Milli Eğitim Bakanlığından alınan bilgiye göre, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, eğitimde dijitalleşme hamleleri ile PISA ve TIMSS gibi uluslararası araştırmalarda elde edilen sonuçlar, OECD, UNESCO, UNICEF ve UNDP başta olmak üzere uluslararası kuruluşların raporlarına da yansıdı.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uluslararası ilgi görüyor
2024-2025 eğitim öğretim yılında kademeli olarak uygulanmaya başlanan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin bilgi aktarımının yanı sıra beceri temelli öğrenme, değerler eğitimi ve öğrencilerin bütüncül gelişimini esas aldığı belirtildi.
Modelin, OECD üyesi ülkeler başta olmak üzere birçok ülke tarafından yakından takip edildiği, beceri odaklı yapısının küresel eğitim eğilimleriyle uyumlu bulunduğu ifade edildi.
Geçen yıl Güney Afrika’da düzenlenen G20 Eğitim Bakanları Toplantısı’nda UNICEF Küresel Eğitim ve Ergen Gelişimi Direktörü Pia Britto’nun, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni uluslararası alanda örnek gösterdiği, öğretmenlere yönelik yüz yüze eğitimleri ve erken çocukluk eğitimindeki ulusal standartları övdüğü aktarıldı.
Dijitalleşme yatırımları öne çıktı
UNDP raporlarında Türkiye’nin eğitim teknolojileri alanındaki ilerleyişine dikkat çekildiği, neredeyse tüm dersliklerinde etkileşimli tahta ve internet altyapısı bulunan dünyadaki tek ülke olduğunun vurgulandığı bildirildi.
Kırgızistan Eğitim Bakanı Dogdurkul Kendırbaeva’nın da Bakan Tekin ile görüşmesinde Türkiye’nin eğitimde yapay zeka ve teknoloji kullanımını takdir ettiklerini belirterek bu alandaki deneyimlerden faydalanmak istediklerini ifade ettiği kaydedildi.
Eski Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Thomas Ossowski de eğitimde dijitalleşme başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ülkeye rol model olabileceğini dile getirdi.
OECD ve UNESCO’dan Türkiye değerlendirmesi
OECD’nin “Bir Bakışta Eğitim 2025 Raporu”nda Türkiye’nin eğitimde kapsayıcılığı artırma ve genç nüfusu eğitime kazandırma konusunda OECD ülkeleri arasında öne çıktığı belirtildi.
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, Türkiye’nin PISA sonuçlarında son 10 yılda istikrarlı yükseliş gösteren az sayıdaki ülkeden biri olduğunu ifade etti.
OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleicher ise Türkiye’nin başarısının “sihirli bir değnekten değil, tutarlı sistemler inşa edilmesinden” kaynaklandığını belirterek, eğitim politikalarındaki sürdürülebilir yaklaşımın önemine dikkati çekti.
UNESCO Eğitimden Sorumlu Genel Direktör Yardımcısı Stefania Giannini de Türkiye’yi farklı zorluklara rağmen çözüm üreten ve ilerleme kaydeden ülkeler arasında gösterdi.
“ABİDE ile öğrencilerimizi sürekli izledik”
Değerlendirmelerde bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2010’lu yıllardan itibaren eğitim sistemini hem ulusal hem uluslararası göstergelerle sürekli izlediklerini söyledi.
Bakanlık bünyesinde yapay zeka destekli analiz sistemi kurduklarını belirten Tekin, okul bazında fiziki ve teknolojik ihtiyaçların elektronik ortamda takip edildiğini ifade etti.
PISA ve TIMSS’in uygulanmadığı yıllarda Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) araştırmasıyla öğrencilerin akademik gelişimini izlediklerini belirten Tekin, eğitim politikalarını ulusal ve uluslararası veriler doğrultusunda şekillendirdiklerini dile getirdi.
“Göstergeler itibarıyla geldiğimiz nokta önemli”
Türkiye’nin eğitim altyapısında önemli mesafe katettiğini belirten Tekin, şunları söyledi:
“Okullaşma oranı, derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, eğitimde teknolojinin kullanımı gibi konularda Türkiye’nin uluslararası ortalamaların üzerine çıktığı çok net bir şekilde ifade ediliyor. Bu bizim için önemli ve biz bunun devamını sağlayacak adımları atmaya devam ediyoruz.”
Tekin, fiziki ve teknolojik altyapıya ilişkin sorunların büyük ölçüde çözüldüğünü, deprem güçlendirme çalışmaları ve ekonomik ömrünü tamamlayan okul binalarının yenilenmesine yönelik yatırımların ise sürdüğünü belirtti.
“Müfredat beceri odaklı hale gelince başarılar arttı”
Beceri temelli eğitim modeline geçişle birlikte uluslararası başarıların yükseldiğini ifade eden Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uluslararası kuruluşlar, akademisyenler ve öğretmenlerin görüşleri alınarak hazırlandığını söyledi.
59.PISA Yönetim Kurulu Toplantısı’nın geçen yıl Türkiye’de gerçekleştirildiğini hatırlatan Tekin, toplantının ardından yeni müfredatın farklı dillere çevrilerek diğer ülkelere tanıtılması yönünde tavsiye kararı alındığını belirtti.
TIMSS sonuçlarına göre Türkiye’nin önemli başarı elde ettiğini vurgulayan Tekin, Türkiye’nin 4. sınıf fen bilimlerinde 4’üncü, 8. sınıf fen bilimlerinde 7’nci, 4. sınıf matematikte 8’inci, 8. sınıf matematikte ise OECD ülkeleri arasında 10’uncu sırada yer aldığını kaydetti.
“Hem rekabetçi hem değerlerine bağlı nesiller yetiştirmek istiyoruz”
PISA 2025 sonuçlarının 8 Eylül’de Slovakya’nın başkenti Bratislava’da açıklanacağını hatırlatan Tekin, OECD’nin Türkiye’den beklentisinin yüksek olduğunu belirtti.
Tekin, “Çocuklarımızın uluslararası arenada rekabet ederken güçlü olmasını istiyoruz ama bir taraftan da bizi biz yapan değerlerden de uzaklaşmalarını istemiyoruz. Eğitim programlarında dünya barışı, insan hakları ve ortak insani değerlerin mutlaka yer alması gerektiğini düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.