Dünyanın farklı ülkelerinden katılımcıların bir araya geldiği forumda iklim krizinin çok boyutlu etkilerinin ele alınacağını belirten Göktaş, küresel ölçekte yaşanan çevresel sorunların ortak hareket etmeyi zorunlu kıldığını ifade etti.
“Kadınlar dönüşümün karar verici aktörleri olarak görülmeli”
İklim krizinin artık sınır tanımayan bir mesele haline geldiğine dikkat çeken Göktaş, bu durumun hiçbir ülkenin tek başına güvende olmadığını ortaya koyduğunu belirterek, üretimden tüketime, şehirlerden hanelere kadar her alanda kararlı bir dönüşüme ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Kadınların çevre ve iklim politikalarındaki belirleyici konumuna işaret eden Göktaş, kadınların yalnızca uygulayıcı değil, dönüşüm süreçlerinin karar alıcı aktörleri olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“OECD’nin Women’s Leadership in Environmental Action çalışması ne diyor? Kadının kamu karar mekanizmalarındaki varlığı, daha iddialı iklim politikalarına dönüşebiliyor. Özel sektördeki yönetim kurullarında en az yüzde 30 temsil edilmesi ise şirketlerin iklim kararlarını güçlendiriyor. UNEP, atık yönetiminde kadınların bilgisinin ve deneyiminin kritik olduğunu vurguluyor çünkü kadınlar hem hanelerde hizmetlerin temel kullanıcıları hem de sektörün doğrudan aktörleri arasında yer alıyor. OECD verileri, kadınların sürdürülebilir tüketimde daha duyarlı davrandığını gösteriyor.”
Kadınların iklim değişikliği konusunda daha yüksek endişe taşıdıklarını belirten Göktaş, atığı azaltma, geri dönüşüm, ikinci el ürünleri tercih etme ve tek kullanımlık ürünlere yönelmede kadınların daha güçlü tutum ortaya koyduklarını vurguladı.
“Sıfır Atık, yeni bir hayat disiplinine dönüştü”
Türkiye’nin sıfır atık politikalarının uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu vurgulayan Göktaş, hareketin geldiği noktaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Türkiye, Sıfır Atık Hareketi ile çevre ve iklim değişikliği politikalarında tüm dünyaya yön veren bir irade ortaya koyuyor. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlayan bu güçlü seferberlik, çoktan sınırlarımızı aştı, geldiğimiz noktada küresel bir çevre vizyonu halini aldı. Sıfır Atık, ülkemizde sadece atığı azaltma hedefi olarak kalmadı, üretimden tüketime, evden okula, belediyeden sanayiye uzanan yeni bir hayat disiplinine dönüştü.”
Bu başarıda kadınların öncü rolünün hayati değerde olduğunu vurgulayan Göktaş, "Çünkü kadınların taşıdığı çevre bilinci, sadece bugünü korumakla kalmaz. Bu bilinç, geleceğimizin teminatı çocukların zihinlerine aktarılır, onların geleceğine taşınır. Tüm bunlar, emanet aldığımız dünya mirasının da kaderini değiştirir." değerlendirmesinde bulundu.
“Kaynakların korunduğu, toplumun doğayla uyumlandığı bir sorumluluk iklimi için çalışıyoruz”
Bakanlık olarak kadınların güçlenmesi politikalarını çevre ve iklim ekseninde de şekillendirdiklerini belirten Göktaş, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ilişkin yaklaşımı şu sözlerle anlattı:
“Kaynakların korunduğu, toplumun doğayla uyumlandığı bir sorumluluk iklimi için çalışıyoruz. Bu kapsamda Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planımızda 2024-2028 dönemi boyunca çevre ve iklim değişikliğini temel politika alanlarımızdan biri olarak belirledik çünkü yeşil dönüşümün kadınların bilgisi, emeği, girişimciliği ve karar alma süreçlerindeki varlığıyla daha kalıcı sonuçlar üreteceğine inanıyoruz.”
Bugün kadınların, sıfır atık başta olmak üzere çevre dostu üretim, sürdürülebilir ekonomi ve yeşil girişimcilik alanlarında çok değerli başarı hikayeleri yazdıklarını söyleyen Göktaş, "Biz de özellikle kadın girişimciliğini, bu yeni ekonominin güçlü taşıyıcılarından biri haline getirmek için çalışıyoruz. TÜBİTAK iş birliğiyle temiz teknoloji alanında faaliyet gösteren kadın girişimcilere destek vermeyi sürdürüyoruz. Diğer bir yandan, Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulumuz bünyesinde İklim Değişikliği, Çevre ve Kadınların Rolü Alt Komitesini oluşturduk. Bu alt komiteyle, kadınların yeşil dönüşümdeki rolünü güçlendirecek somut adımları ortaya koyduk." şeklinde konuştu.
Bu doğrultuda il eylem planları ile çevre ve iklim okuryazarlığını yaygınlaştırmayı hedeflediklerinin altını çizen Göktaş, "Öte yandan, Kadınlarla Atıksız Sürdürülebilir Yaşam Projemizi hayata geçiriyoruz çünkü şu gerçeğin farkındayız: Su ve enerji tasarrufu, atığın kaynağında ayrıştırılması, karbon ayak izinin azaltılması gibi başlıklar, artık gündelik hayatın sorumluluk alanına girmiş durumda."dedi.
“Çevre politikalarının başarısı yalnızca rakamlarla ölçülemez”
İklim değişikliğinin toplumun tüm kesimlerini aynı düzeyde etkilemediğini vurgulayan Göktaş, politika üretiminde sosyal adalet perspektifinin önem taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kadınlar, çocuklar, engelliler, yaşlılar ve aileler, çevresel krizler karşısında farklı risklerle karşılaşabiliyor. Bu nedenle iklim politikalarını tasarlarken sosyal adalet perspektifini gözetmek zorundayız. Şu bir gerçek, çevre politikalarının başarısı, sadece emisyon oranlarıyla veya geri dönüşüm kapasitesiyle ölçülemez. Bu politikaların insan hayatına, ailelere, kadınların güçlenmesine ve yerel toplulukların dayanıklılığına nasıl yansıdığı da en az bunlar kadar önemli.”
Buradan hareketle İklim Değişikliğinin Kadınlar Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Projesini yürüttüklerini dile getiren Göktaş, "Böylece kadınların iklim kaynaklı risklerden nasıl etkilendiğini analiz etmeyi hedefliyoruz. Şu an 4 ilimizde saha araştırmaları yapıyoruz. Söz konusu araştırmanın, önümüzdeki dönemde geliştireceğimiz politikalara güçlü bir zemin oluşturacağına inanıyoruz." görüşünü paylaştı.
Sosyal hizmetlerde sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılıyor
Sıfır atık yaklaşımının sosyal hizmet mekanizmalarına da entegre edildiğini belirten Göktaş, yürütülen çalışmaları şu sözlerle anlattı:
“Bugün 580 ADEM ve 89 SODAM projesinde sıfır atık doğrultusunda faaliyetler yürütüyoruz. Vefa Programı kapsamında ise 132 bin 880 haneye hizmet sunuyoruz. ADEM ve SODAM’larda eğitim alan kadınların, sıfır atık bilincini hanelerine ve çevrelerine taşımasını önemsiyoruz. Bu kapsamda 7 bin ADEM personeline eğitim verdik. Kadın konukevlerinden hizmet alan kadınlara sıfır atık, geri dönüşüm ve karbon ayak izi farkındalığı eğitimleri veriyoruz. Sosyal hizmet personelimizin alandaki bilgi ve kapasitesini artırarak vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetleri daha da geliştiriyoruz. THY ile birlikte anlamlı bir iş birliğine hayat verdik. Ankara ve İstanbul’daki huzurevlerimiz ile engelsiz yaşam merkezlerinde Engelsiz Tasarımlarla İleri Dönüşüm Projesini yürütüyoruz. THY’nin kumaş ve kağıt gibi atık malzemeleri ileri dönüşüm anlayışıyla yeniden değerlendiriyoruz. Bu süreci, engelli bireylerimiz ve yaşlılarımız için hem sosyal katılımı hem de çevre bilincini güçlendiren kıymetli bir adım olarak görüyoruz.”
“Türkiye’nin tamamında bir kadın sıfır atık elçisi belirleyeceğiz”
Bakanlığın yürüttüğü çalışmaları daha ileri taşımak amacıyla yeni bir iş birliği sürecinin başlatılacağını duyuran Göktaş, yarın Sıfır Atık Vakfı ile önemli bir protokol imzalayacaklarını açıkladı.
Söz konusu iş birliğiyle hayata geçirilecek hedefleri sıralayan Göktaş, şu ifadeleri kullandı:
“Burada şu soru önem kazanıyor: Peki, biz ne yapacağız? Kadınlara yönelik eğitimlerle yerelde farkındalığı artıracağız. İklim uyum çalışmalarını daha güçlü bir zemine taşıyacağız. Sıfır atığı, kadınların ekonomik güçlenmesini destekleyen bir model olarak ele alacağız. Türkiye’nin tamamında bir kadın sıfır atık elçisi belirleyeceğiz. Kadın kooperatiflerimizle atık malzemelerin ekonomik değere dönüşmesini destekleyeceğiz. Anne-çocuk atölyeleriyle sıfır atık bilincini küçük yaşlardan itibaren güçlendireceğiz. Bu proje aracılığıyla 1 milyon kadına ulaşacak ve eğitim verecek, sürdürülebilirlik için ülke çapında bir hareket oluşturacağız. Birlikte daha yeşil, daha güçlü ve daha dirençli toplumlar inşa edeceğiz. Birlikte gelecek nesillere daha temiz bir dünya ve daha umut dolu bir gelecek bırakacağız ve birlikte Sıfır Atık Hareketi’nin tohumlarını yalnızca ülkelerimizin dört bir yanına değil insanlığın ortak vicdanına da ekeceğiz.”
“Sürdürülebilirliğin geleceği kadınlar olmadan inşa edilemez”
Kadınların çevre ve iklim politikalarındaki liderliğinin önemine dikkati çeken Göktaş, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin kadınların katkısı olmaksızın başarıya ulaşamayacağını vurguladı.
Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın Türkiye’nin uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendireceğini belirten Göktaş, değerlendirmelerini şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye, Sıfır Atık Hareketi ile bütün dünyaya güçlü bir çağrı yapmıştır. Daha adil, daha yaşanabilir ve daha sürdürülebilir bir gelecek mümkündür. Bu çağrının kalıcı olması için yerelden küresele uzanan kadın liderliğini çok kıymetli buluyoruz. Bizler, sıfır atık ve yeşil kalkınma yolculuğunda kadınların emeğini, bilgisini ve liderliğini güçlendirmeye devam edeceğiz.”
Bakan Göktaş, foruma katkı sunanlara ve katılımcılara teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.