Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri, MYK Üyeleri ve Grup ile İftar Programı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Ramazan ayının manevi iklimine değinen Erdoğan, bölgedeki gelişmelere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Kardeşliğin, dostluğun, muhabbetin haneleri doldurduğu yedi veren günlerinin ülkemize, milletimize ve son haftalarda çok ciddi sıkıntılar içinde boğuşan bölgemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum."
Türkiye Yüzyılı hedefine ve milli birliğe vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, davanın emeklisi olmayacağının altını çizdi:
"Bugün hamdolsun bölgesinin istikrar adası olarak günden güne yıldızı parlayan bir ülkede yaşıyoruz. 'Bu yol Türkiye'nin yolu, bu yol milletimizin yolu' diyerek çıktığımız, merkezinde eser ve hizmet siyaseti olan bu kutlu yolu yaklaşık 25 yıldır birlikte yürüyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da inşallah yine sizlerle ve milletimizle birlikte hayata geçireceğiz. Biz yorulmadan, yılmadan, rehavete kapılmadan yolumuza hep birlikte devam edeceğiz. 'Aşkla koşan yorulmaz' düsturuyla aşkla, sevdayla, büyük bir iştiyakla milletin yolunda yürümeyi, bu aziz millet için geceyi gündüz etmeyi sürdüreceğiz. Şunu da burada çok güçlü bir şekilde vurgulamak istiyorum: AK Parti her şeyden önce bir dava hareketidir. Dava adamının eskisi, emeklisi, kendi köşesine çekilmiş olanı olmaz. Dava adamı her zaman sahadadır; aklıyla, gönlüyle, çalışmalarıyla yol ve mücadele arkadaşlarının yanındadır. Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yeri yoktur ve olamaz. Şunu en iyi sizler biliyorsunuz; biz yalnızca günü kurtaran, günübirlik politika üreten bir kadro değiliz. Biz ortaya eser koyan, hizmet koyan, vizyon koyan, geleceğe dönük projeksiyonu olan bir erdemliler hareketiyiz. Sizler her biriniz benim yol ve dava arkadaşım olduğunuz kadar, aynı zamanda bu partinin kendisi, omurgası ve ortak aklısınız.”
Bölgesel krizler ve dış politika
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortadoğu'da tırmanan gerilime ve komşu ülkelerdeki çatışma ortamına dikkat çekerek Türkiye'nin çözüm odaklı yaklaşımını şu sözlerle aktardı:
"Değerli kardeşlerim, bölgemizi kana ve gözyaşına boğan sarsıntıların şiddeti 28 Şubat'ta başlayan komşumuz İran'a yönelik saldırılarla maalesef daha da artmıştır. Bölgeyi terörize ederek güvenliğini sağlayacağını düşünen İsrail, bir yandan Gazze'de zaten uymadığı ateşkesi hiçe sayarak saldırılarını yoğunlaştırırken, diğer yandan da Lübnan'ı işgal girişimine başlamıştır. Coğrafyamız kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklenmektedir. Her geceyi sığınaklarda geçiren İsrail halkı bile Holokost'tan sonra başlarına gelen en büyük felaketin Netanyahu olduğunu artık açıkça dile getirmektedir. Dalga boyu giderek artan bu sarsıntıların etkilerini sadece Ekonomi, Rusya-Ukrayna savaşından sonraki en belirsiz günlerini yaşıyor."
Diplomasi ve barış vurgusu
Savaşın küresel etkilerine değinen ve Türkiye'nin ilkeli duruşunu hatırlatan Erdoğan, krizlerin çözümü için diplomasinin önemini vurguladı:
"Savaşın uzaması durumunda dünyanın nereye savrulacağını tam olarak kimse kestiremiyor. Bir defa şunu burada açık ve net ifade etmek isterim. Başkasının zararını kendi karımız olarak asla göremeyiz. Başkalarının açısından rant devşirmek gibi bir hesabın içinde olmayız. Bizim İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil, huzur ve istikrarın safındadır. Düşmanlaştırmanın değil, yakınlaştırmanın peşindedir. Artık bölgemizde gözyaşları dinsin, çatışmalar dursun, sulh ve sükun hakim olsun istiyoruz. Türkiye olarak, ellerin tetikten çekilmesi, ateşkesin sağlanması, müzakere masasına tekrar dönülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. Alev daha fazla büyümeden, ateş çemberi daha fazla genişlemeden, daha fazla can yanmadan, kan dökülmeden yangını söndürmenin derdindeyiz."
Birlik ve beraberlik mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılımcılara teşekkür ederek sözlerini tamamladı:
"Bölgemizin önünde çok farklı bir ufuk belirecek, çok daha aydınlık bir şafak sökecektir. Şimdiye kadar karşılaştığımız krizlerde hem millet hem de teşkilat olarak birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz bizim tüm süreçlerden salimen çıkmamızı sağlayan en büyük değerlerimiz olmuştur. Allah'ın izniyle bu türbülanstan da yine birlik ve beraberliğimize sarılarak çıkacağız. Bu düşüncelerle davetimize icabet ederek bu anlamlı akşamda bizlerle birlikte olduğunuz için her birinize teşekkür ediyorum.”
