21 Temmuz 2026 Salı
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem DMM’den “Kıbrıs’ta işgalci” iddialarına yalanlama

DMM’den “Kıbrıs’ta işgalci” iddialarına yalanlama

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı sosyal medya hesaplarında yer alan “Türkiye’nin Kıbrıs’ta işgalci olduğu ve Ada’daki askeri varlığının gayrimeşru olduğu” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, Türkiye’nin 1974’teki müdahalesinin 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan hak ve yükümlülükler çerçevesinde gerçekleştirildiğini bildirdi.

İletişim Başkanlığı DMM, sosyal medyada dolaşıma sokulan “Türkiye’nin Kıbrıs’ta işgalci olduğu ve Ada’daki askeri varlığının gayrimeşru olduğu” yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, Türkiye’nin 20 Temmuz 1974’te gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı’nın, Ada’daki Türk varlığını ortadan kaldırmayı hedefleyen girişimlere ve sistematik katliamlara son vermek amacıyla düzenlendiği ifade edildi.

Müdahalenin hukuki zemini vurgulandı

DMM, Türkiye’nin Ada’ya müdahalesinin 1960 Garanti Antlaşması’ndan kaynaklanan uluslararası hak ve yükümlülükler kapsamında meşru bir zeminde gerçekleştirildiğini belirtti.

Açıklamada, harekat sayesinde Ada’da barışın tesis edildiği, ayrıca Enosis hedeflerinin engellenmesiyle Yunanistan’daki askeri cunta yönetiminin sona ermesinin ve ülkede demokrasinin yeniden tesis edilmesinin önünün açıldığı kaydedildi.

“Türk askerinin varlığı işgal değil”

DMM açıklamasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Ada’daki varlığının bir işgal olarak nitelendirilemeyeceği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

“Türk askerinin Ada’daki varlığı bir ‘işgal’ değil, Kıbrıs Türk halkının can güvenliğinin, egemenliğinin ve 1974’ten bu yana Ada’da hakim olan huzur ortamının yegane teminatıdır.”

Algı operasyonu değerlendirmesi

Açıklamada ayrıca, Türkiye’nin Kıbrıs’taki varlığını hedef alan paylaşımların dezenformasyon niteliği taşıdığı savunularak, şu değerlendirme yapıldı:

“Uluslararası hukuku, insan haklarını ve sınırları hiçe sayarak işgal ve ilhak politikası yürüten odakların, Türkiye’nin barışçıl ve hukuki hamlelerini hedef alan dezenformasyon faaliyetleri, suçluluk psikolojisiyle yürütülen bir algı operasyonundan ibarettir. Kamuoyunun bu tarz içeriklere itibar etmemesi önemle rica olunur.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız