Küresel moda dünyasının kalbi Paris, alışılmışın dışında bir organizasyonla kapılarını muhafazakar giyim tarzına açtı. Şanzelize yakınlarındaki tarihi Hotel Le Marois’de düzenlenen etkinlikte, aralarında Türkiye, Nijerya ve Endonezya’dan isimlerin de bulunduğu yaklaşık 30 tasarımcı koleksiyonlarını sergiledi. BBC'nin aktardığı bilgilere göre etkinlik, başörtüsü yasakları ve laiklik tartışmalarıyla sık sık gündeme gelen Fransa’da toplumsal bir dönüşümün işareti olarak yorumlanıyor.
Tasarımcıların kasıtlı tercihi: Paris podyumları
Nijeryalı marka Flaunt Archive'nin kreatif direktörü Rukaiya Kamba, koleksiyonunu Paris'te sunma kararının "çok kasıtlı bir noktadan" geldiğini vurgulayarak, bu platformun önemine dikkat çekti. Fransız tasarımcı FatouDoucoure ise BBC’ye yaptığı açıklamada, tasarımlarını Paris’te sergilemenin, başörtüsü takan kadınların toplumun her kademesinde rol alabileceğini kanıtladığını ifade etti. Doucoure, Fransa’da başörtüsüyle yaşadığı zorluklara rağmen bugün bu kimliğin kendisini engellemediğini belirtti.
Doğadan ilham alan çizgiler ve sokak modası
Podyumda romantizm ve doğa temaları ön plandaydı:
• Türkiye’den Miha markası: Tasarımcı Hicran Önal, romantizmi anahtar kelime olarak tanımladığı koleksiyonunda deniz mavisi ile doğal çiçek pembelerini harmanladı.
• Avustralya’dan Asiyam markası: Tasarımcı Aisa Hassan, derin yeşiller ve sonbahar kırmızılarıyla doğayı selamlayan, kova şapkalarla (bucket hat) zenginleştirilmiş tasarımlar sundu.
• Sokak giyimi ve bereli başörtüsü: Fransız markaları Soutoura ve Nour Turbans, Z kuşağının spor estetiğine odaklandı. Özellikle başörtüsü üzerine bere (beanie) kombinleri, mütevazı modanın modern sokak stiliyle birleştiği anlar olarak kayda geçti.

Yasakların gölgesinde burkini ve abaya tartışması
Etkinliğin Paris’te gerçekleşmesi, ülkedeki siyasi atmosfer nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Fransa’da yaklaşık 20 yıl önce devlet okullarında başlayan dini sembol yasakları, son olarak abaya (uzun dış giysi) kısıtlamalarıyla genişletilmişti. Türk mayo markası Mayovera’nın sergilediği ve Fransa'daki halka açık havuzların çoğunda yasak olan "burkini" (haşema) koleksiyonu, podyumdaki en dikkat çekici meydan okumalardan biri oldu.
400 milyar dolarlık dev pazar
Mütevazı moda pazarının önümüzdeki yıla kadar 400 milyar dolarlık bir hacme ulaşması bekleniyor. Sadece Müslüman kadınlara değil, diğer dini topluluklara ve seküler tüketicilere de hitap etmeye başlayan sektör, küresel moda ekonomisinin en hızlı büyüyen kollarından biri haline geldi.
Katılımcılardan kapsayıcılık vurgusu
Gösteriye katılan genç Müslüman kadınlar, BBC’ye yaptıkları değerlendirmelerde Paris'in kalbinde böylesine büyük bir organizasyon görmenin kendilerini daha kabul görmüş hissettirdiğini dile getirdi. Katılımcılar, Fransa’da insanların artık başörtüsünü sadece bir siyasi tartışma objesi olarak değil, bir kimlik ve stil parçası olarak görmeye başladığına inandıklarını ifade ettiler.