FETÖ’nün 20 Ekim 2024’te elebaşı Fetullah Gülen’in ölümünün ardından geçen yaklaşık iki yılda örgüt içinde liderlik mücadelesi, fikir ayrılıkları ve çözülme süreci hız kazandı. “Ali Heyet” olarak adlandırılan yeni yönetimin tabanı bir arada tutma çabalarına rağmen örgüt içindeki çatlakların derinleştiği belirtiliyor.
Pensilvanya kampı eski önemini yitirdi
Örgüt mensuplarının önemli bir bölümünün, Gülen’in mezarının bulunduğu Pensilvanya’daki “Chestnut Retreat Center” olarak bilinen kampa gitmeyi bıraktığı ifade ediliyor. Örgütün mali kaynaklarını yönettiği öne sürülen Cevdet Türkyolu’nun kampı kendi kontrolünde tuttuğu iddiaları da iç tartışmaları artırdı.
Mali sıkıntılar ve lobi faaliyetleri zayıfladı
Örgütün mali daralma yaşadığı, bunun da ABD’nin başkenti Washington’daki lobi faaliyetlerini olumsuz etkilediği değerlendiriliyor. ABD’de görülen davalarda örgütle bağlantılı kurumlara yönelik kararlar ile Donald Trump döneminde Washington’daki etkinliğin azalmasının bu süreci hızlandırdığı ifade ediliyor.
Örgütten kopuşlar arttı
Örgüt içinde bazı gruplar FETÖ ile bağlarını kopardığını kamuoyuna açıklarken, “Yeni Herkül” adıyla faaliyet gösteren oluşum anayasal düzene yönelik her türlü hukuka aykırı girişimi reddettiğini duyurdu. Bazı eski örgüt mensupları ise Gülen’e atfedilen söylemleri artık kabul etmediklerini açıkça dile getiriyor.
Yurt dışındaki yapılanma sürüyor
Türkiye’de hareket alanının büyük ölçüde daraldığı belirtilen FETÖ’nün, Avrupa ile ABD başta olmak üzere yurt dışındaki yapılanmasına ağırlık verdiği değerlendiriliyor. Örgütün özellikle ticari faaliyetler ve esnaf yapılanmaları üzerinden mali kaynak oluşturmaya, paravan şirketler aracılığıyla ekonomik etkinliğini sürdürmeye çalıştığı ifade ediliyor.
Dijital propaganda devam ediyor
Örgütün, sosyal medya ve internet üzerinden propaganda faaliyetlerini sürdürdüğü, geçmişte örgütle bağlantılı medya kuruluşlarında görev yapan bazı isimlerin de dijital platformlarda yönlendirici içerikler paylaşmaya devam ettiği belirtiliyor. Buna karşın örgüt içindeki çözülme ve ayrışmanın her geçen gün daha görünür hale geldiği değerlendiriliyor.