AjansHaber Gündem Bakan Kurum: "Bugüne kadar Cumhurbaşkanımızla birlikte ne söz verdiysek yaptık"

Bakan Kurum: "Bugüne kadar Cumhurbaşkanımızla birlikte ne söz verdiysek yaptık"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TGRT Haber canlı yayınında 500 Bin Sosyal Konut Projesi başta olmak üzere kentsel dönüşüm ve birçok başlıkta merak edilen soruları yanıtlıyor.

Sosyal konut projesine ilişkin süreci özetleyen Bakan Kurum, vatandaş ilgisinin boyutuna dikkat çekerek mevcut ilerlemeyi ve hedeflenen teslim tarihlerini ayrıntılarıyla paylaştı:

“500 bin sosyal konut tarihin en büyük sosyal konut projesi. Milletimiz, muhalefetin eleştirdiği TOKİ’ye güvenini yaptığı 5 milyon 200 bin başvuruyla gösterdi. 500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında kurallarımızı çekmeye başladık ve bugüne kadar 406 bin konutun kurasını çektik ve hak sahiplerini belirledik. Yarın 100 bin konut kurasını çececeğiz. 1 milyon 100 bin kişi kura sonucunu merakla bekliyor. İlk konutlarımızı 2027 yılının mart ayında teslim edeceğiz. Teslimlere deprem bölgesinden başlayacağız. Oradaki hassasiyetimiz devam ediyor. Yani hak sahibi vatandaşlarımızın konutlarını teslim ettik ama bir taraftan da orada evi olmayan, gerçekten bugün zor şartlarda yaşayan vatandaşımızı önceliklendirdik. Ve deprem bölgesinden başlayacağız. Ardından da diğer illerde devam edeceğiz. Ve söz verdiğimiz gibi 2028 yılında da 500 bin sosyal konutu 81 ilde inşasını bitirip vatandaşlarımıza etmiş olacağız.”

Arsa temini ve öncelikli gruplar

Konut üretiminde arsa temininden hak sahipliği süreçlerine kadar izlenen yöntemi anlatan Kurum, özellikle şehit ve gazi ailelerine yönelik uygulanan önceliklendirme sistemine de dikkat çekti. Projelerin çevresel uyum ve sürdürülebilirlik kriterleriyle şekillendirildiğini ifade etti:

“Konut yapımında varsa eğer Hazine arazileri yoksa özelden temin etmeye çalışıyoruz. Örnek dairelerimizi yaptık. Şehit ve gazi ailelerimize her ilde ayırdığımız kontenjanlar vardı, tamamı kuraya takılmadan hak sahibi oldu. İstanbul’da da şehit ve gazi ailelerinin hepsi hak sahibi oldu.”

Çevreci ve sürdürülebilir konut modeli

Projelerin sadece barınma değil, aynı zamanda çevresel duyarlılık ve sosyal yaşamı da kapsayan bir anlayışla tasarlandığını belirten Bakan Kurum, binaların teknik özelliklerine dair detayları da paylaştı:

“Projelerin yüzde 50’den fazlası devlet desteğiyle yapılıyor. Bugün dünyanın neresine giderseniz gidin evsizlerin sokaklarda yaşadığı, sosyal devletin rafa kaldırıldığı bir dünyada yaşıyoruz. 1+1’den 2+1’e kadar yani 55 metrekare ile 80 metrekare arasında değişen büyüklükte daireleri planladık, projelendirdik. Ve bu projeler iklim değişikliğine duyarlı, ısı yalıtımlı, kendi enerjisini üreten, suyunu yeniden arıtıp kullanan, yağmur sularını toplayıp bahçe sulamasında kullanan, aslında sıfır atık uyumlu diyeceğimiz binalar.”

Yeni yerleşim alanlarında sosyal yaşamı destekleyen bir mahalle modeli oluşturduklarını söyleyen Bakan, sağlık, eğitim ve sosyal alanların bir arada planlandığını belirtti:

“500 konuta bir mahalle konağı yapacağız. Yani aile sağlığı merkezi olacak. Hemen ilk aile sağlığı merkezinde ilk sağlık hizmetlerini alacak. Gündüz bakım evleri olacak. Ailelerimiz, çalışan ailelerimiz çocuklarını oraya bırakabilecekler. Taziye evlerimiz var. Ve böyle hem taziyelerini hem de orada özel günlerini, nişanlarını, düğünlerini yapabilecekleri alanlarımız var. Spor salonumuz var. Bu alanda ailelerimiz sporlarını yapabilecekler. Bir de burada misafirhanelerimiz var.”

Deprem bölgesinde inşa hızı

Deprem bölgesindeki üretim hızına dikkat çeken Bakan Kurum, yürütülen çalışmaları örneklerle aktararak sürecin ölçeğini ortaya koydu:

“Muhalefet depremin ardından konutlarla ilgili ‘Enkaz altında kalırlar, bitiremezler’ dedi. 2 yılda oradaki kardeşlerimizle ele ele verdik. Muhataplarımız bize ‘Nasıl yaptınız?’ diye sordu. Saatte 23 konut inşa ettik. Konteyner kentler boşalmadı. İhtiyaçların azalmasıyla birlikte sayı 77 bine düştü. Bu sayının 28 bini sosyal konutlardan hak sahibi oldu. Mayıs-haziran gibi konteynerler konutlara geçmeye başlayacak.”

Bölgedeki kira ve konut piyasası

Bölgedeki piyasa koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurum, kira fiyatlarındaki değişime de değindi:

“Özgür Özel diyordu ki ‘Konut fiyatları düşmedi’, bugün internete girin konut ve kira fiyatlarının düştüğünü görürsünüz. Nitekim bugün 5 -6 bin liraya, 7 bin liraya deprem bölgesinde, Maraş’ta, Hatay’da, Malatya’da konut bulabiliyorsunuz. Kiralar büyükşehirlerde de düşecek. Deprem bölgelerinde biten konutlardan sonra büyükşehirlere giden depremzedeler geri dönecek.”

İstanbul’da kiralık sosyal konut modeli

İstanbul özelinde hayata geçirilecek kiralık konut modelini de açıklayan Bakan Kurum, yeni sistemin şehir merkezlerinde uygulanacağını ve sosyal konut yaklaşımının kiralama ayağını da kapsayacağını ifade etti:

“İstanbul’da vatandaşımızın kira fiyatlarıyla ilgili bir sorunu var. Biz de ilk defa Anadolu ve Avrupa Yakası’nda 15 bin kiralık sosyal konut yapıyoruz. Ağustos ayında 2 bin konutu vatandaşlara kiralık konutu teslim edeceğiz. Kiralık konutlar dağda bayırda olmayacak, şehir merkezlerinde olacak. Hak sahibi vatandaş 3 yıl orada oturabilecek. 15 bin konut 3 yıl içinde tamamlanacak. Burada ihtiyaç sahibi ailelerimiz başvuru yapacaklar. Kentsel dönüşüme girmiş, onlara da kontenjan ayıracağız. Evini dönüştürmek istiyor ama ya o kira destekleriyle uygun bir ev bulamadığı için dönüşüme de giremiyor. O vatandaşlarımızı kurayla belirleyeceğiz ve bu vatandaşımız, yani örneğin oradaki kira bedeli 30 bin lira diyelim. Bunun yarısı bedelle belki yarısının da altında hesaplayacağız biz onları, öyle bir kira bedeliyle çok uygun şartlarda o eve 3 yıllık oturacak.”

Kentsel dönüşüm ve beka vurgusu

Kentsel dönüşümün Türkiye için stratejik bir zorunluluk olduğuna dikkat çeken Bakan, özellikle İstanbul’un riskine işaret ederek yürütülen projelerin ölçeğini anlattı:

“İktidarımızda 2.5 milyon kentsel dönüşüm projesi yaptık. Bunun 1 milyon 250 bini İstanbul’da. Öyle meydanda konuşmakla, söz vermekle olmuyor. İşi yapacaksınız. Millet sizden bunu bekliyor. Yani o yüzden biz depremi milletin bir beka meselesi olarak görüyoruz. 11 ili ayağa kaldırdık. İstanbul ayaktaydı, Ankara ayaktaydı, İzmir ayaktaydı. Ama Allah göstermesin İstanbul’da bir şey olduğu zaman öyle kolay olmaz o iş. O yüzden bizi, birbirimizi düşünüyorsak eğer dört elle bu işe sarılmak zorundayız. Ay yıldızlı bayrağın altında, huzur içerisinde bu 780 bin kilometrekare vatan toprağı için ecdadımız nice şehitler vermiş. O yüzden biz bu topraklara sahip çıkacaksak, buranın bekçiliğini yapacaksak, çocuklarımıza da güzel bir gelecek sunacaksak eğer bunu yapmak mecburiyetindeyiz.”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum mevcut uygulamalara ve ihtiyaç duyulan yasal çerçeveye ilişkin değerlendirmelerde bulundu:

“Dünya Bankası’yla bir proje çalıştık. 3 milyon TL’ye varan kredi veriyoruz. Belirlediğimiz rezerv alanlarda dönüşüm projeleri yürütüyoruz. Yeni bir Yerel Yönetim Yasası şart. Süreçlerin daha hızlı ilerlediği, imar kirliliğinin vatandaşımızın ve şehirlerimizin lehine düzenleneceği bir süreci yürütmek istiyoruz. İmarı rant kapısı olarak göremezsiniz. Belediyeysen yapacaksın. Belediye vatandaşımıza eziyet ediyorsa hakkı karşılığında başka beklentilere giriyorsa biz gelir müdahale ederiz. Parsel bazlı uygulamaları kaldırdık ama imara uygunsuz yapı yapanlar ya da yasaların ardından dolananlar var. Vatandaşımıza açık çağrı yapıyoruz: Belediyeye müracaat ettiğinizde belediye süreci uzatıyorsa gelin bize, biz kanuna ve yönetmeliğe uygun işinizi yaparız.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız