haziran'da başkent Trablus'un güneydoğusundaki Terhune
kentini ele geçirmesinin ardından çok kısa bir sürede Sirte
kentinin batısına kadar ilerlemesi Libya'da dengeleri değiştirdi.
Libya ordusunun 6 Haziran’da Sirte, Cufra Askeri Hava Üssü ve
çevresindeki bölgeleri Halife Hafter'e bağlı milislerden kurtarmak
için "Zafer Yolları" isimli yeni bir harekat başlatması ise
Birleşmiş Arap Emirlikleri (BAE), Mısır ve Suudi Arabistan'ın yanı
sıra Rusya'yı da endişelendirdi. Bazı BAE'li yetkililerin
teşvikleriyle Hafter yanlısı Tobruk Temsilciler Meclisi'nin Başkanı
Akile Salih, Mısır'dan Libya’ya askeri müdahalede bulunmasını
istedi. Mısır Meclisi'nde 20 Temmuz'da yapılan gizli oturumda
Cumhurbaşkanı Sisi'ye "Ülkenin batı sınırı (Libya) dışına birlik
gönderme yetkisi" verilmesinin ardından, Terhune’nin ele
geçirilmesi ile başlayan Libya’daki endişeli bekleyiş fırtına
öncesi sessizliğini andırır hale geldi. Öyle anlaşılıyor ki Mısır
yönetiminin ülkenin ulusal güvenliğini tehdit edecek bir durum
olmadıkça Libya'ya asker gönderme ihtimali oldukça zayıf.
Galatasaray’dan Liverpool’a dejavu: 1-0
#Spor / 11 Mart 2026
Trabzonspor'un acı kaybı: Kalp krizi geçiren yardımcı antrenör Orhan Kaynak vefat etti
#Spor / 10 Mart 2026
Yorumlar
