18 Haziran 2026 Perşembe
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Bakan Fidan: “İsrail’in saldırgan tavrı bütün dünyanın sorunu haline geldi”

Bakan Fidan: “İsrail’in saldırgan tavrı bütün dünyanın sorunu haline geldi”

Dışişleri Bakanı Fidan, Rusya ziyareti kapsamında Türk basın mensuplarına yaptığı değerlendirmelerde, Türkiye-Rusya ilişkilerinden bölgesel gelişmelere, İsrail’in politikalarından NATO gündemine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

KAYNAK:
(AA)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’in bölgedeki politikalarının küresel güvenliği ve ekonomiyi etkilediğini belirterek, “İsrail’in saldırgan tavrı bütün dünyanın sorunu haline gelmiş durumdadır. Tek başına Türkiye’nin sorunu değildir.” dedi.

Türkiye-Rusya ilişkilerinde iş birliği vurgusu

Rusya’daki temaslarının ikili ilişkiler açısından olumlu geçtiğini belirten Fidan, iki ülkenin iş birliğini geliştirme konusunda ortak iradeye sahip olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Rusya’daki temaslarımız, ikili ilişkilerde ve bölgesel konularda beraber çalışma konusunda herhangi bir sıkıntının ve büyük şikayetlere neden olan meselelerin olmadığını gösterdi. Her iki ülke de mümkün olan her alanda iş birliğiyapmak istiyor.”

İki ülke arasındaki temasların kesintisiz sürdüğünü vurgulayan Fidan, ilişkilerde herhangi bir değişiklik bulunmadığını kaydetti.

Rusya ile geliştirilen ilişki modelinin önemine işaret eden Fidan, şu değerlendirmede bulundu:

“Ruslarla çok özel bir ilişki geliştirdik, çok ciddi sıkıntılı alanlarımız olduğunda bile iş birliği yapmasını, güven oluşturmasını bildik. Her iki liderin de vizyonu ortada; belli ilkeler çerçevesinde ülkelerinin iyiliğini savunuyorlar. Yapıcı bir tutum takınmaya hazırlar.”

Rusya-Ukrayna savaşı

Rus yetkililerle yaptığı görüşmelerde Ukrayna savaşının da ele alındığını belirten Fidan, Moskova’nın pozisyonunda değişiklik gözlemlemediğini ifade ederek şöyle konuştu:

“Rusya’da gerçekleştirdiğim temaslarda, Rus yetkililerin, Ukrayna konusundaki görüşlerinin değişmediğini müşahede ettim. ‘Donetsk konusu hallolmadan olma şansı yok.’ diyorlar.”

Güney Kafkasya’da 3+3 mekanizması

Bölgesel iş birliği mekanizmalarının önemine dikkat çeken Fidan, Güney Kafkasya’da 3+3 formatının geliştirilmesine yönelik ortak iradenin bulunduğunu belirtti.

Bölge ülkelerinin rekabet yerine iş birliğini öncelemesi gerektiğini vurgulayan Fidan, şu ifadeleri kullandı:

“Biz bölge ülkeleri olarak şunu görebilmeliyiz; rekabet ve tahakküm arayışları yerine iş birliğini ön plana çıkarmamız lazım. Bu anlayışın Orta Doğu’daki son gelişmeler bağlamında belli bir noktaya gelmekte olduğunu görüyoruz. Aynı bakış açısıyla Güney Kafkasya ve Orta Asya’da ekonomilerimizi güçlendirebilir, istikrarı artırabiliriz. Tahakküm kurma arayışlarına son verilmesi lazım. Barış, huzur ve istikrar hepimizin lehine olacaktır. Anlayışımızı değiştirmemiz lazım.”

3+3 mekanizmasının önemli fırsatlar sunduğunu belirten Fidan, özellikle ulaştırma ve bağlantısallık alanlarında ilerleme sağlanabileceğini ifade ederek şunları kaydetti:

“Özellikle bağlantısallık konusunda orada bir şeyler yapılabiliyor. Orta Koridor’un gelip Türkiye’ye bağlanması, bu konular görüşüldü. Önemli adımlar atılabileceğine inanmaktayız.”

Ermenistan ile normalleşme süreci

Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, Erivan yönetiminin attığı adımlara işaret etti.

Sürecin ilerlemesi için gerekli zeminin oluşmasının önemine dikkat çeken Fidan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Biz o koşullar ortaya çıktığında normalleşmeye hazırız.”

ABD-İran görüşmeleri

ABD ile İran arasında yürütülen temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, teknik düzeyde çözülmesi gereken başlıkların bulunduğunu söyledi.

Nükleer dosyadaki kritik konulara değinen Fidan, şöyle konuştu:

“Birincisi, zenginleştirilmiş uranyuma ne olacak? İkincisi, bundan sonraki zenginleştirme moratoryumu nasıl işletilecek? Örneğin, 400 kiloluk zenginleştirilmiş uranyumun İran’da seyreltilmesi konusunda bir prensip anlayışı var. Ama bunun seyreltilmesini kim yapacak, kim kontrol edecek, nasıl ‘doğrulanacak’, bunların görüşülmesi gerekiyor. Bunlar görüşülecek.”

Müzakere sürecinde zaman zaman yaşanan gecikmelere de değinen Fidan, şu ifadeleri kullandı:

“ABD tarafının, bir saatte yanıt verdiği bir konuya, İranlılar bazen bir haftada ancak cevap verebiliyorlardı. Tabii bu arada zaman zaman karşılıklı saldırılar yaşandı. Ayrıca İsrail’in Lübnan’ı işgali, süreci geciktirdi. İki tarafı da doğrudan görüşmeye teşvik etmeye gayret gösterdim.”

“İsrail’in saldırgan tavrı bütün dünyanın sorunu”

İsrail’in bölgedeki politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, bu durumun yalnızca bölgesel değil küresel sonuçlar doğurduğunu vurguladı.

İsrail’in tutumunun uluslararası toplumun ortak meselesi haline geldiğini belirten Fidan, şöyle konuştu:

“İsrail’in saldırgan tavrı bütün dünyanın sorunu haline gelmiş durumdadır. Tek başına Türkiye’nin sorunu değildir.”

Bölgedeki istikrarsızlığın temel nedenlerinden birinin İsrail’in politikaları olduğunu ifade eden Fidan, şu değerlendirmede bulundu:

“İsrail, bölgede yıkım olsun istiyor. Bazı ülkeleri işgal etmek, terör uygulamak istiyor. Bunun küresel düzeyde güvenlik bakımından, ayrıca ekonomik alanda yansımaları var. İsrail’in giderek daha fazla diplomatik tepkiyle karşılaştığını görmekteyiz. Bu diplomatik tepkinin sonuç vermesini ve bölgemizdeki tüm ülkelerin barış, istikrar ve refah içinde yaşamasını ümit ediyoruz.”

Gazze konusunda çalışmalar sürüyor

İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan gerilimin Gazze konusunu ikinci plana ittiğine dikkat çeken Fidan, bölgedeki gelişmelerin ardından Gazze’ye daha fazla odaklanılabileceğini söyledi.

Gazze’de ateşkes ve ikinci aşamaya geçiş için diplomatik çalışmaların sürdüğünü belirten Fidan, Milli İstihbarat Teşkilatının da sürecin içinde yer aldığını aktardı.

NATO Zirvesi hazırlıkları

Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, hazırlıkların yoğun şekilde devam ettiğini bildirdi.

Zirvenin en önemli başlıklarından birinin ABD ile Avrupa ülkelerinin NATO’ya bakışındaki farklılıklar olacağını belirten Fidan, şu ifadeleri kullandı:

“En önemli konu; ABD ile Avrupalıların NATO’ya bakışındaki nüanslar ne şekilde tezahür edecek? Çok önemli konular var ve bunların ABD Başkanı’nın bulunmadığı bir toplantıda karara bağlanması mümkün değil.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinin zirve açısından kritik önemde olduğunu vurgulayan Fidan, şunları kaydetti:

“Pek çok Avrupa ülkesi, toplantının Sayın Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türkiye’de yapılacak olmasının Başkan Trump’ın zirveye katılmasını mümkün kılan en önemli faktör olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanımız olmasa, Türkiye olmasa, Trump gelmeyecekti ve zaten buraya önem vermediğini fiili olarak deklare etmiş olacaktı.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız