07 Haziran 2026 Pazar
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Bakan Fidan: “Kim soykırım yaparsa yapsın, onu suçlamalı, adını ortaya çıkarmalı ve utandırmalıyız”

Bakan Fidan: “Kim soykırım yaparsa yapsın, onu suçlamalı, adını ortaya çıkarmalı ve utandırmalıyız”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İran görüşmelerinden Hürmüz Boğazı’ndaki güvenliğe, Türkiye-Güney Kore ilişkilerinden İsrail’in bölgesel politikalarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Fidan, olası mutabakat halinde mayın temizleme sürecine katkı sunabileceklerini söyledi.

Editör

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Güney Kore ziyareti kapsamında JTBC TV’ye verdiği röportajda, iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel ve kurumsal boyutuna dikkat çekti.

Türkiye ile Güney Kore’nin Kore Savaşı’ndan bu yana müttefik olduğuna işaret eden Fidan, ilişkilerin 2012 yılında stratejik düzeye yükseltildiğini belirtti.

Fidan, iş birliğinin kurumsal çerçevede ilerlediğini vurgulayarak, “Dolayısıyla kurumsal olarak stratejik bir iş birliği mekanizmamız var. Her geçen yıl, her iki tarafta başa gelen yönetimler, bence her alanda iş birliğini ilerletmek için ellerinden geleni yapıyorlar.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Güney Kore ile ilişkilere verdiği öneme değinen Fidan, üst düzey ziyaretlerin ilişkileri güçlendirdiğini kaydetti.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un Türkiye ziyaretine de atıfta bulunan Fidan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Her iki tarafın liderleri bir araya gelerek, iş birliğinin düzeyini ve günümüz dünyasının gerekliliklerini gözden geçiriyorlar. Böylece, hangi alanlarda ve nasıl ilişkiler kurmamız gerektiği konusunda güncelleme yapıyorlar.”

Ticaret, savunma sanayii ve teknoloji alanlarının iş birliğinde öne çıktığını belirten Fidan, Sinop Nükleer Santrali konusunda da iş birliği ihtimaline değindi.

Fidan, konuya ilişkin olarak, “Her iki taraf da şu anda Sinop Nükleer Santrali konusunda olası bir iş birliğini görüşmeye başladı.” ifadelerini kullandı.

2008-2009 dönemindeki sürece de değinen Fidan, KEPCO ile yürütülen girişimlerin tamamlanamadığını hatırlatarak bu kez sonuca ulaşmayı umduklarını söyledi.

Diplomasi vurgusu

ABD-İran görüşmelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, sürece dair iyimser olduğunu ifade etti.

Fidan, konuya ilişkin şunları söyledi:
“Ben iyimserim, çünkü her iki tarafla, ara bulucu Pakistan ve bölgedeki diğer bazı ilgili taraflarla düzenli istişareler içindeyim. Onların bir mutabakata, bir anlaşmaya varmalarına yardımcı olmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bununla birlikte, bazı teknik ayrıntılar olduğunu da biliyorsunuz. Nihai teyit konusunda ise her iki tarafın da ilk taslağın son hali üzerinde genel bir mutabakata vardığını düşünüyorum. Umarım çok yakında iyi haberler alabiliriz.”

Hürmüz Boğazı’na ilişkin soruyu da yanıtlayan Fidan, bölgedeki risklerin küresel etkilerine dikkat çekti.

Fidan, “Hürmüz Boğazı birkaç ay daha kapalı kalırsa, bazı raporlara göre Afrika’daki bazı ülkeler gerçekten gıda kıtlığıyla karşı karşıya kalacak. Sonuç olarak bu herkes için küresel bir kabustur.” dedi.

Tarafların önceliğinin boğazın açılması olduğuna işaret eden Fidan, ardından nükleer müzakerelere geçilmesinin beklendiğini aktardı.

Olası mayın temizleme sürecine destek mesajı

Türkiye’nin, Hürmüz Boğazı’ndaki olası mayın temizleme sürecine katkısına ilişkin soruya yanıt veren Fidan, Türkiye’nin hazır olduğunu belirtti.

Fidan, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer taraflar arasında bir anlaşma sağlanırsa veya bizden mayın temizleme sürecine katkıda bulunmamız istenirse, bunu memnuniyetle yaparız.”

Türkiye’nin diplomatik yaklaşımına dikkat çeken Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilkesel tutumunu hatırlatarak, ara buluculuk süreçlerinde benzer sorumluluklar üstlenebildiklerini ifade etti.

“Kim soykırım yaparsa yapsın, onu suçlamalı, adını ortaya çıkarmalı ve utandırmalıyız”

Bakan Fidan, İsrail’in bölgesel politikalarına ilişkin değerlendirmelerinde sert ifadeler kullandı.

ABD ve İran arasındaki görüşmelere yönelik sabote iddialarına değinen Fidan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“İsrail şu anda, ABD ve İran arasında şu anki haliyle yapılacak herhangi bir anlaşmanın İsrail’in çıkarlarına uygun olmadığını düşünüyor. Bu yüzden müzakereleri rayından çıkarmak veya sabote etmek için ellerinden geleni yapıyorlar.”

Uluslararası topluma çağrıda bulunan Fidan, İsrail’e baskı yapılması gerektiğini ifade etti.

İsrail’in bölgesel etkilerine dikkat çeken Fidan, “İsrail’in bölgedeki tutumu ve bunun sonucunda ortaya çıkan yayılmacılık ve işgal politikası ile halkları yerinden eden savaşlar yaratması, sadece bölge için değil, İran’a yönelik saldırıda da görüldüğü gibi tüm dünyayı etkileyen büyük riskler doğurmaktadır.” dedi.

Uluslararası toplumun tutumuna vurgu yapan Fidan, BM oylamasına atıf yaptı.

Fidan, “İsrail, geçmişte Holokost’a maruz kalmış olmanın bir dokunulmazlık sağladığını düşünüyor. Kendilerini istisnai bir konumda görüyorlar. Bence bu bir yanılsamadır. Kim soykırım yaparsa yapsın, onu suçlamalı, adını ortaya çıkarmalı ve utandırmalıyız. Eğer dünyanın geri kalanından izole edilirlerse, bence kendileri de şu soruyu soracaklardır. ‘Neden izole ediliyoruz?’ ve normal davranmaya başlayacaklardır. İnsanları, masum insanları, kadınları ve çocukları öldürmeyi bırakın, Gazze halkının gıda, ilaç ve barınağa erişmesine izin verin, diğer ülkeleri işgal etmeyi bırakın ve ardından bölgesel ülkelerle güvenlik konularında bile iş birliği yapmaya başlayın. Kendi güvenlik sorunlarınız varsa, bölgenin geri kalanıyla iş birliği yapmaya başlayın. İyi niyet, iyi inanç ve bölgeyle iş birliğine dayalı kendi gerçek ilişkilerinizi kurmaya başlayın. Bu bölgemizde büyük ve acil bir sorundur.” ifadelerini kullandı.

NATO Zirvesi ve küresel güvenlik sistemi

Fidan, 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi ve ABD Başkanı Donald Trump’ın olası katılımına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Fidan, “Bildiğiniz gibi ABD başkanlarının neredeyse her seferinde NATO zirvelerine katıldığını görüyoruz. Başkan Trump da ilk döneminde tüm zirvelere katıldı, ikinci döneminde de zirvelere katıldığını gördüm. Örneğin, geçen yıl Hollanda’da da katıldı, sanırım bu yıl Ankara’daki zirveye de katılacaktır.” dedi.

Küresel güvenlik mimarisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, mevcut sistemin değişen dünya şartlarına yanıt veremediğini belirtti.

“Uluslararası sistemi gözden geçirmenin zamanı geldi”

Fidan, mevcut uluslararası yapının İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulduğunu hatırlatarak reform ihtiyacına dikkat çekti.

Bu kapsamda Fidan, “Dolayısıyla miras aldığımız sistem, insan olarak, ulus devletler olarak sorunlarımızı düzgün bir şekilde ele almamıza izin vermiyor. Bunu Gazze’deki Filistinlilere yönelik soykırım sırasında gördük. Bu nedenle daha iyi işleyen bir uluslararası sistem oluşturmak için mevcut sistemi gözden geçirmenin zamanı geldiğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yaparak, insanlığın geleceğine yönelik güvenin korunması gerektiğini ifade etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız