Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kocaeli Kongre Merkezi'nde düzenlenen Cedit Mahallesi Kentsel Dönüşüm Projesi 1097 Konut Kura Çekim Töreni'nde konuştu.
Kocaeli'nin tarihin her döneminde Anadolu'nun ön kapısı olduğunu belirten Bakan Kurum, şehrin üretimi, sanayisi ve istihdamıyla Türkiye'nin yükünü sırtlandığını söyledi.
Bakan Kurum, Kocaeli'nin Marmara'nın direği ve Türkiye'nin çalışan kalbi olduğunu dile getirerek, bu şehre hizmet etmenin yalnızca yol, köprü ve hastane yapmakla sınırlı olmadığını, Körfezin kıyısında yaşayan çocuklara temiz su, temiz hava ve temiz gelecek bırakmanın da görevleri arasında bulunduğunu belirtti.
Marmara Denizi'ni Koruma Eylem Planı kapsamında yürütülen çalışmalara değinen Bakan Kurum, İzmit Körfezi'nde yürütülen dip çamuru temizliğiyle 2,4 milyon metreküp çamurun denizin dibinden çıkarıldığını bildirdi.
“Dün kirlilikle anılan bu sular bugün yeniden umut veriyor"
Körfezdeki iyileşmeyi yerinde incelediklerini aktaran Bakan Kurum, denizdeki ekosistemin yeniden canlanmaya başladığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Denizin dibinde oksijen artmış. Orada deniz yıldızı, deniz patlıcanı, daha önce büyüklerimizin gördüğü ama genç neslin göremediği yeni ekosistemi görmeye başladık. Orada hayat yeniden canlandı. Atık su arıtma tesislerimizle, dip çamuru projemizle, dün kirlilikle anılan bu sular bugün yeniden umut veriyor."
"Kentsel dönüşüm Türkiye'de tercih değil, mecburiyettir"
Kocaeli'nin deprem yaşamış bir şehir olduğunu hatırlatan Bakan Kurum, 1999 depreminin hazırlığın, güçlü kurumların ve hızlı müdahalenin ne kadar hayati olduğunu gösterdiğini söyledi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ise millet-devlet dayanışmasının, güçlü koordinasyonun ve kararlı şehircilik iradesinin önemini ortaya koyduğunu ifade eden Bakan Kurum, şu açıklamalarda bulundu:
"11 ilde 3 bin 500 ayrı alanda meydanlarıyla, parklarıyla, okullarıyla, hastaneleriyle 455 bin konutu birlikte tamamladık. Asrın felaketi bir kez daha gösterdi ki kentsel dönüşüm Türkiye'de tercih değil, mecburiyettir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tam da bu anlayışla kentsel dönüşümü çalışmalarımızın en üstüne koyuyoruz."
Bugüne kadar 2 milyon 329 bin konutun dönüşümünü sağladıklarını aktaran Bakan Kurum, Marmara ve İstanbul'daki dönüşüm çalışmalarının önemine dikkati çekerek Cedit Mahallesi'nde hayata geçirilen projeye ilişkin şunları kaydetti:
"Her iki kentsel dönüşümden birini Marmara'da, İstanbul'da yapıyoruz. Kocaeli'de bugüne kadar 46 bin konut inşa ettik. İzmit Cedit Mahallemizde yaşayanları ziyaret ettim o zaman, dar sokaklar, deprem korkusu, 1999 hatırası, dönüşmek istiyorlar. İstedik ki orada Ceditli kardeşlerimiz, annelerimiz, babalarımız huzurlu yaşasın. Çocuklar gülsün, mutlu olsun. Hamdolsun 1105 bağımsız bölümü tamamladık ve İzmit'in merkezinde parkları, yeşil alanları, tüm sosyal donatılarıyla modern ve güvenli yaşam alanını hayata geçirdik."
Bakan Kurum, kısa süre içinde sözleşmelerin imzalanacağını, bir sonraki pazartesi anahtar teslimlerine başlanacağını ve Temmuz sonuna kadar tüm konutların teslim edileceğini belirtti.
"Her zaman kentsel dönüşümü teşvik eden anlayışla hareket ettik"
Hak sahiplerinin ödeme sürecine ilişkin de bilgi veren Bakan Kurum, projede vatandaşlara gecikme kaynaklı mali yük yansıtılmayacağını belirterek şu sözlerle güvence verdi:
"Her zaman kentsel dönüşümü teşvik eden anlayışla hareket ettik. Burada da sizleri asla zora sokmayacağız. Gecikme kaynaklı hiçbir mali yükü size yansıtmayacağız. Projedeki tüm borçlanmaları, ilk ihalede öngörülen resmi bitiş tarihi olan Haziran 2023 kriterlerine göre sabitledik. Açık ve net söylüyorum, bu tarihten sonra borçlarınızda hiçbir güncelleme, hiçbir fiyat artışı yapılmayacaktır. Sözleşme imzalarken ve anahtarlarınızı teslim alırken, sizlerden sadece en başta söz verdiğimiz gibi o ilk tutarlar talep edilecek. Başka hiçbir tutar talep edilmeyecek. Devlet güvencesiyle, Cumhurbaşkanımızın iradesiyle kavuşacağınız yeni yuvalarınız şimdiden tüm hak sahiplerine, Kocaeli’mize hayırlı, uğurlu olsun."
"İstiyoruz ki ev sahibi olmayan kimse kalmasın"
Kentsel dönüşüm çalışmalarının devam edeceğini vurgulayan Bakan Kurum, "Deprem bölgesi bitti, 500 bin yeni sosyal konuta başlayacağız. Kuralarını çektik Mart 2027'de teslimlerine başlayacağız. Yani 2 milyon vatandaşımızı güvene, huzura kavuşturacağız. Her geçen gün milletin derdini dinleyip yeni çözümler üretiyoruz. İstiyoruz ki ev sahibi olmayan kimse kalmasın. Bu kapsamda 64 ilimizde TOKİ Başkanlığımızda 20 bin konutu orta gelirli vatandaşlarımızın erişimine sunuyoruz. Kocaeli'de de 423 konut var. Pazartesi satışları gerçekleşiyor. İnanıyorum ki bu evler de Kocaeli'nin deprem riskine karşı tedbir olacak." dedi.
"Şehircilik, insanın can güvenliğidir"
Türkiye'nin üzerinde yaşanılan bir coğrafyadan ibaret olmadığını belirten Bakan Kurum, bu vatanın şehitleriyle, gazileriyle ve onların emaneti olan torunlarıyla mübarek bir emanet olduğunu ifade etti.
Bakan Kurum, şehircilik anlayışının artık yalnızca fiziki imar çalışmalarıyla sınırlandırılamayacağını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
"Bu vatan, şehitleriyle, gazileriyle ve onların emaneti olan torunlarıyla, mübarek bir emanettir. Biz o emanete sahip çıkmak için buradayız, hizmet etmek için buradayız. Bugün bu kürsülerde yalnızca yapılan işleri anlatmak için bulunmuyoruz. Bugün Türkiye'nin önünde açılan yeni dönemin ruhunu konuşmak için huzurlarınızdayız çünkü artık şehircilik dediğimiz mesele yalnızca bina yapmak, yol açmak, meydan düzenlemek değildir. Şehircilik, insanın can güvenliğidir, çocuğun geleceğidir, ailenin huzurudur, milletin ortak hafızasıdır. Bizim meselemiz ve bu milletin okutup büyüttüğü bir evladı olarak benim meselem, taşla toprağı değil, insanla vatan arasındaki bağı güçlendirmektir."
"Yarının Türkiye'sini inşa etmekle mükellefiz"
Türkiye'nin son yıllarda çok ağır imtihanlardan geçtiğine işaret eden Bakan Kurum, deprem, sel ve yangın gibi afetlerin şehircilik anlayışının sorumluluğunu daha da artırdığını belirterek şöyle konuştu:
"Depremi, selleri, yangınları yaşadık, şehirlerimizin acısını da milletin sabrını da gördük. Bu süreçlerde şunu çok yakından öğrendim, devlet adamlığı, kolay günde kürsüye çıkmak değil, zor günde milletin yanında olmaktır. Siyaset adamlığı, sabahın ilk ışığında şantiyede olmaktır. Deprem olduğunda 1 saat sonra depremzede kardeşinin yanında olmaktır. Milletin adamlığı, evinin anahtarını bekleyen bir annenin gözlerinde başlar, evladına güvenli gelecek arayan babanın duasında başlar. Bu milletin karşısına iddiayla çıkanlar, bu vazifenin ne kadar büyük olduğunu her an yeniden anlamalıdır çünkü bugün bizim önümüzdeki görev, yalnızca bugünün sorunlarını çözmek değildir. Biz aynı zamanda yarının Türkiye'sini inşa etmekle mükellefiz. Türkiye'nin her bir köşesinde, 'devlet burada, milletinin yanında' dedirten eserler bırakmaya mecburuz çünkü siyasette söz ancak millete hizmete dönüştüğü zaman kıymetlidir."
Yeni dönemde Türkiye'nin sesini şehirlerden dünyaya yükselteceklerini belirten Bakan Kurum, Antalya'da düzenlenecek İklim Zirvesi ve COP31'e ev sahipliği yapılacağını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Antalya'da çok büyük organizasyon yapıyoruz. İklim Zirvesi'ne, COP31'e ev sahipliği yapacağız. Oradan tüm dünyaya Türkiye'nin duruşunu, şefkatini, insanlığını, medeniyet bakışını, insanı, çevreyi, üretimi, adaleti, birlikte düşünen bakışı göstereceğiz. Dünyanın yeni denge, yeni vicdan, yeni uygulama aradığı bu dönemde Türkiye, lafın değil her zaman olduğu gibi ortak aklın, beklemenin değil harekete geçmenin adresi olacaktır."
Kocaeli'nin ilçelerine ve mahallelerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hizmet etmeye devam edeceklerini dile getiren Bakan Kurum, sözlerini şöyle tamamladı:
"Milletin omzuna basarak değil, milletin duasını alarak yürüyeceğiz. Kendimizi milletimize vakfetmeye devam edeceğiz. Sadece siyasette değil, sizin kalbinizde de iz bırakmak için, iyi gününüzde de kötü gününüzde de yanınızda olmaya devam edeceğiz."