Devlet Bahçeli, "Açık ve tartışmasızdır ki bir hükümet etme
sistemini değiştirmek için milletimize gidiyoruz. Rejim değişiyor
diye yaygara koparan süfliler önce kendilerinin vurgun yemiş ve de
hiçbir şeye benzemeyen ahlaklarını değiştirmeyi denemelidirler."
dedi.
Bahçeli, Konya Dedeman Otel'de, milletvekilleri, Merkez
Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) üyelerinin
katıldığı toplantının basına açık bölümünde yaptığı konuşmada, iki
gün süren toplantıların son derece verimli ve yararlı olduğunu
söyledi.
Türkiye'nin temel meselelerini, iç ve dış politikadaki gelişmelerle
referandum sürecini değerlendirdiklerini aktaran Bahçeli,
alanlarında çalışma yapan değerli arkadaşlarının başta anayasa
olmak üzere, aydınlatıcı sunumlarıyla MYK, MDK ve milletvekilleri
bilgilendirdiğini vurguladı.
Türkiye'nin hassas ve sıcak siyasi ortamında, MHP'nin duruş, tutum,
karar ve iradesini bir kez daha teyit etme fırsatı bulduğunu
dile getiren Bahçeli, iki günlük çalışmaların sonuç itibarıyla
anlamlı, bundan sonrası için umut verici, ufuk açıcı olduğunu
düşündüğünü bildirdi.
Türkiye'nin sorunlarından kurtulması için üzerine düşen milli ve
ahlaki sorumluluğu harfiyen yerine getirdiklerini anlatan Bahçeli,
şöyle devam etti:
"Muhalefet olmanın yalnızca eleştirmek, yermek, eksik aramak, kusur
araştırmak, kısır tartışmalara gömülmek olmadığını biliyor, bunun
da gereğini yapıyoruz. Kriz tacirleri elbette boş durmayacaktır.
Kaos imalatçıları elbette pes etmeyecektir. İhanet ve inkar
şebekesi de her fırsattan istifade etmenin yarış ve çabasına heves
edecektir. Dün böyle olmuştur, bugün ve yarın da olacak
budur. Ancak biz oyalanamayız. Yerimizde sayamayız. Korku
tacirlerine, korkak gıybetçilere aldırış edemeyiz. Mevcutla
avunamaz, idareyi maslahatla vakit kaybedemeyiz. Milletimizin
huzuru için ön almalıyız. Devletimizin beka ve dirliği için devreye
girmeliyiz."
- "BİZİM UZLAŞACAĞIMIZ ALAN MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERLE
SINIRLIDIR"
Partisinin bugüne kadar çok bedel ödediğini, yine de mutlaka töreyi
diri tutacaklarının altını çizen Bahçeli, şöyle konuştu:
"Muhalefet partisi olarak milletimizin bizden taleplerini
demokratik edep ve sorumluluk bilinciyle yerine getirdik, getirmeye
de devam ediyoruz. Parti olarak, Cumhurbaşkanının onayından sonra
16 Nisan'da yapılacak anayasa referandumuna bu şekilde
yaklaşıyoruz. Artık kalıcı nitelikli bir milli mutabakatın şart
olduğunu görüyor, fiili durum ve açmazın bir an önce sonlanarak
töreye uygun devlet düzenin devamını ertelenemez bir hedef
görüyoruz. Uzlaşmanın, sorumluluk ruhuyla milli şuuru buluşturmuş
siyasi bir vicdanda vasat ve varlık bulacağına inandık, inanıyoruz.
Bizim uzlaşacağımız alan milli ve manevi değerlerle
sınırlıdır."
- "TÜRKİYE'NİN YÖNETİM YAPISI NETLEŞECEK"
Bahçeli, Türkiye'nin toparlanması, milli bekanın muhafazası için
Türk milliyetçiliğinin devreye girmesi gerektiğini belirterek,
milletin beklentilerine ve Yenikapı'dan çıkan birliktelik hukukuna
müzahir hareket ettiklerini söyledi.
"2007 yılında, TBMM'de yapılması gereken Cumhurbaşkanı seçiminin
önüne, 367 toplantı yeter sayısı takozu koyan sorumsuz ve ahmaklar
aslında sistemsel değişimin önünü açmışlardır." diyen Devlet
Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bugünlerde, ortalıkta görünmeyen emekli Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı, Cumhuriyet mitinglerini kaldıraç olarak kullanan CHP,
eli kanlı aydınlıkçılar, askeri müdahale için açık veya örtülü
çağrı yapan demokrasi dışı gruplar, kanayan yara haline gelmiş
fiili sancının bir numaralı failleri olarak tarihe geçmişlerdir.
Açık ve tartışmasızdır ki bir hükümet etme sistemini değiştirmek
için milletimize gidiyoruz. 'Rejim değişiyor' diye yaygara koparan
süfliler önce kendilerinin vurgun yemiş ve de hiçbir şeye
benzemeyen ahlaklarını değiştirmeyi denemelidirler. Cumhurbaşkanı
hükümet sistemiyle, Türkiye'nin yönetim yapısı netleşirken,
kuvvetler arasındaki ayrım da doğal ve olması gereken kulvarına
gelmektedir. Bizim öteden beri, anayasa hazırlanmasında dikkat
ettiğimiz öncelikli husus, devletin ve milletin geçmişiyle bağını
kesmeyen bir yaklaşımın kabul görmesidir. Bütün yasalar millet için
vardır. Devlet ise bu yasaları millet adına uygulamaktadır. Millet,
devlet ile egemen olmaktadır."
- “RUSYA PİŞKİNCE TSK’YI SUÇLUYOR”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Şimdi Rusya askerlerimizi şehit
ediyor, sonra da 'pardonla' geçiştiriyor. Hatta pişkince üstte
çıkıp TSK'yı suçluyor. Bu yanlıştır, ayıptır, uluslararası hukukun
temel ilke ve kurallarını hiçe saymaktır. Rusya'nın maksadı nedir,
ne yapmaya çalışmaktadır?" dedi.
Bahçeli, toplantının basına açık bölümünde yaptığı konuşmada,
referandum sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yeni anayasanın ilk dört maddesi üzerinde artık tartışma
yapılamayacağını aktaran Bahçeli, şöyle konuştu:
"Bugün karşımızda 'hayırcı' mevzi oluşturup, 'evet' diyenlerin
ihanet ettiğini iddia edenler; bugünün Türkiye'si ile Cumhuriyetin
kuruluş yılları arasındaki sosyal, siyasal ve hukuksal bağları ve
kökleri kopartma tehlikesini bünyelerinde bir virüs gibi
taşıdıklarını göremeyecek kadar cehaletin kayalıklarına
toslamışlardır. CHP'sinden HDP'sine, ÖDP'sinden Perinçekgillere,
PKK'sından FETÖ'süne kadar kim ne yaparsa yapsın, Türk milletinin
kendi kaderine sahip çıkma hakkına operasyon yapamayacaklardır.
Aramızda bulunuyorken miskin miskin yatıp partimizin lehine hiçbir
saygıdeğer çalışma ve gayret göstermeyenlerin, şimdilerde 'hayır'
koalisyonuna katılıp çıldırmış gibi gezmeleri bir bakıma kara
mizahtır. Şahsımla ilgili 'bir haftada ne değişti de evet dedi'
dedikodusunu üretenlerin, 'Saray-Çankaya-Bahçeli arasında kırmızı
hat kuruldu' diyenlerin itham ve tariz dolu imaları ise yalnızca
ayaklar altında kalmaya layıktır."
18 maddelik anayasa değişikliğinin demokrasiyi güçlendireceğini
anlatan Bahçeli, siyasal ihtiraslarıyla Türkiye'nin önüne tuzak
kuranların milletin muhteşem demokratik müdahalesiyle havalarını
alacağını, bir kez daha elleri boş inlerine çekileceğini dile
getirdi.
- "16 NİSAN'DA 'EVET' DİYELİM"
Bahçeli, 'evet' diyen de 'hayır' diyen de saygıyı hak ettiğini
vurgulayarak, herkesin kararına hürmet ettiklerini, referandum
bahanesiyle kutuplaşmanın şiddetlenmeyi doğru bulmadıklarının
altını çizdi.
Parti olarak 'evet' diyeceklerini söyleyen Devlet Bahçeli,
"Bu ülke için yeminimiz vardır, vazgeçilemeyecektir. Bu nedenle 16
Nisan'da 'evet' diyoruz. Sizlerden beklentim, referandum süresince
vatandaşlarımızı kapı kapı gezip evet tercihimizi anlatmanızdır.
Milli beka için bu işe girdiğimizi paylaşınız. Bizim şahsa veya
partiye değil, Türkiye'ye 'evet' dediğimizi söyleyiniz. Bu ülke
için yeminimiz vardır. Bu yeminin gereğini yapalım, 16 Nisan'da
'evet' diyelim. Bu yemini tutalım, milletimizle buluşalım."
değerlendirmesini yaptı.
- FIRAT KALKANI HAREKATI
Bahçeli, Türkiye'nin 24 Ağustos'ta başlaya Fırat Kalkanı
Harekatı'nın milli güvenliğini sağlamak için eşsiz ve emsalsiz bir
mücadele halinde sürdüğünü belirtti.
Terörü kaynağında imha etmek için Türk devletinin atakta olduğunu
aktaran Bahçeli, El Bab'tan belirli aralıklarla acı haberler
geldiğini ve artan şehadetlerin milli yürekleri kavurduğunu ifade
etti.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, 9 Şubat Perşembe günü sabah saatlerinde,
Rusya Federasyonu'na ait bir savaş uçağı tarafından,DEAŞ
hedeflerine icra edilen hava harekatı esnasında Türk askerlerinin
bulunduğu bir binaya bomba isabet ettiğini hatırlatarak, sözlerini
şöyle sürdürdü:
"Rusya Federasyonu'ndan gelen kafa karıştırıcı ve kuşkulu mesajlar
hepimizi rahatsız etmiş, şehitlerimizin de kemiklerini
sızlatmıştır. Rusya'nın olayı saptırıp hava saldırısının
sorumluluğunu dolaylı da olsa Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yıkma
çabası bir defa iyi niyetten mahrum, komşuluk hukukundan uzak,
ahlaken de sorunludur. Türkiye ile Rusya arasında 12 Ocak 2017
tarihinde imzalanan mutabakat çerçevesinde, TSK'nın Suriye'de icra
ettiği harekata ilişkin bilgiler Ruslarla düzenli ve karşılıklı
olarak paylaşılmaktadır. Rusların iddia ettiği gibi yanlış
koordinat verilmesi veya akla gelen diğer ihtimaller en azından
Türkiye adına mümkün değildir."
- "ŞEHİTLERİMİZİN HESABI MUTLAKA SORULMALIDIR"
24 Kasım 2015'de Rus uçağının düşürülmesi ve pilotun
ölümünden sonra iki ülke arasındaki ilişkilerin kangrene döndüğüne
işaret eden Bahçeli, şunları kaydetti:
"Rusya adeta kıyameti kopartmıştı. Aylarca Türkiye-Rusya ilişkileri
karşılıklı soğumaya terk edilmiş, iki ülkenin peş peşe restleşme ve
ambargolarıyla Ankara ve Moskova hattını kapatan bunalım, içinden
çıkılmaz bir hale gelmişti. Şimdi Rusya askerlerimizi şehit ediyor,
sonra da 'pardonla' geçiştiriyor. Hatta pişkince üstte çıkıp TSK'yı
suçluyor. Bu yanlıştır, ayıptır, uluslararası hukukun temel ilke ve
kurallarını hiçe saymaktır. Rusya'nın maksadı nedir, ne yapmaya
çalışmaktadır? Türkiye’nin saldırılar karşısında sesini
çıkarmaması, alttan alması, bir şey olmamış gibi davranması nasıl
beklenecektir? PKK-PYD'yi terör örgütü görmeyen, Moskova'da ofis
açmasına müsaade eden Rus yönetimi art niyeti, gizli gündemi, sahne
gerisinde beslediği emelleri doğrultusunda ülkemizin karşısında
husumet odağı olmaya adeta talip ve isteklidir. Rus hava saldırısı
sonucunda şehit olan evlatlarımızın hesabı bir kaç özürle telafi ve
örtbas edilemez. Dahası şehitlerimizin hesabı mutlaka sorulmalıdır.
Suçlular ortaya çıkarılmalı, hak ettiği cezayı bulmalıdır.
Karşımızdaki muhatap Rusya Federasyonu ise biz de Türkiye
Cumhuriyeti'yiz."
