Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "Biz Gazi Mustafa Kemal
Atatürk'ün 'Yurtta sulh cihanda sulh' ilkesine sonuna kadar sahip
çıktık ve çıkmaya devam edeceğiz ama hiç kimse de bölgemizde
gelişen olaylara Türkiye'nin kayıtsız kalmasını beklemesin."
dedi.
Bakan Işık, Gölcük Belediyesi Yazlık Ilıca Tesisleri'nde düzenlenen
Sivil Toplumla Cumartesi Buluşmaları Toplantısı'nda yaptığı
konuşmada, bölgede tarihin yeniden yazıldığı bir sürecin
yaşandığını belirterek, hiç kimsenin bu bölgede Türkiye'yi hesaba
katmadan bir şey yapılamayacağını bilmesini istediklerini ifade
etti.
Bölgenin tekrar en kısa sürede huzura, refaha ve istikrara
kavuşması için Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hükümeti ve milleti
olarak ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini anlatan Işık,
ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarını kaydetti.
Bakan Işık, birinci önceliklerinin ülkenin huzuru ve güvenliği
olduğunu vurgulayarak, "Ülkemizin huzuru ve güvenliği gerektirdiği
için bugün El Bab'da operasyon yapıyoruz. Özgür Suriye Ordusu ile
orada Türkiye'ye yönelik tehdidi bertaraf etmek için mücadele
ediyoruz. Ülkemizin güvenliği gerektirirse elbette başka
operasyonları da hiç çekinmeden yaparız. Önemli olan Türkiye'ye
yönelik tehdidi nereden gelirse gelsin kaynağında imha etmektir,
yok etmektir." diye konuştu.
Bütün bunları yaparken elbette zor bir süreçten geçtiklerinin de
farkında olduklarına işaret eden Işık, şunları söyledi:
"Şehitler veriyoruz, canımız yanıyor, ciğerparelerimizi toprağa
veriyoruz ancak şunu da çok iyi biliyoruz ki 4-5 bin yıllık devlet
geleneği olan bir milletin evlatları olarak gerektiğinde hür ve
bağımsız yaşamak için gerektiğinde şehit vermeyi göze alamazsak bu
topraklar bize kıyamete kadar ilelebet vatan olmaz. En az şehit
vererek, en az gazi vererek bu noktada bu operasyonları tamamlamayı
hedefliyoruz."
- "ÜLKENİN SAVUNMASI VE GÜVENLİĞİ KONUSU, GÜNDELİK SİYASİ
MALZEME KONUSU YAPILAMAZ"
Ne Suriye'nin ne Irak'ın ne de başka bir ülkenin toprağının bir
tek karışında bile gözlerinin olmadığını kaydeden Bakan Fikri Işık,
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Maalesef bizim bu noktadaki tavrımızı anlayamayanlar şimdi 'Efendi
politika değişikliği mi var, şu mu var, bu mu var?' Hayır, bizim
baştan beri tavrımız net. Biz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Yurtta
sulh cihanda sulh' ilkesine sonuna kadar sahip çıktık ve çıkmaya
devam edeceğiz ama hiç kimse de bölgemizde gelişen olaylara
Türkiye'nin kayıtsız kalmasını beklemesin. Bu tarihi süreçte bir
tek beklentimiz var, sorumluluk mevkisinde olan herkesin bu
sorumluluğun idrakinde olması, 'Günlük siyasi polemik yapacağım'
diye Türkiye'nin milli menfaatlerine zarar vermemesi. Güvenlik
konusu hepimiz için çok önemlidir. Ülkenin savunması ve güvenliği
konusu gündelik siyasi malzeme yapılamaz. Siyasi polemik konusu
çok, o konularda yapalım ama ülkenin savunmasını ve güvenliğini
gündelik siyasi polemik konusu haline hiç kimse getirmemelidir. Bu
konuda sorumluluk mevkisinde bulunan herkesin bu mevkinin gerektiği
şekilde davranmasını bekliyoruz."
Işık, bütün bu sıkıntıları aşacaklarını vurgulayarak, Türkiye'nin
muasır medeniyet seviyesini aşma idealine adım adım yürüdüklerini,
Türkiye mesafe aldıkça önüne konan engellerin de arttığını
bildirdi.
Son 3,5 yılda Gezi Parkı olaylarıyla başlayan sürecin ardından
17-25 Aralık, Kobani olayları ve FETÖ'nün darbe teşebbüsünün
yaşandığına dikkati çeken Işık, "Hangi ülke bu kadar ağır
operasyonları kaldırabilir, hangi ülkenin demokrasisi ve ekonomisi
bu kadar ağır bir yükün altından kalkabilir? Allah'a hamd olsun
Türkiye'nin demokrasisi de ekonomisi de bu ağır yüklerin altından
kalkmasını bildi." değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Işık, buradaki en önemli unsurun ülkenin birlik ve
beraberliği olduğunu, milletin oynanan oyunun farkına vardığına
vurgu yaparak, "Türkiye'nin geleceği aydınlıktır. Hiç kimsenin en
küçük bir tereddüdü olmasın. Bu hain terör örgütlerini de yeneceğiz
bu ülkenin gelişmesini, güçlenmesini, kalkınmasını durdurmak ve
engellemek isteyen mihrakların da bütün emellerini boşa
çıkaracağız. Çocuklarımıza, gelecek kuşaklara devraldığımızdan çok
daha güçlü bir Türkiye'yi bırakacağız Allah'ın izniyle." diye
konuştu.
