Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının açılışında 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen programa katılan vatandaşları selamlayarak, darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yıla rağmen o gece verilen mücadelenin milletin hafızasında ilk günkü canlılığını koruduğunu belirtti.
Şehitlerin fedakarlığının Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesindeki yerini vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Aziz milletim, Milliyetçi Hareket Partisi’nin değerli Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin kıymetli genel başkanları, şehitlerimizin muhterem yakınları, kahraman gazilerimiz, sevgili gençler, hanımefendiler, beyefendiler; hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Kanlı darbe girişiminin onuncu yıl dönümünde, on yıl önce hemen yanı başımızda toprağa düşen kahramanları anmak, tarihimize şanla ve şerefle yazılan destanımızı idrak etmek üzere Başkent Millet Bahçesi’nde sizlerle bir aradayız. 'İrade Bizim, Zafer Bizim' diyerek programımızı teşrif eden başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyor, şükranlarımı sunuyorum. Sizlerin vasıtasıyla 81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşıma, farklı platformlar üzerinden bizleri takip eden vatan ve bayrak sevdalısı tüm kardeşlerime selamlarımı ve sevgilerimi yolluyorum. Sözlerimin hemen başında, o kanlı ihanet gecesinde istiklal ve istikbalimiz uğruna bir gül bahçesine girercesine kara toprağın bağrına giren 253 şehidimizin her birini rahmetle, minnetle ve kemal-i edeple yad ediyorum.”
“Ezan-ı Muhammedi özgürce yankılansın, devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında 15 Temmuz gecesi şehit olan vatandaşların gösterdiği fedakarlığın Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesindeki yerini vurguladı. Şehitlerin vatan, bayrak, ezan ve devletin bekası uğruna canlarını ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, darbecilere karşı verilen mücadelenin tarihe geçen bir direniş destanı olduğunu ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sevgili kardeşlerim, o şehit ve gaziler ki cennet vatanımızın sinesine namahrem eli değmesin diye canlarını ortaya koydular. Şanlı hilal gökte gururla, heybetle dalgalansın diye kanlarını akıttılar. Ezan-ı Muhammedi özgürce yankılansın, devletimiz ebediyete kadar hür ve ayakta kalsın diye anadan, yardan, serden geçtiler. Geride eşlerini bıraktılar, evlatlarını bıraktılar; gözü yaşlı analar, yüreği mahzun babalar bıraktılar. Ama yağmur gibi yağan kurşunlara karşı, helikopter ve F-16’lardan atılan bombalara karşı, namlusunu millete çeviren haysiyetsizlere karşı tarihe geçen muhteşem bir destan yazdılar. Onlar, 'İman varsa imkan da vardır.' dediler. 'Biz seferle mükellefiz, zafer Allah’tandır.' dediler. 'Bu ülkeyi, ruhunu bir dolara satmış alçaklara teslim etmeyeceğiz.' dediler. İşte 15 Temmuz şehitlerimiz de her köşesi şühedanın mübarek kanlarıyla sulanmış bu vatan için, bu mübarek topraklar için can verme sırrına erdiler.”
“O gece İstiklal Harbi’nde şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin vatanına ve milletine bağlı mensuplarıyla güvenlik güçlerinin darbecilere karşı kararlı bir mücadele verdiğini belirtti. Vatandaşların da ellerinde Türk bayraklarıyla meydanlara çıkarak milli iradeyi savunduğunu vurgulayan Erdoğan, o gece sergilenen birlik ve beraberlik ruhunun Türkiye’nin gücünü tüm dünyaya gösterdiğini ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu:
“15 Temmuz gecesi üniformasına ihanet eden teröristler karşısında milletin emaneti olan o şerefli üniformalarına sahip çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kahraman mensuplarına, jandarmasıyla, polisiyle, özel harekatçısıyla tüm güvenlik kuvvetlerimize; ellerinde bayraklarla, dillerinde dualarla, gönüllerinde Türkiye sevdasıyla sokaklara inerek darbecilere meydanları dar eden aziz milletimin her bir ferdine teşekkürlerimi iletiyorum. O gece İstiklal Harbi’nde şaha kalkan ruhun tekrar hayata ve harekete geçtiğini gördük. O gece asil ve aziz milletimizin nasıl büyük bir millet olduğuna bir kez daha şahit olduk. O gece göğsü iman dolu bu milletin önünde hiçbir gücün duramayacağını cümle cihana bir kez daha ilan ettik. Buradan aziz milletimi bir kez daha tebrik ediyor, bu yüce milletin bir ferdi olmaktan onur ve kıvanç duyduğumu tekrar ifade ediyorum.”
“İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının bu bölümünde FETÖ’nün ihanetine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, devletin içerisine sızan yapıların oluşturduğu tehdide dikkat çekti. İhanetin yalnızca devlete değil, milletin ortak değerlerine de yöneldiğini belirten Erdoğan, 15 Temmuz gecesinde hedef alınan kurumların Türkiye Cumhuriyeti’nin temel yapıları olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kıymetli misafirler, şunu lütfen unutmayınız: İhanet, sirayet ettiği bünyeyi tüm hücrelerine kadar saran sinsi bir virüstür. Bu virüs, ahlak namına, insanlık namına hiçbir sınır tanımaz. Ahlak, vicdan, şeref, namus ve mertlik adına ne varsa bunların tamamını bir çırpıda silip atar. Tarih boyunca bu millete, bu devlete ihanet edenlere baktığınızda karşınızda ruhsuz ve onursuz mahluklar sürüsünü görürsünüz. Bunlarda hicap duygusu diye bir şey göremezsiniz. Bunlarda zerre miskal haya bulunmaz. Bunlarda vatan bilincinin, millet şuurunun esamesi okunmaz. Bunların nazarında milli ve manevi değerlerin hiçbir kıymeti yoktur. Bunlar milletin ve memleketin azılı düşmanlarıdır. Bunlar, dünyevi çıkarları uğruna devletini ve milletini sırtından hançerleyen satılmış karakterlerdir. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim; FETÖ’cüler, Ankara’da 10 yıl önce Gazi Meclisimizi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizi, Genelkurmay Başkanlığımızı, Özel Harekat Başkanlığımızı, Havacılık Dairemizi, MİT Başkanlığımızı, TRT’mizi ve TÜRKSAT’ımızı hedef aldılar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişimi sırasında FETÖ mensuplarının Türkiye’nin kritik kurumlarına ve sivillere yönelik gerçekleştirdiği saldırıları hatırlatarak, o gece yaşananların milletin hafızasında silinmeyecek izler bıraktığını söyledi. Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok noktada vatandaşların ve güvenlik güçlerinin hedef alındığını belirten Erdoğan, Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde yaşanan saldırıları örnek göstererek şu değerlendirmelerde bulundu:
“İstanbul’da, Marmaris’te milletin evlatlarını kalleşçe şehit ettiler. Milletin namusuna emanet ettiği tanklarla, uçaklarla, silahlarla, zırhlı araçlarla sadece milletimize değil, kendi silah arkadaşlarına da saldırdılar. 15 Temmuz gecesi sadece Ankara’da 149 kardeşimizi şehit verdik. Bin 508 kardeşimiz gazilikle şereflendi. Hemen karşımızdaki Ankara İl Emniyet Müdürlüğü binamız tankların, helikopterlerin ve F-16’ların hedefi oldu. Kalleşliğin, acımasızlığın, gaddarlığın her türlüsüne milletçe tanıklık ettik. O gece telsizin ucundaki hain, pilot üniforması giymiş teröristlere, 'Emniyet binasını vurun.' diye komut veriyordu. İşte bu saldırılarda yedisi emniyet mensubu, altısı sivil olmak üzere toplam 13 kahraman Ankara Emniyeti önünde şehadete yürüdü. Burada toplanan onlarca vatandaşımız gazi oldu.”
“Şehitlerimizin hepsinin ayrı bir destanı var”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının bu bölümünde 15 Temmuz gecesi şehit olan vatandaşların her birinin ayrı bir kahramanlık hikayesi bulunduğunu belirterek, özellikle genç nesillerin bu fedakarlıkları unutmaması gerektiğini ifade etti. Vatan uğruna can veren şehitlerin son anlarına ilişkin örnekler paylaşan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Şehitlerimizin hepsinin ayrı bir destanı var. O gece şehadetle, gazilikle müşerref olan her vatan evladının ayrı bir hikayesi var. Özellikle yarınlarımızın teminatı gençlerimiz için bu hikayelerden birkaçını sizlerle paylaşmak istiyorum. Sevgili gençler, bakın; o gece burada şehit düşen vatan evlatlarından biri polis memuru Varol Tosun kardeşimizdi. Varol Tosun, devletine ve milletine aşkla bağlı bir emniyet mensubuydu. Eşi ona bazen soruyordu: 'Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın?' Şehidimiz ise Hazreti Hamza Efendimiz gibi eşine şöyle cevap veriyordu: 'Gözümün gördüğü hiçbir şeyden korkmam.' Bir diğer şehidimiz Ömer İpek kardeşimizdi. O gece evden çıkarken ablasına, 'Ben çocuklarıma güzel bir ülke bırakmak istiyorum.' demişti. Annesine, 'Devleti bu çapulculara mı bırakacağız?' demişti. Babasına, 'Ben şehit olmaya gidiyorum, çocuklarım size emanet.' diyerek evden fırlamıştı. Yolda 'Nereye gidiyorsun?' diye soranlara, 'Benim safım belli. Ben hakkın safındayım. Namusumu korumaya gidiyorum.' diyordu.253 şehidimizin tamamının, 2 bin 737 gazimizin her birinin daha nice anısı, o geceye dair daha nice hatırası var. Bunları tek tek anlatmaya kalksak, inanın yüreğimiz dayanmaz."
“İnsan bir kere ölür ama adam gibi ölür”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının devamında 15 Temmuz gecesi vatandaşların ortaya koyduğu cesaretin Türkiye’nin tarihine yön veren en önemli unsurlardan biri olduğunu belirtti. O gece verilen mücadelenin yalnızca darbe girişimini engellemekle kalmadığını, aynı zamanda milletin bağımsızlık iradesini tüm dünyaya bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Burada Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ndeki bir kardeşimizin haykırdığı şu gerçeği dünyaya tekrar ilan etmek istiyorum. Özellikle bize ömür biçenlere, bu millete kefen biçenlere sesleniyorum: ‘İnsan bir kere ölür ama adam gibi ölür. Cesurlar bir gün, korkaklar ise her gün ölür.’ Şunu herkes bilsin ki biz, İstiklal Marşı ‘Korkma!’ diye başlayan bir milletiz. Şu yeryüzünde korkuyu korkutan ve korkutacak olan yegane millet biziz. Asırlardır bu topraklarda başımız dik yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da elif gibi dimdik durmaya devam edeceğiz. Gazze’den Lübnan’a, Somali’den Suriye’ye, Arakan’dan Sudan’a nerede bir mazlum varsa, nerede bir gözü yaşlı, boynu bükük bir mağdur varsa kol kanat germeye inşallah devam edeceğiz. Müslüman Türk’ün yolunu gözleyenlere tüm imkanlarımızla destek olmaya devam edeceğiz.”
“Dünyanın gözü bizim üzerimizde”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yalnızca kendi vatandaşları için değil, dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum toplumlar için de umut kaynağı olduğunu belirterek, gençlere bu sorumluluğun bilinciyle hareket etmeleri çağrısında bulundu. Türkiye’nin birlik ve beraberliğini hedef alan girişimlere karşı ortak duruşun korunacağını ifade eden Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Şunu gençlerimizin her zaman akıllarında tutmalarını rica ediyorum: On yıl önce olduğu gibi bugün de dünyanın gözü bizim üzerimizde. Bugün de dünya bize bakıyor. Türk milletine bakıyor. Sizlere bakıyor. Bugün de Beyrut, Şam, Halep, Trablus, Trablusşam, Saraybosna bizi takip ediyor. Gazze’nin, Batı Şeria’nın, Kudüs’ün masum çocukları bizi izliyor. Orta Doğu’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Afrika’ya mazlum ve mağdurlar büyük bir umutla Türkiye’ye bakıyor. Bu umudu söndürmek için her türlü kirli senaryoyu devreye alanlara Allah’ın izniyle meydanı terk etmeyeceğiz. Bir olacağız, beraber olacağız; tek yürek, tek ses, tek nefes olacağız. Birbirimizi sadece Allah için sevecek, her karışında barışın, huzurun, refahın olduğu büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Nasıl on yıl önce bu ülkeyi kardeşlikle esaretin pençesinden kurtardıysak, inşallah geleceğe de yine gönül birliği içinde beraberce taşıyacağız.”
“Millet, darbecileri de onlara destek verenleri de unutmayacak”
Konuşmasının bu bölümünde toplumsal hafızanın önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesinde kahramanca direnenlerin daima minnetle anılacağını, darbe girişimine destek verenlerin ise milletin vicdanında affedilmeyeceğini söyledi. Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kıymetli kardeşlerim, bu milletin hafızası güçlüdür. Bu milletin hafızası bin yıllara şahittir. Bu aziz millet şehitlerini unutmadığı gibi, yurt dışında vatansız bir şekilde son nefesini veren terörist başlarını da unutmayacak ve affetmeyecektir. Darbeye karşı kahramanca direnenler de, darbecileri alkışlayanlar da, darbecileri aklamaya çalışanlar da aynı şekilde asla unutulmayacaktır.”
“FETÖ ile mücadele tehlike tamamen ortadan kalkana kadar sürecek”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında FETÖ elebaşının ölümünün örgüt içerisinde çözülmelere yol açtığını ancak tehdidin tamamen sona ermediğini belirtti. Mücadelenin rehavete kapılmadan hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde sürdürüleceğini vurgulayan Erdoğan, özellikle örgütün gizli yapılanmalarına karşı dikkatli olunacağını ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Her bir vatandaşımın şu gerçeği çok iyi bilmesini isterim: Her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ’nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ ile mücadele de olacaktır. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ ile mücadeleyi hukuk zemininde, tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ’nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.”
“Örgütün ülkemiz içinde meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tutunmasına müsaade etmiyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik ve yargı kurumlarının FETÖ ile mücadeleyi titizlikle sürdürdüğünü belirterek, örgütün yeniden yapılanma girişimlerine izin verilmeyeceğini söyledi. Yurt dışında da örgütün hareket alanını daraltmaya yönelik çalışmaların devam ettiğini ifade eden Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfı’nın eğitim faaliyetlerine de değinerek şu ifadeleri kullandı:
“Nitekim emniyetimiz, yargımız ve istihbarat birimlerimiz tam bir cerrah titizliğiyle görevlerini ifa ediyor. Suçlu ve suçsuz arasındaki ayrıma azami dikkat gösteriliyor. Yurt dışında örgütün istismar alanını daraltmak için girişimlerimiz devam ediyor. Türkiye Maarif Vakfımız, dünyanın 66 ülkesinde 543 eğitim kurumuyla son derece başarılı hizmetlere imza atıyor. Örgütün ülkemiz içinde meşru görünümlü yapılarla toplumda tekrar tutunmasına müsaade etmiyoruz. FETÖ’nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ediyoruz. Aynı şekilde yurt dışındaki firari örgüt militanlarının ülkemize iadesi için yoğun çaba harcıyoruz.”
“Casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ’nün devlet ve toplum açısından oluşturduğu tehdidin tamamen ortadan kaldırılmasının öncelikli hedef olduğunu belirterek, pişmanlık gösterenlerle suç işlemeye devam edenler arasında hukukun gerektirdiği ayrımın yapılacağını ifade etti. Türkiye’ye yönelik tehdit oluşturan hiçbir girişimin cezasız kalmayacağını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“En büyük özelliği kanser hücresi gibi vücudu içeriden kemiren bu casusluk şebekesinin kökünü kurutana dek mücadeleye devam edeceğiz. Öte yandan Türkiye’ye karşı beslediği kini terk edenlere, içine düştüğü sapkınlıktan çıkmaya çalışanlara, işledikleri suçlardan ötürü gerçekten nedamet duyanlara devletimiz hukuk içinde zaten gerekeni yapmaktadır. Ama her kim illegaliteye bulaşırsa, her kim bu millete düşmanlıkta ısrarcı olursa, her kim Türkiye’nin kalbine hançer saplamaya yeltenirse çok net söylüyorum; bunun da hesabını adalete verecektir.”
“Terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Türkiye’nin terörle mücadelede ulaştığı noktaya dikkat çekerek, devletin her türlü tehdidi bertaraf edecek güce sahip olduğunu vurguladı. Türkiye’ye yönelik düşmanca girişimlerin sonuçsuz kalacağını ifade eden Erdoğan, terör örgütlerinin hareket alanının giderek daraldığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Gelinen noktada herkes şunu görmelidir: Terör örgütleri için artık deniz tükenmiştir. Türkiye’ye düşmanlıkla varılabilecek hiçbir yer yoktur. Devletimiz, kendine yönelen her türlü tehdidi bertaraf edecek, başını kaldıracak hainlerin başını ezecek kudrete hamdolsun fazlasıyla sahiptir. Herkes hesabını kitabını buna göre yapmalıdır.”
“Bu millet uyanık olduğu sürece iradesine kimse zincir vuramayacak”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin birlik ve beraberliğini koruduğu sürece hiçbir girişimin milli iradeyi hedef alamayacağını belirterek, Cumhur İttifakı’nın ve 15 Temmuz’da ortaya çıkan dayanışma ruhunun ülkenin geleceği açısından önem taşıdığını ifade etti. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Ben inanıyorum ki Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı güçlü olduğu müddetçe Türkiye artık karanlık dönemler yaşamayacak. 15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu sürece evelallah Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek. Bu millet uyanık olduğu, birbirine kenetlendiği, dirlik ve beraberliğine sahip çıktığı sürece iradesine kimse zincir vuramayacak.”
Konuşmasının bu bölümünde demokrasinin korunmasının önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli iradeye yönelik girişimlerde bulunanların hukuk önünde hesap vereceğini belirtti. Türkiye’nin bir daha benzer bir darbe girişimi yaşamaması temennisinde bulunan Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“İnşallah bundan sonra demokrasimiz asla ve asla kesintiye uğramayacak. Demokrasimize kastedenler, milli iradeye, Gazi Meclisimize, seçilmiş hükûmete kastedenler bundan sonra sanık sandalyesine oturacaklarını bilecek. Bu millete kötülük yapmayı akıllarından bile geçiremeyecek. Rabbim her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu güzel ülkeyi korusun diyorum. Rabbim bu millete, bu devlete 15 Temmuz gibi bir imtihanı tekrar yaşatmasın diyorum.”
15 Temmuz şehitleri rahmetle anıldı, birlik ve beraberlik mesajı verildi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasının sonunda 15 Temmuz şehitlerini bir kez daha rahmetle anarken, gazilere sağlıklı ve bereketli bir ömür temennisinde bulundu. Anma programına katılanlara, organizasyonda emeği geçenlere ve yurt dışında düzenlenen anma etkinliklerine iştirak eden dost ülkelere teşekkür eden Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü kutlayarak konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“15 Temmuz’da ebedi aleme uğurladığımız 253 şehidimizi bir kere daha kemal-i hürmetle yad ediyor, gazilerimize bereketli ömürler diliyorum. ‘10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim’ anma programımızı teşrif eden siz kıymetli kardeşlerime teşekkür ediyor, dünyanın farklı ülkelerinde şehitlerimizi bugün beraber andığımız, gururu birlikte paylaştığımız tüm dostlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Değerli sanatçılarımızı ve programın icrasında emeği geçenleri tebrik ediyor, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününüzü kutluyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.”