Türkiye, 15 Temmuz 2016 gecesi tarihinin en karanlık sınavlarından birini yaşadı. Bombalanan meclis, hedef alınan devlet kurumları, şehit düşen siviller ve güvenlik güçleriyle hafızalara kazınan o gece, milletin ortak direnişiyle darbe girişiminin başarısızlığa uğratıldığı bir demokrasi mücadelesi olarak tarihe geçti.
Gizli toplantılarla hazırlık yapıldığı tespit edildi
Mahkeme dosyaları ve soruşturma belgelerinde, darbe girişiminden önce Ankara’nın çeşitli ilçelerinde kiralanan ev ve villalarda örgütün sivil yöneticileri ile darbeci askerlerin bir araya geldiği belirtildi.
Bu toplantılarda, darbe gecesi görev alacak birlikler, stratejik kurumların ele geçirilmesi, kritik isimlerin etkisiz hale getirilmesi ve operasyon planları üzerinde değerlendirmeler yapıldı. Toplantılara katılan askerlerin daha sonra Genelkurmay Başkanlığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı, Kara Havacılık Komutanlığı ve çeşitli birliklerde aktif görev aldığı tespit edildi.
FETÖ’nün TSK’daki yapılanması ve sivil imamlar ağı
Darbe girişiminin sevk ve idare merkezi olarak Ankara’daki Akıncı 4. Ana Jet Üssü kullanıldı. Akıncı Üssü Çatı Davası’nın gerekçeli kararında, darbe faaliyetlerinin yalnızca askeri personel tarafından değil, örgütün sivil yöneticileri tarafından da koordine edildiği ifade edildi. Mahkeme dosyalarına göre, darbe gecesi askeri üniforma giymeyen ancak örgüt adına koordinasyon sağlayan sivil yöneticiler de bulundu.
Akıncı Üssü’ndeki sivil yöneticiler
Yargılama dosyalarında yer alan tespitlere göre, darbe gecesi Akıncı Üssü’nde bulunan ve örgütün farklı yapılanmalarından sorumlu oldukları değerlendirilen isimler şunlardı:
- Adil Öksüz: FETÖ’nün TSK yapılanmasının sorumlusu olduğu belirtilen isim. Yargı dosyalarına göre darbe öncesinde yurt dışına yaptığı seyahatler ve Akıncı Üssü’ndeki faaliyetleri nedeniyle darbe girişiminin kilit isimlerinden biri olarak değerlendirildi. Hakkındaki yakalama kararı halen devam ediyor.
- Kemal Batmaz: Örgütün sivil yöneticileri arasında yer alan Batmaz’ın, darbe gecesi Akıncı Üssü’nde bulunduğu güvenlik kamerası görüntüleri ve diğer delillerle tespit edildi. Akıncı Üssü davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
- Hakan Çiçek: Örgütün Deniz Kuvvetleri yapılanmasıyla bağlantılı faaliyetleri yürüttüğü değerlendirilen Çiçek de darbe girişimine ilişkin davalarda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı.
- Nurettin Oruç: Jandarma yapılanmasıyla irtibatlı olduğu belirtilen Oruç, darbe girişiminin sivil koordinasyonunda yer aldığı gerekçesiyle yargılanarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edildi.
- Harun Biniş: Örgütün bilişim faaliyetlerinde görev aldığı değerlendirilen Biniş’in, iletişim ve koordinasyon süreçlerinde rol üstlendiği mahkeme kararlarında yer aldı. Akıncı Üssü davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Darbe hazırlıkları gizli toplantılarla yürütüldü
Soruşturma dosyalarına göre, darbe girişiminden önce Ankara’nın farklı ilçelerinde kiralanan ev ve villalarda örgütün sivil yöneticileri ile darbeci askerler çeşitli toplantılar gerçekleştirdi. Bu toplantılarda görev dağılımları yapıldı, kritik kurumların ele geçirilmesine yönelik planlamalar değerlendirildi ve operasyonun ayrıntıları görüşüldü.
Dosyalarda adı geçen askeri personelin önemli bölümünün daha sonra Genelkurmay Başkanlığı, Kara Havacılık Komutanlığı, Özel Kuvvetler Komutanlığı ve diğer kritik birliklerde aktif rol aldığı tespit edildi.
Şifreli haberleşme sistemi kullanıldı
Yargılamalarda elde edilen dijital deliller, örgüt mensuplarının gizli haberleşme amacıyla çeşitli kriptolu uygulamalar kullandığını ortaya koydu. Mahkeme dosyalarına göre ByLock’un yanı sıra Eagle ve KakaoTalk gibi uygulamalar üzerinden hücre tipi iletişim ağı oluşturuldu.
Soruşturmalarda, örgüt mensuplarının yalnızca kendi sorumlularıyla irtibat kurduğu, bu yöntemle örgütsel yapının deşifre edilmesinin önlenmeye çalışıldığı değerlendirildi.
Akıncı Üssü Çatı Davası başta olmak üzere görülen davalarda mahkemeler; dijital materyaller, HTS kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri, tanık beyanları ve diğer delilleri birlikte değerlendirerek darbe girişiminin önceden planlanmış ve örgütlü bir yapı tarafından gerçekleştirildiği sonucuna ulaştı. Bu kapsamda çok sayıda sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve farklı sürelerde hapis cezaları verildi.
Darbe girişimi öne çekildi
15 Temmuz darbe girişimine ilişkin hazırlanan belgeler ve mahkeme kararlarına göre, darbecilerin ilk plan harekatı 16 Temmuz 2016 Cumartesi günü saat 03.00’te başlatmaktı. Amaç devletin üst yönetimini, güvenlik bürokrasisini ve kritik kurumları gece saatlerinde eş zamanlı operasyonlarla kontrol altına almak, sokağa çıkma yasağı ilan ederek olası direnişi başlamadan bastırmaktı.
Ancak darbe girişiminden saatler önce yapılan kritik bir ihbar, planlanan takvimi değiştirdi ve cuntayı hazırlıksız şekilde harekete geçmeye zorladı.
Kara Havacılık Komutanlığındaki şüpheli görev
15 Temmuz günü öğleden sonra Kara Havacılık Komutanlığında görev yapan bir binbaşıya gece saatlerinde icra edilecek bir operasyon kapsamında dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın alınmasına yönelik görev verildi. Görevin olağan askeri faaliyetlerle bağdaşmadığını değerlendiren subay, durumu yetkililere bildirmeye karar verdi.
Saat 16.16’da MİT’e kritik ihbar
Binbaşı, kışladan ayrılarak saat 16.16 sıralarında Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) Yenimahalle Yerleşkesi’ne gitti ve gece içerisinde olağan dışı askeri hareketlilik yaşanabileceği yönünde bilgi verdi.
İhbarın ardından MİT’te değerlendirme süreci başlatılırken, elde edilen bilgiler kısa süre içerisinde Genelkurmay Başkanlığı ile paylaşıldı.
Genelkurmay Karargahı’nda acil toplantı
İhbar üzerine dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay Karargahı’na giderek dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile bir araya geldi. Yapılan değerlendirmelerin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde olağan dışı hareketliliği engellemek amacıyla bir dizi tedbir hayata geçirildi.
Bu kapsamda askeri hava araçlarının uçuşları durduruldu, hava sahası askeri uçuşlara kapatıldı ve tanklar ile zırhlı araçların birliklerden çıkışına izin verilmemesi yönünde emirler verildi. Ayrıca kritik birliklerdeki komutanlara mevcut durumun yakından takip edilmesi talimatı iletildi.
Darbeciler planı erkene çekti
Soruşturma dosyalarına göre alınan tedbirler ve birliklere ulaşan emirler, darbe planının deşifre edildiği yönünde değerlendirmelere neden oldu. Bunun üzerine darbeciler, başlangıçta 16 Temmuz saat 03.00 olarak planlanan harekatı yaklaşık 6,5 saat öne çekerek 15 Temmuz akşamı başlatma kararı aldı.
Mahkeme kararlarında yer alan tespitlere göre, darbe girişiminin erkene alınması birçok koordinasyon sorununa yol açtı. Bazı birlikler emirleri zamanında alamazken, bazı personel ise planlanan görev yerlerine ulaşamadı. Bu durum, darbecilerin eş zamanlı hareket etme kabiliyetini önemli ölçüde zayıflattı.
Uzman değerlendirmelerine ve yargı kararlarına göre, MİT’e yapılan ihbar ve sonrasında alınan tedbirler, darbe girişiminin seyrini değiştiren en kritik gelişmelerden biri oldu. Planlanan senaryonun bozulmasıyla birlikte darbeciler hazırlıksız şekilde harekete geçmek zorunda kaldı ve bu durum, ilerleyen saatlerde güvenlik güçleri ile vatandaşların organize direniş göstermesine imkan sağlayan önemli etkenlerden biri olarak kayıtlara geçti.
15 Temmuz’da saat saat yaşananlar
15 Temmuz 2016 akşamı başlayan darbe girişimi, yaklaşık 21 saat süren kritik gelişmelerin ardından güvenlik güçleri ile vatandaşların direnişi sonucu bastırıldı. İşte darbe girişiminin seyrini değiştiren başlıca olaylar:
21.00 – Genelkurmay Başkanlığında darbe girişimi başladı
Ankara’da Genelkurmay Karargahı içerisinde silah sesleri yükseldi. Darbeci askerler, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a darbe bildirisini imzalatmaya çalıştı. Akar’ın teklifi reddetmesi üzerine derdest edilerek Akıncı 4. Ana Jet Üssü’ne götürüldü.
22.00 – İstanbul’da köprüler ulaşıma kapatıldı
İstanbul’da Boğaziçi Köprüsü (bugünkü 15 Temmuz Şehitler Köprüsü) ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne çıkan askeri birlikler, köprüleri tek yönlü olarak trafiğe kapattı. Kentte tank ve zırhlı araçların cadde ve meydanlarda konuşlanmasıyla birlikte olağan dışı hareketlilik yaşandı.
22.15 – Kritik noktalar hedef alındı
Darbeci askerler Atatürk Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nın bazı bölümlerinde kontrol sağlamaya çalıştı. Aynı saatlerde Kara Havacılık Komutanlığından kalkan Sikorsky helikopterleriyle Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal ve bazı üst düzey komutanlar İstanbul’dan Akıncı Üssü’ne götürüldü.
22.30 – F-16’lar Ankara semalarında alçak uçuş yaptı
Akıncı Üssü’nden havalanan F-16 savaş uçakları Ankara semalarında alçak irtifa uçuşu gerçekleştirerek sonik patlamalara neden oldu. Gece boyunca sürdürülen uçuşlarla halk üzerinde panik oluşturulmaya çalışıldı.
İlk bombalar ve halkın direnişi
23.02 – Emniyet birimleri bombalandı
Darbeci pilotların kullandığı F-16 savaş uçakları Ankara Gölbaşı’ndaki Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığı ile Polis Özel Harekat Daire Başkanlığını hedef aldı. Polis Özel Harekat yerleşkesine düzenlenen saldırıda 51 polis şehit oldu.
23.05 – İlk resmi açıklama geldi
Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, canlı yayına telefonla bağlanarak yaşananların bir darbe girişimi olduğunu belirtti ve devletin tüm kurumlarının görevlerinin başında olduğunu açıkladı.
23.45 – TRT’de darbe bildirisi okutuldu
Silahlı darbeci askerler TRT Genel Müdürlüğünü basarak spiker Tijen Karaş’a silah zoruyla “Yurtta Sulh Konseyi” imzalı korsan bildiriyi okuttu. Bildiride sıkıyönetim ilan edildiği öne sürüldü.
00.24 – Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan FaceTime üzerinden çağrı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmaris’te bulunduğu otelden CNN Türk canlı yayınına FaceTime bağlantısıyla katılarak vatandaşlara meydanlara çıkma çağrısı yaptı.
Bu çağrı, darbe girişiminin seyrini değiştiren en kritik gelişmelerden biri oldu. Milyonlarca vatandaş meydanlara, havalimanlarına ve kamu kurumlarının önüne yöneldi.
Direnişin dönüm noktaları
01.15 – Türkiye genelinde selalar okunmaya başlandı
Diyanet İşleri Başkanlığının çağrısıyla Türkiye genelindeki camilerde sela okunmaya başlandı. Gece boyunca devam eden selalar, vatandaşların meydanlara yönelmesinde etkili unsurlardan biri oldu.
02.16 – Ömer Halisdemir’in kritik müdahalesi
Darbe girişiminin en kritik anlarından biri Özel Kuvvetler Komutanlığında yaşandı. Darbeci Tuğgeneral Semih Terzi, komutanlığı ele geçirmek amacıyla Ankara’ya geldi.
Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı’nın emri doğrultusunda görev yapan Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir, Semih Terzi’yi vurarak etkisiz hale getirdi. Halisdemir, olayın ardından darbeci askerler tarafından açılan ateş sonucu şehit edildi.
Yargı kararlarında da yer alan bu müdahalenin, darbe girişiminin başarısızlığa uğramasında kritik rol oynadığı değerlendirildi.
02.42 – Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalandı
Milletvekilleri olağanüstü toplanırken, darbeci pilotların kullandığı F-16 savaş uçakları TBMM yerleşkesini bombaladı. Gece boyunca Meclis’in üç kez hedef alınmasına rağmen çalışmalar sürdürüldü.
TBMM, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez savaş uçakları tarafından bombalanan parlamento olarak kayıtlara geçti.
03.20 – Marmaris’te suikast girişimi
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaldığı Marmaris’teki otele darbeci askerler tarafından operasyon düzenlendi. Ancak Erdoğan’ın otelden ayrılmasının ardından gerçekleşen baskında hedefe ulaşılamadı.
Çatışmada Cumhurbaşkanlığı koruma ekibinde görevli polis memurları Nedip Cengiz Eker ve Mehmet Çetin şehit oldu.
03.40 – Medya kuruluşları hedef alındı
Darbeciler, yayınları kesmek amacıyla İstanbul’daki Doğan Medya Center ile Ankara’daki TÜRKSAT Gölbaşı Yerleşkesi’ni hedef aldı. TÜRKSAT’a yönelik saldırılara rağmen yayın altyapısı tamamen devre dışı bırakılamadı ve televizyon kanalları yayınlarını sürdürerek gelişmeleri kamuoyuna aktarmaya devam etti.
Gece boyunca yaşanan bu gelişmeler, darbe girişiminin seyrini belirleyen en kritik kırılma anları olarak kayıtlara geçti. Vatandaşların meydanlara inmesi, güvenlik güçlerinin direnişi ve devlet kurumlarının faaliyetlerini sürdürmesiyle birlikte darbecilerin planı saatler ilerledikçe çökmeye başladı.
Darbecilerin hedef aldığı stratejik noktalar
15 Temmuz darbe girişimi sırasında darbeci askerler, devletin yönetim merkezi konumundaki kurumları, güvenlik birimlerini, iletişim altyapısını ve demokratik işleyişin simgesi olan yapıları eş zamanlı olarak hedef aldı. Savaş uçakları, helikopterler, tanklar ve ağır silahlarla gerçekleştirilen saldırılarda birçok kamu binası zarar görürken, yüzlerce kişi hayatını kaybetti veya yaralandı.
Gölbaşı Polis Özel Harekat Daire Başkanlığı
Darbe girişiminin en ağır saldırılarından biri Ankara Gölbaşı’ndaki Polis Özel Harekat Daire Başkanlığına düzenlendi. Darbeci pilotların kullandığı F-16 savaş uçakları tarafından bombalanan yerleşkede 51 özel harekat polisi şehit oldu.
Saldırı, güvenlik güçlerinin darbe girişimine karşı koordinasyonunu zayıflatmayı amaçlayan en kritik operasyonlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), darbe gecesi savaş uçakları tarafından bombalanan en önemli kurumlardan biri oldu.
Milletvekilleri olağanüstü toplantı halindeyken gerçekleştirilen hava saldırılarında Meclis yerleşkesinde ağır hasar oluştu. Genel Kurul salonu ve çevresindeki birçok bölüm zarar görmesine rağmen milletvekilleri çalışmalarını sürdürdü.
TBMM, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez savaş uçaklarının hedef aldığı parlamento olarak tarihe geçti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi
Darbeci savaş uçakları tarafından hedef alınan noktalardan biri de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi oldu.
Külliye çevresine atılan bombalar nedeniyle bölgede bulunan siviller yaşamını yitirirken, çevredeki yapılarda da hasar meydana geldi. Güvenlik güçleri gece boyunca bölgede kontrolü sağlamayı sürdürdü.
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Ankara Emniyet Müdürlüğü
Darbeci pilotlar, Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığı ile Ankara Emniyet Müdürlüğü binalarını da bombaladı.
Saldırılar sonucu emniyet binalarında ağır hasar meydana gelirken, görevli polis memurları şehit oldu ve çok sayıda personel yaralandı. Buna rağmen emniyet teşkilatı operasyonlarını kesintisiz sürdürerek darbe girişimine karşı mücadeleyi devam ettirdi.
TÜRKSAT Gölbaşı Yerleşkesi
Darbeciler, televizyon yayınlarını ve kamu kurumlarının haberleşmesini kesmek amacıyla TÜRKSAT Gölbaşı Yerleşkesi’ni hedef aldı.
Yerleşkeye yönelik hava saldırılarında ciddi hasar oluşmasına rağmen teknik ekiplerin müdahalesiyle yayın altyapısı tamamen devre dışı kalmadı. Böylece televizyon kanalları ve kamu kurumları iletişimlerini sürdürmeye devam etti.
TRT Genel Müdürlüğü
Ankara’daki TRT Genel Müdürlüğü binası darbeci askerler tarafından basıldı.
Silahlı askerler, spiker Tijen Karaş’a “Yurtta Sulh Konseyi” imzalı korsan bildiriyi silah zoruyla okuttu. Güvenlik güçlerinin operasyonu sonrasında bina yeniden kontrol altına alınırken, TRT normal yayın akışına döndü.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (Saraçhane)
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Saraçhane’deki yerleşkesi de darbecilerin hedef aldığı kritik noktalardan biri oldu.
Belediye binası önünde vatandaşlarla darbeci askerler arasında yaşanan çatışmalarda 17 kişi şehit oldu, çok sayıda kişi yaralandı.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, emniyet birimleri ve Meclis aynı gece bombalandı
15 Temmuz gecesi gerçekleştirilen saldırılar, yalnızca yönetimi ele geçirmeye yönelik bir askeri kalkışma değil aynı zamanda Türkiye’nin yasama, yürütme, güvenlik ve haberleşme altyapısını hedef alan koordineli bir operasyon olarak kayıtlara geçti.
Yargı kararlarında da darbecilerin, devletin kritik kurumlarını işlevsiz hale getirerek anayasal düzeni ortadan kaldırmayı amaçladığı değerlendirilirken, saldırıya uğrayan kurumların büyük bölümünde kamu görevlileri ile vatandaşların direnişi sayesinde kontrolün kısa sürede yeniden sağlandığı belirtildi.
Sabahın ilk ışıklarıyla kontrol yeniden sağlandı
15 Temmuz gecesi boyunca Türkiye’nin birçok noktasında çatışmalar devam ederken, güvenlik güçleri ile vatandaşların ortak direnişi darbecilerin planlarını adım adım boşa çıkardı. Kritik kurumların büyük bölümünde kontrol yeniden sağlanırken, sabah saatlerine doğru darbe girişimi çözülme sürecine girdi.
Sabahın ilk saatleriyle köprüdeki darbeciler teslim olmaya başladı
Gece boyunca, İstanbul’daki Boğaziçi Köprüsü’nde (bugünkü 15 Temmuz Şehitler Köprüsü) vatandaşlara ateş açan darbeci askerler, sabahın ilk saatlerinde güvenlik güçlerinin operasyonları ve halkın yoğun direnişi karşısında teslim olmaya başladı.
Yaklaşık saat 06.40’ta köprü üzerindeki çok sayıda darbeci asker silahlarını bırakarak güvenlik güçlerine teslim oldu. Böylece İstanbul’un iki yakasını birbirine bağlayan en kritik ulaşım noktalarından biri yeniden kontrol altına alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan İstanbul’a ulaştı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı taşıyan uçak, darbe girişimi devam ederken İstanbul Atatürk Havalimanı’na güvenli şekilde iniş yaptı.
Erdoğan, havalimanında toplanan vatandaşlara hitap ederek darbe girişiminin başarısızlığa uğratılacağını belirtti ve devlet kurumlarının görevlerinin başında olduğunu vurguladı. Bu açıklama, gece boyunca meydanlarda bulunan vatandaşlara moral veren önemli gelişmelerden biri oldu.
Akıncı Üssü’nün hava trafiği durduruldu
Sabah saatlerinde darbecilerin hava gücünü etkisiz hale getirmek amacıyla kritik adımlar atıldı. Eskişehir’deki Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi koordinesinde yürütülen operasyonlar kapsamında Akıncı 4. Ana Jet Üssü’nün pistleri kullanılamaz hale getirildi.
Bu müdahalenin ardından darbecilerin kullandığı savaş uçaklarının kalkış imkanı büyük ölçüde ortadan kaldırıldı ve hava operasyonları durma noktasına geldi.
Kritik kurumlarda kontrol yeniden sağlandı
Sabah saatleri boyunca Genelkurmay Başkanlığı, TRT Genel Müdürlüğü, İstanbul Atatürk Havalimanı, TÜRKSAT Gölbaşı Yerleşkesi ve diğer kritik kamu kurumlarında güvenlik güçlerinin operasyonlarıyla darbeciler etkisiz hale getirildi.
Günün ilerleyen saatlerinde Akıncı Üssü başta olmak üzere çeşitli askeri birliklerde teslim olmaya başlayan darbecilerin sayısı arttı. Çok sayıda asker gözaltına alınırken, darbe girişiminin komuta merkezleri tek tek kontrol altına alındı.
Darbe girişiminin bastırıldığı açıklandı
15 Temmuz’u 16 Temmuz’a bağlayan gecenin ardından, saat 12.57’de dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ile Genelkurmay Başkan Vekili Orgeneral Ümit Dündar tarafından yapılan açıklamada darbe girişiminin büyük ölçüde bastırıldığı ve devletin tüm kurumlarında kontrolün yeniden sağlandığı bildirildi.
Böylece yaklaşık 21 saat süren darbe girişimi, güvenlik güçlerinin müdahalesi, devlet kurumlarının koordinasyonu ve vatandaşların direnişiyle başarısızlıkla sonuçlandı.
15 Temmuz 2016 gecesi yaşananlar, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kapsamlı darbe girişimlerinden biri olarak kayıtlara geçerken olayların ardından başlatılan soruşturmalar ve yargılamalarla darbe girişiminde rol aldığı belirlenen binlerce kişi hakkında adli süreç işletildi.
15 Temmuz’un ardından başlatılan en kapsamlı hukuki süreç
15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin bastırılmasının ardından Türkiye genelinde kapsamlı adli ve idari soruşturmalar başlatıldı. Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından hazırlanan belgeler doğrultusunda açılan davalarda, darbe girişiminde rol aldığı belirlenen sanıklar hakkında anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Cumhurbaşkanına suikast girişimi, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya teşebbüs ve kasten öldürme gibi suçlamalarla yargılamalar gerçekleştirildi.
251 kişi şehit oldu, 2 bin 700’den fazla kişi gazi oldu
Resmi verilere göre darbe girişimi sırasında 251 kişi şehit oldu, 2 bin 734 kişi ise yaralanarak gazi unvanı aldı.
Şehitler arasında vatandaşlar, polis memurları ve darbe girişimine karşı koyan askerler yer aldı. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok ilde yaşanan saldırılar, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ağır sivil kayıplarından biri olarak kayıtlara geçti.
Yüzlerce dava açıldı
Darbe girişiminin ardından Türkiye genelinde yüzlerce soruşturma yürütülürken, farklı illerde açılan ana davalarda binlerce sanık hakim karşısına çıktı.
Yargılamalar kapsamında Akıncı Üssü Çatı Davası, Genelkurmay Çatı Davası, Marmaris’teki Cumhurbaşkanına suikast davası, Özel Kuvvetler Komutanlığı davası, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (Saraçhane) davası ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü davası, kamuoyunun yakından takip ettiği başlıca davalar arasında yer aldı.
Binlerce sanığa hapis cezası verildi
Adalet Bakanlığı verilerine göre, Türkiye genelinde görülen 15 Temmuz ana davalarının tamamı karara bağlandı.
Mahkemeler tarafından binlerce sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve süreli hapis cezaları verildi. Darbe girişiminin planlanması ve yönetilmesinde rol aldığı değerlendirilen çok sayıda eski asker ile örgütün sivil yöneticileri, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” başta olmak üzere çeşitli suçlardan mahkûm edildi.
Akıncı Üssü Çatı davasında yargılanan Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Harun Biniş ve Nurettin Oruç hakkında çok sayıda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedildi. Firari sanık Adil Öksüz hakkındaki yakalama kararı ise devam ediyor.
Saraçhane davası karara bağlandı
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Saraçhane yerleşkesinde yaşanan olaylara ilişkin davada da çok sayıda sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve farklı sürelerde hapis cezaları verildi.
Mahkeme kararlarında, darbe girişimi sırasında hayatını kaybeden vatandaşların ölümünden sorumlu tutulan sanıklar hakkında anayasal düzeni ihlal ve kasten öldürme suçlarından hüküm kuruldu.
15 Temmuz “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” ilan edildi
15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen düzenlemeyle 15 Temmuz tarihi, “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” olarak resmi tatil ilan edildi.
Her yıl Türkiye genelinde düzenlenen anma programlarında darbe girişiminde hayatını kaybeden 251 şehit anılırken, gaziler için de çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor.
15 Temmuz darbe girişimi, üzerinden geçen yıllara rağmen Türkiye’nin siyasi, hukuki ve toplumsal hafızasında önemli bir dönüm noktası olmayı sürdürüyor. O gece yaşananlar, açılan davalar, verilen yargı kararları ve devlet kurumlarının hazırladığı resmi raporlarla birlikte yakın Türkiye tarihinin en kapsamlı şekilde araştırılan ve yargıya taşınan olayları arasında yer alıyor.
21 saatte bastırılan darbe girişimi Türkiye’nin yakın tarihine damga vurdu
15 Temmuz 2016’da başlayan ve yaklaşık 21 saat süren darbe girişimi, devlet kurumlarının koordinasyonu, güvenlik güçlerinin müdahalesi ve milyonlarca vatandaşın meydanlarda gösterdiği direnişin ardından başarısızlıkla sonuçlandı. Türkiye’nin yakın tarihindeki en kritik olaylardan biri olarak kayıtlara geçen girişim; siyasi, hukuki ve toplumsal açıdan uzun yıllar etkisini sürdürecek bir dönüm noktası oldu.
Darbe girişiminin ardından devlet kurumlarında kapsamlı idari ve adli süreçler başlatılırken, FETÖ’nün kamu kurumlarındaki yapılanmasına yönelik çok sayıda operasyon gerçekleştirildi. Yargılamalar sonucunda binlerce sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilirken, firari durumda bulunan şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar da sürdürüldü.
15 Temmuz gecesi bombalanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Emniyet Genel Müdürlüğü, Polis Özel Harekat Daire Başkanlığı ve diğer kritik kurumlarda yaşananlar; resmi raporlar, mahkeme kararları ve tanık anlatımlarıyla ayrıntılı şekilde kayıt altına alındı. Açılan davalar ve hazırlanan gerekçeli kararlar, darbe girişiminin planlanışı, uygulanışı ve bastırılma sürecine ilişkin kapsamlı bir hukuki arşiv oluşturdu.
Her yıl 15 Temmuz’da Türkiye genelinde düzenlenen anma programlarında, darbe girişiminde hayatını kaybeden 251 şehit anılırken, gaziler de çeşitli etkinliklerle onurlandırılıyor. 15 Temmuz’un “Demokrasi ve Milli Birlik Günü” olarak resmi tatil ilan edilmesiyle birlikte, o gece yaşananlar demokrasiye ve anayasal düzene yönelik tehditlerin hatırlatıldığı önemli günlerden biri olarak takvimdeki yerini koruyor.
Aradan geçen yıllara rağmen 15 Temmuz, yalnızca bir darbe girişimi olarak değil devlet kurumlarının işleyişi, demokratik düzenin korunması, güvenlik politikaları ve yargı süreçleri açısından da Türkiye’nin yakın tarihini şekillendiren en önemli olaylardan biri olarak değerlendirilmeye devam ediyor. Bu yönüyle 15 Temmuz, hem resmi belgeler hem de yargı kararları ışığında akademik çalışmalara, araştırmalara ve kamuoyu tartışmalarına konu olmayı sürdürüyor.