Arnavutluk’ta, ABD Başkanı Donald Trump’ın kızı Ivanka Trump ve damadı Jared Kushner ile bağlantılı lüks turizm projesine karşı tepkiler büyüyor.
Ülkenin güneybatısındaki Sazan Adası ve Zvërnec kıyı hattını kapsayan proje, bir yandan Arnavutluk’un turizmde üst segment pazara açılması için önemli bir yatırım olarak sunulurken, diğer yandan çevre örgütleri, muhalefet ve yerel halk tarafından “doğal yaşamı tehdit ettiği” ve “kamu yararı yerine yabancı yatırımcı çıkarlarını öne çıkardığı” gerekçesiyle eleştiriliyor.
Sovyetler Birliği döneminde askeri üs olarak kullanılan ve uzun yıllar kapalı kalan Sazan Adası’nın lüks tatil köyüne dönüştürülmesi fikri, Arnavutluk’ta yalnızca turizm yatırımı değil, aynı zamanda çevre, şeffaflık ve egemenlik tartışması olarak görülüyor.

Proje neyi kapsıyor?
Tartışmalı yatırım, iki ayrı bölge üzerinden gündeme geldi.
Bunlardan ilki, Arnavutluk’un en büyük adası olan Sazan Adası. Geçmişte askeri amaçlarla kullanılan ada, el değmemiş doğası ve stratejik konumu nedeniyle ülke kamuoyunda hassas bir alan olarak görülüyor.
İkinci ayak ise Zvërnec ve Narta Lagünü çevresindeki kıyı hattı. Bu bölge, göçmen kuşlar, flamingolar, deniz kaplumbağaları ve Akdeniz fokları açısından önemli doğal yaşam alanları arasında gösteriliyor.
Projede lüks oteller, villalar, daireler ve yat marinası gibi yapıların yer alması planlanıyor.
Olaylar nasıl başladı?
Proje, ABD Başkanı Donald Trump’un damadı Jared Kushner ile bağlantılı yatırım şirketinin Arnavutluk’ta turizm yatırımı için devreye girmesiyle gündeme geldi.
Arnavutluk makamlarının Kushner bağlantılı şirkete “stratejik yatırımcı” statüsü vermesi, tartışmanın kırılma noktalarından biri oldu. Bu statü, yatırım süreçlerinin hızlandırılması ve bürokratik işlemlerde kolaylık sağlanması nedeniyle muhalefet ve çevre örgütlerinin tepkisini çekti.
Projenin adı ilk duyulduğunda tartışma daha çok Sazan Adası üzerinden yürüdü. Ancak Zvërnec kıyı hattında iş makinelerinin görülmesi, çitlerin çekilmesi ve bölgeye özel güvenlik yerleştirilmesi tepkileri büyüttü.

Tepkilerin merkezinde çevre endişesi var
Projeye karşı çıkanlar, Arnavutluk’un en hassas ekosistemlerinden birinin yapılaşmaya açıldığını savunuyor.
Çevre örgütleri, özellikle Narta Lagünü ve çevresindeki doğal yaşam alanlarının zarar görebileceğini belirtiyor. Protestoculara göre proje sadece bir otel yatırımı değil, Arnavutluk’un korunmuş kıyılarının güçlü yabancı yatırımcılara açılması anlamına geliyor.
Başkent Tiran’da düzenlenen gösterilerde protestocular, “Arnavutluk satılık değil” ve “Ivanka, evine dön” yazılı pankartlar taşıdı. Eylemlerde pembe flamingo maketlerinin kullanılması nedeniyle protestolar kamuoyunda “Flamingo Devrimi” olarak anılmaya başladı.
Arnavutluk Başbakanı Rama projeyi savunuyor
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, protestolara rağmen projeye destek vermeyi sürdürüyor.
Başbakan Rama, yatırımın Arnavutluk’un turizm hedefleri açısından önemli olduğunu savunarak projenin devam edeceğini belirterek, şu ifadelerde bulundu:
“Güzel bir proje olacak ve bunu yapacağız. Avrupa’ya katkı sunmaktan gurur duyacağız.”
Çevreci grupların ve protestocuların tepkilerinin yatırımın geleceğini tek başına belirleyemeyeceğini savunan Rama, bu konuda geri adım atılmayacağı mesajını şu sözlerle verdi:
“Bu asla olmayacak. Ben görevde olduğum sürece.”
Başbakan Rama, projeye ilişkin henüz nihai teklifin Arnavutluk makamlarına sunulmadığını da söyledi. Rama, sürecin planlama aşamasında olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bir proje için niyet beyanı var mı? Var. Proje var mı? Yok.”
Rama, yatırımcıların proje üzerindeki çalışmalarının sürdüğünü ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yatırımcılar proje üzerinde çalışıyor. Projenin ne zaman sunulacağını görmemiz gerekiyor.”
Rama, çevre tepkilerinin bazı yanlış bilgilerle büyüdüğünü savunarak projenin henüz planlama aşamasında olduğunu belirtti. Başbakan, nihai proje ortaya çıkmadan çevresel etki değerlendirmesinin de başlayamayacağını söyledi.
Tartışma neden bu kadar büyüdü?
Arnavutluk hükümetine göre proje, ülkeyi Akdeniz’in lüks turizm merkezlerinden biri haline getirebilir, yabancı yatırım çekebilir ve ekonomiye katkı sağlayabilir.
Projeye karşı çıkanlara göre ise mesele yalnızca turizm değil. Eleştiriler, ülkenin kıyı alanlarının yabancı sermayeye açılması, koruma altındaki bölgelerin yapılaşmaya konu edilmesi, karar alma sürecinin yeterince şeffaf yürütülmemesi ve kamu yararının zedelenmesi başlıklarında yoğunlaşıyor.
Bu nedenle Sazan Adası ve Zvërnec kıyı hattındaki proje, Arnavutluk’ta çevre tartışmasının ötesine geçerek hükümetin kalkınma politikaları, yolsuzluk iddiaları, kamu arazilerinin geleceği ve ülkenin AB üyelik süreci açısından kritik bir sınava dönüşmüş durumda.