Taraflar, toplantıda özellikle ekonomik iş birliği, bölgesel güvenlik ve Türk dünyasıyla ilişkiler üzerinde durdu.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Türk dünyası vurgusu
Bakan Fidan, Kırgızistan ile yürütülen temaslara ve bölgesel meselelere ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türklerine yönelik haksız tecridin kaldırılması konusunu ele aldık. Başka küresel meseleleri de ele aldık. Bunların başında Rusya-Ukrayna Savaşı geliyor. Bunu da ele aldık. Amacımız odur ki bir an önce savaşın durması ve barış görüşmelerinin başlaması. Ukrayna’da savaş bitmeli ve bu konuda hemfikiriz. Ukrayna savaşı bir an önce durmalı. Kırgızistan ile bütün konularda aynı yerde duruyoruz. Kardeşliğin gereği de bu. Kırgızistan ile iş birliğimiz istikrarlı şekilde güçlenmekte. Aramızdaki iş birliği daha planlı, programlı şekilde gitmeli. Ortak faaliyetlerde bulunmaya hep beraber devam edeceğiz. Cumhurbaşkanlarımızın belirlediği 5 milyar dolarlık bir ticaret hedefi var.”
Türkiye-AB ilişkileri ve vize süreci
Toplantıda Türkiye’nin Avrupa Birliği sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, AB ile ilişkilerin yeniden ivme kazandığını vurguladı. Bakan Fidan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Biliyorsunuz, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği stratejik hedeflerimizden biridir. Bu konuda güçlü bir irademiz var. Türkiye-AB ilişkileri son zamanlarda belli bir ivmeyle giderek daha yapıcı hale geliyor. Özellikle ekonomi, ticaret, göç, güvenlik ve bilimsel araştırmalar dahil birçok alanda yüksek düzeyli diyalog yeniden başlamıştır. Göç ve vize konuları tabii ki önemli. Avrupa ile entegrasyon arttıkça özellikle iş dünyası, öğrenciler ve turizm amaçlı gidip gelmeler de çok fazla oluyor. Bu konuda Türkiye’den talep var. Biz, bu alanda iş birliğinin daha da ileri taşınmasını istiyoruz. Onlar geçen yıl aşamalı vize kolaylaştırması getirdiler. Bunu daha da ileri götürmek gerekiyor. Vize serbestisi için de belli şartların yerine getirilmesi gerekiyor. AB ile ilişkilerimizin daha da ileri gitmesi ve somut çıktılar üreten bir yapıya kavuşması beklentimiz. Hem üyelik sürecini hem de devam eden ilişkileri nasıl daha ileri taşıyabileceğimizi tartışıyoruz. Biliyorsunuz, AB ile ikili ilişkilerimiz bir-iki ülke dışında gayet iyi. Ama kurumsal olarak bir araya geldiklerinde, bu ilişkilerin AB kurumlarına yeterince yansıtılamadığını düşünüyoruz.”
NATO Zirvesi ve savunma sanayisi mesajı
Türkiye’nin 22 yıl aradan sonra NATO Zirvesi’ne yeniden ev sahipliği yapacağını hatırlatan Fidan, zirvenin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye, 22 yıl aradan sonra yeniden ev sahipliği yapıyor. Bu bizim için fevkalade önemli bir husus. NATO’daki üyelerin ortak külfet paylaşımı ve ortak emek koyma prensibinin nasıl hayata geçirileceği yeniden masaya yatırılacak. NATO 3.0 nedir, bunlar da gündeme gelecek. Avrupa’nın temel sıkıntısı savaş ve istikrarsızlık tehditleri. Bunlar da gündeme gelecek. Bunun Türkiye’de yapılıyor olması, Türkiye’nin önemini ve NATO içerisindeki rolünü bir kez daha ortaya koyuyor. Bu da devletimiz ve milletimiz adına gurur verici. Dünyada saygınlık gören liderlik, Türkiye’nin dış politikasında oyun kurucu bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. NATO Zirvesi’nde resmi zirvenin yanı sıra STK’larımızın da ciddi faaliyetleri var. Bir diğer önemli konu da savunma sanayisinin düzenleyeceği forum. Savunma sanayisi, NATO’nun en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Son savaşlar gösterdi ki savunma sanayisindeki üretkenlik, verimlilik, çeşitlilik ve bağımlılık oranı eşit derecede önemli hususlar. Bu da hem liderler düzeyinde hem de etkinlikler düzeyinde kendisini gösteriyor.”