UEFA Başkanı Ceferin, 2019 yılından bu yana İstanbul'un 3 UEFA finaline ev sahipliği yapmasının Türkiye'nin büyük UEFA organizasyonlarını başarıyla gerçekleştirebileceğinin kanıtı olduğunu söyledi.
UEFA Başkanı Ceferin, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin futbol kültürü, organizasyon kabiliyeti, stat yatırımları, milli takım potansiyeli ve kulüplerin Avrupa’daki konumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.
“Türkiye’de futbol ateşini hissediyorsunuz”
UEFA Başkanı Ceferin, Türk futbolunun genel görünümüne ilişkin, şu açıklamalarda bulundu:
"Aradaki fark, bazen algının gerçeklerin gerisinde kalmış olmasıdır. Buraya geldiğinizde statları, kulüpleri, taraftarları, medyanın ilgisini, hükümetin ve federasyonun kararlılığını görüyorsunuz, yani doğru olan tüm bileşenler mevcut. Ancak her şeyden öte, o gerçek futbol ateşini hissediyorsunuz. Türkiye'de futbol sadece maç günlerinde değil, her gün önemlidir. Bu sizin en büyük gücünüz ama aynı zamanda çok büyük bir sorumluluğunuzdur."
“İstanbul, Avrupa'nın en büyük futbol şehirlerinden biri”
Türkiye’nin son yıllarda UEFA organizasyonlarına ev sahipliği yapmasının, uluslararası futbol kamuoyunda önemli bir güven göstergesi olduğunu vurgulayan Ceferin, 2019 UEFA Süper Kupa ve 2023 UEFA Şampiyonlar Ligi finallerinin ardından İstanbul’un yeniden tercih edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ceferin, 2019 UEFA Süper Kupa ve 2023 UEFA Şampiyonlar Ligi finallerinde Türkiye'nin ev sahipliğinden memnun kalıp kalmadıkları sorusuna şu yanıtı verdi:
"Bence bu çok açık, federasyona ve şehre güvenmeseydik tekrar tekrar buraya dönmezdik. 2019 Süper Kupa, 2023 Şampiyonlar Ligi finali ve şimdi de Beşiktaş Park'taki 2026 Avrupa Ligi finali; bunların hepsi Türkiye'nin büyük UEFA organizasyonlarını başarıyla gerçekleştirebileceğinin kanıtıdır. Elbette her finalle birlikte standartlar da yükseliyor. Ulaşım, güvenlik, taraftar akışı, stadyuma giriş ve çıkışlar genel taraftar deneyimini hala geliştirebileceğimiz alanlar. Ancak genel sonuç olumlu. İstanbul, Avrupa'nın en büyük futbol şehirlerinden biri ve buraya dönmek her zaman bir zevk."
“Türkiye, birçok Avrupa ülkesine karşı ciddi bir avantaj elde etti”
Türkiye’nin 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na İtalya ile birlikte ev sahipliği yapacak olmasına da değinen Ceferin, ülkenin stat altyapısında ulaştığı seviyenin organizasyon gücü açısından belirleyici olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin statlar konusundaki konumunun çok güçlü olduğunu vurgulayan Ceferin, şunları söyledi:
"Bunu sadece kibarlık olsun diye söylemiyorum. Avrupa'daki pek çok ülke 20 yıldır yeni statlardan bahsediyor ve sonra hiçbir şey olmuyor. Türkiye ise sadece konuşmakla kalmadı, harekete geçip mükemmel tesisler inşa etti. Bu çok büyük bir fark yaratıyor. Bir Avrupa Şampiyonası organize etmek için sadece statlar yeterli değildir, ancak statlar olmadan da böyle bir turnuvayı organize edemezsiniz. Ülkeniz bunu fark etti ve birçok Avrupa ülkesine karşı ciddi bir avantaj elde etti."
“Türkiye gibi bir ülke, Dünya Kupası'na katılmak için 24 yıl beklememeliydi”
Ceferin, A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası’na yönelik beklentilerine ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı.
Türkiye’nin Dünya Kupası’na yalnızca katılım hedefiyle değil, güçlü bir rekabet iddiasıyla gitmesi gerektiğini belirten Ceferin, şu değerlendirmede bulundu:
"Türkiye gibi bir ülke, Dünya Kupası'na ulaşmak için 24 yıl beklememeliydi. Şimdi görev sadece katılmak değil, aynı zamanda oraya ait bir takım gibi davranmak, cesur olmak ve rekabet etmektir. Kimsenin eşleşmek istemeyeceği bir takım olmanızı bekliyorum."
“Arda Güler ve Kenan Yıldız Avrupa futbolunun bugünü ve geleceği”
A Milli Futbol Takımı’ndaki oyuncu kalitesine de ayrı bir parantez açan Ceferin, özellikle orta saha ve hücum hattındaki yeteneklere dikkati çekti.
Aleksander Ceferin, Türk Milli Takımı'nda hangi oyuncuları beğendiğiyle ilgili soru üzerine, şu ifadelerde bulundu:
"Normalde bir sıralama yapmaktan kaçınırım çünkü yarın birçok kulüp başkanı kendi oyuncusundan bahsetmediğim için şikayetçi olacaktır. Şaka bir yana, dünyada çok az takımın Türkiye kadar yetenekli bir orta sahaya sahip olduğunu söyleyebilirim. Arda Güler ve Kenan Yıldız olağanüstü yetenekler; Avrupa futbolunun bugünü ve geleceği. Hakan Çalhanoğlu ise takıma otorite ve tecrübe katıyor. Yine de ben sizin asıl gücünüzün kendi aranızdaki birlik, yoğunluk ve güvenden kaynaklandığına inanıyorum. Ve takım ruhu yüksek olduğunda, bireylerin parlaması daha kolay olur."
“Türk kulüplerinin Avrupa ilerlemesi kolektif olarak takdir edilmeli”
Türk kulüplerinin Avrupa kupalarındaki performansına ilişkin de konuşan Ceferin, başarıların yalnızca tek maçlık çıkışlarla sınırlı kalmaması gerektiğine işaret etti.
Galatasaray’ın Avrupa sahnesindeki konumuna ve diğer Türk kulüplerinin son yıllardaki performansına değinen Ceferin, şu ifadeleri kullandı:
"Galatasaray'ın Avrupa'nın o büyük spot ışıklarının altına geri dönmesi önemli bir sinyal. Şampiyonlar Ligi de dahil olmak üzere her yıl UEFA turnuvalarının baş aktörlerinden biri olmalılar. Galatasaray bu hırsı gösterdi: Üst üste dördüncü kez Süper Lig şampiyonluğunu kazandılar ve Şampiyonlar Ligi'nde son 16 turuna ulaştılar. Ancak Türk kulüplerinin son dönemdeki Avrupa ilerlemesi kolektif olarak takdir edilmeli. Sadece Galatasaray'a değil, aynı zamanda Fenerbahçe'nin uzun soluklu yürüyüşlerine, Beşiktaş, Başakşehir ve Sivasspor'un eleme turlarındaki varlıklarına da kredi verilmeli. İlerleme kaydedildi ancak bir sonraki adım daha zor. Bunu bir mucize gibi görmeden her yıl rekabet edebilmek."
TFF ile ilişkilere vurgu
TFF ile ilişkilerinin profesyonel ve yapıcı bir zeminde ilerlediğini belirten Ceferin, "Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, sadece Türk futbolundaki dürüstlükle ilgili sorunları ele alma konusunda gösterdiği ciddiyet ve kararlılık nedeniyle değil, aynı zamanda rolüne kattığı samimiyet ve sıcaklık nedeniyle de çok yüksek değer verdiğim biridir. Şeffaflık ve hesap verebilirliğin oyunun güvenilirliği için temel unsurlar olduğunu açıkça anlıyor ve çabaları; kulüpler, oyuncular, hakemler ve taraftarlar nezdinde sürece olan güvenin yeniden tesis edilmesine yardımcı oluyor." dedi.