Aşkale ilçesindeki mitingin ardından beraberindekilerle kent
merkezine dönen Akdağ, il merkezindeki cadde ve sokaklarda seçim
otobüsünden vatandaşları selamladı. Bakan Akdağ kendisini "bozkurt"
ve "Rabia" işaretleriyle selamlayan vatandaşlara aynı şekilde
karşılık verdi.
Saadet Partisi ve Memur-Sen İl Başkanlığını ziyaret eden Akdağ,
Atatürk Üniversitesi Mavi Salon'da düzenlenen "Gençler Bakanı ile
Buluşuyor, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Konuşuluyor"
konferansında üniversite öğrencileriyle buluştu.
Akdağ, burada yaptığı konuşmada, 16 Nisan'daki halk oylamasına
giderken gençlerle bir araya gelmek istediklerini söyledi.
Gerçekleri olabildiğince gençlere aktarmayı amaçladıklarını dile
getiren Akdağ, şöyle devam etti:
"Siz hayatınızın baharındasınız ve bu ülke sizin omuzlarınızda
yükselecek. Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan, Başbakanımız
Binali Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bunlar ne
yapmak istiyorlar? Bu ülkenin 11 yıldır Sağlık Bakanlığını yapan
Recep Akdağ neyin peşinde, niye bu referandumu size getirdik? AK
Parti'ye bakarsanız zaten iktidarda, Cumhurbaşkanı da zaten bu
ülkenin Cumhurbaşkanı. Bizim derdimiz ne? Buna iyi bakmamız
lazım."
- "O PIRIL PIRIL VATAN EVLADINI ŞEHİT ETTİLER"
Akdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile HDP'nin ülkeye tek
adamlığın geldiğinden ve diktatörlükten bahsettiğine dikkati
çekti.
Bu iddiaları öne süren partilerin geçmişine iyi bakmak gerektiğini
ifade eden Akdağ, "Yakın tarihi iyi okuyun. Daha önce bu ülkenin
yakın tarihinde iki kişiye diktatör dediler. Rahmetli Adnan
Menderes'e diktatör dediler. Zalim ve ahlaksız adamlar, götürdüler
o pırıl pırıl vatan evladını arkadaşıyla şehit ettiler. Birileri de
ona alkış tuttu. Tek başına iktidar olmuş kişiydi. Hem de o ağır
milli şef döneminde." diye konuştu.
Akdağ, diktatör dedikleri rahmetli Menderes'i askeri cuntanın dar
ağacına götürdüğünü anlatarak millet varken askeri cuntanın
hükümete müdahale ettiğini aktardı.
Akdağ, şunları söyledi:
"Nasıl oluyormuş, askeri cunta da kim oluyormuş, millet varken,
milletin seçimi varken milletin eline silah verdiği insanların
seçilen bir başbakanı darağacına götürmeye ne hakkı var? Yakın
tarihi okuyun. Kılıçdaroğlu'nun söylediklerine benzer şeyleri o
zamanki CHP'lilerin söylediklerini göreceksiniz. Sonra kime
diktatör dediler? O da çok tonton bir insandı. 12 Eylül'e rağmen
milletin iktidara getirdiği rahmetli Turgut Özal'a dediler. Bugün
de göz bebeğimiz Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan'a aynı
yaftayı söylüyorlar. Bu haksızlık. Erdoğan güçlü bir lider, bizim
özlediğimiz bir devlet adamı. Başını eğmiyor ama gücünü bizden
alıyor. Siz yarın oy vermediğiniz zaman onun bir gücü kalmaz."
- "KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK"
CHP ile HDP'nin halk oylamasının halkın önüne getirilmemesi için
çok uğraştığını belirten Akdağ, bu partilerin milletten korktuğunu
ve milletin cahil olduğunu düşündüğünü öne sürdü.
Akdağ, korkunun ecele faydasının olmadığını ve kararı her şeye
rağmen yine milletin vereceğini vurguladı.
Bir üniversite öğrencisinin "15 Temmuz'dan sonra askeri okulların
kapatıldığı, vatansever birçok kişinin mağdur edildiği ve devlet
memuru bazı akrabalarının da suçsuz yere ihraç edildiğini"
savunarak insanların mağdur edildiği öne sürmesi üzerine Akdağ,
şöyle konuştu:
"Sizin vatansever diye nitelediğiniz o öğrenciler ve o okullardan
mezun olan subaylar, bizim 250 şehidimizin kafasına bomba
yağdırdılar. 2 bin 200'ün üzerinde insanımızı ağır biçimde
yaraladılar. Siz onların hiçbirini yaşamadınız. Ben o ailelerin
ağır travmalarını görüşmelerimde yaşadım ve uykularım kaçtı."
- "KILI KIRK YARARAK BU ÇETEYİ ÜLKEDEN TEMİZLEMEYE
ÇALIŞIYORUZ"
Askeri okul öğrencilerin büyük çoğunluğunun sınav soruları
verilerek okula alındığını ve seçilmiş kişiler olduğunu aktaran
Akdağ, devletin durumu bildiğine ve bunun için önlem aldığına
işaret etti.
Akdağ, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Biz kafalarına uçaklardan bomba atılmış bir ülke olarak bunu riske
edemeyiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin ordusunun generallerinin
neredeyse yarısı tespit edildi ve ordudan ihraç edildi. Bu riski
kesinlikle alamayız. İhraç edilenler ya da bu şekilde askeri okulla
ilişiği kesilenler, haklarını aramaya sahipler. Kanun Hükmünde
Kararname (KHK) kapsamında mahkeme yollarını da açtık. Eğer
gerçekte ilişiği yoksa adalet tahakkuk eder. Bize gelenlerin
hiçbirinin ailesi 'Evet böyle bir problemimiz var, biz pişman
olduk, suçunu çeksin ama...' gibi bir cümleyle başlamadılar. Herkes
'Hiçbir suçu yoktu' diyor. Bombaları yağdıranların da bir suçu
yokmuş. Bekleyelim bir daha palazlansınlar, öğrenci olarak
alınanlar bir daha general olsunlar, kafamıza bomba yağdırsınlar.
Bizim bu millete ve geleceğine karşı sorumluluğumuz var. Kimse bir
mağduriyet edebiyatı üzerinden 15 Temmuz'u aklamaya falan
çalışmasın. Kılı kırk yararak, bu çeteyi bu ülkeden temizlemeye
çalışıyoruz. 40 yıldır bu ülkenin kılcal damarlarına yapışmış bir
çete var."
- "GÖRME YETİSİ AZ OLAN KİŞİLERİ DE POLİS
YAPMIŞLAR"
Akdağ, devletin önemli bir işiyle ilgili olmayan hiçbir alanda
FETÖ'cülerin kolay kolay bulunmadığına dikkati çekerek, şunları
kaydetti:
"Nereye çöreklenmişler, silahlı kuvvetlere. İlk iş olarak bütün
sınav komisyonlarını ele geçirmişler. Askeri, polislik sınavları...
Polislik sınavlarında görme keskinliği aranır. Ben gözlüklü olduğum
için gözlüğümü çıkarsam soruyu soran arkadaşı göremem. Beni polis
yapmazlar ama benim durumumda olan yüzlerce kişiyi polis yapmışlar.
Bulduk, çıkardık bunları ortaya."
Konferans, Akdağ'ın öğrencilerin Cumhurbaşkanlığı Hükümet
Sistemi'yle ilgili sorularını yanıtlamasıyla son buldu.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
