İttifakın yeni “NATO 3.0” vizyonu doğrultusunda geliştirilen projelerde, Türk savunma sanayisinin teknoloji ve üretim kapasitesi öne çıktı.
350 milyon dolarlık Çelik Kubbe entegrasyonu
NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska tarafından duyurulan ilk anlaşma, Türkiye’nin çok katmanlı hava savunma mimarisi Çelik Kubbe’nin NATO sistemleriyle entegrasyonunu kapsıyor.
Sözleşme Detayı
- ASELSAN ile imzalanan 350 milyon doların üzerindeki anlaşma, yeni nesil erken ihbar radar sistemlerinin geliştirilmesi ve tedarikini içeriyor.
Teknolojik kapsam
Proje kapsamında NATO’nun güney kanadındaki erken uyarı ve hava resmi oluşturma kabiliyetlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca KORKUT, HİSAR ve SİPER gibi milli sistemlerin NATO’nun mevcut hava savunma altyapısıyla uyumlu çalışmasına yönelik entegrasyon süreci yürütülecek.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’den Türkiye vurgusu
Forumda konuşan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, savunma sanayisinin NATO’nun geleceğindeki rolüne dikkat çekerek Türkiye’nin üretim kapasitesini ve sanayi altyapısını övdü.
“Türkiye’nin en büyük savunma elektroniği şirketi ASELSAN, İttifakımızın her üyesine fayda sağlayacak bir savunma sanayisi devrimine öncülük ediyor. Bu projeler, %5 savunma harcaması hedefimizi somut yeteneklere dönüştürme kararlılığımızın göstergesidir.”
Uzayda kritik hamle: 300 milyon dolarlık uydu projesi
Forum kapsamında uzay alanında da önemli bir iş birliği kararı alındı.
Yeni Proje
TÜBİTAK UZAY ana yükleniciliğinde, NATO standartlarında iki yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusunun geliştirilmesi planlanıyor.
Bütçe
Proje için 300 milyon doların üzerinde bütçe ayrıldığı açıklanırken, geliştirilecek uyduların NATO’nun keşif, gözetleme ve istihbarat kabiliyetlerine katkı sunması hedefleniyor.

Haluk Görgün: “Caydırıcılığın omurgası biziz”
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, imzalanan projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik önem taşıdığını belirtti:
“ASELSAN, ROKETSAN, STM ve TÜBİTAK’ın yükleniciliğindeki bu projeler, önümüzdeki yıllarda NATO’nun caydırıcılık mimarisinin omurgasını oluşturacak. Türk mühendisliği artık sadece bir pazar değil, İttifakın vazgeçilmez teknoloji tedarikçilerinden biridir.”
NATO'nun savunma kapasitesini güçlendirecek yeni adımlar
- Airbus A400M nakliye uçaklarına yönelik yeni çok uluslu proje başlatıldı.
- Çok Uluslu MRTT filosuna 10. A330 tanker uçağı dahil edildi.
- Müttefiklerin savunma yatırımlarını artırmayı öngören %5 savunma harcaması hedefi, sanayi projeleriyle desteklenecek yeni uygulama sürecine taşındı.
İmzalanan anlaşmalar, Türkiye’nin NATO içerisindeki rolünü yalnızca askeri kapasitesiyle değil, savunma teknolojilerinin geliştirilmesi, üretilmesi ve ortak projelere yön veren ülkelerden biri olması açısından da yeni bir seviyeye taşıyor. Özellikle Çelik Kubbe’nin NATO altyapısıyla entegrasyonu, yerli savunma sistemlerinin uluslararası ölçekteki konumunu güçlendiren önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.