Iğdır'daki Ağrı Dağı ile Ermenistan'daki Alagöz Dağları
arasındaki Aras Havzası'nda yer alan Matzamor Nükleer Santrali'nin,
Doğu Anadolu Ağrı Dağı fay hattında olması, 1988 yılında
Ermenistan'da can kayıplarına yol açan depreme maruz kalması ve
eski teknolojisine rağmen faaliyete devam etmesi tepkilere yol
açıyor.
Uluslararası Atom Enerji Ajansı (IAEA) ve Avrupa Birliği (AB)
verilerinde, "Dünyanın en tehlikeli nükleer santrali" olarak
gösterilen 47 yıllık Metzamor Nükleer Santrali'nin, depremde
gördüğü hasar yüzünden oluşan çatlaklar dolayısıyla Ermenistan,
Türkiye, Gürcistan, Azerbaycan ve İran için risk oluşturduğu
belirtiliyor.
Deprem bölgesinde bulunduğu ve Ermenistan'ın komşuları için endişe
kaynağı olmayı sürdürdüğü için "kapatılması gerektiği" ifade edilen
Metzamor Nükleer Santrali'nin faaliyetine devam etmesi, Kafkaslarda
endişeyi artırıyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Nükleer Enerji Uzmanı Doç. Dr.
Erol Kam, söz konusu nükleer santralin tehlike saçtığını ve acilen
kapatılması gerektiğini bildirdi.
Ermenistan'daki nükleer santralin, Türkiye'ye 16, İran'a 60,
Azerbaycan ve Gürcistan'a 120 kilometre uzaklıkta bulunduğununa
işaret eden Doç. Dr. Kam, bu nedenle santralin Ermenistan dahil beş
ülke için tehlike unsuru olduğunu vurguladı.
Santralin yapısı hakkında bilgi veren Kam, şunları kaydetti:
"Santralde iki adet nükleer reaktör mevcuttur. İlk ünite 1976,
ikinci ünite 1980 yılında işletmeye alınmış ve her biri 408 megavat
elektrik gücüne sahip WWER-440 tipi iki üniteden oluşmaktadır.
Fukuşima Nükleer Güç Santrali gibi Metzamor Nükleer Santrali de
deprem bölgesinde yer almaktadır. 1988’de yaşanan 6,8
büyüklüğündeki deprem sonrası her iki ünite tedbir amacıyla
kapatılmış fakat ekonomik sebeplerden dolayı 1993 yılında ikinci
ünite tekrar açılmıştır. Sovyetler Birliği döneminde inşa edilen bu
santralin dış koruma kabı yoktur ve aktif fay hatlarına yakındır.
Olası depremlere karşı hiçbir önlemleri olmadığı gibi nükleer
kültüre ve bilince de sahip değiller. Bu sebeple, Ermenistan'daki
Metzamor Nükleer Santrali, dünyanın en tehlikeli nükleer
santralidir. Rusların yaptığı en kötü nükleer santraldir,
teknolojisi eski ve yetersizdir. Bu nükleer santralin tasarımından
kaynaklanan ciddi hatalar ve eksiklikler söz konusudur."
"İŞLETME ÖMRÜNÜ TAMAMLADI"
Bu yıl işletme ömrünü tamamlayan santralin, 10 yıl daha işletmede
kalmasına karar verildiğine işaret eden Doç Dr. Kam, şöyle devam
etti:
"Santral ile ilgili ilk yapılışından itibaren inşa edildiği konum
itibarıyla yeraltı sularına radyoaktivitenin bulaştırma ihtimalinin
yüksek olduğu uyarıları dile getirilmiştir. Bu uyarıları dikkate
almayan yetkililer, santralin yapımına onay vermişlerdir. Metzamor,
teknolojik olarak Çernobil Nükleer Santrali'nden çok daha yetersiz
ve eski olduğu için tahribi de Çernobil Nükleer Santrali'nden kat
kat fazla olacaktır. Canlılar nesiller boyu olumsuz
etkileneceklerdir. Ayrıca yüksek aktiviteli nükleer atıklar
sağlıksız ve uluslararası koşullara uygun olmayan standartlarda
depolanmaktadır. Bu sağlıksız nükleer atık depolanması, yeraltı
sularına karışabilir, böylece içme sularını kirletebilir."
Doç. Dr. Kam, elektrik üretimi için kullanılan Metzamor'un
kapatılması gerektiğini vurgulayarak, "Nükleer güvenlik, elektrik
ihtiyacına göre öncelikli olmalı ve bu santral kapatılmalıdır.
Bunlara ilaveten reaktör işletim süresinin üst sınırını
doldurmuştur. Bölge ülkeleri IAEA'ya müracaat ederek santralin bir
an önce kapatılmasını talep etmelidirler. Aksi halde bu ömrünü
doldurmuş güvensiz santral, telafisi mümkün olmayan çevre
felaketlerine sebep olacaktır." dedi.
"TÜRKİYE'NİN DOĞUSU İLE ÇEVRE ÜLKELER İÇİN TEHLİKE
OLUŞTURUYOR"
Çevre Kuruluşları Dayanışma Derneği (CEKUD) Iğdır Temsilcisi Prof.
Dr. Şükrü İsmail İpek de Metzamor Nükleer Santrali'nin hala
faaliyette olmasının bölge için tehlike oluşturduğunu
vurguladı.
Metzamor'un, Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi ile çevre ülkeler
için açık bir tehlike olduğunu belirten Prof. Dr. İpek, "Santral
özellikle Iğdır için gözüken bir tehlikedir. Iğdır'a öyle yakın ki
ben santralin ülkemize ait bir çimento fabrikası olduğunu sandım,
sonradan nükleer santral olduğunu öğrendim. Bununla ilgili
derlediğim verilere göre olası bir depremde ve doğal afette çok çok
büyük tehlike teşkil edeceğini düşünüyorum. Yani santrali
insanlarımızın toplu katliama maruz kalacağı bir tehlike olarak
görüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Prof. Dr. İpek, bölge insanının tehlikenin farkında olmadığını
fakat Metzamor'un Aras bölgesine zarar verdiğini savunarak,
konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Allah göstermesin, nükleer santraldeki olası bir felaketin
etkisini bu bölgede yıllarca görebiliriz. Senelerce Iğdır halkı
bunun zararlarını görebilir. Burada önemli olan bunun önüne
geçmektir, sonradan bunun telafisi yapılamaz. Yaptığımız
araştırmada nükleer felakete neden olan Çernobil Nükleer
Santrali'nde çelikten kaplı zırh ile kaplı olmasına rağmen büyük
ölümlere ve dönüşü olmayan tahribatlara neden olduğunu öğrendik. Bu
santralde güvenlik olmaması ayrı bir endişelenecek durum olarak
karşımıza çıkıyor. Yani bu santral patlamaya hazır bir bomba gibi
yanımızda duruyor."
RUSLARIN ÇERNOBİL'DEN SONRA YAPTIĞI EN TEHLİKELİ
SANTRAL
Uluslararası Asılsız Ermeni İddialarıyla Mücadele Derneği (ASİMDER)
Genel Başkanı Göksel Gülbey, Metzamor Nükleer Santrali'nin
tribünlerinin 1988 Ermenistan depreminde çatladığını, bu nedenle
tesisten sızıntılar olduğunu ve sınır köylerinde canlıların
sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi.
"Nükleer santralin Rusların Çernobil'den sonra yaptığı en tehlikeli
santral olduğunu" anlatan Gülbey, şu ifadeleri kullandı:
"AB ve TBMM Çevre Komisyonunun aldığı karar doğrultusunda, bu
santralin tekrar kapatılması konusunda rapor hazırlanmıştır. Deprem
fay hattında olan Metzamor, geçmişte depremden hasar görmüştür ve
bu sebeple kapatılması gerekmektedir. Santralin şu anda faaliyette
olan 2 bacasının tüttüğünü görürsünüz. Bu bacalarda tüten duman
değil, su buharıdır. Bu bacaların soğutulması, Aras Nehri'nden
alınan su ile sağlanıyor daha sonra bu su tekrar nehre bırakılıyor.
Bu da yer altı kaynaklarımızı kirletiyor, hem de tarım için
kullanılan suyumuzu kirletiyor. Bu nükleer santralin kapatılmasını
istiyoruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Albayrak'ın bu
santralin kapatılması için yaptığı açıklamayı destekliyoruz."
Yaklaşık 12 yıl önce Metzamor Nükleer Santrali'nin tüm bölge için
tehlike arz ettiğine işaret eden AB'nin, tesisin kapatılmasına
yönelik 200 milyon avroluk kredi teklifi, Ermenistan yetkililerince
kabul edilmemişti.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
