27 Haziran 2026 Cumartesi
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Biz kutuplaştırmanın değil, kucaklaştırmanın tarafındayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Biz kutuplaştırmanın değil, kucaklaştırmanın tarafındayız”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda yaptığı konuşmada birlik vurgusu, teşkilat yapısı, istişare kültürü ve toplumsal bütünleşme mesajları verdi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sapanca’da düzenlenen “AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”na katılarak konuştu.

“Tüm yol arkadaşlarımı muhabbetle selamlıyorum”

Toplantının açılışında teşkilat mensuplarına hitap eden Erdoğan, birlik ve dava vurgusu yaparak konuşmasına başladı:

“Aziz milletim, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ile diğer Genel Merkez kurullarımızın kıymetli üyeleri, Kadın ve Gençlik kollarımızın Merkez Karar ve Yürütme kurullarının değerli mensupları, kıymetli kurucularımız, kıymetli milletvekillerimiz, değerli kabine üyelerimiz, muhterem dava ve yol arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Sizlerin şahsında, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarıma selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum.”

Erdoğan, gönül coğrafyasına da selam göndererek şu ifadeleri kullandı:

“Yine burada, şairin “Dostlar, iki bin kerre bile selamlaşmadık. Aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz” dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33’incisinde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Davetimize icabet ederek kampımızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Toplantımızın ve burada iki gün boyunca yapacağımız istişarelerin partimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.”

“İstişare kültürünü temel aldık”

Erdoğan, AK Parti’nin yönetim anlayışında istişarenin merkezi bir yere sahip olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Değerli kardeşlerim, konuşmamın hemen başında şu hatırlatmayı yapmak isterim. Biz ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan, perdeyle konuşan bir kadro asla olmadık. Partimizin kuruluşundan itibaren yatay ve dikey iletişim kanallarını açık tutmaya, danışma ve istişare kültürünü işletmeye özel önem verdik. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik. Eleştirilerimizi serbestçe ifade ettik. Kendi muhasebemizi hem de çok cesur biçimde, çok öz güvenli bir şekilde yaptık.”

“33. toplantımızda da aynı anlayış sürecek”

İstişare toplantılarının önemine dikkat çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız. Basına açık kısmın ardından yol arkadaşlığımızın gereği olarak dostane bir atmosferde gündemimizdeki konuları etraflıca ele alacağız. Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, tartışacak, müzakere edecek, inşallah ufkumuz aydınlanmış, kardeşliğimiz güçlenmiş, muhabbetimiz tazelenmiş bir şekilde toplantımızı tamamlayacağız. Cenab-ı Allah toplantımızı ve istişarelerimizi bereketli kılsın diyorum.”

“25 yıllık hizmet yolculuğundayız”

AK Parti’nin kuruluş sürecine de değinen Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Değerli yol arkadaşlarım, bugün 33. Geleneksel İstişare Toplantımızı yaparken inşallah bir buçuk ay sonra da AK Parti’mizin kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacağız. 14 Ağustos 2001’de başlayan yolculuğumuz artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Çeyrek asırdır, önce Cenab-ı Allah’ın yardımı, sonra kaderimizi kaderiyle bütünleştirdiğimiz aziz milletimizin desteğiyle Türkiye’ye hizmet ediyoruz.”

“Biz tesadüfen bir araya gelmiş bir millet değiliz”

Toplumsal birlik ve tarihsel bağlara vurgu yapan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Burada şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim; biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş, tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış, zamanın ve coğrafyanın zorlamasıyla kaynaşmış bir topluluk değiliz. Biz birbirine yabancı ve birbirine tahammül etmek zorunda olan bir topluluk, öyle bir millet de değiliz.”

“86 milyonun ortak kaderi var”

Erdoğan, Türkiye toplumunun ortak değerler etrafında birleştiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Türkiye’nin tamamı, 86 milyon, hep birlikte, ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı Peygamber’in ümmeti olarak aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan, aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden, bizi bir eden, bizi beraber eden, bizi tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz.”

“Bu devlet 86 milyonun devletidir”

Toplumsal eşitlik mesajı veren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Şunu bir defa çok açık ve net söylemek isterim: Bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir. Kiracı değildir. Sığıntı değildir. Öteki değildir. Üvey evlat değildir. Bilakis, hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır.”

“Biz kutuplaştırmanın değil, kucaklaştırmanın tarafındayız”

Siyasi anlayışlarını anlatan Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Değerli kardeşlerim, AK Parti olarak kuruluş çalışmalarına başladığımız andan itibaren kutuplaştırmanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, dışlamanın etrafında değil; birleştirmenin, kucaklaştırmanın, barıştırmanın, kaynaştırmanın etrafında yer aldık.”

Başörtüsü vurgusu

Erdoğan, konuşmasında başörtüsü konusuna da değinerek şu ifadeleri kullandı:

“Bakınız, kendi evlatlarım dahil bu ülkenin kız çocuklarının başörtüsüyle eğitim görmeleri, başörtüsüyle çalışmaları on yıllar boyunca engellendi. Şimdi zaman zaman marjinal, cahil, geri kafalı bazı fosiller çıkıyor, başörtüsüne, başörtülüye kin kusuyor. Artık şunu anlamayanların da anlaması gerekir: Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, radikal değildir, ekstrem değildir, belli bir tarikatın, belli bir cemaatin veya ideolojinin sembolü hiç değildir.”

“Bizim başka vatanımız yok”

Konuşmasını birlik mesajıyla sürdüren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Bizim 86 milyon hepimizin başka vatanı yok, başka yurdumuz yok, mensubu olduğumuz başka milletimiz yok. Biz burada hep birlikteyiz, biriz, beraberiz, son nefesimize kadar da inşallah burada birlikte olacağız.”

“Siyaset husumet değil, uzlaşma zeminidir”

Erdoğan, siyasetin doğasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak farklılıkların çatışma değil uzlaşma zemini olması gerektiğini ifade etti:

“Kıymetli dostlarım, değerli arkadaşlarım; siyaset, “aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde” anlayışıyla yapılmaz. Siyaset uzlaşmaktır, konuşmaktır, müzakeredir, farklılıkları koruyarak ortak bir zeminde buluşma çabasıdır. Her meselede birebir aynı düşünmek mecburiyetinde değiliz. Ama ülkenin ve milletin menfaatine olan konularda bir araya gelmek, ortak bir paydada buluşma iradesini, bu erdemi göstermek zorundayız. Bunu da kendimiz, kendi ikbalimiz için değil; milli bir ödev bilinciyle, milletin istikbali için yapmak durumundayız.”

“Cumhur İttifakı bu iradenin somut örneğidir”

Cumhur İttifakı’nın siyasi birliktelik açısından önemli bir model olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Cumhur İttifakı çatısı altında, Milliyetçi Hareket Partisi ve değerli lideri Sayın Devlet Bahçeli’yle biz işte bunun en güzel örneğini sergiliyoruz. Farklı siyasi partiler olarak ülkemizin bekası, milletimizin sulh ve selameti için güç birliği yaptık. Ortak noktalarda buluştuk, Cumhur İttifakı’nı kurduk. Yenikapı ruhuyla milletimize birlikte hizmet ediyoruz.”

“Aynı ülkenin evlatlarıyız”

Siyasi rekabetin toplumsal bağları zedelememesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçmeniyle de diğer partilerin seçmenleriyle de elbette her konuda aynı düşünmüyoruz. Ama hepimiz aynı vatanın, aynı toprağın, çoğu zaman aynı ailelerin çocuklarıyız. Gündüz siyaset meydanlarında, kürsülerde birbirimize rakip olabiliriz; fakat akşam aynı gökkubbenin altında toplanıyor, kimi zaman aynı çatının altında, aynı sofrada buluşuyor, aynı çorbaya kaşık sallıyoruz.”

“Siyaset husumete dönüşmemelidir”

Erdoğan, siyasi farklılıkların düşmanlığa evrilmemesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Siyasi farklılıklarımız bizi düşmanlaştırmamalı, bizi birbirimize asla hasım yapmamalı. Fikir ayrılıklarımız bizi birbirimizden uzaklaştırmamalı, aramızı açmamalı. Tabii bunları samimiyetle söylerken şu gerçeği de göz ardı etmiyoruz: Bu ülkede siyasi rekabeti husumete çeviren, siyasi farklılığı kutuplaşmaya çeviren, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren, gerilimden, kutuplaşmadan nemalanan, en başından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur.”

“Toplumu ayrıştıran anlayışlar oldu”

Geçmiş siyasi pratiklere ilişkin eleştirilerini sürdüren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Öyle düşünmeyeceksin, öyle giyinmeyeceksin, o kitabı okumayacaksın, öyle yazmayacaksın” dediler. “O dili konuşmayacaksın, o türküyü dinlemeyeceksin, oraya gitmeyeceksin, onu öğrenmeyeceksin, öğretmeyeceksin” dediler. Bu milleti ayırdılar, ayrıştırdılar, kutuplaştırdılar, siyasi rekabeti husumete, çatışmaya dönüştürdüler. İşte en son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Suriyeli sığınmacılar üzerinden yürüttükleri çirkin kampanyayla mazlumları ayırdılar.”

“25 yıldır normalleşme mücadelesi veriyoruz”

AK Parti’nin siyasi çizgisini özetleyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“AK Parti olarak 25 yıl boyunca yasakları kaldırmanın, hak ihlallerine son vermenin çabası içinde olduk. 25 yıl boyunca normalleşmenin mücadelesini verdik. 25 yıl boyunca kardeşlik mücadelesi, bu milleti kucaklaştırma mücadelesi verdik. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında Cumhur İttifakı’nı kurarak bu mücadeleyi daha da güçlendirdik.”

“CHP içindeki tartışmalar bizim meselemiz değildir”

CHP içindeki siyasi tartışmalara değinen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi bakınız değerli kardeşlerim, biliyorsunuz şu anda CHP içinde bir çatışma, bir ayrışma var. Her zaman söyledim, yine söylüyorum: Biz CHP içindeki bu kavganın, bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız. Birbirlerine tuzak kurdular, birbirlerinin kuyularını kazdılar, birbirlerini şikayet ettiler ve bizim değil, yargının değil, bizzat kendi elleriyle, kendi eylemleriyle bu noktaya geldiler. Bir Frankenstein ürettiler, şimdi de ceremesini çekiyorlar. Ama buna rağmen bizim arzumuz ve umudumuz şudur: CHP’nin kendi içindeki dış mihraklardan kurtulması hem Türkiye siyaseti adına hem Türkiye adına kuşkusuz hayırlı olacaktır.”

“Muhalefetin tabanla bağ kurması gerekir”

Erdoğan, ana muhalefetin niteliğine ilişkin değerlendirmelerini sürdürerek şu ifadeleri kullandı:

“Başarabilirler mi, başaramazlar mı elbette bunu biz bilemeyiz. Ancak Türkiye’nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır.”

“Dış etkilere dayanan siyaset Türkiye’ye zarar verir”

Muhalefetin meşruiyet zemini ve siyasi dayanaklarına ilişkin eleştirilerini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

“Gücünü tabandan almayan, gücünü seçmeninden almayan, gücünü Türkiye üzerine hesabı olan birtakım dış güçlerden, gücünü yolsuzlukla elde edilmiş yetim hakkından, kara paradan, haram paradan alan bir muhalefet Türkiye’ye fayda getirmez, zarar getirir. Kendisiyle barışık olmayan, kendi evinde huzur bulunmayan, kendi içinde birlik olmayan, teşkilatlarının biri Şam’dan biri Şark’tan çalan bir yapının Türkiye’ye de milletimize de sunabileceği hiçbir katkı yoktur.”

“Türkiye’nin ihtiyacı normalleşmedir”

Erdoğan, Türkiye’nin siyasi iklimine dair beklentisini şu sözlerle ifade etti:

“Bizim bütün arzumuz, Türkiye’nin normalleşmesidir. Bu elbette her konuda mutabık olabileceğimiz anlamına gelmez. Ancak iktidar kadar muhalefetin de ayaklarının bu vatan topraklarına basması, bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir.”

“FETÖ sadece bize değil millete saldırdı”

15 Temmuz sürecine atıf yapan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Şunu unutmayalım değerli arkadaşlar; FETÖ 15 Temmuz’da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye’ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. FETÖ ihanet şebekesini bu ülkeden temizlerken kendimiz için değil; devletimiz, milletimiz, geleceğimiz için temizledik.”

“Mücadelemiz milletin bekası içindir”

Erdoğan, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehditlere ilişkin değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Siyonizm adı verilen soykırımcı, işgalci, yayılmacı ideoloji sadece şahsıma, sadece partimize, sadece ittifakımıza değil, herkese kast ediyor. Biz de Siyonizm’e karşı mücadele verirken kendimiz için şahsi mücadele vermiyoruz. Bunu kendimizin, milletimizin topyekun bekası için yapıyoruz.”

“Terör herkese saldırdı, mücadele hepimiz içindir”

Terörle mücadeleye ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, şunları söyledi:

“Terör örgütü yaklaşık 40 yıl boyunca kan dökerken senden benden diye ayırmıyordu. Kürt’üyle Türk’üyle milletimizin tamamına saldırıyordu. Bugün terörü sona erdirirken belli bir kesim için, belli bir kesimin çıkarı için değil; ülkemiz, vatanımız, devletimiz, milletimiz için sona erdiriyoruz.”

“Enerjimizi kaybettik, bedel ödedik”

Erdoğan, geçmişteki toplumsal ayrışmalara dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Bakınız, gereksiz tartışmalarla, gereksiz çatışmalarla, incir çekirdeğini dahi doldurmayan kavgalarla Türkiye geçmişte yıllarını kaybetti, enerjisini kaybetti, fidan gibi delikanlılarını kaybetti. 'Sağ' dediler, 'sol' dediler; 'Alevi', 'Sünni'; 'Kürt', 'Türk' dediler.”

“Ortak meselelerde uzlaşıya hazırız”

Siyasi uzlaşı vurgusu yapan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Değerli kardeşlerim, 25 yıl boyunca AK Parti’yi kurarken Türkiye’nin bütün renklerinin partimiz içinde temsil edilmesine özellikle ihtimam gösterdik. AK Parti’nin temellerini ayrıştırma üzerine değil, kucaklaşma üzerine; çatışma üzerine değil, uzlaşma üzerine; kutuplaştırma üzerine değil, birleştirme, bütünleştirme üzerine inşa ettik.”

“AK Parti bir Türkiye kitabıdır”

Konuşmasının sonunda teşkilat yapısını metaforla anlatan Erdoğan, şu sözleri kullandı:

“Türkiye neyse AK Parti tam olarak işte odur. Bunu kimse yanlış anlamasın. Bunu kimse yanlış yorumlamasın. Bir kitabın binlerce sayfası olabilir. Bir kitabın her bir sayfası farklı renkte olabilir. Bir kitabın her sayfasında farklı bir hikaye olabilir. Her kitabın bir kapağı vardır. Kitabı bir arada tutan şirazesi vardır. Kitabı bütünleştiren bir cildi vardır. Her kitabın bir dibacesi, mukaddimesi, önsözü vardır. AK Parti işte bir Türkiye kitabıdır.”

“Şirazenin dağılmasına izin vermeyiz”

Erdoğan, AK Parti’nin bütünlüğü ve teşkilat yapısına ilişkin mesajlarını sürdürerek şu ifadeleri kullandı:

“Burada herkese bir sayfa var, herkesin hikayesine yer var. Kitabın cildi birdir. AK Parti’nin kitabının şirazesinin dağılmasına müsaade etmeyiz.”

“Zafer anlayışımız ilkelidir”

Siyasi mücadelede yöntem ve ilke vurgusu yapan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Zafere ulaşmak için her yolu mübah gören anlayış bizden uzaktır. Biz ilkelerle hareket eder, zaferi de Allah’ın takdirinden umarız. Partimiz 25 yıl önce nasıl duygu ve heyecanla kurulduysa bugün de yoluna devam ediyor.”

“İstikametimizden sapmadık”

AK Parti’nin 25 yıllık siyasi çizgisini değerlendiren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“İstikametimiz nettir. Makamlarda eriyip gitmedik. İstikametimizi şaşırmadık, menzilimizden sapmadık. Büyüdük, güçlendik. 25 yıllık destan olduk. Davamızı unutmadık. Kurulduğumuz gün gibi diriyiz, heyecanlıyız, gayretliyiz.”

“Bu dava kadim bir davadır”

Partinin tarihsel ve ideolojik sürekliliğine dikkat çeken Erdoğan, şöyle konuştu:

“Yolu şaşıranlar kendi yollarına gittiler. Öyle zamanlar oldu ki dostlarımızla kendi ellerimizle toprağa vermedik. Gidenlerin yerine yenileri geldi. Bu dava kadim bir davadır. Bu dava bizden önce vardı, bizden sonra da var olacak.”

“Mücadelemiz kişisel değil”

Erdoğan, siyasi mücadelenin kapsamına ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü:

“Bu mesele kişisel bir mesele değildir. Bu mücadele memleket, ümmet, insanlık mücadelesidir. Milletimizin güvenini boşa çıkarmadık, çıkarmayacağız.”

Konuşmasının sonunda teşkilat mensuplarına teşekkür eden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ahde vefanız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Yarın tekrar görüşmek üzere sizleri Allah’a emanet ediyorum.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız