02 Temmuz 2026 Perşembe
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem ASELSAN’da son 5 yılda 1000’e yakın kritik ürün yerli üretime geçti

ASELSAN’da son 5 yılda 1000’e yakın kritik ürün yerli üretime geçti

Türkiye’nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda yürütülen millileştirme programının en önemli aktörlerinden ASELSAN, son yıllarda kritik alt sistem ve bileşenlerin yerli üretimine yönelik çalışmalarını hızlandırdı. Şirket, özellikle son beş yılda radar, elektronik harp, elektro-optik, haberleşme, hava savunma ve güç elektroniği alanlarında kullanılan yaklaşık 1000 kritik alt bileşeni yerlileştirerek, daha önce yurt dışından temin edilen birçok teknolojiyi Türkiye’de üretmeye başladı.

ASELSAN’ın faaliyet raporları, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) açıklamaları, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ve şirket tarafından paylaşılan verilere göre, 2018 yılından bu yana millileştirilen ürün sayısı 982’ye ulaştı. Son yedi yılda yürütülen çalışmalar sayesinde ise 1 milyar doların üzerinde ekonomik büyüklüğün yurt içinde kalması sağlandı.

Ambargolara karşı yerli üretim seferberliği

Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, çip krizleri, ihracat lisansları ve savunma sanayisine yönelik açık ya da örtülü ambargolar, ASELSAN’ın millileştirme çalışmalarını stratejik bir öncelik haline getirdi.

Bu kapsamda şirket, yalnızca yeni savunma sistemleri geliştirmeye odaklanmak yerine, geçmişte büyük oranda ithal edilen kritik elektronik ve mekanik parçaların Türkiye’de geliştirilmesi ve üretilmesine yönelik kapsamlı bir program başlattı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında İstanbul Sanayi Odası iş birlikleri ve ASELSAN’ın “Gücümüz Bir” platformu üzerinden yerli KOBİ’lere Ar-Ge, teknik danışmanlık ve finansman desteği sağlandı. Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin farklı illerindeki savunma sanayii kümelenmeleri ve üretim tesislerinde seri üretim altyapısı oluşturuldu.

Binden fazla yerli tedarikçinin yer aldığı bu ekosistem sayesinde, daha önce yurt dışından temin edilen yüzlerce kritik bileşen artık Türkiye’deki firmalar tarafından geliştiriliyor ve üretiliyor.

Son beş yılda hangi kritik ürünler yerlileştirildi?

ASELSAN’ın Millileştirme Programı kapsamında kamuoyuna açıklanan verilere göre son yıllarda çok sayıda stratejik ürün yerli üretime kazandırıldı.

Millileştirme faaliyetleri kapsamında yerli sanayiye kazandırılan başlıca ürün grupları ve detaylar şu şekildedir:

Elektro-Optik Sistemler: Termal kamera bileşenleri, mercekler ve hedefleme sistemleri parçaları.

Haberleşme Cihazları: Taktik saha muhabere sistemleri, antenler, el telsizleri ve uydu haberleşme donanımları.

Radar ve Elektronik Harp: Erken ihbar radarları için elektronik kartlar, mikrodalga bileşenler ve harp podu parçaları.

Raylı Sistemler: Hibrit lokomotifler ve Milli Elektrikli Tren için çekiş sistemi CER motorları.

Özellikle deniz radar elektronik destek sistemlerinde kullanılan 2-20 GHz frekans aralığındaki RF güç yükselteç modüllerinin yerli üretime alınması, dışa bağımlılığı önemli ölçüde azaltırken, uzay platformlarının yönelim kontrolünde kullanılan uzay kalifiye dönüölçerlerin geliştirilmesi de Türkiye’nin uzay teknolojileri açısından kritik bir kazanım olarak değerlendiriliyor.

Millileştirme yalnızca üretim değil, tedarik güvenliği anlamına geliyor

ASELSAN’ın yürüttüğü program yalnızca maliyet avantajı sağlamayı değil, kritik savunma projelerinde tedarik güvenliğini de garanti altına almayı amaçlıyor.

Şirket, ithalatı yapılan ürünleri teknolojik kritikliği, ihracat kısıtlamaları, tedarik süresi ve maliyet etkisi gibi kriterlere göre analiz ederek önceliklendiriyor. Böylece hem üretim süreçleri hızlanıyor hem de bakım, onarım ve sürdürülebilirlik açısından önemli avantaj elde ediliyor.

Yerli üretime geçen ürünler sayesinde savunma projeleri ihracat lisanslarına bağlı kalmadan geliştirilebiliyor ve olası ambargolardan etkilenmeden üretim sürdürülebiliyor.

982 ürün millileştirildi, 340 yeni proje sürüyor

ASELSAN’ın 2025 Faaliyet Raporu’na göre yalnızca 2025 yılı içerisinde 103 yeni ürün daha millileştirildi. Böylece 2018 yılından itibaren yerlileştirilen ürün sayısı 982’ye ulaştı.

Şirket, bu ürünler için 2025 yılında 235 milyon dolar tutarında satın alma siparişi verirken, son yedi yılda gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde 1 milyar doların üzerinde ekonomik büyüklüğün Türkiye sınırları içinde kalmasına katkı sağlandığını açıkladı.

Yalnızca 2025 yılında ise ithal muadillerine kıyasla yaklaşık 80 milyon dolarlık ekonomik kazanım elde edildi.

Bunun yanı sıra 30 farklı yerli tedarikçiyle yaklaşık 340 yeni ürünün daha millileştirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.

Radar, elektronik harp ve Çelik kubbe projeleri ön planda

Millileştirme çalışmaları özellikle Türkiye’nin son dönemde geliştirdiği hava savunma ve elektronik harp projelerine yoğunlaştı.

Çelik kubbe hava savunma mimarisi, radar sistemleri, elektronik harp çözümleri, askeri haberleşme sistemleri, elektro-optik sensörler, güdümlü mühimmat teknolojileri ve insansız sistemlerde kullanılan çok sayıda kritik alt bileşen artık yerli üretimle karşılanıyor.

Şirketin finansal sonuçlarına göre radar sistemleri, elektronik harp çözümleri, Çelik kubbe projeleri, yapay zeka destekli güvenlik sistemleri ve elektro-optik teknolojiler ciro artışında önemli pay sahibi oldu.

Yeni hedef uzay ve kuantum teknolojileri

ASELSAN, millileştirme çalışmalarını mevcut savunma sistemleriyle sınırlamıyor.

Şirket, Türkiye’nin ilk yerli uzay sınıfı atalet sensörlerini geliştirmek amacıyla uzay kalifiye dönüölçer projesini sürdürürken, ilk yerli süper iletken kuantum işlemci biriminin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da yürütüyor.

Bu projeler, Türkiye’nin yüksek teknoloji alanlarında dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen yeni nesil millileştirme stratejisinin önemli adımları arasında yer alıyor.

Finansal göstergelere de yansıdı

Millileştirme çalışmaları şirketin finansal performansına da katkı sağladı.

KAP’a açıklanan finansal sonuçlara göre ASELSAN, 2025 yılında cirosunu reel olarak yüzde 15 artırarak 180,4 milyar liraya çıkardı.

Aynı dönemde doğrudan ve dolaylı ihracat 958 milyon dolara ulaşırken, yeni ihracat sözleşmeleri 2 milyar doların üzerine çıktı. Yeni alınan siparişler 9,6 milyar dolar, bakiye sipariş büyüklüğü ise 20,4 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Şirket ayrıca seri üretim kapasitesini artırmak amacıyla 372 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirirken, üretim ve test altyapısını güçlendirmek için yaklaşık 40 milyon dolarlık ek yatırım yaptı. Ar-Ge harcamaları ise 1,36 milyar dolara ulaştı. Yerli alım oranı yüzde 70’in üzerine çıktı.

Bakanlıktan ASELSAN vurgusu

Milli Savunma Bakanlığı da çeşitli açıklamalarında ASELSAN’ın Türkiye’nin savunma sanayiindeki stratejik konumuna dikkat çekti. Bakanlık, şirketin geliştirdiği yerli ve milli sistemlerin Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekat kabiliyetini güçlendirdiğini ve savunma sanayiinde dışa bağımlılığın azaltılmasında kritik rol üstlendiğini vurguladı.  

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ASELSAN tarafından geliştirilen radar, hava savunma ve elektronik harp sistemlerinin teslimat ve tanıtım törenlerinde yaptığı konuşmalarda, yerli savunma sanayiinin Türkiye’nin güvenliği açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Güler, özellikle Çelik kubbe hava savunma mimarisi kapsamında geliştirilen yeni nesil sistemlerin Türk Silahlı Kuvvetlerinin caydırıcılığını önemli ölçüde artıracağını ifade etti.  

Bakan Güler, ASELSAN’ın geliştirdiği Taşınabilir Erken İkaz Radar Sistemi’nin (TEİRS) teslimat töreninde ise, Savunma Sanayii Başkanlığı ile ASELSAN’ın uzun yıllara dayanan çalışmaları sonucunda Türkiye’nin kendi erken ikaz radarını geliştirmeyi başardığını belirterek, sistemin uzun menzilli erken ihbar, yüksek hareket kabiliyeti ve hızlı konuşlanma özellikleriyle hava savunma kapasitesine önemli katkı sağlayacağını söyledi.  

Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk de ASELSAN’ın 50’nci kuruluş yılı dolayısıyla Gölbaşı Yerleşkesi’nde düzenlenen basın bilgilendirme toplantısında, şirketin hava savunma sistemlerinden radar teknolojilerine, elektronik harp, elektro-optik, aviyonik, komuta kontrol ve silah sistemlerine kadar geniş bir alanda geliştirdiği yerli teknolojilerle Türk Silahlı Kuvvetlerine önemli kabiliyetler kazandırdığını belirterek, ASELSAN’ın “dünya çapında bir marka” haline geldiğini ifade etti.  

Bakanlık açıklamalarında ayrıca ASELSAN’ın yalnızca Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılayan bir üretici olmadığı, aynı zamanda dost ve müttefik ülkelere yüksek teknoloji ürünleri ihraç eden, Türkiye’nin savunma sanayiindeki teknoloji üretim kapasitesini küresel ölçekte temsil eden stratejik kuruluşlardan biri olduğu vurgulandı. 

Tam bağımsız savunma sanayii hedefinde kritik adım

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın kuruluşu olan ASELSAN, son beş yılda yürüttüğü millileştirme programıyla yalnızca ithal edilen parçaların Türkiye’de üretilmesini sağlayan bir sanayi politikası uygulamakla kalmadı aynı zamanda savunma sanayisinin tedarik güvenliğini güçlendiren stratejik bir dönüşüme imza attı.

Radar, elektronik harp, haberleşme, elektro-optik, hava savunma ve uzay teknolojilerinde kullanılan kritik alt bileşenlerin yerli olarak geliştirilmesi, Türkiye’nin Çelik kubbe, KAAN, İHA ve SİHA gibi stratejik platformlarını ambargo ve dış tedarik risklerine karşı daha dayanıklı hale getirirken, millileştirilen 982 ürün ve devam eden yüzlerce yeni proje ile ASELSAN’ın önümüzdeki dönemde de savunma sanayisindeki yerlileştirme hamlesinin lokomotiflerinden biri olmayı sürdürmesi bekleniyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız