Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Yüzyılı hedeflerine kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortak çabasıyla ulaşılacağını belirterek, “Bölgemizde çok daha huzurlu bir ortam oluşturma hedefiyle Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceğiz. Bu, hiç kimsenin tek başına, hiçbir kesimin yalnız başına yapabileceği bir iş değil. Bunu hep birlikte başaracağız.” dedi.
Koç Topluluğu’nun Cumhuriyet’in ilk yıllarında Ankara Ulus’ta başlayan yolculuğunun, geçen bir asrın sonunda Türkiye’nin üretim, sanayileşme ve kalkınma hamlelerine eşlik eden önemli bir kurumsal başarı hikayesine dönüştüğünü belirten Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa, kazanılacak başarılar yaşayamaz ve sürekli olamaz.” sözünü hatırlattı.
“Cumhuriyetimizin ekonomik kalkınma serüveni ile kesişen bir hikaye”
Bu değerlendirmeyi Cumhuriyet’in ekonomik kalkınma mücadelesinin özeti olarak gördüğünü ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
“Bu çok önemli bir tespit. 200 civarında dünyada ülke var. Hepsi bağımsız kağıt üstünde. Siyasi olarak bağımsız gözüküyorlar. Ancak şunu gayet iyi biliyoruz ki bağımsızlık, sadece hukuki bir kavram değildir. Aynı zamanda bir kapasite meselesidir. Güçlü değilseniz, bir üretim altyapınız yoksa, kurumsal altyapınız yoksa, kağıt üstünde bağımsız olsanız da fiili olarak gerçekten bağımsız olamazsınız. Dolayısıyla bu tespiti aslında bütün Cumhuriyet’in ekonomik kalkınma mücadelesinin özeti diye ifade etmek istiyorum. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında ekonomik bağımsızlığını güçlendirmeyi hedefleyen Türkiye geçen 100 yıl boyunca üretim kapasitesini artıran, sanayi altyapısını geliştiren ve küresel ekonomideki konumunu her geçen gün daha da ileriye taşıyan son derece önemli bir dönüşüm gerçekleştirmiştir. Bu bakımdan Koç Topluluğu’nun hikayesi Cumhuriyetimizin ekonomik kalkınma serüveni ile kesişen, örtüşen bir hikayedir.”
Koç Topluluğu’nun tarihine bakıldığında Türkiye’nin sanayileşme yolculuğunun birçok önemli durağında izlerinin görüldüğünü belirten Yılmaz, topluluğun aile şirketinden profesyonel kurumsal yönetime geçişteki başarısının Türk iş dünyasının kurumsallaşma yolculuğunda önemli bir referans noktası olduğunu söyledi.
“Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 7’sini oluşturuyor”
Topluluğun bugün 60’tan fazla ülkede faaliyet gösteren 130’un üzerinde şirketi, 155’ten fazla ülkeye ulaşan ihracatı ve 120 bini aşkın çalışanıyla Türkiye’nin üretim gücüne önemli katkılar sunduğunu ifade eden Yılmaz, şu değerlendirmede bulundu:
“2025 yılı itibarıyla topluluğun kombine gelirleri Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 7’sine karşılık gelirken, gerçekleştirdiği ihracat ülkemizin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 8’ini oluşturmaktadır. Son 5 yılda hayata geçirilen 16,5 milyar dolarlık yatırım ve 2025 yılında gerçekleştirilen 28,2 milyar liralık Ar-Ge harcaması üretime, teknolojiye ve uzun vadeli değer oluşturmaya verilen önemin somut göstergelerinden birkaçıdır. Özellikle büyük topluluklarımızın Ar-Ge’ye, inovasyona, girişimciliğe yatırım yapması çok kıymetli. Bugünkü dünyada bilgi temelli dediğimiz, yenilikçi ekonomilerde başka türlü mesafe almamız mümkün değil.”
Yılmaz, Fortune 500 listesinde yer alan tek Türk şirketinin Koç Holding olduğunu belirterek, bunun Türkiye’nin ekonomik potansiyeline ilişkin algıyı güçlendirdiğini söyledi.
“Kalkınmayı insan odaklı tarif etmek durumundayız”
Cumhuriyet’in tüm vatandaşlara fırsat eşitliği sağlayan bir rejim olduğunu belirten Yılmaz, ekonomik gelişmenin tek başına yeterli olmadığını, kalkınmanın eğitim, sağlık ve kültür-sanat gibi alanlarla birlikte insan odaklı bir anlayışla ele alınması gerektiğini ifade etti.
Dünyada ekonomiler ve şirketler için dayanıklılık kavramının öne çıktığını belirten Yılmaz, risk ve belirsizliklerin arttığı bir dönemde değişimi yönetmenin ve stratejik planlamanın hayati önem taşıdığını vurguladı.
Vehbi Koç’un “En önemli sermaye insan kaynağıdır.” sözünü hatırlatan Yılmaz, yeni küresel rekabet ortamına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bugün yapay zekadan ileri üretim teknolojilerine, dijital dönüşümden veri ekonomisine kadar uzanan geniş bir alanda yeni bir küresel rekabet yaşanmaktadır. Bu yeni dönemde başarı, değişimi doğru okuyabilen, teknolojiye yatırım yapan ve insan kaynağını sürekli geliştiren kurumların olacaktır.”
“Hem haklı hem güçlü olmalıyız”
Türkiye Yüzyılı vizyonunun her alanda en üst ligi hedeflediğini belirten Yılmaz, uluslararası sistemde rekabetin ve jeopolitik gerilimlerin arttığını söyledi.
Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kolay bir dünyada değiliz. Rekabetin yoğunlaştığı, jeopolitik gerilimlerin arttığı, güç mücadelesinin maalesef çok fazla ön plana çıktığı, ‘güçlüysem her dilediğimi yapabilirim’ gibi bir zihniyetin yaygınlaştığı bir dünyadayız. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak şunu söylüyoruz; hem güçlü hem haklı olmak zorundayız. Sadece haklı olmak yetmiyor, maalesef güçlüler gelip sizi eziyorlar, hiçbir kural tanımıyorlar. Sadece güçlü olmanın da hiçbir anlamı, hiçbir ahlaki değeri yok. Dolayısıyla hem haklı hem güçlü olmalıyız.”
Türkiye Yüzyılı hedeflerine tüm kesimlerin ortak katkısıyla ulaşılacağını belirten Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Bu yüzyılda ülke olarak Türkiye Yüzyılı’nın hedeflerine yürürken bunu hep birlikte başaracağız. Bütün unsurlarımızla, kamusuyla, özeliyle, sivil toplumuyla… Burada önemli olan temel hedeflerde bir uzlaşma sağlamamız. Bir taraftan da farklılıkları zenginlik olarak görüp ülkemizin iç barışını, iç cephesini güçlendirme, bölgemizde çok daha huzurlu bir ortam oluşturma hedefiyle Türkiye Yüzyılı’nı hep birlikte inşa edeceğiz. Bu, hiç kimsenin tek başına, hiçbir kesimin yalnız başına yapabileceği bir iş değil. Bunu hep birlikte başaracağız. Bu, dikensiz bir gül bahçesi değil, sorunlarımız olacak. Bunlarla hep birlikte mücadele edeceğiz. Bir ülkenin kalkınması, gelişmesi öyle kendiliğinden olan bir hadise değil. Emekle olan, mücadele ile gerçekleşen bir süreç. Bunu da kamuyla, özel sektörle hep birlikte yapacağız ve tüm bu mücadelelerde Koç Holding’in ve Koç Holding gibi değerli, kurumsallaşmış şirketlerimizin bize en sağlam yol arkadaşı olacaklarına inanıyoruz. Onlarla birlikte bu yürüyüşümüzü devam ettireceğiz.”
Yılmaz, konuşmasının sonunda Türkiye’nin kalkınma mücadelesine kamu ve özel sektörde emek verenleri selamlayarak, Koç Topluluğu’nun 100. kuruluş yıl dönümünü kutladı.
Etkinliğe, Koç ailesinin yanı sıra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç ve çok sayıda davetli katıldı.