Türkiye’de orman yangınları yalnızca yaz aylarının çevre felaketi değil, aynı zamanda insan ihmali, iklim değişikliği, afet yönetimi ve teknolojik müdahale kapasitesiyle birlikte ele alınan kritik bir güvenlik başlığına dönüştü.
2025’te yangın sayısı düştü, yanan alan arttı
Türkiye’de 2024’te 3 bin 797 orman yangını çıkarken, 2025’te bu sayı 3 bin 224’e geriledi. Buna karşın yangınlarda zarar gören alan 2024’te 27 bin 485 hektar iken, 2025’te 81 bin 473 hektara yükseldi.
Son 6 yıllık verilere bakıldığında yangın sayısının dalgalı seyrettiği görülüyor. Türkiye’de 2020’de 3 bin 399, 2021’de 2 bin 793, 2022’de 2 bin 160, 2023’te 2 bin 579, 2024’te 3 bin 797 ve 2025’te 3 bin 224 orman yangını meydana geldi.
Yangınların en büyük nedeni ihmal
Yangınların çıkış nedenleri, "kasıt", "ihmal-kaza", "doğal" ve "sebebi bilinmeyen" olmak üzere 4 başlıkta toplanıyor.
2025’te çıkan orman yangınlarının en büyük nedeni ihmal, dikkatsizlik ve kaza oldu. Türkiye genelinde geçen yıl 3 bin 224 orman yangınının 1753’ü ihmal nedeniyle çıktı ve bu yangınlarda 40 bin 32 hektar alan zarar gördü.
Kasıtlı olarak çıkarılan 160 yangında 3 bin 546 hektar, doğal nedenlerle çıkan 279 yangında 269 hektar alan etkilendi. Sebebi bilinmeyen 1032 yangında ise 37 bin 626 hektar alan zarar gördü.
“Yangını ihmal ve dikkatsizlik çıkartıyor”
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da yangınların temel nedeninin insan ihmali olduğuna işaret etti. Bakan Yumaklı, iklim koşullarının yangını çıkarmadığını ancak kontrol altına alınmasını zorlaştırdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Yangını iklim değişikliği, sıcaklık artışı, aşırı rüzgar ve düşük nem çıkartmaz. Bunlar yangının kontrol altına alınması zorlaştırır, yayılmasını kolaylaştırır. Yangını maalesef ihmal ve dikkatsizlik çıkartıyor.”

Hava filosu 2026’da güçlendirildi
Türkiye, 2026 yangın sezonuna hava ve kara gücünü artırarak girdi. Orman yangınlarıyla mücadelede 28 uçak, 119 helikopter ve 14 İHA görev yapacak; havadan su atma kapasitesi 462 tona ulaştı.
Bakan Yumaklı, hava gücünün geldiği noktaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bugün orman yangınlarına karşı 28 uçak, 119 helikopter, 14 insansız hava aracıyla yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz. Bu gücümüzle de toplam 462 ton su atma kapasitesine sahibiz. Geçtiğimiz yıla göre hava aracı sayımızı 146'dan 161'e çıkardık. Hava araçlarımız, ülkemizin dört bir yanında, yangın riskinin yüksek olduğu bölgelerde görev başında.”

Kara filosu da büyüdü
Yangınla mücadelede yalnızca hava araçları değil, kara gücü de artırıldı. 2026’da arazöz sayısı 1766’dan 1930’a, ilk müdahale aracı sayısı 2 bin 742’den 2 bin 751’e, iş makinesi sayısı ise 831’den 868’e yükseltildi.
Bakan Yumaklı, kara gücündeki artışa ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Arazöz sayımızı 1766'dan 1930'a, ilk müdahale aracı sayımızı 2 bin 742'den 2 bin 751'e, iş makinesi sayımızı ise 831'den 868'e yükselttik. Mevcut havuz ve göletlerimize ilave olarak 55 yeni havuz ve gölet daha inşa edeceğiz. Böylece yangınla mücadelede kullanılan havuz ve gölet sayımız 4 bin 852'ye ulaşacak.”
Toplam kara filosu 5 bin 600 araca ulaştı
Yangın Söndürme Araçlarının Görev Yerlerine Uğurlanması Töreni’nde 20 dozer, 65 arazöz ve 16 ekskavatör görevlendirildi. Bu araçlarla birlikte yangınla mücadelede 1953 arazöz, 878 iş makinesi ve 2 bin 766 ilk müdahale aracıyla toplam 5 bin 600 araçlık kara filosuna ulaşıldı.
Bakan Yumaklı, yeni araçların sahaya gönderilmesine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bugün göreve uğurlayacağımız 20 dozer, 65 arazöz ve 16 ekskavatörle, ülkemizin dört bir yanında 'yeşil vatan' savunmamızı biraz daha güçlendirmiş oluyoruz. Araçların hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah bu arazözleri yangın söndürmek için değil, ağaçları sulamak için kullanalım. Bu vesileyle, 'yeşil vatan' uğruna canlarını feda etmiş bütün kardeşlerime rahmet diliyorum. Orman teşkilatımıza, her zaman çok ciddi bir şekilde destek veren, bizleri cesaretlendiren Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'a da şükranlarımı arz etmek istiyorum. Bu büyük mücadelede yalnız değiliz, bunu biliyoruz.”
Yapay zeka destekli mücadele dönemi
Türkiye, orman yangınlarıyla mücadelede İHA, akıllı kule, karar destek sistemi ve yapay zeka destekli yangın risk haritalarını da kullanıyor. Bu sistemlerle yangın riskinin önceden okunması, riskli alanlarda tedbirlerin artırılması ve ekiplerin sahaya daha hızlı yönlendirilmesi hedefleniyor.
Bakan Yumaklı, teknoloji destekli mücadeleye ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Türkiye, orman yangınlarıyla mücadelede, teknolojiyi en etkin kullanan ülkelerden biridir. İnsansız hava araçlarımız sayesinde, ormanlarımızı geniş alanlarda anlık olarak takip ediyoruz. Dumanı daha erken görüyor, yangın riskini daha hızlı değerlendiriyor, ekiplerimizi sahaya çok daha etkin şekilde yönlendiriyoruz. Bugün artık orman yangınlarıyla mücadelede, sadece gözle değil yapay zekayla, anlık veriyle, karar destek sistemleriyle ve güçlü koordinasyonla hareket ediyoruz. 2026 yılında yapay zeka destekli yangın risk haritalarımızı kullanıma aldık. Bu haritalar, sıcaklık, rüzgar, nem, topoğrafya, yanıcı madde tipi ve kuraklık gibi birçok parametreyi birlikte değerlendiriyor. Yangın riskini 7 gün önceden tahminleyebilecek şekilde çalışan sistem sayesinde, yangın çıkma ihtimali yüksek alanlarda önleyici tedbirleri artırıyoruz. Yani artık yalnızca yangına müdahale etmiyoruz yangın riskini önceden okuyor, sahadaki hazırlığımızı buna göre planlıyoruz. Bu, yangınla mücadelede yeni bir sayfa demektir.”
Önleyici strateji öne çıktı
Orman yangınlarıyla mücadelede yalnızca yangın çıktıktan sonra müdahale değil, risk başlamadan önleyici tedbirlerin güçlendirilmesi de öne çıkıyor. Bu kapsamda valilikler, AFAD, jandarma, emniyet, 112 Acil Çağrı merkezleri ve Orman Genel Müdürlüğü koordinasyonunda risk haritaları, tahliye güzergahları, su ikmal noktaları, araç ve ekipman envanteri ile gönüllü kapasitesi ele alınıyor.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, orman yangınlarıyla mücadelede önleyici yaklaşımın önemine işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“Hedefimiz açıktır, yangın başlamadan riski azaltan, ihmali önleyen ve sahayı sürekli kontrol altında tutan güçlü bir önleyici yaklaşımı hakim kılmak. Gecikmeye alan bırakmayan bir müdahale, kargaşaya fırsat vermeyen bir koordinasyon, vatandaşı yalnız bırakmayan bir devlet anlayışı ve yeşil vatanı koruyan güçlü bir hazırlık kapasitesi geliştirmek.”
“En etkili yol yangının çıkmasına engel olmak”
Yangınla mücadelede kapasite artışı dikkat çekse de yetkililerin ortak vurgusu, yangınların çıkmadan önlenmesi yönünde. Bakan Yumaklı, vatandaşlara yaptığı çağrıda ormanlarda ateş yakılmaması, izmarit atılmaması, anız yakılmaması ve şüpheli dumanların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi gerektiğini belirtti.
Bakan Yumaklı, vatandaşların duyarlılığının sahadaki mücadele kadar önemli olduğunu belirterek sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Geçen yıl yangınların yüzde 91'i insan kaynaklı çıkmıştır. Bir ihmal, bir dikkatsizlik, bir anlık tedbirsizlik yılların emeğini, binlerce canlının yaşam alanını ve milletimizin ortak değerini tehdit edebilir. Bu nedenle vatandaşlarımızın hassasiyeti, sahadaki mücadelemiz kadar önemlidir. Lütfen ormanlarımızda ateş yakmayalım, izmarit atmayalım. Anız yakmayalım, riskli davranışlardan uzak duralım. Şüpheli bir duman gördüğümüzde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirelim. Unutmayalım, yangını söndürmenin en etkili yolu, yangının çıkmasına engel olmaktır.”
Kapasite arttı, risk devam ediyor
Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadele kapasitesi 2026’da hava araçları, kara filosu, İHA’lar, akıllı sistemler ve yapay zeka destekli risk haritalarıyla güçlendirildi. Ancak 2025 verileri, yangınların büyük bölümünün insan kaynaklı çıktığını ve ihmalin en büyük risk başlığı olmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu nedenle mücadelede asıl eşik, yangına hızlı müdahalenin yanında, yangının hiç çıkmamasını sağlayacak toplumsal hassasiyetin güçlendirilmesi olarak öne çıkıyor.
Orman yangınlarına neden olanlara ağır yaptırımlar uygulanıyor
2023’te yapılan düzenlemeyle orman yangınlarına sebebiyet verenlere yönelik cezalar ağırlaştırıldı. Buna göre, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek orman yangınına sebebiyet verenler hakkında 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası uygulanıyor.
Kasten orman yakanlar ise 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden 10 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılıyor. Devletin güvenliğine karşı suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti kapsamında devlet ormanlarını yakanlar hakkında ise müebbet hapis ve 20 bin günden 25 bin güne kadar adli para cezası öngörülüyor.