AjansHaber Gündem “18. İstanbul Güvenlik Konferansı”nda bölgesel güvenlik ve savunma iş birliği mesajı

“18. İstanbul Güvenlik Konferansı”nda bölgesel güvenlik ve savunma iş birliği mesajı

Türkiye ve Avrupa’nın güvenlik mimarisinin ele alındığı “18. İstanbul Güvenlik Konferansı”nda konuşan diplomatlar, NATO iş birliği, savunma sanayisi, Ukrayna-Rusya Savaşı ve bölgesel istikrar başlıklarında değerlendirmelerde bulundu.

Editör

Konrad-Adenauer-Stiftung Türkiye Temsilciliği ile Başkent Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenlenen “18. İstanbul Güvenlik Konferansı”, İstanbul’da bir otelde gerçekleştirildi.

Konferansta, Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Güvenlik Genel Müdürü Büyükelçi Mehmet Burçin Gönenli ile Almanya’nın Avrupa Birliği (AB) nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Thomas Hans Ossowski konuşma yaptı.

“Dünya daha kırılgan bir güvenlik ortamına sürükleniyor”

Büyükelçi Gönenli, dünyanın giderek daha belirsiz ve kırılgan bir güvenlik ortamına sürüklendiğini söyledi.

Türkiye’nin Ukrayna-Rusya Savaşı’nda diplomasi ve diyalogdan yana tutum aldığını belirten Gönenli, “Müzakere yoluyla elde edilecek bir barışın uzun süreli çatışma ve savaşa her zaman tercih edilmesi gerektiğine samimiyetle inanıyoruz.” dedi.

Gönenli, Türkiye’nin Karadeniz güvenliği konusunda Montrö Sözleşmesi temelinde dengeli ve ilkeli bir politika izlediğini dile getirerek, Karadeniz Tahıl Girişimi’nin savaş döneminde diplomasinin somut sonuçlar üretebildiğini gösterdiğini kaydetti.

NATO vurgusu ve savunma sanayisi değerlendirmesi

Türkiye’nin NATO’nun caydırıcılık ve savunma faaliyetlerine önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Gönenli, Türkiye’nin Balkanlar’daki NATO misyonlarına en fazla katkı veren ilk üç müttefik arasında yer aldığını, ağustos ayından itibaren Estonya’daki NATO hava polisliği misyonunu desteklemek amacıyla F-16 savaş uçakları göndereceğini bildirdi.

Gönenli, “Büyüyen savunma sanayimiz sadece bir endüstriyel başarı öyküsü değil, coğrafyamızın ve güvenlik ortamımızın gerçekleriyle şekillenen stratejik bir gerekliliktir. Savunma sanayi ekosistemimiz daha yenilikçi, daha dirençli ve giderek daha iş birlikçi hale gelmiştir.” değerlendirmelerinde bulundu.

AB’nin güvenlik ve savunma alanındaki çabalarının NATO’yu tamamlayıcı nitelikte olması ve Türkiye dahil AB üyesi olmayan müttefikleri dışlamaması gerektiğini aktardı.

“Türkiye çok önemli bir ortak”

Büyükelçi Ossowski de AB’nin güvenlik ve savunma alanında daha güçlü bir aktör olabilmek için yeni bir güvenlik stratejisi üzerinde çalıştığını söyledi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Avrupa için bir “uyandırma çağrısı” olduğunu belirten Ossowski, AB’nin Ukrayna’ya 90 milyar avro destek sağlayacağını ve üye ülkelerin savunma sanayilerini geliştirmeleri amacıyla 150 milyar avroluk kredi mekanizması oluşturduğunu ifade etti.

Ossowski, Türkiye’nin NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olduğuna vurgu yaparak, “Türkiye çok önemli bir ortak ve çok önemli bir müttefik.” dedi.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişimine dikkati çeken Ossowski, savunma sanayi ihracatının bu sektörde ne kadar rekabetçi hale geldiğini gösterdiğini söyledi.

“Türkiye tercih edilecek bir ortak olmalı”

Ossowski, “Amerikan ortaklarımızın Orta Doğu’ya çok fazla odaklandığı, kendimizi ve ortaklarımızı yeniden silahlandırmak için yeni malzeme, yeni ekipman satın almamız gerektiği bir dönemde, Türkiye elbette tercih edilecek bir ortak olmalı.” görüşünü paylaştı.

Türkiye’nin bölgede ve bölge dışında artan rolüne işaret eden Ossowski, “Türkiye, Suriye, Ermenistan-Azerbaycan, Orta Doğu, hatta Afrika, Somali ve Sahel bölgeleri konularında çok önemli bir jeostratejik oyuncu. El ele verip birlikte çalışmamız gerekiyor.” değerlendirmesini yaptı.

Ossowski, “güçlü Türk liderliğine ve Türkiye’nin diplomasi gücüne de ihtiyaçlarının” olduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından paneller düzenlendi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız