Fenerbahçe camiasında Barış Göktürk adaylığını ilan ederken; Aziz Yıldırım, Hakan Safi, Oktay Uludoğan ve Mehmet Ali Aydınlar gibi isimlerin aday olup olmayacağı belirsizliğini koruyor.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Saran şu ifadeleri kullandı:
"Fenerbahçemizin her bir ferdine, kalbi bu arma için atan camiamıza, bugün sizlere sadece bir başkan olarak değil, bu camianın bir evladı olarak sesleniyorum. Göreve talip olduğumuz gün, 'Ne sabır ne süre' diyerek yola çıktık. Çünkü bu camianın artık beklemeye değil, ayağa kalkmaya ihtiyacı olduğunu biliyorduk. Seçimin uygun olmayan tarihte gerçekleşmesine rağmen elimizi taşın altına koymaktan bir an olsun çekinmedik. Sorumluluktan kaçmadık; geri durmadık. Biz o gün, yeniden birlikte olmanın, yeniden inanmanın ve yeniden başarmanın mümkün olduğunu göstermek için buradaydık. Göreve başladığımızda, şampiyonluk umudunun zayıfladığı bir tabloyla karşı karşıyaydık; buna rağmen uzun yıllardır süren şampiyonluk özlemini sona erdirmek, Fenerbahçemizi hak ettiği yere taşımak için ben ve yol arkadaşlarım gece gündüz çalıştık. Bu süreçte kimseyi kırmamaya, camiamızı ayrıştıracak bir dil kullanmamaya, bir kavga ortamı oluşturmamayı özellikle özen gösterdik. Ne bahanelerin arkasına sığındık ne de zorluklardan korktuk. Tek odağımız kulübümüzün başarısı oldu.”
Göreve geldiği günden beri verdiği sözleri tuttuğunu belirten Saran, “Ben, verdiğim söz üzerine; herkesin geri durduğu bir dönemde başkanlık yarışına girdim. Yine ben, verdiğim söz üzerine bugün camiamın karşısına çıkıyorum. Hepinizin yakından bildiği üzere görev süremizin henüz başında yaşanan saha dışı gelişmeler ve oluşan şartlar, o gün farklı bir değerlendirme yapmamızı mümkün kılmamıştı.” ifadesinde bulundu.
“Koltuk için savaşmanın Fenerbahçe’ye faydası yoktur, aslolan Fenerbahçedir”
Seçim kararını Fenerbahçe'nin önünü açmak için aldıklarını belirten Saran, “O gün nasıl ki sorumluluktan kaçmadıysak, bugün de verdiğimiz sözün arkasında duruyoruz. Sezon boyunca bazı kararları, şampiyonluk yarışımıza zarar vermemesi adına bilinçli şekilde erteledik. Ancak gelinen noktada, bu süreci daha fazla ötelemenin doğru olmayacağı açıktır. Bu nedenle; camiamıza verdiğimiz söz doğrultusunda, 6-7 Haziran tarihlerinde Olağanüstü Seçimli Genel Kurulumuzun gerçekleştirileceğini camiamızın bilgisine sunuyorum. Bu kararı, Fenerbahçemizin önünü açmak ve camiamızın önünde yeni bir sayfa açılmasına imkan tanımak adına aldım. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren kapıların eşit şekilde açılmadığı ve şartların herkes için aynı olmadığı bir ortamda görev yaptık. Buna rağmen odağımızı bir gün olsun kaybetmedik. Gönlümden geçen, bu görevi camiamıza şampiyonluk mutluluğunu yaşatarak tamamlamaktı. Hedeflerimiz için her şeyi ortaya koyduk, ancak bugün itibarıyla istediğimiz noktada değiliz. Bu süreçte ortaya koyduğumuz mücadeleye ve niyete inancım tamdır. Benim için bu kararı almak kolay olmadı. Ancak bu koltuk, kişisel tercihlerle değil, doğru zamanda doğru kararları alabilme sorumluluğuyla taşınır. Bugün ise şunu çok net bir şekilde ifade etmek isterim ki: Bu koltuk için savaşmanın, bu makamı bir hırs meselesine dönüştürmenin Fenerbahçe’ye hiçbir faydası yoktur. Aslolan Fenerbahçe’dir.” dedi.
Görevi kırılganlıkla ve hırsla değil, camianın önünü açma sorumluluğuyla devretmenin Fenerbahçe’nin geleceğini düşünmek olduğunu vurgulayan Saran, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı:
“Bu koltuğa gelmek kadar, zamanı geldiğinde bırakabilmek de bir erdemdir. Hele ki bunu kırgınlıkla değil, bir hırsla değil; camianın önünü açma sorumluluğuyla, Fenerbahçemizin geleceğini düşünerek yapabilmek İşte asıl mesele budur. Geçmişte görev yapmış, bugün görevde olan ya da yarın bu sorumluluğu üstlenecek herkes için geçerli olan tek gerçek vardır: Bu kulüp kimsenin değil, hepimizindir. Fenerbahçe, hiçbir zaman kişilerin gölgesinde kalmamalıdır. Fenerbahçe başkanlığı, kazanmak için her yolun mübah görülebileceği bir alan değildir. Bu makam, birini aşağı çekerek yükselebileceğiniz bir yer değildir. Burada asıl olan; birbirini eksilterek değil, Fenerbahçe’yi büyüterek var olabilmektir. Bu kulübe hizmet etmek, sadece mücadele etmekle değil, o mücadelenin nasıl verildiğiyle de anlam kazanır. Fenerbahçe’ye hizmet etmek, bazen kalmayı değil, gerektiğinde kenara çekilmeyi de bilmeyi gerektirir. Çünkü bu arma, hiçbirimizin hırsını taşıyacak bir yer değildir; hepimizin sorumluluğunu taşıyacak bir emanettir.”
“Fenerbahçe’yi güçlü kılacak olan kenetlenme irademizdir”
Taraftarlara kenetleme çağrısında bulunan Saran, “Taraftarlarımıza ise bir beklenti dile getirmekten çok, bir hatırlatma yapmak isterim: Bugün de yarın da, bizi güçlü kılacak olan şey; kim olursa olsun, Fenerbahçe’nin etrafında kenetlenebilme irademizdir. Bu camiada artık geriden konuşan, kulübün enerjisini iç tartışmalarla tüketen, kişisel hesaplarla hareket eden anlayışların Fenerbahçemize ne kaybettirdiği ortadadır. Ben ve yol arkadaşlarım, bu görevi devrettikten sonra da kulübümüzün yanında, onu ileriye taşıyan bir duruşun parçası olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz, bu kulübe yakışanın ne olduğunu biliyoruz ve buna göre hareket edeceğiz: sorumluluk almak, gerektiğinde geri durmak ve her koşulda asaletle yol almak." açıklamalarında bulundu