Esed rejimi, 21 Ağustos 2013'te Şam'ın Doğu Guta bölgesinde
kimyasal silah kullanmış, bin 400'ün üzerinde sivilin hayatını
kaybetmesine, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 10 binin üzerinde
sivilin yaralanmasına neden olmuştu.
Bunun üzerine ABD'nin daha önce ilan ettiği "kırmızı çizgi"
gereğince Suriye'ye müdahale etmesi beklentisi doğmuştu. Ancak
Rusya, rejimin tüm kimyasal silah stoğunu imha etmesi teklifini
getirerek müdahaleyi engellemişti. Taraflar, 15 Eylül 2013'te
anlaşmış, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'nün (KSYÖ)
devreye girdiği süreçte imha işlemi başlatılmıştı. Örgüt, işlemin
19 Ağustos 2014'te tamamlandığını duyurmuştu.
Ancak, örgütün imha ettiği stok, Esed'in bildirdiği envanterle
sınırlı kalmıştı. Rejimin tekrarlayan klor gazı saldırıları, tüm
kimyasal silah stoğunu imha etmediğini, bir kısmını gizlemeyi
başardığını gözler önüne seriyor.
Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR) 20 Şubat'ta yayımladığı raporda
rejimin son üç yılda sırasıyla en fazla İdlib, Şam kırsalı, Hama ve
Halep'te olmak üzere 162 kez kimyasal silah saldırısı düzenlediği
ve en az 230 sivili öldürdüğünü bildiriyor.
Rejim, son 10 günde biri Hama ve Şam, diğer ikisi İdlib olmak
üzere, 4 defa klor gazı saldırısı düzenledi. 25 Mart'ta Hama'nın
Latamne beldesindeki saldırıda 2 sivil ölmüş, 30 kişi de gazdan
etkilenmişti.
30 Mart'ta Şam'da, rejim kuşatmasındaki Kabun mahallesinde de klor
gazı saldırısının olumsuz etkilerine 35 sivil maruz kaldı.
İdlib'in El Habit beldesine dün gece düzenlenen klor gazlı saldırı,
20 sivili zehirlemişti.
Bu sabah saatlerinde İdlib'in güneyindeki Han Şeyhun beldesine
düzenlenen klor gazı içerikli saldırıda ölü sayısı 100'ü geçerken,
çoğu çocuk 500 sivil de yaralandı.
Konuyla ilgili açıklama yapan yetkililer, ölü sayısının artmasından
endişe ettiklerini bildiriyor.
REJİM İNKAR EDİYOR
Öte yandan rejim hala kimyasal silah kullanmadıklarını iddia
ediyor. Rejimin BM Daimi Temsilcisi Beşşar Caferi, 2013 yılında
Şam’ın doğusundaki Guta bölgesine yapılan kimyasal silah
saldırısının Fransız istihbaratı tarafından organize edildiğini öne
sürmüştü.
Caferi'nin bu iddiaları da Suriye'de kimyasal silah kullanan
tarafların tespiti amacıyla BM ve Kimyasal Silahların Yasaklanması
Örgütünce (OPCW) oluşturulan komisyonun raporunda
yalanlanmıştı.
Söz konusu rapor, rejimin araştırmalara kısıtlı izin vermesi
nedeniyle bu saldırılardan yalnızca 3'üne tespit getirebilmişti.
Mekanizmanın 21 Ekim'de açıkladığı rapora göre rejim güçleri, 21
Nisan 2014'te İdlib'in Talmenes köyü, 16 Mart 2015'te Sarmin köyü
ve 21 Ağustos 2016'da Halep'in Mare ilçesinde kimyasal silah
kullandı.
KİMYASAL SALDIRILAR GEÇEN YIL DA HIZ KESMEDİ
6 Eylül 2016'da o dönemde rejimin kuşatması altındaki Doğu Halep'in
Sükkeri semtinde klor gazı içerikli bombalar, 100 sivili
zehirlemişti.
12 Kasım'da KSYÖ, Esed rejimini kimyasal silah kullanmaya devam
ettiği için ilk kez kınamıştı. Ancak Esed, kimyasal saldırı
katliamlarına son vermedi.
24 Kasım'da doğu Halep'in Cezmetli ve Ard Hamra semtlerine atılan
klor içerikli varil bombası, 13 sivilin ciddi derecede
etkilenmesine sebep oldu.
9 Aralık'ta rejimin doğu Halep'in Cellum, Bab Kınnısriyn, Kellese,
Bustan el-Kasr, Meğayir, Meadi, Firdevs, Ensari, Zibdiyyeve Mesakin
Firdevs bölgelerine attığı klor içerikli bombalar 46 sivilin ölümü,
230 sivilin yaralanmasına neden oldu.
12 Aralık'ta terör örgütü DEAŞ kontrolündeki Hama'nın Akirbat
beldesinde 85 sivil, hardal gazı saldırısının kurbanı oldu.
Rejim ve destekçisi milis güçlerin kuşattığı Şam'ın Barada Vadisi
26 Aralık 2016 ve 5 Ocak 2017'de iki kez klor gazıyla vuruldu.
Onlarca kişi gazdan etkilendi.
9 Şubat 2017'de Şam'ın Doğu Guta bölgesinde bir doktor ve hastası
ölürken, 30 sivil zehirlendi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
