23 Temmuz 2026 Perşembe
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Ekonomi Ankara’da stratejik ticaret dönüşümü: Türkiye ile Suriye’den serbest bölge ve lojistik hamlesi

Ankara’da stratejik ticaret dönüşümü: Türkiye ile Suriye’den serbest bölge ve lojistik hamlesi

Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik iş birliğinde yeni bir dönemin kapısını aralayacak "İdlib Serbest Bölgesi ve Kuru Liman Projesi"nin teknik, hukuki ve finansal altyapısı Ankara’da düzenlenen “Suriye Serbest Ticaret ve Sanayi Bölgeleri Yatırım Ortamı Forumu”nda kamuoyuyla paylaşıldı.

Editör: Hüdanur Dayı

Ticaret Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) koordinasyonunda TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirilen forumda, İdlib Serbest Bölgesi, Kuru Liman Projesi, yeni sınır kapıları, organize sanayi bölgeleri ve Türkiye-Suriye ticaretinin yeniden yapılandırılmasına yönelik yol haritası ele alındı.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Suriye Sınır Kapıları ve Gümrükler Genel İdaresi Başkanı Kuteybe Ahmed Bedevi’nin eş başkanlığında yürütülen hükümetler arası komisyon toplantılarının ardından açıklanan kararlar, Türkiye’nin güney sınırındaki ticaret koridorlarının yeniden yapılandırılmasını hedefliyor.

Transit ticarette yeni dönem

Forumun açılış konuşmasını yapan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Suriye arasındaki sınır ticaretinin yalnızca iki ülke açısından değil, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Körfez coğrafyasını birbirine bağlayan stratejik bir transit ticaret ağı açısından da önem taşıdığını söyledi.

Yaklaşık 14 yıldır kesintiye uğrayan güney kara yolu lojistik ağının 15 Nisan itibarıyla yeniden düzenli şekilde kullanılmaya başlandığını anımsatan Bolat, Suriye üzerinden Ürdün’e, oradan da Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkelerine uzanan kara yolu koridorunun güçlendirilmesinin bölgesel ticaret açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.

Bolat, şunları kaydetti:

“Suriye üzerinden Ürdün’e, oradan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkelerine uzanan kara yolu ulaşım koridorlarının genişletilmesi, modernize edilmesi ve güvenli altyapılara kavuşturulması artık küresel ticaretin bir gereksinimidir. 15 Nisan tarihi itibarıyla Ürdün-Suriye transit hattının yeniden stabil hale gelmesiyle birlikte, Akdeniz ve Anadolu üretimi mallar kara yoluyla Körfez ülkelerine en kısa ve en düşük maliyetli rotadan ulaşmaya başlamıştır. Ankara’da detaylarını paylaştığımız İdlib Serbest Bölgesi, bu büyük nakliye ve tedarik zincirinin tam merkezinde, stratejik bir toplama ve dağıtım üssü (hub) vazifesi görecektir. Bu sayede Türk ihracatçısı, deniz yoluyla haftalar süren sevkiyat süreçlerini birkaç güne indirerek bölge pazarlarında çok daha rekabetçi bir konuma yükselecektir.”

Bakan Bolat, yeni lojistik koridorunun Türkiye’nin ihracat kapasitesini artıracağını, lojistik maliyetlerini azaltacağını ve Körfez pazarlarına erişimi kolaylaştıracağını ifade etti.

Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı için çalışmalar sürüyor

Forumda, mevcut sınır kapılarının fiziki ve dijital altyapılarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların yanı sıra yeni sınır kapılarının da gündemde olduğu belirtildi.

Bolat, Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı'nın ticaret, yolcu ve transit geçişlere açılması için Suriye tarafıyla teknik ve idari çalışmaların sürdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Hali hazırda ticari nakliyelere açık olan güzergahlarımızın verimliliğini artırırken, Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu lojistik koridorunu rahatlatacak kritik bir adım atıyoruz. Nusaybin-Kamışlı Gümrük Kapısı'nın en kısa sürede tam kapasiteyle ticari ve insani geçişlere açılması noktasında Suriye tarafındaki muhataplarımızla teknik ve bürokratik mutabakata varmış bulunmaktayız. Gümrük muhafaza ekiplerimizin ve otomasyon sistemlerimizin karşılıklı senkronizasyonu için saha çalışmaları eş zamanlı olarak başlatılmıştır.”

Suriye Sınır Kapıları ve Gümrükler Genel İdaresi Başkanı Kuteybe Ahmed Bedevi de iki ülke arasında halen beşi aktif ticari geçiş sağlayan toplam altı sınır kapısının bulunduğunu belirterek, Nusaybin-Kamışlı hattının devreye girmesiyle uluslararası standartlarda 7 gün 24 saat esasına göre çalışacak sınır kapısı sayısının yediye çıkacağını ifade etti.

Bedevi, yeni kapının hizmete girmesiyle gümrük sahalarındaki yoğunluğun azalacağını ve taşımacılık süreçlerinin daha verimli hale geleceğini söyledi.

İdlib’e kurulacak serbest bölgenin işletmesini BOMACO üstlenecek

Forumun dikkat çeken başlıklarından birini, İdlib’de kurulacak Serbest Bölge ve Kuru Liman Projesinin yönetim ve finansman modeli oluşturdu.

Toplantıda paylaşılan bilgilere göre, projenin finansmanı ve işletilmesi amacıyla İngiltere merkezli Border Management and Commerce (BOMACO) adlı uluslararası bir konsorsiyum oluşturuldu.

Konsorsiyumda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), İslam Ticaret ve Kalkınma Odası (ICCIA) ile Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret AŞ (GTİ) yer alıyor.

Ankara’da gerçekleştirilen toplantılarda, Suriye Kamu Serbest Bölgeler Kurumu ile BOMACO arasında Yap-İşlet-Devret (BOT) modeli kapsamında 25 yıllık işletme sözleşmesi imzalandı.

Anlaşmaya Suriye tarafı adına İdlib Valisi Muhammed Abdurrahman, Türkiye adına ise Hatay Vali Yardımcısı Alper Arın Yılmaz gözlemci ve garantör sıfatıyla katıldı.

İdlib’de “Kuru Liman” modeli uygulanacak

Proje kapsamında deniz bağlantısı bulunmayan bölgelerin uluslararası ticarete entegre edilmesini amaçlayan “Kuru Liman (Dry Port)” modeli hayata geçirilecek.

Planlamaya göre Mersin ve İskenderun limanlarına deniz yoluyla ulaşan veya Türkiye’nin organize sanayi bölgelerinde üretilen ürünler, İdlib’de kurulacak lojistik merkeze sevk edilecek.

Burada gümrükleme, depolama, beyanname, konteyner kontrolü ve dağıtım işlemlerinin ortak otomasyon sistemiyle yürütülmesi planlanıyor.

Projenin, sınır kapılarındaki bekleme sürelerinin azaltılması, lojistik maliyetlerinin düşürülmesi ve transit ticaretin hızlandırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

Türk yatırımcılara kapsamlı yatırım imkanları

Forumda paylaşılan yatırım modeli kapsamında Türk yatırımcılarına çeşitli teşvikler sunulması öngörülüyor.

Buna göre yatırımcıların;

  • Yerel ortak bulundurma zorunluluğu olmadan yüzde 100 Türk sermayesiyle şirket kurabilmesi,
  • Fabrika ve üretim tesisi inşa edebilmesi,
  • Ticari amaçlı gayrimenkul kiralayabilmesi,
  • Organize sanayi bölgelerinde üretim yapabilmesi planlanıyor.

Vergi avantajları ve sermaye transferi

Toplantıda paylaşılan bilgilere göre, serbest bölgede faaliyet gösterecek yatırımcılara kurumlar vergisi, gelir vergisi ve gümrük vergilerine ilişkin çeşitli avantajlar sağlanması öngörülüyor.

Ayrıca yatırımcıların elde ettikleri ticari kazanç ve sermayelerini yürürlükteki mevzuat çerçevesinde Türkiye’ye veya üçüncü ülkelere transfer edebilmelerine yönelik düzenlemelerin de yatırım modelinde yer aldığı ifade edildi.

Körfez pazarlarına yeni lojistik koridor

Forumda, İdlib Serbest Bölgesi’nin Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki kara yolu taşımacılığında önemli bir lojistik merkez haline gelmesinin hedeflendiği belirtildi.

Suriye üzerinden Ürdün’e, oradan da Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve diğer Körfez ülkelerine uzanan kara yolu koridorunun daha etkin kullanılmasının amaçlandığı ifade edildi.

Bu kapsamda Türkiye’de üretilen ürünlerin İdlib üzerinden Körfez pazarlarına daha kısa sürede ulaştırılması ve taşımacılık maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor.

Hisarcıklıoğlu: "Türkiye’nin OSB tecrübesini Suriye’ye taşıyoruz"

Forumda konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin organize sanayi bölgeleri alanındaki tecrübesini Suriye’nin yeniden ekonomik yapılanma sürecine aktarmaya hazır olduklarını söyledi.

Hisarcıklıoğlu, şunları kaydetti:

“Bugün burada sadece bir serbest bölge tanıtımı yapmıyoruz; sınır ötesinde istihdam yaratan, göçü tersine çevirebilecek ve fabrikaların çarklarını döndürecek entegre bir endüstriyel ekosistemin temelini atıyoruz. Türkiye’de başarıyla uyguladığımız, altyapısı, enerjisi, lojistik yolları ve idari yönetimi tek elden çözülen organize sanayi modeli, BOMACO güvencesiyle İdlib’de hayat bulacaktır. Türk yapı malzemeleri, makine, gıda ve tekstil sektörleri başta olmak üzere tüm iş dünyamız için bu bölge, Orta Doğu pazarlarına açılan güvenilir ticaret merkezlerinden biri olacaktır.”

Hisarcıklıoğlu, organize sanayi bölgeleri modelinin üretim, istihdam ve ihracata katkı sağlayacağını belirterek, Türk iş dünyasının bölgenin yeniden ekonomik kalkınma sürecinde aktif rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti.

İş dünyası yeni yatırım fırsatlarını değerlendirecek

Forumun ardından kamu kurumları, meslek kuruluşları ve özel sektör temsilcilerinin, Türkiye ile Suriye arasındaki yeni ticaret ve yatırım sürecine yönelik hazırlıklarını hızlandırması bekleniyor.

Toplantıda, özellikle sınır illerindeki ticaret ve sanayi odalarının, ihracatçı birliklerinin ve lojistik sektörünün yeni döneme ilişkin çalışmalarına ağırlık vereceği ifade edildi.

Sınır illerinde yatırım hazırlıkları

Gaziantep, Hatay ve Şanlıurfa başta olmak üzere bölgedeki ticaret ve sanayi odalarının, Suriye’de oluşacak yeni yatırım ortamına yönelik heyetler oluşturması planlanıyor.

İhracatçı birliklerinin ise yeni mevzuatın yürürlüğe girmesinin ardından İdlib başta olmak üzere Suriye’nin farklı bölgelerine sanayi ve ticaret heyetleri göndermesi öngörülüyor.

Lojistik sektöründe yeni rota analizleri

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) ile lojistik sektöründe faaliyet gösteren firmaların da yeni transit koridorunun sektöre etkilerini değerlendirmesi bekleniyor.

Bu kapsamda transit geçiş belgeleri (dozvola), Türk sürücülerine yönelik Suriye ve Suudi Arabistan vize uygulamaları ile sınır geçiş süreçlerinin taşımacılık maliyetlerine etkisinin analiz edilmesi planlanıyor.

Yetkililer, yeni lojistik koridorunun tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle Türkiye’den Körfez ülkelerine yönelik kara yolu taşımacılığında süre ve maliyet açısından önemli kazanımlar elde edilmesini hedefliyor.

Yeniden imar sürecinde Türk firmaları öne çıkıyor

Forumda, savaş sonrası yeniden imar sürecinde Türk şirketlerinin üstlenebileceği role de dikkat çekildi.

Özellikle çimento, demir-çelik, yapı malzemeleri, enerji altyapısı, makine, tekstil ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların İdlib Serbest Bölgesi ve kurulması planlanan organize sanayi bölgeleri üzerinden bölgeye yatırım yapmasının beklendiği ifade edildi.

İdlib Kuru Limanı’nın faaliyete geçmesiyle birlikte yeniden imar projelerinde kullanılacak malzeme ve ekipmanların bölgeye daha hızlı ulaştırılması amaçlanıyor.

Teknik komisyonlar çalışmalarını sürdürüyor

Forum, iki ülkenin bakanlık bürokratları ve teknik heyetlerinin katıldığı kapalı oturumlarla devam etti.

Toplantılarda gümrük mevzuatlarının uyumlaştırılması, sınır kapılarındaki fiziki ve dijital altyapının geliştirilmesi, ortak gümrük otomasyon sistemlerinin kurulması ve yatırım süreçlerine ilişkin hukuki düzenlemeler ele alındı.

Program kapsamında ayrıca Türk ve Suriyeli iş insanları arasında ikili iş görüşmeleri (B2B) gerçekleştirildi.

Yetkililer, forumda ele alınan projelerin hayata geçirilmesiyle Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret hacminin artırılması, sınır ticaretinin güçlendirilmesi, lojistik altyapının geliştirilmesi ve Türkiye üzerinden Körfez ülkelerine uzanan ticaret koridorunun daha etkin hale getirilmesinin hedeflendiğini belirtti.

Böylece İdlib Serbest Bölgesi, Kuru Liman Projesi, organize sanayi bölgeleri ve yeni gümrük kapılarının, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin geliştirilmesine katkı sağlaması ve bölgesel ticaret ağının yeniden şekillenmesinde önemli rol üstlenmesi öngörülüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız