14 Temmuz 2026 Salı
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan: “NATO Zirvesi’ni başarıyla gerçekleştirdik

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “NATO Zirvesi’ni başarıyla gerçekleştirdik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin başarıyla tamamlandığını belirterek zirveye ilişkin katılım, güvenlik tedbirleri ve organizasyon sürecini değerlendirdi.

İmalat sanayisine yönelik yeni destekleri açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 250 milyar liralık yeni kredi paketinin hayata geçirileceğini, iki programla birlikte sektör için toplam 1 trilyon liralık finansman sağlanacağını bildirdi.

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenen 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin geniş katılımla gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen organizasyona ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“7-8 Temmuz’da 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde tertiplediğimiz zirveye ittifak üyesi 32 devlet ve hükümet başkanı iştirak etti. Zirve öncesinde yapılan farklı açıklamalara rağmen, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Sayın Trump dahil liderlerin tamamı davetimize bizzat icabet etti. Liderlerin yanı sıra yüze yakın bakan, bin delege olmak üzere toplam 4 bin 800 üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetliyi Ankara’da misafir ettik. Müttefik ülkelere ilave olarak, NATO’nun Asya-Pasifik ortaklarından Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya ile İstanbul İşbirliği Girişimi ortaklarından Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri devlet başkanı veya bakan düzeyinde zirveye katıldı.”

“Güvenlik tedbirlerinde işi şansa bırakmadık”

Zirve kapsamında alınan güvenlik önlemlerine değinen Erdoğan, organizasyon sürecinde ilgili tüm kurumların koordinasyon içinde çalıştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bir defa şu noktayı özellikle vurgulamak durumundayım: NATO zirveleri, güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale, en küçük bir dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılardır. Güvenlik tedbirleri noktasında biz de işi şansa bırakmadık. Emniyet, istihbarat ve adli birimlerimizle her türlü önlemin ölçülü bir şekilde alınmasını temin ettik. Gerekli bilgilendirmeler haftalar öncesinden kamuoyumuza yapıldı. Tespit edilen altyapı eksiklikleri yoğun bir çalışmayla vakitlice giderildi. Bu çalışmalar için bakanlıklarımız ve valiliğimizle birlikte yerel yönetimleri de harekete geçirdik. Hem Esenboğa Havalimanı’nın uçak ve yolcu trafiğini hafifletmek hem de resmi ziyaretlerde kullanılmak üzere Etimesgut Askeri Havalimanı’nı yeniden ihya ederek hizmete açtık. Böylece başkentimize yolları, asma köprüsü ve devlet konukeviyle modern bir havalimanı daha kazandırmış olduk. Etimesgut Askeri Havalimanı’nın şehrimize tekrar hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.”

“Ankara tarihi bir zirveye tarihi bir başarıyla ev sahipliği yaptı”

Konuşmasının devamında zirvenin şehir yaşamına etkilerine de değinen Erdoğan, Ankaralılara teşekkür ederek organizasyonun Türkiye’nin uluslararası görünürlüğüne katkı sağladığını vurguladı:

“Burada şunun da altını çizerek ifade etmek istiyorum: Zirve süresince güvenlik, ulaşım, ticaret, kamu düzeni ve şehir hayatının idamesi arasında hassas bir denge kurmaya ihtimam gösterdik. Buna rağmen zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenen tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum. Ankara, tarihi bir zirveye tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alandaki görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır.İnşallah zirvenin etkileri turizmde de görülecektir."

Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin ardından yıl içinde gerçekleştirilecek uluslararası organizasyonlara da değinen Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi için hazırlıkların sürdüğünü belirtti:

“İnşallah aynı başarıyı, 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13. Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde de sergileyeceğiz.”

“Ankara Zirvesi dünya medyasının yoğun ilgisini gördü”

Zirvenin uluslararası medya tarafından yakından takip edildiğini ifade eden Erdoğan, organizasyonun Türkiye’nin tanıtımına ve Türk kültürünün dünyaya anlatılmasına önemli katkı sunduğunu söyledi:

“Kıymetli vatandaşlarım, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi, zirve süresince Uluslararası Medya Merkezi olarak hizmet vermiştir. Toplam 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla zirve, tüm dünyaya ulaştırılmıştır. Önemli bir kısmına iştirak ettiğim diğer NATO toplantılarıyla kıyaslandığında, Ankara Zirvesi medyanın en yoğun ilgi gösterdiği zirvelerden biri olmuştur. Bu ilginin gerek uluslararası basında gerekse sosyal medya mecralarında halen devam ettiğini görüyoruz. Mehter Marşı’ndan tören kıtasında ilk kez yer alan Yeniçerilerimize, Türk Yıldızları’nın muhteşem gösterisinden atlı birliklerimize, verilen hediyelerin özgünlüğünden organizasyonun kusursuzluğuna, külliyemizden kütüphanemize kadar birbirini tamamlayan pek çok unsur insanların ilgisini çekmeye, konuşulmaya ve tartışılmaya devam ediyor. Bütün bunları sadece Türkiye’nin tanıtımı açısından değil, Türk kültürünün ve tarihinin zenginliğini, Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini göstermesi bakımından da önemli buluyoruz.”

“Türkiye’nin başarısından rahatsız olanlar var”

Konuşmasının devamında NATO Zirvesi’ne yönelik eleştirilere değinen Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğine yönelik olumsuz değerlendirmeleri eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

“Tabii burada artık patolojik bir hal alan şu hususu da dikkatlerinize getirmek istiyorum. Maalesef Türkiye’de kendi devletleri ve hükümetleri hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var. Devlet başkanları, bakanlar ve gazeteciler dahil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden övgüyle bahsetmesini bunlar bir türlü içlerine sindiremiyor. Öyle ki zirveye ve Türkiye’nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar. Siyasetin değil, kabahatin konusu olan bu güruhu ve ortaya attıkları saçmalıkları gördükçe, inanın onlar adına sadece üzülüyoruz. Hele hele beş dakikalık bir görüşme için muhataplarına yalvaran zavallıların, sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirilere ise sadece gülüp geçiyoruz. Bakınız, yabancılaşma kötüdür. Ama kişinin kendi ülkesine, kendi milletine yabancılaşması, hatta düşmanlaşması çok daha kötüdür.”

“Türkiye’nin başarısı 86 milyonun ortak başarısıdır”

Türkiye’nin ortak değerleri etrafında birlik ve beraberlik mesajı veren Erdoğan, milli meselelerin siyasi tartışmaların konusu yapılmaması gerektiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Hangi partiden görüşten olursak olalım, kökenden olursak olalım, hepimiz bu devletin vatandaşıyız. Bu aziz milletin ferdiyiz. Türkiye için iyi olan hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır. Türkiye’nin başarısı 86 milyonun tamamının başarısıdır. Türkiye’nin sıkıntısı ise bilakis istisnasız hepimizin sıkıntısıdır. Milli meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz.”

“Reddimiras yapan bir Türkiye yok”

NATO Liderler Zirvesi’nde öne çıkan tarihi ve kültürel unsurlara da değinen Erdoğan, Türkiye’nin devlet geleneği ve medeniyet mirasına sahip çıktığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Daha önce defalarca söylediğim gibi bir gerçeği bugün tekrar ifade ediyorum. Özellikle Mehter Marşı’ndan, Yeniçerilerden ve merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum: İster kabul edin, ister etmeyin; artık reddimiras yapan bir Türkiye yok. Tam tersine, medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti, mazisi şanla ve şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır. NATO Liderler Zirvesi işte bu köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur. Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibar ve prestiji, zirvenin düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde adeta tecessüm etmiştir.”

“Cumhurbaşkanlığı Külliyesi milletin evidir”

NATO Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen karşılama töreni ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önemine değinen Erdoğan, mehter takımı, muhafız alayı ve külliyenin Türkiye’nin devlet geleneğini yansıttığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Kahraman ecdadımızın cenk meydanlarındaki kılıç şakırtılarını köşkleriyle değil, kösleriyle, davullarıyla ve zurnalarıyla coşturan mehter takımımız, Osmanlı’nın en seçkin askeri birliklerinden Yeniçeri Ocağı’nın da yer aldığı muhafız alayımız, zirveye ayrı bir anlam ve güzellik katmıştır. Şunu açık ve net ifade etmek isterim: Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, tıpkı Gazi Meclisimiz gibi devletimizin ve 86 milyonun temsil makamıdır. Malum çevrelerin hedef aldığı bu mekan, milletin evidir. Burası, asırlardan süzülüp gelen devlet aklının, milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye’nin güç ve ağırlığının mimari zemindeki buluşma noktasıdır.”

“Küresel diplomasinin kalbi külliyemizde atmaktadır”

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin uluslararası diplomasi açısından üstlendiği role de vurgu yapan Erdoğan, NATO Zirvesi’nin bu vizyonun somut göstergesi olduğunu ifade etti:

“Eski nizamın yol ayrımında olduğu, yeni sistemin ise yol sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi külliyemizde atmaktadır. NATO Zirvesi, ‘Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ne gerek var?’ diyenlere, ‘İktidara gelirsek külliyeyi yıkacağız.’ diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yaradığını, ne amaçla inşa edildiğini ve Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir.”

“Türkiye, NATO’nun dönüşümünün merkezinde yer alıyor”

Ankara Zirvesi’nin NATO açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin askeri gücü, diplomatik birikimi ve savunma sanayisi kapasitesiyle ittifakın en önemli aktörlerinden biri olduğunu ifade etti:

“Ankara Zirvesi ülkemizin merkezi rolünün berraklaşmasına vesile olmuştur. Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk aldığı, külfetin daha adil paylaşıldığı ve kolektif savunmanın öncelendiği yeni dönemin Ankara Zirvesi’nde somutlaşması, toplantıyı ittifakın tarihi zirvelerinden biri haline getirmiştir. Türkiye ise sahip olduğu askeri kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayii kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde, NATO’nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır.”

“Savunma sanayii iş birliğindeki kısıtlamaların kaldırılmasını istedik”

Zirvede savunma sanayisi alanındaki iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik kararların ele alındığını belirten Erdoğan, Konya’da kurulacak NATO mükemmeliyet merkezine de değindi:

“Zirvede savunma sanayii iş birliğinin önündeki engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini kayda geçirdik. Şurası da önemlidir: Zirvenin ana etkinliklerinden biri olarak bu yıl ilk kez tertiplenen Savunma Sanayii Forumu’na bine yakın katılımcı ve basın mensubu iştirak etti. Ayrıca ittifakın öncelikli konularından biri olan drone karşıtı çalışmalar dikkate alınarak, insansız sistemlere karşı koyma mükemmeliyet merkezinin Konya’da kurulmasına karar verildi.”

“Gazze ve Ukrayna mesajlarımızı müttefiklerle paylaştık”

Erdoğan, Ankara Zirvesi’nin Türkiye’nin dış politika önceliklerini müttefiklere aktardığı önemli bir platform olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Zirve, Türkiye’nin tezlerinin en güçlü şekilde dillendirildiği bir platform görevi görmüştür. Gazze’deki ve Lübnan’daki kardeşlerimizin maruz kaldığı insanlık dışı saldırıları çok net biçimde gündeme getirdik. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın diyalog ve diplomasiyle çözülmesi gerektiğini bir kez daha vurguladık. Zirve marjında üç gün boyunca yoğun temaslarımız oldu.  NATO Genel Sekreteri'nin yanı sıra Kanada, Finlandiya, Birleşik Krallık, Almanya, İtalya, Fransa, Bulgaristan, Karadağ, Slovakya, Arnavutluk ve Avrupa Birliği liderleriyle görüşmeler gerçekleştirdik. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Suriye'deki son durumu değerlendirdik.”

“Zirve kapsamında yedi ayrı etkinliğe ev sahipliği yaptık”

NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen yan etkinliklere de değinen Erdoğan, savunma ve güvenlik alanındaki programların yanı sıra lider eşlerine yönelik organizasyonların da başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi:

“Zirve kapsamında ayrıca savunma ve güvenlik temalı, aralarında 50’nin üzerinde düşünce kuruluşunun katılımıyla Ankara Palas’ta düzenlenen programın da bulunduğu yedi ayrı etkinliğe ev sahipliği yaptık. Zirveye katılan liderlerin eşlerini de milletimizin müstesna misafirperverliğini yansıtan başarılı bir organizasyonla en güzel şekilde ağırladık.”

“Sayın Trump’la birlikte çalışmaya devam edeceğiz”

ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ziyaretine dikkat çeken Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve bölgesel barışın sağlanması için iş birliğinin süreceğini belirtti:

“Tabii özellikle Sayın Trump’ın devlet başkanı seviyesinde Amerika’dan Türkiye’ye 17 yıl sonra yaptığı resmi ziyaret fevkalade anlamlıydı. Kendisinin ülkemiz ve zirveyle ilgili övgü dolu mesajlarını da memnuniyetle karşıladık. Gerek Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlenmesi, gerek ikili ticaretimizin 100 milyar dolar hedefine ulaşması, gerekse bölgemizde barışın ve istikrarın tesisi için Sayın Trump’la birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”

İmalat sanayine vergi ve kredi desteği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, imalat sanayisini desteklemeye yönelik vergi düzenlemeleri ve finansman paketlerine ilişkin önemli adımları açıkladı:

“İmalat sektörü için kurumlar vergisi oranını yüzde 12,5’a indirdik. İhracatçılara sunduğumuz kredilerinin hacmini günlük beş milyar liraya yükselttik. İstihdam koruma programı kapsamında istihdam başına aylık 3 bin 500 lira destek ödemesi yapıyoruz. Bu sayede 900 bin istihdamı koruma altına aldık.”

250 milyar liralık yeni kredi paketi

Erdoğan, imalat sanayisine yönelik yeni kredi paketinin ayrıntılarını paylaşarak, finansman maliyetinin önemli bölümünün devlet tarafından karşılanacağını belirtti:

“250 milyar liralık uygun koşullu bir kredi paketini daha imalat sanayinin istifadesine sunuyoruz. Program paydaşı bankalardan piyasa koşullarından daha cazip olan 6 ay ana para ödemesiz 36 aya kadar vadeli kredilerden 12 puanlık maliyetini hükümet olarak biz karşılıyoruz. Bu iki program sayesinde imalat sanayi için toplam 1 trilyon liralık uygun koşullu kredinin önünü açmış oluyoruz. Sanayi sektörümüze ve ülkemize hayırlı olsun diyorum.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız