08 Haziran 2026 Pazartesi
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Bakan Fidan: "Orta Koridor üçlü iş birliğimizin stratejik omurgalarından biri haline geldi"

Bakan Fidan: "Orta Koridor üçlü iş birliğimizin stratejik omurgalarından biri haline geldi"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, üçlü mekanizmanın Güney Kafkasya’da barış, istikrar ve refahın güçlenmesine katkı sunduğunu belirterek, Orta Koridor’un bölgesel entegrasyonun en somut göstergelerinden biri haline geldiğini söyledi.

Editör

Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan arasında tesis edilen stratejik iş birliğinin bölgesel istikrar ve kalkınma açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından ortak basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Fidan, üç ülke arasındaki koordinasyonun yalnızca ortak çıkarlarla sınırlı olmadığını, aynı zamanda Güney Kafkasya’nın geleceğine yönelik önemli bir güvence niteliği taşıdığını ifade etti.

"Üçlü mekanizma bölgesel istikrarın teminatı"

Toplantının stratejik adımlar atılmasına imkan sağlayan önemli bir platform olduğunu vurgulayan Fidan, üçlü iş birliği mekanizmasının bölge için taşıdığı öneme ilişkin şunları kaydetti:

“Stratejik adımlar atmamıza bu platform zemin teşkil etmiştir. Bu iş birliğine yüklediğimiz anlam; üç ülkenin müşterek menfaatleriyle de sınırlı değil. Biz bu mekanizmayı aynı zamanda Güney Kafkasya’da barışın, istikrarın ve sürdürülebilir refahın teminatlarından biri olarak görüyoruz. Bugün de ülkelerimizin ortak gündeminde yer alan konuları etraflıca ele almakta ve bölgesel ve küresel gelişmelerle ilgili istişarelerde bulunmaktayız.”

“Enerji güvenliği her zamankinden daha hassas”

Dünyanın eş zamanlı jeopolitik kırılmaların yaşandığı zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Fidan, ekonomik belirsizliklerin arttığını ve enerji güvenliğinin küresel ölçekte daha kritik bir konu haline geldiğini söyledi:

“Dünyanın farklı bölgelerinde jeopolitik kırılmaların aynı anda yaşandığı nadir dönemlerden birini yaşamaktayız. Ekonomik belirsizlikler artmış, enerji güvenliği her zamankinden daha hassas bir mesele haline gelmiştir. İşte böyle bir dönemde bölgemizde tesis ettiğimiz huzur ve iş birliği ortamı hakiki bir stratejik değer ifade etmektedir. Bu ortam; Avrupa’dan Asya’ya uzanan geniş bir coğrafyada istikrara, bağlantısallığa, enerji arzı güvenliğine ve ulusal ekonomilere güç katmaktadır.”

Enerji ve ulaştırma altyapılarında yeni hedef

Ülkeler arasındaki bağlantısallığın güçlendirilmesinin bölgesel istikrar açısından stratejik bir öncelik olduğuna işaret eden Fidan, enerji alanındaki ortak projelerin küresel krizlerin etkilerini azaltmada önemli rol oynadığını dile getirdi:

“Özellikle ülkelerimizin arasındaki bağlantısallığın güçlendirilmesi, bölgesel istikrara da katkı sağlayacak stratejik ve jeopolitik bir öncelik olarak öne çıkmaktadır. Enerji başlığı da bu anlamda bilhassa önem arz etmektedir. Enerjiye makul maliyetle ve kesintisiz erişim, bugün tüm dünya için hayati bir mesele haline gelmiştir. Birlikte hayata geçirmiş olduğumuz enerji altyapı projeleri sayesinde bu alanda yaşanan krizlerin bizlere etkisi asgari düzeyde kalmıştır. Bölgemizi küresel enerji dalgalanmaları karşısında daha dirençli hale getirdik.  Bundan sonraki hedefimiz; enerji, ulaştırma ve iletişim altyapılarında daha da bütünleşmiş bir bölge inşa etmektir. Bu bütünleşme, Avrupa ile Asya arasında daha güvenli, daha hızlı ve daha öngörülebilir bir geçiş hattı oluşturulması bakımından da ayrıca stratejik önem taşımaktadır.”

“Orta Koridor, stratejik omurgalardan biri haline gelmiştir”

Bölgesel entegrasyonun en somut örneklerinden birinin Orta Koridor olduğunu belirten Fidan, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı’nın kapasitesinin artırılmasının bu süreç açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi:

“Bu hedefin bugün ulaştığı en somut nokta, orta koridorun güçlenen rolüdür. Orta koridor, üçlü iş birliğimizin stratejik omurgalarından biri haline gelmiştir. Bu çerçevede Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattının tam kapasiteye ulaşması vesilesiyle 2 Haziran günü hattın Gürcistan kesiminde yapılan tören önemli bir kilometre taşı olmuştur. Bu stratejik hattan azami ölçüde istifade ederek bölgemize daha fazla katma değer sağlamayı hedefliyoruz.”

Azerbaycan-Ermenistan barış süreci vurgusu

Görüşmelerde Güney Kafkasya’da kalıcı istikrarın sağlanmasına yönelik konuların da ele alındığını aktaran Fidan, bölgenin çatışmalarla değil, kalkınma ve iş birliği projeleriyle anılmasını istediklerini ifade etti:

“Görüşmelerimizde ayrıca Güney Kafkasya’da istikrar, barış ve refahın tesisinin samimi ve yapıcı iş birliği temelinde şekillenmesi gerektiği yönündeki ortak anlayışımızı da hep beraber bir kez daha teyit ettik. Bölgemizin çatışmalar yerine kalkınma projeleriyle, ayrışma yerine ortak refah ve bağlantısallık projeleriyle anılmasını arzu ediyoruz ve bu yönde çalışıyoruz. Bu vizyonun bugün en umut verici karşılığını Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinde görüyoruz.”

Barış sürecine destek mesajı

Azerbaycan ile Ermenistan arasında yürütülen normalleşme sürecinin bölgenin geleceği açısından kritik önem taşıdığına işaret eden Fidan, tarafların ortaya koyduğu iradenin önemli bir fırsat oluşturduğunu belirtti:

“Tarafların ortaya koyduğu irade bölgemiz için somut bir fırsat penceresi açmıştır. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini destekliyoruz. Azerbaycan’ın meşru kaygılarının giderilmesini ve barış anlaşmasının gecikmeksizin imzalanmasını da ayrıca temenni ediyoruz.”

Ermenistan ile yürütülen normalleşme sürecinin de sürdüğünü ifade eden Fidan, bölgesel iş birliği ve bağlantısallık projelerinin kalıcı barışın güçlenmesine katkı sağlayacağını vurguladı:

“Ermenistan’la yürüttüğümüz normalleşme süreci de Azerbaycan’la yürüttüğümüz yakın eş güdüm içerisinde aynı şekilde devam etmekte. Geçtiğimiz dört yılda da önemli gelişmeler oldu. Bize göre Güney Kafkasya’nın önündeki esas fırsat ve hedef şudur: Barışın zemini güçlendikçe bağlantısallık projeleri daha da güçlü neticelere ulaşacak, bağlantısallık güçlendikçe de barışın toplumsal ve ekonomik temelleri daha sağlam şekilde yerleşecektir. Tüm bölgenin ortak menfaatine hizmet edecek bu döngüyü pekiştirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.”

“Savaşın geride bırakılması elzemdir”

Güney Kafkasya’da barışa yönelik olumlu gelişmelere rağmen bölgesel güvenlik risklerinin sürdüğünü belirten Fidan, toplantıda İran ile ABD arasında yürütülen görüşmelerin de ele alındığını söyledi:

“Güney Kafkasya’da barışın tesisine yönelik bu olumlu tabloya rağmen çevremizdeki güvenlik ortamı ciddi riskler barındırmaya devam etmektedir. Bu çerçevede bugünkü toplantımızda İran ile ABD arasında yürütülen barış görüşmeleri de gündemimizdeydi. Bölgemizi ve dünyayı felaketin eşiğine getiren bu savaşın geride bırakılması elzemdir. Bu kapsamda kalıcı barışın sağlanması için bir yandan ABD ve İran’la temaslarımızı sürdürüyor, bir yandan da bölge ülkeleriyle yakın istişare halinde çalışıyoruz. Türkiye bu kritik dönemde diplomasi ve diyaloğu desteklemeye devam edecektir.”

Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirme

Kuzeyde devam eden savaşın da bölgesel güvenliği doğrudan etkilediğini dile getiren Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda barışın sağlanmasının önemine dikkat çekti:

“Kuzeyimizde devam eden savaş da bölgemizin güvenliğini doğrudan etkilemektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı’nda barışa ulaşılmasını bölgemizin istikrarı ve güvenliği için elzem görüyoruz. Diplomatik sürecin ve barışa dönük çabaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Muharebe sahasında ve diplomatik süreçte yaşanan mevcut çıkmazı hep beraber endişeyle de takip ediyoruz. Tarafların bu çıkmazı kendi lehine çevirmek için attıkları adımlar sahadaki gerilimi maalesef daha da artırmaktadır.”

Karadeniz ve Azak Denizi’nde son dönemde yaşanan saldırıların çatışmaların taşıdığı riskleri ortaya koyduğunu belirten Fidan, Azerbaycan’a taziye dileklerini de iletti:

“Karadeniz ve Azak Denizi’nde son dönemde meydana gelen saldırılar bu tehlikenin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteren acı örneklerdir. Bu vesileyle son vukuatta hayatını kaybedenler için değerli kardeşim Sayın Ceyhun Bayramov’a ve kardeş Azerbaycan’a bir kez daha başsağlığı dileklerimi huzurlarınızda iletmek istiyorum. Bugün üç ülke olarak bölgemizin geleceğine dair ortak irademizi, karşılıklı güveni ve birlikte inşa ettiğimiz müşterek vizyonumuzu teyit ettik. Ülkelerimiz arasındaki iş birliği ne kadar güçlenirse Güney Kafkasya o ölçüde daha güvenli, daha müreffeh ve daha istikrarlı hale gelecektir.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız