30 Haziran 2026 Salı
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Siyaset milleti birleştirmek için yapılır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Siyaset milleti birleştirmek için yapılır”

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrasında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayi ve uzay teknolojileri alanında elde ettiği kazanımların uzun soluklu bir mücadelenin ürünü olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada Türkiye’nin uydu ve uzay teknolojilerinde önemli bir aşama kaydettiğini belirterek, “Türkiye olarak bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz.” dedi.

“32 yıllık mücadelenin her aşaması bir başarı hikayesidir”

Türkiye’nin teknoloji ve üretim kapasitesinin artarak devam ettiğini belirten Erdoğan, elde edilen kazanımların eser ve hizmet siyasetinin bir sonucu olduğunu ifade etti:

“İnançla, azimle ve emekle çalışarak her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine dönüştü. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması, aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir.”

Türksat 3A’dan Türksat 6A’ya uzanan süreç

Türkiye’nin uydu çalışmalarına değinen Erdoğan, geçmişten bugüne uzanan sürece dikkat çekti.

Erdoğan, Türksat 3A’nın fırlatıldığı döneme ilişkin eleştirileri hatırlatarak şunları söyledi:

“Hatırlarsanız, Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri, hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata ve kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl hizmete alınan Türksat 6A ile birlikte Türkiye’nin haberleşme uydusu kapasitesinde önemli bir eşiğin aşıldığını belirtti:

“Geçen sene ilk yerli ve millî haberleşme uydumuz Türksat 6A’yı hizmete aldık. Türksat 6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı altıya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise ona yükselmiş oldu.”

“Uzay ve veri çağına adapte olmak zorundayız”

Enformasyon çağının devletler arası rekabeti şekillendirdiğini vurgulayan Erdoğan, veri ve teknoloji üretiminin stratejik önem taşıdığını ifade etti:

“Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz: İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler, enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir.”

“11 ülkeden biriyiz”

Türkiye’nin uydu teknolojilerinde önemli bir küresel konuma ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni projelerin de sürdüğünü açıkladı:

“Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz. Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz.”

Cumhurbaşkanı, ayrıca İMECE-2 ve İMECE-3 uyduları ile Göktürk-Y ve Göktürk-3 projelerinin çalışmalarının devam ettiğini belirterek, Türkiye’nin uzay vizyonunun güçlenerek sürdüğünü ifade etti.

“140’tan fazla deniz platformu ihraç ettik”

Türkiye’nin askeri gemi inşasında önemli bir ihracat kapasitesi yakaladığını ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Savunma sanayiinde dünyanın en büyük on birinci ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askerî gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140’ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda elliden fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor.”

“Türk denizciliğinde gurur verici bir gün yaşadık”

Türkiye’nin denizcilik alanındaki gelişmelerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 Haziran’da gerçekleştirilen teslim törenine ilişkin detayları paylaştı:

“20 Haziran’da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine bir kez daha şahitlik ettik. İstanbul’da düzenlediğimiz törende, kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz Kam Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetleri’ne teslim ettik. Aynı törende Koçhisar açık deniz karakol gemimiz de donanmamızın envanterine dahil oldu.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gelişmeyle birlikte Türkiye’nin ilk kez NATO ve Avrupa Birliği üyesi bir ülkeye savaş gemisi ihraç ettiğini vurguladı:

“Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik. Hayırlı uğurlu olsun diyorum.”

Polonya ile savunma ve ticaret ilişkilerinde yeni hedefler

Erdoğan, 23 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırladığı Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile gerçekleştirilen görüşmeye de değindi.

Görüşmede savunma sanayi iş birliğinin yanı sıra ekonomik ilişkilerin de ele alındığını belirten Erdoğan, ticaret hedeflerinin yükseltildiğini ifade etti:

“23 Haziran’da Külliyemizde misafir ettiğimiz Karol Nawrocki ile savunma sanayi alanında iş birliği dahil pek çok konuyu görüştük. Daha önce belirlediğimiz 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize zaten ulaşmıştık. Yeni hedefimizi ise 15 milyar dolara çıkardık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk müteahhitlik firmalarının Polonya’da bugüne kadar yaklaşık 9 milyar dolarlık projeyi üstlendiğini de sözlerine ekledi.

“Adil barışın tesisi temel hedefimizdir”

Rusya-Ukrayna savaşı ile İran’a ilişkin gelişmelerin ele alındığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin tüm krizlerde çözümden yana tutumunu sürdürdüğünü ifade etti:

“Rusya - Ukrayna ve İran krizini ele aldık. Her iki sorunun da adil bir barışla sona ermesi gerektiğine işaret ettik. Filistin’i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya’nın iki devletli çözüme desteğini önemsiyor, bunun güçlenerek devam etmesini bekliyoruz.”

“Tarihiyle ve vicdanıyla büyük bir milletiz”

Türkiye’nin tarih boyunca insani sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin mazlumlara kapılarını her dönemde açık tuttuğunu söyledi:

“Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum: Biz, tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık.”

“İftiraları dikkate almıyoruz”

Gazze’de yaşanan insani krize de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye yönelik eleştirileri reddettiklerini belirterek sert ifadeler kullandı:

“Ellerinde çoğu çocuk ve kadın, 73 bin masum Gazze halkının kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarına zerre kadar kale almıyoruz.”

“Bizim tarihimizde zulüm yoktur”

Türkiye’nin tarihsel mirasına vurgu yapan Erdoğan, ülkenin hiçbir döneminde sömürgeci bir anlayışın bulunmadığını ifade etti:

“Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. İspanyol Engizisyonu’ndan ve Holokost’tan kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır.”

“Hepimiz aynı vatanın evlatlarıyız”

Türkiye’de farklılıkların bir ayrışma unsuru değil, ortak bir zenginlik olduğunu belirten Erdoğan, vatandaşlık bağına dikkat çekti:

“Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim: Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz.”

“Soyadımız Türkiye Cumhuriyeti’dir”

Türkiye’nin yönetim anlayışında ayrımcılığa yer olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm vatandaşların eşit görüldüğünü ifade etti:

“Her zaman söylüyorum: Adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık.”

“Alevi vatandaşlarımızla samimi bir şekilde ilgilendik”

Alevi-Bektaşi toplumuna yönelik çalışmalara da değinen Erdoğan, son yıllarda önemli reformların hayata geçirildiğini söyledi:

“Bilhassa Alevi canlarımızla çok yakından ve samimiyetle ilgilendik. Cumhuriyet tarihinde daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik. Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin, kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtık.”

“Cemevlerine yönelik destekleri kurumsal hale getirdik”

2022 yılında kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na dikkat çeken Erdoğan, cemevlerine yönelik desteklerin kapsamını paylaştı:

“2022’de kurduğumuz Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. Başkanlığımız, ülkemiz genelindeki 1.134 cemevinin aydınlatma giderini karşılıyor.”

Desteklerin sürdüğünü belirten Erdoğan, şu bilgileri verdi:

“Son üç yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik. 2026’nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz.”

“Siyaset milleti birleştirmek için yapılır”

Siyasetin doğasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, toplumsal ayrışmayı körükleyen yaklaşımların kabul edilemez olduğunu ifade etti:

“Burada şunun da altını çizmek durumundayım: Siyaset; hem milletin sorunlarına çözüm üretmek hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için, istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz.”

“Alevi canlarımız üzerinden siyaset yapılmasına karşıyız”

Ana muhalefet partisine yönelik eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alevi vatandaşların siyasi tartışmalara malzeme edilmesini doğru bulmadıklarını söyledi:

“Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp, ‘Kavgada yumruk sayılmaz.’ mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır.”

“Kötü sicille yüzleşmeleri gerekir”

Erdoğan, geçmişte yaşanan toplumsal acılara da değinerek ana muhalefet partisine eleştirilerini sürdürdü:

“Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin, ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş; eğer gerçekten cesaretleri varsa, kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır.”

Alevi vatandaşların hassasiyetleri üzerinden siyaset yapılmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz.”

Muharrem lokması vurgusu

Erdoğan, konuşmasında Muharrem ayı vesilesiyle düzenlenen programlara değinerek birlik ve dayanışma mesajı verdi:

“Bu vesileyle, Mah-ı Muharrem oruç açma lokmasında birlikte olduğumuz, aynı muhabbet sofrasını paylaştığımız, aynı duaya amin dediğimiz canlarımıza tekrar teşekkür ediyorum.”

“13 bin 610 öğrencimizi mezun ettik”

Eğitim ve güvenlik alanında yetişen gençlerin ülke için büyük bir kazanım olduğunu vurgulayan Erdoğan, Polis Akademisi mezuniyet törenine dikkat çekti:

“Değerli basın mensupları, 25 Haziran’da Polis Akademisi’mizden mezun olan 13.610 öğrencimizin mezuniyet törenine katıldık.”

“Gençlerimizin sevincine ortak olduk”

Erdoğan, 2025-2026 eğitim öğretim yılının son gününde gerçekleştirilen mezuniyet töreninde öğrencilerle bir araya geldiklerini belirtti:

“2025-2026 eğitim öğretim yılının son günü olan 26 Haziran’da da Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin mezuniyet merasiminde, Türkiye’nin yarınlarını inşa edecek yavrularımızın diploma sevincini paylaştık.”

Öğrencilere ve öğretmenlere teşekkür

Yaz tatiline giren öğrencilere iyi dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmenlere de emeklerinden dolayı teşekkür etti:

“Yaz tatiline kavuşmanın mutluluğunu yaşayan tüm öğrencilerimizin verimli, huzurlu, keyifli bir tatil geçirmelerini gönülden temenni ediyorum. Sevgili öğretmenlerimize emekleri için tekrar teşekkür ediyorum.”

“İşsizlik 37 aydır tek haneli rakamlarda”

Dünya genelinde krizlerin yaşandığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin dayanıklılık gösterdiğini belirten Erdoğan, istihdam verilerine dikkat çekti:

“Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz.”

“Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığı Türkiye’ye geldi”

Türkiye’nin uluslararası alanda görünürlüğünü artıran bir diğer gelişmenin Tanca’dan geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk yerel yönetimlerinin başarısını övdü:

“Bir diğer gurur verici haber, Tanca şehrinden geldi. Uğur İbrahim Altay, 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçildi. Yedi yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum.”

“Zihniyet farkı ortaya çıkıyor”

Yerel yönetimlere ilişkin değerlendirmelerinde muhalefet belediyelerini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır. Zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir.”

Erdoğan, her iki gelişmenin de Türkiye adına önemli olduğunu belirterek emeği geçenleri tebrik etti ve başarıların ülkeye hayırlı olmasını diledi.

“Afet bölgesine hızlı şekilde ulaştık”

Türkiye’nin uluslararası insani yardım kapasitesine dikkat çeken Erdoğan, AFAD koordinasyonunda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi:

“Öte yandan, Türkiye olarak ardı ardına meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkanlarımızla destek oluyoruz. AFAD koordinasyonunda, Milli Savunma Bakanlığı ile iş birliği içinde iki askerî nakliye uçağımızı afet bölgesine süratle sevk ettik.”

“75 personelimiz sahada görev yapıyor”

Arama kurtarma ekiplerinin hızlı şekilde bölgeye ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahadaki çalışmaların devam ettiğini ifade etti:

“Toplam 75 personelimiz, 5 arama kurtarma aracı ve 6 arama kurtarma köpeğimiz ile Venezuela’ya ulaştı ve çalışmalarına başladı.”

“Uluslararası koordinasyonla temas halindeyiz”

Türkiye’nin uluslararası mekanizmalarla iş birliği içinde hareket ettiğini vurgulayan Erdoğan, insani yardımın koordineli şekilde sürdürüldüğünü söyledi:

“Uluslararası koordinasyon mekanizmalarıyla temas halinde hem arama kurtarma çalışmalarına katkı sunuyor hem de bölgedeki öncelikli insani ihtiyaçların karşılanması için gerekli planlamaları yapıyoruz.”

“Türkiye her zaman Venezuela’nın yanında”

Yerel yönetimlerin de yardım çalışmalarına katkı sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, dayanışma mesajı verdi:

“Belediyelerimizin de dost Venezuela halkı için çeşitli yardım kampanyaları tertiplediklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Venezuela hükümetine ve halkına bir kez daha geçmiş olsun diyor; Türk milletinin yanlarında olduğunu ve olacağını tekrar ifade etmek istiyorum.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız