Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen “Türkiye Enerji Dönüşümü Yatırım Forumu”nda yaptığı konuşmada, küresel enerji sisteminde köklü bir dönüşüm sürecine girildiğini vurguladı.
Forumun, enerji dönüşümü ve küresel ekonominin geleceğini şekillendirecek yatırım fırsatlarını değerlendirmek açısından önemli bir zemin sunduğunu belirten Kurum, önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle aktardı:
“Önümüzdeki 10 yıl, küresel enerji sisteminin yeniden şekillendiği bir dönem olacaktır. Bu dönüşümün kazananları ise sermayeyi, teknolojiyi ve politikaları doğru zamanda bir araya getirebilen ülkeler olacaktır.”
“COP31 ile uygulama aşamasına geçiyoruz”
Türkiye’nin kasım ayında Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlandığını hatırlatan Kurum, iklim sürecinin artık müzakere aşamasından uygulama dönemine geçtiğini söyledi.
Enerji arz güvenliğinin küresel ölçekte yeniden öncelik kazandığını ifade eden Kurum, ülkelerin enerji politikalarında daha hızlı ve somut adımlar atması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Artık uygulama için daha hızlı ve daha kararlı hareket etmeliyiz. Enerji dönüşümü; iklim eylemi, enerji güvenliği ve ekonomik rekabet gücünün tam merkezinde yer alıyor ve son gelişmeler bize bir kez daha gösterdi ki dalgalı enerji piyasalarına bağımlılığın ciddi ekonomik ve sosyal bedelleri var. Aynı zamanda şunu da gördük; yenilenebilir enerji kapasitesi güçlü, enerji verimliliği yüksek ülkeler; belirsizlik dönemlerini yönetmeye ve vatandaşlarını korumaya çok daha hazırlıklı oluyor.”
Türkiye’nin son 20 yılda yenilenebilir enerji kapasitesini önemli ölçüde artırdığını belirten Kurum, dönüşüm sürecinde sanayi, üretim ve yapı sektörlerinde de önemli adımlar atıldığını ifade etti.
Deprem sonrası yürütülen yeniden inşa sürecine de değinen Kurum, enerji verimliliği yüksek konut üretimine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Örneğin; 11 ilimizi yıkıma uğratan depremlerin ardından 2 yılda neredeyse sıfır enerjili bina yaklaşımına uygun yarım milyon konut inşa ettik ve enerji tüketimini yüzde 39 azalttık.”
“COP31 Eylem Gündemi somut çözümlere odaklanıyor”
COP31 kapsamında belirlenen önceliklerin küresel paydaşlarla yapılan istişareler sonucunda şekillendiğini belirten Kurum, iklim sürecinin artık somut sonuç üretme aşamasına geçmesi gerektiğini vurguladı.
Kurum, COP31 Eylem Gündemi’nin odaklandığı alanları şu sözlerle aktardı:
“İklim sürecinin uygulamaya ve somut sonuçlara daha fazla odaklanması yönünde güçlü destek var. Bu nedenle COP31 Eylem Gündemi; elektrifikasyon, yeşil sanayileşme, sıfır atık ve döngüsel ekonomi, dirençli şehirler, iklim finansmanı ve gıda sistemleri gibi somut çözüm alanlarında herkesi bir araya getirmeye odaklanıyor.”
“Türkiye’nin dönüşüm hikayesi yatırımcılara sunulacak”
Bakan Kurum, enerji dönüşümünün yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik bir dönüşüm olduğuna dikkat çekerek, bu sürecin yatırım kararlarını da doğrudan etkilediğini söyledi.
Türkiye’nin enerji dönüşümünün veriye dayalı bir çerçeveyle uluslararası yatırımcılara sunulacağını belirten Kurum, “Türkiye Transition Factbook” çalışmasına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Bu kitapçık, Türkiye’nin enerji dönüşümüne ilişkin veriye dayalı çerçeve sunarak; temiz enerji, elektrifikasyon, şebekeler, depolama, sanayi dönüşümü ve yeşil finansman alanlarındaki yatırım fırsatlarını daha görünür hale getirecektir.”
Kurum, söz konusu çalışmanın yalnızca teknik bir rapor olmadığını, aynı zamanda küresel yatırımcılar için stratejik bir referans niteliği taşıdığını ifade etti.
“Türkiye, COP31’de küresel dönüşüme yön verecek”
Konuşmasının sonunda COP31’e ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurum, Türkiye’nin enerji dönüşüm vizyonunun uluslararası ölçekte daha görünür hale geleceğini belirtti.
Kasım ayında Antalya’da düzenlenecek zirveye tüm paydaşları davet eden Kurum, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“COP31’e gelen herkes, Türkiye’nin küresel ölçekteki yenilikçi gücünün ve yüksek hedeflerinin enerji dönüşümüne nasıl yön verdiğini yakından görme fırsatı bulacak. Aynı zamanda karbonsuzlaşma ile kalkınmayı birlikte ilerletecek yeni ortaklıkların da önünü açacağız.”