27 Temmuz 2026 Pazartesi
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Demokrat Parti’den Yeni Parti’ye: CHP’den kopan siyasi hareketlerin yolculuğu

Demokrat Parti’den Yeni Parti’ye: CHP’den kopan siyasi hareketlerin yolculuğu

Özgür Özel ve beraberindeki milletvekillerinin CHP’den ayrılarak Yeni Parti’yi kurması, Cumhuriyet’in kurucu partisinden geçmişten bugüne yaşanan büyük kopuşları yeniden gündeme taşıdı. Demokrat Parti ve Güven Partisi doğrudan CHP içindeki anlaşmazlıklardan doğarken DSP ile SHP, 12 Eylül’ün ardından kapatılan CHP’nin siyasi mirası üzerinde yükseldi. Bu hareketlerden bazıları iktidara ulaşırken bazıları zamanla siyaset sahnesinden çekildi.

Editör: Özgür Başerli

Özgür Özel’in liderliğinde kurulan Yeni Parti’nin 24 Temmuz 2026’da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi partiler listesine işlenmesi, CHP tarihindeki ayrılıkları yeniden tartışmaya açtı. Özel’in de aralarında bulunduğu 91 milletvekilinin CHP’den ayrılmasıyla Yeni Parti, Mecliste ana muhalefet konumuna yükselirken CHP’nin sandalye sayısı 135’ten 44’e geriledi. Özel de partinin ilk kurucular kurulu toplantısında oy birliğiyle genel başkan seçildi.

Ancak CHP çevresinde kurulan bütün partileri aynı kategoriye yerleştirmek tarihsel açıdan doğru değil. Demokrat Parti ile Güven Partisi doğrudan CHP içinde başlayan siyasi ve ideolojik anlaşmazlıkların ardından kuruldu. DSP ve SHP’nin ortaya çıktığı dönemde ise CHP hukuken mevcut değildi. Bu iki parti, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından kapatılan CHP’nin siyasal geleneğini farklı biçimlerde devam ettiren hareketlerdi.

Demokrat Parti: CHP’den çıktı, CHP’nin 27 yıllık iktidarını sona erdirdi

CHP’den koparak kurulan siyasi hareketler arasında en büyük seçim başarısına Demokrat Parti ulaştı. Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan, Meclisin hükümeti daha etkin denetlemesi, temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ve parti içi işleyişin demokratikleştirilmesi amacıyla 7 Haziran 1945’te CHP Meclis Grubuna “Dörtlü Takrir” olarak bilinen önergeyi sundu.

Önergenin CHP Grubunda reddedilmesinin ardından Menderes ile Köprülü partiden ihraç edildi. İhraç kararlarına karşı çıkan Koraltan da partiden çıkarılırken Bayar önce milletvekilliğinden, ardından CHP’den istifa etti. CHP içinde başlayan muhalefeti parti dışına taşıyan dört isim, 7 Ocak 1946’da Demokrat Partiyi kurdu.

Demokrat Parti, kuruluşundan yaklaşık dört yıl sonra yapılan 14 Mayıs 1950 seçimlerinde yüzde 55,2 oy alarak 416 milletvekili çıkardı. CHP ise yüzde 39,6 oy ve 69 milletvekilliğinde kaldı. Böylece CHP’nin yaklaşık 27 yıl süren kesintisiz iktidarı sona ererken Demokrat Parti tek başına iktidara geldi, CHP de tarihinde ilk kez muhalefete geçti.

DP, iktidardaki ikinci seçim zaferini 2 Mayıs 1954’te kazandı. YSK verilerine göre oyların yüzde 58,4’ünü alan parti, 503 milletvekili çıkardı. Çok partili dönemde bir siyasi partinin genel seçimlerde ulaştığı en yüksek oy oranı olarak kayıtlara geçen bu sonuçla DP, Meclisteki sandalyelerin büyük bölümünü elde etti. Parti, oy oranının yüzde 48,6’ya gerilediği 1957 seçimlerinde de 424 milletvekili kazanarak iktidarını sürdürdü.

Demokrat Parti’nin 10 yıllık iktidarı, 27 Mayıs 1960’ta gerçekleştirilen askeri darbeyle sona erdi. TBMM ve hükümet feshedilirken siyasi faaliyetler durduruldu; Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, hükümet üyeleri ve DP’li milletvekilleri gözaltına alındı. Demokrat Parti de 29 Eylül 1960’ta resmen kapatıldı.

Yassıada’da 14 Ekim 1960’ta başlayan yargılamalar, 15 Eylül 1961’de karara bağlandı. Yüksek Adalet Divanı, aralarında Bayar, Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın da bulunduğu 15 kişi hakkında idam cezası verdi. Bayar’ın cezası yaşı nedeniyle müebbet hapse çevrilirken Zorlu ve Polatkan 16 Eylül 1961’de, Menderes ise 17 Eylül 1961’de İmralı’da idam edildi. Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın itibarları 1990’da TBMM tarafından kabul edilen kanunla iade edildi.

Demokrat Parti, bu yönüyle CHP’den doğan diğer siyasi hareketlerden ayrıldı. CHP içindeki muhalefetten doğan parti, dört yıl içinde iktidara ulaşmakla kalmadı; CHP’nin tek parti döneminden gelen iktidarını sona erdirdi, üst üste üç genel seçim kazandı ve Türkiye’yi 10 yıl yönetti. Ancak partinin siyasi yaşamı sandıkta değil, askeri darbeyle sonlandırıldı.

“Ortanın solu” tartışmaları Güven Partisi’ni doğurdu

CHP’deki önemli ideolojik kopuşlardan biri 1960’lı yıllarda yaşandı. İsmet İnönü, 1965’te CHP’nin siyasi konumunu “ortanın solu” olarak tanımlarken Bülent Ecevit bu hareketin parti içindeki öncü ismi oldu. Turhan Feyzioğlu ve beraberindeki isimler ise söz konusu politikanın CHP’yi sosyalizme sürükleyebileceğini savunarak “ortanın solu” hareketine karşı çıktı.

Ecevit’in temsil ettiği kanadın CHP yönetiminde ağırlık kazanmasının ardından Feyzioğlu ve beraberindeki isimler partiden ayrılarak 12 Mayıs 1967’de Güven Partisi’ni kurdu. Ayrılık, CHP’nin Meclis grubunu sayısal olarak zayıflatırken Feyzioğlu kanadının parti dışına çıkmasıyla Ecevit’in temsil ettiği ortanın solu çizgisi CHP içinde daha belirgin hale geldi.

Güven Partisi, 1969 genel seçimlerinde yüzde 6,6 oy alarak 15 milletvekili çıkardı ancak CHP’ye kitlesel bir alternatif olamadı. Parti, 1971’de Milli Güven Partisi adını aldı; 1973’te Cumhuriyetçi Parti ile birleşerek Cumhuriyetçi Güven Partisi’ne dönüştü. Partinin siyasi varlığı, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından diğer siyasi partilerle birlikte sona erdi.

CHP’nin mirası iki ayrı yola ayrıldı

DSP ve SHP’yi Demokrat Parti ile Güven Parti’si gibi doğrudan “CHP’den kopan partiler” arasında değerlendirmek mümkün değil. Çünkü bu iki siyasi hareketin ortaya çıktığı dönemde CHP, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından kapatılmış durumdaydı. DSP, Bülent Ecevit’in “demokratik sol” çizgisini sürdürürken SHP, kapatılan CHP’nin kadro ve seçmen tabanını büyük ölçüde aynı çatı altında toplamaya yöneldi.

DSP, Ecevit’in çizgisini sürdürdü

Demokratik Sol Parti (DSP), Bülent Ecevit’in siyasi yasaklı olması nedeniyle Rahşan Ecevit’in öncülüğünde 14 Kasım 1985’te kuruldu. Siyasi yasakların 1987’de kaldırılmasının ardından Bülent Ecevit partinin genel başkanlığına geçti.

DSP, 1999 genel seçimlerinde yüzde 22,2 oy ve 136 milletvekiliyle Türkiye’nin birinci partisi oldu. CHP’nin seçim barajını aşamayarak Meclis dışında kaldığı bu dönemde Bülent Ecevit, DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinin başbakanlığını üstlendi.

Ancak 2001 ekonomik krizi, koalisyon hükümeti içindeki sorunlar, Ecevit’in sağlık durumunun kötüleşmesi ve DSP’de yaşanan büyük istifa dalgası partiyi ağır biçimde zayıflattı. DSP, 2002 seçimlerinde barajı aşamayarak Meclis dışında kaldı. Aynı seçimde CHP yüzde 19,4 oyla 178 milletvekili kazandı ve merkez soldaki ana siyasi güç konumunu yeniden ele geçirdi.

DSP, hukuken kapanmadı ve siyasi faaliyetlerini sürdürdü. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temmuz 2026 tarihli listesinde de faal siyasi partiler arasında yer alan parti, 1999’da ulaştığı kitlesel desteğe bir daha erişemedi.

SHP, CHP çatısında bütünleşti

Erdal İnönü liderliğindeki SODEP ile Halkçı Parti, 1985’te Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) çatısı altında birleşti. SHP, 1987 genel seçimlerinde ana muhalefet konumuna yükseldi, 1989 yerel seçimlerinden birinci parti çıktı ve 1991’de DYP ile kurulan koalisyon hükümetine katıldı.

(12 Eylül döneminde kapatılan siyasi partilerin yeniden faaliyete geçmesine imkan tanıyan yasal düzenleme sonrası) CHP’nin 1992’de yeniden açılmasının ardından iki partinin aynı çatı altında bütünleşmesine yönelik görüşmeler başladı. Murat Karayalçın liderliğindeki SHP, 18 Şubat 1995’te kendisini feshederek CHP çatısı altında birleşti.

Böylece SHP’nin Meclis grubu ile kadrolarının önemli bölümü CHP çatısı altında toplandı. Demokrat Parti ve Güven Partisi’nin aksine SHP, CHP’ye rakip ayrı bir siyasi yapı olarak devam etmek yerine CHP ile bütünleşerek siyasi varlığına son verdi.

CHP’den ayrılıp parti kurdular, yıllar sonra geri döndüler

Emine Ülker Tarhan, CHP yönetiminin seçim yenilgilerinden ve 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde yapılan hatalardan ders çıkarmadığını, parti içi demokrasi çağrılarını dikkate almadığını ve halkın duyarlılıklarından kopuk bir muhalefet anlayışı izlediğini savunarak 2014’te CHP’den ayrıldı. Tarhan, aynı yıl Anadolu Partisi’ni kurdu ancak parti beklenen seçmen desteğine ulaşamayarak 2015’te faaliyetlerine son verdi. Tarhan da Mart 2026’da yeniden CHP’ye katıldı.

Muharrem İnce ise CHP’de uzun yıllar milletvekilliği ve grup başkanvekilliği yaptıktan sonra parti içindeki genel başkanlık yarışlarında öne çıktı. 2014 ve 2018’de düzenlenen kurultaylarda Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı genel başkan adayı olan İnce, her iki yarışta da seçimi kaybetti. 2018 Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak yarışan İnce, seçim sonrasında parti yönetimine değişim çağrısı yaptı ancak olağanüstü kurultay talebi sonuçsuz kaldı. CHP yönetiminin ideolojik savrulma yaşadığını, parti yönetimiyle seçmen ve taban arasında kopukluk oluştuğunu, Atatürkçü ilkelerin değersizleştirildiğini ve parti içi demokrasinin zayıfladığını ileri süren İnce, 2021’de CHP’den istifa etti. Aynı yıl Memleket Partisi’ni kuran İnce, Haziran 2025’te yeniden CHP’ye döndü; Memleket Partisi de yaklaşık bir ay sonra kapanma kararı aldı.

Böylece CHP yönetimine yönelik eleştirilerle partiden ayrılarak kendi siyasi hareketlerini kuran Tarhan ve İnce, yıllar sonra yeniden CHP’ye döndü. Anadolu ve Memleket partileri ise kalıcı bir seçmen gücüne ulaşamadan siyasi faaliyetlerine son verdi.

Yeni Parti, CHP tarihindeki en büyük Meclis kopuşuyla doğdu

Yeni Parti’nin kuruluş süreci, önceki örneklerden farklı bir hukuki ve siyasi zeminde gelişti.

CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı'nın, mahkeme kararıyla geçersiz sayılması ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık görevine getirilmesi, parti içinde uzun süren bir yönetim krizine yol açtı. Görevden uzaklaştırılan Özgür Özel ve beraberindeki kadrolar, CHP’de siyaset yapma imkanlarının hukuki müdahaleler nedeniyle ortadan kaldırıldığını savunarak yeni parti kurma kararı aldı. Hükümet ise yargının bağımsız olduğunu ve siyasi müdahale iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Özel’in de aralarında bulunduğu 91 milletvekili, 24 Temmuz 2026’da CHP’den istifa ederek Yeni Parti’nin kuruluş sürecine katıldı. Kuruluş dilekçesi İçişleri Bakanlığına teslim edildi ve parti aynı gün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının siyasi partiler listesine işlendi.

Ayrılığın ardından CHP’ye ne oldu?

Yeni Parti’ye katılan milletvekilleri nedeniyle CHP’nin sandalye sayısı 135’ten 44’e düştü. Yeni Parti 91 milletvekiliyle Meclisin ikinci büyük partisi ve ana muhalefet partisi haline gelirken CHP, sandalye sayısı bakımından Meclisin beşinci partisi konumuna geriledi.

Bu tablo, Yeni Parti ayrılığını CHP tarihindeki önceki kopuşlardan ayırıyor. Demokrat Parti’yi dört eski CHP milletvekili kurmuş, parti zaman içinde büyümüştü. Güven Partisi ise önemli sayıda parlamenteri yanında götürmesine rağmen CHP’yi ana muhalefet konumundan düşürememişti. Yeni Parti ise kurulduğu gün Meclis aritmetiğini değiştirdi ve CHP’nin ana muhalefet sıfatını doğrudan devraldı.

CHP’den çıkan her parti aynı sonu yaşamadı

CHP’nin siyasi tarihi, yalnızca parti içindeki genel başkanlık mücadelelerinden değil, bu mücadelelerin ardından ortaya çıkan yeni partilerden de oluşuyor.

Demokrat Parti, CHP’den ayrıldıktan dört yıl sonra iktidara geldi ve tek parti dönemini sona erdirdi. Güven Partisi, CHP içindeki ideolojik ayrılığı temsil etti ancak zamanla küçüldü. DSP, Ecevit liderliğinde Türkiye’nin birinci partisi ve iktidar ortağı oldu, daha sonra Meclis dışında kaldı. SHP ise ana muhalefet ve iktidar ortağı olarak siyaset yaptıktan sonra 1995’te CHP’ye katıldı. Anadolu ve Memleket partileri de kalıcı bir seçmen tabanı oluşturamayarak siyasi faaliyetlerine son verdi.

Yeni Parti, kuruluşunun ilk gününde CHP’yi Mecliste ana muhalefet konumundan düşüren bir hareket olarak öne çıktı. Ancak geçmiş örnekler, Mecliste güçlü bir grupla yola çıkmanın seçim başarısı ve siyasi kalıcılık için tek başına yeterli olmadığını gösteriyor.

Yeni Parti’nin 91 milletvekiliyle başlayan Meclis gücünü seçmen desteğine dönüştürüp dönüştüremeyeceği, gireceği ilk seçimde belli olacak.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız