08 Temmuz 2026 Çarşamba
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Ankara-Washington yakınlaşması Tel Aviv’i alarma geçirdi

Ankara-Washington yakınlaşması Tel Aviv’i alarma geçirdi

Ankara’da düzenlenen 36. NATO Zirvesi, Orta Doğu askeri dengelerini sarsacak diplomatik bir krize sahne oluyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik F-35 ambargosunu ve CAATSA yaptırımlarını kaldırmaya yönelik yeşil ışık yakması, İsrail yönetiminde derin bir güvenlik paniği başlattı.

Editör: Hüdanur Dayı

Gelişmeler üzerine İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Amerikan medyasının devleri Fox News, CNN ve Newsmax’e peş peşe röportajlar vererek Washington’a adeta “Ankara’yı durdurun.” çağrısında bulundu.

Netanyahu’nun ABD basınındaki kara propagandası: “Güç dengesi bozulur”

Başbakan Netanyahu, Amerikan kamuoyunu ve Kongre’yi etkilemek amacıyla Türkiye’ye karşı oldukça sert ve itham edici argümanlar öne sürdü.

“Ülkemi haritadan silmekten bahsediyorlar”: Türkiye’nin Gazze’deki duruma yönelik ilkeli duruşunu hedef alan Netanyahu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk hükümetinin İsrail’in varlığını tehdit ettiğini iddia etti ve “Benim ülkemi haritadan silmekten bahsediyorlar. Bu şahıs ABD’nin dostu değil” ifadelerini kullandı.

“Radikal bir rejim”: Netanyahu, Türkiye’nin “Müslüman Kardeşler ideolojisiyle enfekte olduğunu” iddia ederek Ankara’nın bölgede genişlemeci bir “Osmanlı vizyonu” güttüğünü ileri sürdü.

Jet motoru ve F-35 ambargosu çağrısı: Türkiye’ye gelişmiş jet motorları (Milli Muharip Uçak KAAN için de kritik olan F110 motorları) ve F-35 hayalet uçaklarının satılmasının Orta Doğu’daki güç dengesini tamamen altüst edeceğini savundu.

Trump ile “fikir ayrılığı” diplomasisi: Trump ile aralarında bir kriz olmadığını savunan İsrail Başbakanı, bu durumu “iki yakın arkadaş arasındaki bir fikir ayrılığı” olarak nitelendirdi ve ABD’nin bölgedeki tek güvenilir müttefikinin İsrail olduğunu iddia etti.

İsrail güvenlik teşkilatı neden alarmda?

İsrail basınına  yansıyan askeri analizlere göre Tel Aviv’in korkusu sadece diplomatik değil, tamamen askeri stratejilere dayanıyor.

“Adir”in gizliliği tehlikede: F-35’in İsrail’e özel modifiye edilmiş “Adir” varyantını kullanan Tel Aviv, bu uçakların Türkiye’nin eline geçmesi durumunda radar izlerinin ve tüm yazılımsal zayıf noktalarının Türk mühendisler tarafından çözülmesinden korkuyor.

QME (niteliksel askeri üstünlük) İlkesi: İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD’nin İsrail’e bölgede mutlak askeri teknoloji üstünlüğü sağlama taahhüdünün (QME yasası) Türkiye’ye F-35 verilmesi halinde doğrudan çiğneyeceğini açıkladı.

Lobi ve kongre ile sabotaj planı: İsrail medyasındaki genel mutabakat; Trump onay verse bile uçakların üretim ve teslimat sürecinin yılları bulacağı, Tel Aviv’in bu süreyi ABD Kongresi üzerinden yargı ve bütçe engelleri çıkararak satışı sabote etmek için kullanacağı yönünde.

Sahada ilk kırılma: Pentagon ziyareti iptal edildi

Ankara-Washington hattındaki F-35 trafiği şimdiden somut askeri sonuçlar doğurmaya başladı. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in Ankara’daki temaslarının hemen ardından yapılması planlanan resmi İsrail ziyaretinin aniden iptal edildiği bildirildi. Türk basınında yer alan analizler, Trump yönetiminin Netanyahu’nun yoğun baskılarına rağmen Türkiye ile yürütülen F-35 ve S-400 müzakerelerinde geri adım atmak istemediğini gösteriyor.

Ankara’daki NATO Zirvesi sonrasında Türkiye-ABD savunma ilişkilerinde yaşanan yakınlaşma, İsrail’de ciddi güvenlik endişelerine yol açtı. Özellikle Türkiye’nin yeniden F-35 programına dahil olma ihtimali, Tel Aviv’in diplomatik ve lobi faaliyetlerini hızlandırırken, önümüzdeki süreçte Washington’un atacağı adımların hem NATO içi dengeleri hem de Orta Doğu’daki askeri güç dengesini doğrudan etkilemesi bekleniyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız