AjansHaber Gündem Bakan Kacır: “Türkiye ve Belçika arasındaki daha derin iş birliği, daha geniş bir Avrupa hedefine de hizmet etmektedir”

Bakan Kacır: “Türkiye ve Belçika arasındaki daha derin iş birliği, daha geniş bir Avrupa hedefine de hizmet etmektedir”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Belçika-Türkiye Diyaloğu Paneli’nde Türkiye’nin Avrupa için güvenilir ve tamamlayıcı bir ortak olduğunu vurguladı; yarı iletkenlerden yapay zekaya uzanan geniş bir alanda stratejik iş birliği mesajı verdi.

Editör

Belçika-Türkiye Diyaloğu Paneli kapsamında düzenlenen “Sanayi 4.0’dan Sanayi 5.0’a Geçiş ve Belçika-Türkiye için Fırsatlar” oturumu, MEXT Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa Belçika Kraliçesi Mathilde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve beraberindeki heyet ile çok sayıda davetli katıldı.

Etkinlikte Türkiye ile Belçika arasındaki ekonomik ilişkiler, sanayi dönüşümü, dijitalleşme ve yeni nesil teknoloji alanlarında iş birliği imkanları ele alındı.

“Türkiye, Avrupa için güvenilir bir ortak”

Kacır, konuşmasında Türkiye’nin Avrupa ile ekonomik ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, işbirliğinin stratejik boyutuna dikkat çekti.

Bakan Kacır, Türkiye’nin Avrupa için konumunu şu sözlerle ifade etti:

“Türkiye, Avrupa için güvenilir, yetenekli ve tamamlayıcı bir ortak. Türkiye ve Belçika arasındaki daha derin iş birliği, daha geniş bir Avrupa hedefine de hizmet etmektedir.”

Sanayi 4.0’dan 5.0’a geçiş ve küresel dönüşüm

Küresel ekonomik sistemde yaşanan dönüşüme işaret eden Kacır, üretim modellerinin yeniden şekillendiğini belirtti. Kacır, konuşmasında ekonomik güvenlik ve dayanıklılığın önemine değindi.

Bakan Kacır, değişen küresel denkleme ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Aynı zamanda ileri teknolojiler için küresel rekabet daha da kızışıyor. Bu yeni gerçeklik, üretimin doğasını da dönüştürüyor. Bugün bir sanayi tabanının gücü, giderek daha fazla esnek, dijital, sürdürülebilir ve güvenli bir şekilde üretim yapabilme yeteneğine bağlıdır. Bu yeni çağda rekabet gücü, güçlü üretim kapasitesini dijital teknolojiler, nitelikli insan sermayesi, inovasyon yeteneği ve sürdürülebilir üretim uygulamalarıyla birleştirebilenlerin olacaktır. Türkiye’nin uzun zamandır hazırlandığı gelecek tam olarak budur.”

Türkiye’nin üretim ve ihracat performansı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen sanayi vizyonuna değinen Kacır, Türkiye’nin üretim kapasitesindeki artışı rakamlarla paylaştı.

Bu çerçevede Kacır, şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye’nin yüksek ve orta-yüksek teknoloji ürünleri yıllık ihracatı aynı dönemde 10 milyar dolardan 112 milyar dolara çıktı. Bugün Türkiye, askeri İHA üretiminde küresel bir lider olup, Avrupa’nın önde gelen ticari araç, güneş paneli, otobüs, ev aletleri, çelik ve ahşap ürünleri üreticileri arasında yer almaktadır. Ülkemiz, alüminyum, düz cam, seramik, plastik, motorlu taşıtlar ve rüzgar türbini bileşenleri gibi önemli sanayi sektörlerinde de Avrupa’da güçlü bir konuma sahiptir. Bu güç, sağlam bir AR-GE ve inovasyon ekosistemi tarafından giderek daha fazla desteklenmektedir. Bugün 1700’den fazla AR-GE ve tasarım merkezi, endüstriyel rekabet gücümüzü güçlendiren çözümler geliştirmektedir. 114 teknoparkta, yaklaşık 13 bin firma yarının teknolojileri üzerinde çalışmaktadır. Güçlü üretim ve inovasyon altyapısı, Türkiye’ye sanayisini daha akıllı, daha yeşil ve daha rekabetçi bir geleceğe taşıma konusunda sağlam bir temel sağlamaktadır.”

Dijital dönüşüm ve insan kaynağı vurgusu

Dijital dönüşümün yalnızca teknoloji değil insan odağında bir süreç olduğuna dikkat çeken Kacır, Türkiye’nin bu alandaki yaklaşımını anlattı.

Kacır, yatırım teşvikleri ve dijital dönüşüm programlarına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Ayrıca, ülkemizin tarihindeki en büyük ölçekli teşvik programı olan HIT-30, veri merkezleri, yapay zeka, kuantum altyapısı ve endüstriyel robotlara yönelik stratejik yatırımlar için 4,4 milyar dolarlık bir destek paketi sağlamaktadır. Bizim için dijital dönüşüm sadece gelişmiş teknolojiler, modern altyapı veya yeni yatırım programları ile ilgili değildir. Aynı zamanda insanlarla da ilgilidir. Türkiye, dijital ekonomide başarılı olmak için gerekli dijital becerilere sahip bir toplum inşa etmeye tamamen kararlıdır.”

Genç yetenekler ve teknoloji ekosistemi

Türkiye’nin genç nüfusuna ve teknoloji üretim kapasitesine dikkat çeken Kacır, eğitim ve girişimcilik programlarını da değerlendirdi.

Kacır, insan kaynağı vizyonunu şu sözlerle aktardı:

“Ortalama yaşı 35 olan Türkiye, geleceğin teknolojilerine ve endüstrilerine katkıda bulunmaya hazır dinamik bir yetenek tabanına sahiptir. Bu nedenle gençlerimizin yapay zeka, robotik, yazılım, havacılık ve uzay, ileri imalat ve yeşil teknolojilerde uygulamalı deneyim kazanmalarını sağlayan programlara yoğun yatırım yapıyoruz. Bu girişimler arasında dünyanın en büyük havacılık ve teknoloji festivali olan TEKNOFEST, amiral gemisi platformumuz olarak öne çıkıyor. Gençleri, tasarlamaya, yenilik yapmaya, rekabet etmeye ve fikirlerini gerçek dünya çözümlerine dönüştürmeye teşvik eden, ülke çapında bir teknoloji hareketi haline geldi.”

AB ile dijital entegrasyon ve yapay zeka vizyonu

Türkiye’nin Avrupa Birliği programlarına aktif katılımını vurgulayan Kacır, dijitalleşmenin uluslararası boyutuna dikkat çekti.

Kacır, AB iş birliğine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Türkiye ve AB’nin toplam 822 milyon avro bütçeli 105 projeyi desteklediği bilgisini veren Kacır, 2023’te Dijital Avrupa Programı’na katıldıklarından beri sanayi şirketlerinin, girişimcilerin ve üniversitelerin önemli Avrupa dijital altyapılarına ve iş birliği fırsatlarına erişim sağladığını söyledi.”

Yapay zeka yaklaşımını da açıklayan Kacır, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye, yapay zekaya hem hırs hem de sorumlulukla yaklaşmaktadır. Yapay zekanın insanlara hizmet etmesini, ekonomimizi güçlendirmesini ve daha adil, daha güvenli ve daha üretken bir geleceğe katkıda bulunmasını sağlarken, teknolojik yeteneklerimizi geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu anlayışla, özel sektörümüzün, kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin ve araştırmacılarımızın ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı bilgi işlem kapasitesini genişletiyoruz. Ayrıca, yapay zeka girişimlerinin çözümlerini ölçeklendirmelerine ve küresel pazarlarda rekabet etmelerine yardımcı olmak için 150 milyon dolarlık bir girişim sermayesi fonu açıkladık.”

2030 vizyonu ve yeni yapay zeka eylem planı

Türkiye’nin dijital altyapı hedeflerini paylaşan Kacır, 2030 vizyonunu açıkladı ve yeni planlara değindi.

Kacır, geleceğe dönük stratejiyi şu sözlerle anlattı:

“Yapay zekayı ülkemiz ve ekonomik ortaklarımız için bir fırsata dönüştürecek yaklaşımlar geliştireceğiz. Temel büyük dil modelleri ve hiper ölçekli şirketlerin devasa veri merkezi yatırımlarının tek başına değer yaratmanın itici gücü olmadığı bir ekosistem kuracağız. Bunun yerine, birleşik yapay zeka yaklaşımları, semantik modeller ve sektöre özgü verilerle zenginleştirilmiş çözümler ve uç bilişim uygulamaları değer yaratma sürecine katkıda bulunacaktır. Bu alanda dost ülkelerle iş birliğimizi güçlendireceğiz."

Türkiye-Belçika teknoloji ortaklığı ve çip alanı

İki ülke arasındaki teknoloji iş birliğine özel vurgu yapan Kacır, yarı iletkenler ve nanoelektronikalanındaki ortaklığa dikkat çekti.

Kacır, bu alandaki iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi:

“Yarı iletkenler ve nanoelektronik alanında, TÜBİTAK’ın IMEC (Belçika merkezli dünyanın en önemli nanoelektronik ve çip araştırma kuruluşu) ile iş birliği son derece umut vadeden bir platform oluşturmaktadır. Belçika’nın yarı iletkenler ve nanoelektronik alanındaki uzmanlığıyla Türkiye’nin büyüyen teknoloji ve mühendislik yeteneklerinin birleşimi, her iki taraf için de yeni fırsatlar yaratabilir.”

Avrupa ile ekonomik entegrasyon vurgusu

Türkiye’nin Avrupa ile ekonomik bağlarının derinliğine dikkat çeken Kacır, ticaret hacmine ilişkin verileri paylaştı.

Bakan Kacır, Türkiye’nin Avrupa ile ilişkilerini şu sözlerle değerlendirdi:

“Türkiye’nin, Avrupa için güvenilir, yetenekli ve tamamlayıcı bir ortak olduğunu vurgulayan Kacır, “Türkiye ve Belçika arasındaki daha derin iş birliği, daha geniş bir Avrupa hedefine de hizmet etmektedir. Bugün Türkiye’nin ihracatının yüzde 43’ü, ithalatının ise yüzde 32’si AB’ye yöneliktir. Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacmi 233 milyar dolara ulaşmıştır. Bu rakamlar, sanayi entegrasyonunun derinliğini, değer zincirlerimizin gücünü ve Türkiye ile AB arasında gelişen karşılıklı güveni yansıtmaktadır. Bu nedenle bugünkü diyalog, daha dirençli, sürdürülebilir ve insan merkezli bir Avrupa inşa etme konusundaki ortak taahhüdümüzü yansıtmaktadır.” diye konuştu.”

MEXT’te temaslar ve iş birliği imzaları

Program kapsamında Kacır, Kraliçe Mathilde ve heyetle birlikte MEXT Teknoloji Merkezi’ni gezdi. Ayrıca Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ile ikili görüşme gerçekleştirdi.

Etkinlikte MEXT ile Belçikalı şirketler Flanders Make ve A6K arasında mutabakat zaptı imzalandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız