İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Gülistan Doku soruşturmasının firari şüphelisi olarak ABD'de gözaltına alınan Umut Altaş'ın Türkiye'ye iadesi için işlemlerin derhal başlatıldığını, adalet önünde hesap vermesinin sağlanması amacıyla tüm diplomatik ve hukuki imkanların devreye alındığını bildirdi.
Bakan Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Gülistan Doku dosyasında adaletin sağlanması amacıyla sürdürdükleri çalışmaların uluslararası boyutta önemli bir aşamaya ulaştığını belirtti.
"Şüphelinin ülkemize iade süreci derhal başlatılmış"
Firari şüpheli Altaş hakkında 21 Nisan 2026'da kırmızı bülten çıkarıldığını aktaran Çiftçi, Interpol başta olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin güvenlik birimleriyle yürütülen çok katmanlı işbirliği sonucunda şüphelinin ABD'de gözaltına alındığını bildirdi.
Altaş'ın Türkiye'ye getirilmesi amacıyla başlatılan sürecin gecikmeksizin işletildiğine dikkati çeken Çiftçi, "Şüphelinin ülkemize iade süreci derhal başlatılmış, adalet önünde hesap vermesi için gerekli tüm diplomatik ve hukuki mekanizmalar devreye sokulmuştur." açıklamalarında bulundu.
"Bu gelişme yalnızca bir operasyonel başarı değil"
Uluslararası güvenlik birimleriyle kurulan eş zamanlı koordinasyon sayesinde firari şüphelinin bulunduğu yerin tespit edildiğini vurgulayan Çiftçi, şunları kaydetti:
"Interpol, FBI ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimiyle yürütülen eş zamanlı koordinasyon neticesinde firari şahsın hareket alanı adım adım daraltılmış; New York bölgesindeki varlığı tespit edilerek gözaltı süreci hızla sonuçlandırılmıştır. 21 Nisan 2026 tarihinden itibaren yürütülen uluslararası koordinasyon kapsamında ABD Interpol birimi, FBI irtibat görevlileri ve ilgili güvenlik makamlarıyla sürekli temas sağlanmış, firari şüpheliye ilişkin elde edilen bilgiler düzenli olarak paylaşılmıştır. Devam eden çalışmalar kapsamında şahsın bazı medya kuruluşlarına verdiği röportajlar ve açık kaynaklarda tespit edilen görüntüler de ilgili birimlerle paylaşılmış, sürdürülen koordinasyon neticesinde Umut Altaş Amerika Birleşik Devletleri'nde gözaltına alınmıştır. Bu gelişme doğrultusunda iade işlemleri yeniden hızlandırılmıştır. Bu gelişme yalnızca bir operasyonel başarı değil, aynı zamanda devletimizin suç ve suçluyla mücadelede ulaştığı küresel kapasitenin, teknolojik yetkinliğin ve kurumsal kararlılığın somut bir göstergesidir."
"Dünyanın hiçbir yerinin güvenli bir sığınak olmadığını açıkça ortaya koymaktadır"
Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığının gelişmiş teknik imkanları, yeni nesil kriminal analiz sistemleri, daraltılmış baz çalışmaları, dijital veri inceleme yöntemleri ve uluslararası istihbarat koordinasyonuyla yürüttüğü çalışmaların önemine işaret eden Çiftçi, suçluların zamanın akışına ya da ülke sınırlarına güvenerek adaletten kaçamayacağını vurguladı.
Çiftçi, yılın başından 22 Mayıs'a kadar yurt dışında yakalanarak Türkiye'ye iade edilen firari suçluların sayısına da değinerek, şu ifadeleri kullandı:
"Güvenlik birimlerimiz tarafından yürütülen açık kaynak araştırmaları, dijital iz sürme faaliyetleri, sosyal medya analizleri, finansal hareket incelemeleri ve uluslararası veri paylaşım mekanizmaları sayesinde firari şüphelinin izleri hassasiyetle takip edilmiştir. Soruşturmaya katkı sağlayabilecek her veri titizlikle değerlendirilmiş, sosyal medya paylaşımlarından saha bilgilerine kadar tüm unsurlar adli süreçlerle koordineli şekilde analiz edilmiştir. Devletimizin kararlı mücadelesi neticesinde yalnızca 1 Ocak-22 Mayıs tarihleri arasında 329 firari suçlunun yurt dışından ülkemize iadesi sağlanmıştır. Bu tablo, suçlular açısından dünyanın hiçbir yerinin güvenli bir sığınak olmadığını açıkça ortaya koymaktadır."
"Devletimizin hafızası güçlüdür, adalet iradesi sarsılmazdır"
Yürütülen sürecin, Türkiye Cumhuriyeti devletinin suç ve suçluyla mücadelede yalnızca ülke sınırları içinde değil, uluslararası alanda da yüksek koordinasyon kapasitesine sahip olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirten Çiftçi, cezasızlık algısına karşı kararlılık mesajı verdi.
Çiftçi, toplumsal vicdanı yaralayan dosyaların takipçisi olacaklarını vurgulayarak, "Cezasızlık algısını besleyen hiçbir yapıya, hiçbir ihmale ve hiçbir suskunluğa müsamaha göstermeyeceğiz. Toplumsal vicdanı derinden yaralayan hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına müsaade etmeyeceğiz. Devletimizin hafızası güçlüdür, adalet iradesi sarsılmazdır. Suçlu nerede olursa olsun, hangi ülkeye saklanırsa saklansın, devletimizin nefesi ensesinde olmaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.
"Hiçbir annenin gözyaşı, hiçbir babanın sessiz bekleyişi zamanın içinde kaybolmayacaktır"
Türkiye'nin, vatandaşlarının hakkını ve hukukunu koruma iradesinden hiçbir koşulda vazgeçmeyeceğini ifade eden Çiftçi, "Başta Gülistan Doku'nun ailesi olmak üzere yıllardır adalet bekleyen tüm vatandaşlarımız şunu bilmelidir ki, hiçbir annenin gözyaşı, hiçbir babanın sessiz bekleyişi zamanın içinde kaybolmayacaktır. Maddi gerçek er ya da geç mutlaka ortaya çıkarılacak, hukuk önünde gereken hesap mutlaka sorulacaktır." diye konuştu.