Küresel çevre sorunlarına karşı ortak çözüm arayışlarını ve uluslararası iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen "Sıfır Atık Forumu 2026", kamu yöneticileri, akademisyenler, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini İstanbul'da bir araya getirdi.
Uluslararası ilginin yoğun olduğu forumun açılışı, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan'ın konuşmalarıyla başladı.
Programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak katıldı.
Açılışın ardından Bakan Ersoy, sıfır atık politikalarının geleceği, iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ele alındığı "Güven, Adalet ve Dönüşümün İnsani Boyutu" başlıklı panelde konuştu.
Bakan Ersoy, çevre krizlerine karşı sıfır atık yaklaşımının önemini değerlendirerek, sıfır atığın artık bir seçenek değil zorunluluk olduğunu vurguladı ve çevrenin korunması için ortak irade çağrısında bulundu.
Turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına son sekiz yılda 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını bildiren Bakan Ersoy, 1970’li yıllardan bu yana çevre sorunlarına yönelik çok sayıda karar ve taahhüt ortaya konulmasına rağmen, küresel düzeyde ortak ve etkili mücadele iradesinin yeterince hayata geçirilemediğini belirtti.
Çevresel sorunların ve bu sorunlara bağlı krizlerin giderek büyüdüğüne dikkati çeken Bakan Ersoy, daha ağır sonuçlarla karşılaşılmaması için çevre bilincinin artırılması ve "sıfır atık" hedefleri doğrultusunda herkesin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.
Bakan Ersoy, sıfır atık uygulamalarının atık kaynaklı emisyonları önemli ölçüde azaltarak iklim kriziyle mücadeleye katkı sağladığını, uygulamaların doğal kaynakların korunması, su ve enerji tasarrufu ile ekonomik kazanımlar açısından da büyük faydalar sunduğunu ve bu hedeflere bireylerden kurumlara kadar herkesin kolay adımlarla katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Sıfır atıkla ekonomiye 365 milyar liralık katkı
Sıfır atık hareketinin başarısının tüketimin azaltılması, ürünlerin uzun ömürlü tasarlanması, geri dönüşüm ve kompostlama süreçlerinin desteklenmesi ile onarım ve yeniden kullanım kültürünün yaygınlaştırılmasına bağlı olduğunu aktaran Ersoy, bu yaklaşımın toplumsal ve kurumsal düzeyde benimsenmesi halinde önemli ve olumlu sonuçlar alınabileceğini kaydetti.
Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk imzayı attığı ve Emine Erdoğan'ın öncülüğünü yaptığı "Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı"nın, bugün dünya genelinde sıfır atık ve çevre bilinci etrafında birleşilen bir manifestoya dönüştüğünü belirtti.
Sıfır Atık Projesi'nin Birleşmiş Milletler başta olmak üzere çeşitli uluslararası kuruluşlardan toplam 7 ödül aldığını aktaran Ersoy, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının "Sıfır Atık Hareketi" kapsamında önemli çalışmalar yürüttüğüne dikkati çekerek, "2025 yılı sonu itibarıyla 90 milyon ton atık geri kazandırılarak ekonomiye 365 milyar lira katkı sağlanmıştır." bilgisini verdi.
"Sektörün çevresel performansını güçlendirmeyi de sürdüreceğiz"
Bakan Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak çevrenin korunması ve sürdürülebilirliğin bir standart haline gelmesi için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirterek, turizm sektöründe hayata geçirilen uygulamalara ilişkin, şu değerlendirmede bulundu:
"Dünyada bir ilki gerçekleştirerek 2022'de Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi ile iş birliği içinde 'Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı'nı hazırladık ve uygulamaya koyduk. Belirlediğimiz kriterler doğrultusunda üç aşamalı bir sertifikasyon sistemi uygulamaktayız ve konaklama tesislerine, belirli takvimler içinde bu standartlara uyma zorunluluğu getirdik. 3. Aşama GSTC sertifikası almış olan tesis sayımız 2 bini geçmiş durumdadır. 2030'a kadar tüm tesislerimizin uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına tam uyumlu hale getirilmesini hedefliyoruz. Yiyecek ve içecek hizmetlerine yönelik olarak da yeni bir sürdürülebilirlik çerçevesi geliştirmekteyiz. Bu yıl içinde uygulamaya alacağız. Ayrıca karbon ayak izi hesaplama gibi yenilikçi araçlarla sektörün çevresel performansını güçlendirmeyi de sürdüreceğiz."
"Son 8 yılda söz konusu projelere verdiğimiz destek yaklaşık 12,3 milyar liradır"
Bakanlık olarak mahalli idarelere, turizm amaçlı çevre düzenleme ve altyapı uygulama işleri için mali destek verildiğini aktaran Bakan Ersoy, "Son 8 yılda söz konusu projelere verdiğimiz destek yaklaşık 12,3 milyar liradır. Bunun içinde katı atık bertaraf, atık su arıtma ve içme suyu tesisleri, kanalizasyon-kolektör hattı veya şebekesi gibi çok önemli yapılar ve hizmetler bulunuyor. İhtiyaç duyulan ancak yerel yönetimlerin gerçekleştiremediği projeler de tarafımızca üstlenilerek sorunlar çözülmektedir." dedi.
“Bizler bu adımları atmaya ve atanlarla omuz omuza yürümeye devam edeceğiz”
Ersoy, aynı zamanda hayata geçirilen "Serik 2", "Muğla Bodrum İçmeler", "Torba" ve "Antalya Kemer-Çamyuva" atık su arıtma tesislerinin kısa sürede tamamlanarak hizmete alındığını belirtti.
Söz konusu projeler sayesinde atık suların arıtılarak çevrenin korunmasına ve turizmin sürdürülebilirliğine katkı sağlandığını vurgulayan Ersoy, kıyıların korunması ve çevre bilincinin geliştirilmesinde Mavi Bayrak Programı'nın önemli rol üstlendiğini kaydetti.
Türkiye'nin 580 mavi bayraklı plajıyla bu alanda dünyada üçüncü sırada yer aldığını belirten Ersoy, çevre yatırımlarının turizm sektörüne önemli katkılar sunduğunu dile getirdi.
Sıfır atık hareketinin gelecek nesiller için taşıdığı öneme dikkati çeken Ersoy, çevre konusunda daha güçlü adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Vakit bu güzel gezegen için ayağa kalkma, hayatın, sürekliliğin, yarınların adına sesimizi yükseltme, en güçlü adımları atma vaktidir. Bizler bu adımları atmaya ve atanlarla omuz omuza yürümeye devam edeceğiz. Bu vesileyle bir kez daha Sıfır Atık Vakfına ve paydaşlarına teşekkür ediyorum. Ortaya konan bu iradenin, verilen çabaların, paylaşılan bilgilerin ve yapılan uyarıların ilgili herkese ulaşmasını ve fark yaratmasını diliyorum." ifadelerini sözlerine ekledi.