Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esenler'de düzenlenen toplu açılış
töreninde yaptığı konuşmadı şunları söyledi:
"Türkiye, dünyanın ve bölgemizin büyük bir dönüşüm içerisinde
olduğu bu süreçte tarihi bir karar verecek. Bu meseleyi komik
benzetmeleriyle şahsi hale getirenler, yalanlarıyla sulandıranlar,
çarpıtmalarıyla başka tarafa çekmek isteyenlerin amacı başkadır.
Onlar, Türkiye bu dönüşüm sürecini güçlü bir şekilde
karşılayamasın, eskiden olduğu gibi sırtı yerden kalkmasın, hep
birilerine muhtaç olarak yaşasın istiyorlar.
Bugün, terör örgütleri ve arkalarındaki güçler bir olmuşlar
Türkiye'nin tökezlemesini bekliyorlar. Bize düşen, ülkemize dört
elle sarılmaktır, ülkemizi daha da güçlendirmektir, hedeflerine çok
daha süratle ulaştırmak için. Aldığımız kararın sebebi işte budur.
Şahıslar için değil, milletimizin istikbali... Yönetim sistemini de
bunun için değiştiriyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefeti dinleyen sanır ki Tayyip Erdoğan
bu sistemi kendisi için değiştirmek istiyor. Benim 16 Nisan'a
çıkacağımın garantisi var mı? Yok. Öyleyse demek ki bu benim için
değil, ülkem için. Sultan Süleyman'a kalmayan dünya bize mi
kalacak?" dedi.
Erdoğan, 14 yılda 19 bin kilometre bölünmüş yol yapıldığını, 79
yılda Cumhuriyet tarihinde 6 bin 100 kilometre yol yapıldığını
anlatarak, "Bunlar üretim değil mi? Gözü var görmüyor, kulağı var
duymuyor, ağzı var konuşmuyor. Niye? Çünkü bunların kalpleri
mühürlenmiştir." dedi.
Vatandaşların "Kıskananlar çatlasın" sloganları üzerine Erdoğan,
"Çatlamasın. Onlar da öğrenecekler." dedi.
Toplu konutta, 760 bin konutu geride bıraktıklarını ifade eden
Erdoğan, "Halep oradaysa, arşın Esenler'de. 25 hava alanımız vardı,
şimdi 59. Biz buyuz. Biz bu millete aşığız, biz dertliyiz. Biz
dağları dele dele geliyoruz. Biz Ferhatız, millet Şirin. İnşallah
daha deleceğimiz çok dağlar var, yapacağımız çok bölünmüş yollar,
otobanlar, havalimanları, köprüler var. Bütün bunlarla biz en
doğuyu en batıya, en kuzeyi en güneye yaklaştırıp, milletimizi
birbiriyle kucaklaştıracağız." diye konuştu.
Türkiye'yi istismar siyaseti yaparak değil, hizmet hassasiyetiyle
ve aşkıyla geliştirdiklerini dile getiren Erdoğan, konuşmasına
şöyle devam etti:
"Ne dedik? Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya
geliyoruz dedik. Şimdi diyorlar ki 'Neyiniz eksik de yönetim
sistemini değiştirmeye çalışıyorsunuz?' Biz yönetim sistemini kendi
keyfimiz için değiştirmenin peşinde değiliz. Neyimizin eksik
olduğunu 7 Haziran seçimlerinde gördük, değil mi? Bir fırsat
yakaladılar zannettiler ki artık biz iktidarız. Siz iktidar
olamazsınız çünkü sizin derdiniz başka. Hemen Diyarbakır'da 53
kardeşimizi öldürdünüz. Ölen Kürt, öldüren de Kürt'tü, değil mi?
Çünkü bunlarda insan sevgisi diye bir şey yoktur. Onlar benim Kürt
kardeşlerimin temsilcisi değil, bunlar terör örgütlerinin
temsilcisidir.
Ne dedik? Biz bu vatanı size böldürtmeyeceğiz, milletimizi
böldürtmeyeceğiz. Dün Hakkari'de İkiyaka Dağı'nda 19 terörist
etkisiz hale getirildi. Bu sabah Erzincan'da 14 terörist etkisiz
hale getirildi. Çünkü bu milletin evlatları mutluluğu, huzuru,
refahı yakalayana kadar, onlarla silahlı kuvvetlerimiz, polisimiz,
korucularımız beraber bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Onun için ben
silahlı kuvvetlerimizin, polisimizin, korucularımızın hepsine
teşekkür ediyorum. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize
şifalar diliyorum."
Şayet milletin desteğiyle inisiyatif alıp, Türkiye'yi o belirsizlik
döneminden çıkarmamış olsalardı bugün belki de yeniden 1990'ların o
koalisyon dönemlerine dönüleceğini belirten Erdoğan, "Neyimizin
eksik olduğunu 15 Temmuz'da gördük. Şayet yine milletimizle bir
olup, darbecilerin karşısına dikilmemiş olsaydık, belki yeni bir 27
Mayıs faciasıyla karşı karşıyaydık. Demek ki bizim çalışmamız,
gayret etmemiz, eser ortaya koymamız, geleceğimizi etkileyecek
birtakım tehlikelerin, birtakım tehditlerin varlığını ortadan
kaldırmıyor. Bunun için sürekli kriz üreten sistemin değişmesi
lazım. Biz de işte bu tehditlerle, milletimizin ve onun temsilcisi
olacak siyasi kadronun, daha kolay mücadele edebilmesini sağlamak
için yönetim sistemini değiştirmek istiyoruz." değerlendirmesinde
bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan'ı anlamak için çok partili hayata
geçilen 1950 yılından beri yaşananlara bakmanın yeterli olacağını
ifade ederek, şunları kaydetti:
"Demokrasinin, milli iradenin hakim olabilmesi için atılan her
adımın darbeciler, vesayetçiler tarafından kesildiğini gördükten
sonra nasıl aynı şekilde devam edilmesine rıza gösterebiliriz.
Üstelik bu konu bir anda ortaya çıkmış da değildir. Geçmişte,
ülkemizde sorumluluk üstlenmiş, milletimizin derdiyle dertlenmiş
kim varsa, hepsi de dönüp dolaşıp aynı noktaya gelmiştir. Gelinen
yer, hep bizim 16 Nisan'daki anayasa değişikliği ile
gerçekleştirmek istediğimiz yönetim sistemi olmuştur. Muhalefeti
dinleyen sanır ki Tayyip Erdoğan bu sistemi kendisi için
değiştirmek istiyor. Benim 16 Nisan'a çıkacağımın garantisi var mı?
Yok. Öyleyse demek ki bu benim için değil, ülkem için. Sultan
Süleyman'a kalmayan dünya bize mi kalacak."
- "TÜRKİYE TARİHİ BİR KARAR VERECEK"
Amaçlarının, Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaşabileceği, terörle
mücadelesini daha etkin şekilde yürütebileceği, dünyadaki
saygınlığını yükseltebileceği bir sisteme kavuşturmak olduğunu
vurgulayan Erdoğan, "İki kelime; istikrar ve güven. Biz bunun
sistemle güçlü hale gelmesini istiyoruz. Gayretimiz bunun için."
dedi.
Meclisin 339 milletvekilinin "evet" oyuyla bu konudaki görevini
bitirdiğini, şimdi sıranın millette olduğunu ifade eden Erdoğan,
339 milletvekiline, Başbakan Binali Yıldırım ile MHP Genel Başkanı
Devlet Bahçeli'ye teşekkür etti.
Sıranın millette olduğunu dile getiren Erdoğan, "Esenler'in kararı
'evet' mi? İstanbul'un kararı 'evet' mi? Türkiye'nin kararı 'evet'
mi? Büyük Türkiye için 'evet' mi? Güçlü Türkiye için 'evet' mi?
Müreffeh Türkiye için 'evet' mi? İstikrarlı Türkiye için 'evet' mi?
Öyleyse, 'evet, evet, evet'..." diye seslendi.
Türkiye'nin, dünyanın ve bölgenin büyük bir dönüşüm içinde olduğu
bu süreçte tarihi bir karar vereceğini, bu meseleyi komik
benzetmeleriyle şahsi hale getirenlerin, yalanlarıyla
sulandıranların, çarpıtmalarıyla başka tarafa çekmek isteyenlerin
amacının başka olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Onlar, Türkiye bu
dönüşüm sürecini güçlü bir şekilde karşılayamasın, eskiden olduğu
gibi sırtı yerden kalkmasın, hep birilerine muhtaç olarak yaşasın
istiyorlar. Hani bir zamanlar IMF'ye borçluyduk ya. Biz göreve
geldiğimizde IMF'ye ne kadar borcumuz vardı? 23,5 milyar dolar.
Ödedik, ödedik, ödedik, 2013 sıfırladık. Biz bitirdik, biz. Bizden
öncekiler, parlamenter sistemden bahsedenler, parlamenter demokrasi
diyenler, onlar borçlandı biz ödedik."
- "BATI NİYE ÇILDIRIYOR?"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 270 bin yeni derslik
yapıldığını, milli bütçenin yarısının milli eğitime ayrıldığını,
105 yeni üniversite kurulduğunu, 3 bin 500 yeni hastane ve 7 bin
500 yeni sağlık merkezi inşa edildiğini, buraların en modern
cihazlarla donatıldığını, 500 bin sağlık çalışanı atandığını, 4 bin
200 yeni ambulans hizmete sokulduğunu anlattı.
Helikopter ve jet ambulanslarla hizmet verildiğini belirten
Erdoğan, "Niye? Benim Ahmedime, Mehmedime, Ayşeme, Fatmama, bunlar
yakışmaz mı? Onlar buna layık değil mi?" dedi.
Erdoğan, İstanbul'a iki dev şehir hastanesi yapılacağını
söyledi.
Üçüncü havalimanının ilk etabının gelecek yılın ilk çeyreğinde
açılacağını bildiren Erdoğan, "Yılda yolcu sayısı 90 milyon.
2023'te ikinci etabını da açacağız, kapasite 150 milyon olacak.
Dünyanın bir numarası... Batı niye çıldırıyor? İşte bundan dolayı,
'Ya bu Türkiye nasıl böyle ayağa kalkıyor?' Şimdi bak ne diyor
bunlar? 'Hayır', değil mi? Böyle bir havalimanına bunlar 'evet'
diyemez. Ecdadımız ne dedi? 'Bizim atlarımızın nallarının uzandığı
yere, bunların rüyaları, hayalleri bile ulaşamaz.' İşte buyurun,
'hayır' diyenlere bakalım. Bunlar, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne,
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne,
Osmangazi Köprüsü'ne, 3 yıl içinde 200 milyon yolcunun denizin
altından boğazdan geçtiği Marmaray'a, Avrasya Tüneli'ne, Körfez
Köprüsü'ne 'Hayır' dediler mi? Şimdi ben merak ettim acaba 18 Mart
Çanakkale Köprüsü'ne ne derler diye, sesleri çıkmadı. Bunlar bu
güzelim hizmetlere 'hayır' dediklerine göre demek ki biz isabetli
bir yoldayız."
- "İSTANBUL'A HİZMET ETMEKTEN ASLA PİŞMAN OLMADIM,
OLMAYACAĞIM"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bedelini cezaevine
düşerek ödemiş olsam da İstanbul'u sevmekten, İstanbul'a hizmet
etmekten asla pişman olmadım, olmayacağım. Aynı şekilde bu ülkede
12 yıla yakın başbakanlık yaptım. Son 2,5 yıldır cumhurbaşkanı
olarak hizmet veriyorum. Her türlü tehdide, tacize, bildiriye,
açık, gizli saldırıya, hatta darbe, darbe teşebbüslerine maruz
kalmamıza rağmen inanın bana, yürüdüğümüz yoldan dönmeyi bir an
bile düşünmedik. Bu süre içinde yapamadıklarımız elbette vardır,
ama yaptıklarımızla ülkemize Cumhuriyet tarihimizin tamamında
yapılanların katbekat üzerinde hizmetler kazandırdık." dedi.
Esenler'in İstanbul'un kadim yerleşim alanlarına ev sahipliği
yaptığını, Osmanlı döneminde Avrupa'ya sefere çıkan ordunun,
Esenler'deki Davutpaşa sahrasından uğurlandığını ve seferden dönen
ordunun burada karşılandığını anlatan Erdoğan, bugünkü Davutpaşa
Kışlası'nın da Osmanlı'nın Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından sonra
kurduğu yeni ordu için inşa edildiğini söyledi.
Erdoğan, "Bugün de Esenler Türkiye'nin içeride ve dışarıda
yürüttüğü mücadelelerin kalesidir, sembolüdür. 10 Ağustos 2014
Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nde yüzde 66 ile İstanbul'da ilk sıralarda
yer alan Esenler'in 16 Nisan'da daha yüksek oranla değişime sahip
çıkacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.
Esenler'in Türkiye'nin her yerinden gelenleri kardeşçe
barındırdığını dile getiren Erdoğan, alanda bulunanlara "Esenler,
istikrarın, güvenin önemini bilir mi?" diye sorarak, "Evet"
yanıtını aldı.
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şair ne diyor? 'Seni boydan boya sevmişim/Ta Kars'a kadar
Edirne'den/Toprağını, taşını, dağlarını/Fırsat buldukça övmüşüm/Sen
vatanımsın, ekmeğimsin/Duyduğum, bildiğim zafersin yıllarca.' Bu
topraklar, bu vatan böyle. Bizler ülkemizi işte böyle severiz, öyle
değerli görürüz. Onun için 16 Nisan bir kırılma noktasıdır. Buna
hazır mıyız? Unutmayın ağlamamız da gülmemiz de vatanımız içindir.
Onun için de ülkemiz, milletimiz için en iyisi, en güzeli, en
hayırlısı neyse onu yapmanın gayreti içinde olduk. İstanbul'da 4,5
yıl büyükşehir belediye başkanlığı yaptım. İstanbul'a, İstanbullara
hizmet etmek dışında tek bir eylemim, tek bir işim, tek bir sözüm
gösterilebilir mi? Susuzluktan aldık suya kavuşturduk. Çöp
dağlarını kaldırdık, tertemiz bir İstanbul hazırladık. O sisli
puslu kirli havaları, maskeli geçen yılları düşünün, tertemiz bir
İstanbul meydana getirdik. 2,5 milyar dolar borçla devraldık, 1,2
milyar dolar borçla devrettik. Bir taraftan da yatırımları yaptık,
alt yapı, üst yapı vesaire. Bedelini cezaevine düşerek ödemiş olsam
da İstanbul'u sevmekten, İstanbul'a hizmet etmekten asla pişman
olmadım, olmayacağım. Aynı şekilde bu ülkede 12 yıla yakın
başbakanlık yaptım. Son 2,5 yıldır cumhurbaşkanı olarak hizmet
veriyorum. Her türlü tehdide, tacize, bildiriye, açık, gizli
saldırıya, hatta darbe, darbe teşebbüslerine maruz kalmamıza rağmen
inanın bana, yürüdüğümüz yoldan dönmeyi bir an bile düşünmedik. Bu
süre içinde yapamadıklarımız elbette vardır, ama yaptıklarımızla
ülkemize Cumhuriyet tarihimizin tamamında yapılanların katbekat
üzerinde hizmetler kazandırdık. Eğitimde, sağlıkta, adalette,
emniyette, ulaşımda, gıda tarımda, enerjide, toplu konutta,
demiryollarında, havayollarında, tünellerde, barajlarda, sosyal
yardımlarda Türkiye'ye yaptığımız hizmetleri en iyi halkım
biliyor."
