Araştırmalara göre, kontrolsüz oyun oynama davranışı belirli kriterleri karşılaması halinde artık yalnızca bir alışkanlık değil, “oyun oynama bozukluğu” (gaming disorder) olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde yapılan kapsamlı bir incelemeye göre, bu bozukluğun görülme oranı toplumlarda %0,21 ile %57,5 arasında değişiyor. Uzmanlar bu geniş aralığın, sorunun düşündüğümüzden daha yaygın olabileceğine işaret ettiğini belirtiyor.
Kontrol kaybı alarm veriyor
Uzmanlara göre eğlence, şu noktada hastalığa dönüşüyor:
• Oyun süresi üzerinde kontrol kaybı
• Günlük yaşamın oyun lehine geri plana itilmesi
• Olumsuz sonuçlara rağmen oynamaya devam edilmesi
Bu belirtiler en az 12 ay boyunca devam ettiğinde, durum klinik bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor.Araştırmada dikkat çeken bir diğer unsur ise bağımlılıkla birlikte görülen psikolojik sorunlar. Oyun bağımlılığı yaşayan bireylerde en sık şu sorunların ortaya çıktığı tespit edildi:
• Depresyon
• Anksiyete
• Dürtüsellik
• Dikkat eksikliği
Gençler risk altında
Özellikle çocuklar ve ergenler, dijital oyun bağımlılığı açısından en riskli gruplar arasında yer alıyor. Uzmanlar, gelişim çağındaki bireylerde oyun süresinin artmasının sosyal ilişkiler, akademik başarı ve psikolojik denge üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguluyor.
Bu kapsamda son dönemde getirilen 15 yaş altına yönelik sınırlamalar ve düzenlemeler, çocukları korumaya yönelik önemli bir adım. Yeni düzenlemeler, oyun sürelerinin kısıtlanması, içerik denetimi ve ebeveyn kontrolünü artırmayı hedefliyor.
Sorun oyun değil, kontrolsüz kullanım
Uzmanlara göre dijital oyunlar tamamen zararlı değil aksine doğru kullanıldığında refleks gelişimi, problem çözme ve eğlence açısından fayda sağlayabiliyor. Ancak risk, kontrolün kaybedildiği noktada başlıyor.
Uzmanlar ailelere şu uyarılarda bulunuyor:
• Oyun süresi mutlaka sınırlandırılmalı
• Çocukların sosyal aktiviteleri desteklenmeli
• Uyku düzeni korunmalı
• Oyun, ödül-ceza aracı haline getirilmemeli
Öz denetim ve aile denetimi önemli
Dünya genelinde oyun oynama davranışının hızla artması, konuyu yalnızca bireysel değil bir halk sağlığı meselesi haline getiriyor. Uzmanlar, yeni düzenlemelerin tek başına yeterli olmayacağını, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının da artırılması gerektiğini vurguluyor.
Eğlence, kontrol altında olduğu sürece masum kalıyor. Ancak kontrol kaybolduğunda, dijital oyunlar bireyin yaşamını etkileyen ciddi bir bağımlılığa dönüşebiliyor. Yeni düzenlemeler bu sınırı korumayı hedeflese de asıl belirleyici unsur bireysel ve ailevi denetim olarak öne çıkıyor.