AjansHaber Gündem Türkiye savunmada yeni faza geçti: SAHA 2026’ya stratejik anlaşmalar damga vurdu

Türkiye savunmada yeni faza geçti: SAHA 2026’ya stratejik anlaşmalar damga vurdu

Stratejik ortaklıklar, yapay zeka destekli harp sistemleri, ihracat mutabakatları ve ortak üretim projeleri SAHA 2026’ya damga vurdu.

Editör

İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı , yalnızca savunma ürünlerinin sergilendiği bir organizasyon olmanın ötesine geçerek stratejik iş birlikleri, yüksek teknoloji transferleri, yeni nesil harp konseptleri ve milyarlarca dolarlık potansiyel ticaret hacmiyle Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı yeni aşamanın vitrini haline geldi.

120’den fazla ülkeden resmi heyetlerin, savunma tedarik otoritelerinin, üreticilerin ve teknoloji şirketlerinin katıldığı fuarda elektronik harp, yapay zeka destekli komuta-kontrol sistemleri, milli hava savunma mimarisi, insansız sistemler, uydu teknolojileri, motor projeleri ve deniz platformları öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Resmi fuar verilerine göre organizasyon, 100 bin metrekareyi aşan alanda 1700’ün üzerinde firmayı buluştururken, on binlerce B2B ve G2G görüşmeye ev sahipliği yaptı.

Savunma sanayiinde “entegrasyon çağı” vurgusu

SAHA 2026 kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde dikkat çeken en önemli unsur, tek platform satışından çok “entegre harp ekosistemi” yaklaşımının öne çıkması oldu.

Türk savunma sanayi şirketleri artık yalnızca araç veya mühimmat ihraç eden üreticiler olarak değil radar, elektronik harp, komuta kontrol, yapay zeka, mühimmat, haberleşme ve veri füzyonu sağlayan bütüncül sistem mimarileri sunan aktörler olarak konumlanıyor.

Fuarda özellikle;
• Çok katmanlı hava savunma sistemleri,
• Yapay zeka destekli hedef analiz altyapıları,
• Elektronik taarruz ve elektronik destek sistemleri,
• Sürü İHA konseptleri,
• Uydu destekli taktik haberleşme ağları,
• Deniz platformlarında insansız entegrasyon,
• Yerli motor ve güç grubu çözümleri

alanlarında yoğun temas trafiği yaşandı.

İmza törenleri fuarın stratejik çıktılarından biri oldu

SAHA 2026 İmza Törenleri kapsamında çok sayıda stratejik mutabakat, ön protokol ve sanayi iş birliği anlaşması gerçekleştirildi.

Fuar yönetimi, organizasyonun yalnızca sergileme alanı değil aynı zamanda teknoloji transferi ve savunma diplomasisinin merkezi olduğunu vurguladı.

Savunma kaynaklarından edinilen bilgilere göre özellikle;
• Körfez ülkeleri,
• Orta Asya devletleri,
• Afrika’daki modernizasyon programları yürüten ordular,
• NATO tedarik zincirindeki şirketler,

Türk savunma firmalarıyla ortak üretim ve teknoloji paylaşımı görüşmelerine ağırlık verdi.



ASELSAN’dan elektronik harp ve “Çelik
Kubbe” odağı

ASELSAN, SAHA 2026’da özellikle elektronik harp, radar teknolojileri, hava savunma mimarisi ve ağ merkezli harp çözümleriyle öne çıktı.

Şirketin fuar kapsamında yeni nesil radar çözümleri, elektro-optik sistemler ve elektronik karıştırma kabiliyetleri üzerine çok sayıda görüşme gerçekleştirdiği belirtildi.

Savunma çevrelerinde ASELSAN’ın;
• Çok katmanlı hava savunma ağı,
• Erken ihbar radarları,
• Aktif elektronik taramalı radar (AESA),
• Anti-drone çözümleri,
• Veri füzyon altyapıları,

alanındaki ihracat kapasitesinin ciddi biçimde genişlediği değerlendiriliyor.

Sektör kaynakları, “Çelik Kubbe” hava savunma konsepti etrafında geliştirilen alt sistemlerin uluslararası pazarda dikkat çektiğini ifade ediyor.

BAYKAR ve insansız harp konseptinin yeni
evresi

BAYKAR, fuarda yalnızca SİHA üreticisi kimliğiyle değil yapay zeka destekli otonom harp mimarileriyle öne çıkan firmalar arasında yer aldı.

Savunma uzmanlarına göre Türkiye’nin insansız sistemlerde geldiği aşama platform üretiminin ötesine otonom görev paylaşımına, sürü kabiliyetine ve veri merkezli savaş yönetimine doğru evriliyor.

Fuar kapsamında FPV drone alanları, otonom sistem gösterimleri ve sürü algoritmaları yoğun ilgi gördü.

TUSAŞ ve uzay-havacılık ekseninde yeni
açılım

TUSAŞ, SAHA 2026’da özellikle;
• Milli muharip platformlar,
• İleri kompozit üretim,
• Uydu sistemleri,
• Uzay teknolojileri,
• İnsanlı-insansız entegre hava mimarileri alanlarında görüşmeler gerçekleştirdi.

Fuarda kurulan “Space Dome” alanı, Türkiye’nin uzay ekosistemine yönelik yeni vizyonunun sembol başlıklarından biri oldu.

Savunma ve uzay teknolojileri uzmanları, Türkiye’nin düşük yörünge uyduları, askeri haberleşme altyapıları ve keşif-gözetleme sistemlerinde yeni bir ölçek ekonomisine geçtiğini değerlendiriyor.



ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle mühimmat teknolojilerinde derinleşme

ROKETSAN ile TÜBİTAK SAGE öncülüğünde geliştirilen mühimmat ekosistemi, SAHA 2026’nın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.

Özellikle,
• Uzun menzilli hassas vuruş sistemleri,
• Seyir füzeleri,
• Akıllı mühimmat,
• Mini mühimmat ailesi,
• İHA/SİHA uyumlu hafif mühimmat alanlarında yeni ihracat görüşmeleri yapıldığı
değerlendiriliyor.

Sektör temsilcileri, mühimmat alanındaki yerlilik oranının artmasının Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltan en kritik faktörlerden biri olduğuna işaret ediyor.


HAVELSAN ve STM’den yapay zeka destekli harp yönetimi

HAVELSAN ile STM,
• Simülasyon sistemleri,
• Siber güvenlik,
• Komuta kontrol altyapıları,
• Deniz harp yönetim sistemleri,
• Yapay zeka destekli karar mekanizmaları üzerine yoğun temaslarda bulundu.

Uzmanlara göre yeni nesil savaş ortamında veri işleme hızı, hedef sınıflandırma ve elektronik spektrum yönetimi kritik öneme sahip hale geliyor.

Bu nedenle yazılım tabanlı savunma çözümleri, klasik platform üretimi kadar stratejik değer taşıyor.


Deniz platformlarında “milli ağ” yaklaşımı

STM, ASELSAN ve diğer deniz sistemleri üreticileri tarafından geliştirilen,
• Milli savaş gemileri,
• İnsansız deniz araçları,
• Deniz gözetleme radarları,
• Entegre savaş yönetim sistemleri uluslararası heyetlerin yoğun ilgisini çekti.

Savunma kaynakları, Türkiye’nin MİLGEM sonrası süreçte yalnızca platform değil tam entegre deniz savunma mimarisi ihraç etmeyi hedeflediğini belirtiyor.

Motor ve güç grubu projeleri kritik başlıklardan biri oldu

TEI, BMC, ASPİLSAN ve ilgili alt yüklenicilerin yürüttüğü yerli motor ve enerji çözümleri fuarda dikkat çeken alanlar arasında yer aldı.

Özellikle,
• Turbojet motorlar,
• İHA motorları,
• Zırhlı araç güç grupları,
• Batarya teknolojileri,
• Enerji depolama çözümleri konusunda yürütülen çalışmaların Türkiye’nin stratejik
bağımsızlığı açısından kritik önemde olduğu vurgulandı.


Türkiye savunma ihracatında yeni ölçek
arıyor

Savunma sanayii temsilcileri, SAHA 2026’nın Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme stratejisinde kritik eşiklerden biri olduğunu değerlendiriyor.

Fuar organizasyonu verilerine göre önceki SAHA organizasyonunda 133 stratejik iş birliği anlaşması, 6,2 milyar dolarlık ticari işlem hacmi oluşmuştu.

2026 organizasyonunda ise çok daha yüksek hacimli temasların gerçekleştirildiği ifade ediliyor.

Savunma ekonomisi uzmanları Türkiye’nin, platform ihracatından teknoloji ortaklığına, ortak üretim modeline, sürdürülebilir tedarik zinciri yönetimine geçtiğini belirtiyor.


Uzman değerlendirmesi: “Türkiye yalnızca üretici değil, sistem kurucu aktör oluyor”

Sektör temsilcilerine göre SAHA 2026’nın en önemli sonucu, Türkiye’nin savunma sanayiinde “alt yüklenici” konumundan çıkarak bölgesel sistem kurucu ülke kimliğini güçlendirmesi oldu.

Özellikle,
• elektronik harp,
• insansız sistemler,
• mühimmat,
• radar,
• yazılım,
• siber güvenlik,
• uzay teknolojileri alanlarında oluşan ekosistem, Türkiye’nin küresel savunma zincirindeki rolünü büyütüyor.

Uzmanlar, NATO tedarik zinciri ve Körfez-Asya Afrika hattındaki yeni savunma taleplerinin Türk şirketleri açısından önemli fırsatlar oluşturduğunu ifade ediyor.


SAHA 2026’nın dikkat çeken başlıkları

• 120’den fazla ülkeden katılım.
• 1700’ün üzerinde şirket.
• 100 bin metrekareyi aşan fuar alanı.
• Elektronik harp ve yapay zeka odaklı çözümler.
• Sürü İHA teknolojileri.
• Ortak üretim ve teknoloji transferi görüşmeleri.
• Uydu ve uzay teknolojilerinde yeni iş birlikleri.
• Deniz platformlarında entegre savaş yönetimi.
• Yerli motor ve güç grubu projeleri.
• Çok katmanlı hava savunma mimarileri.

SAHA 2026’da öne çıkan anlaşmalar

• ASELSAN
Elektronik harp ve radar alanında hava savunma ile ağ merkezli harp sistemlerine yönelik projeler öne çıktı.

• BAYKAR
İHA/SİHA alanında otonom ve yapay zeka destekli sistemler kapsamında yeni iş birliklerine imza attı.

• TUSAŞ
Havacılık ve uzay projelerinde uydu, hava platformu ve kompozit üretim odaklı anlaşmalar gerçekleştirdi.

• ROKETSAN
Füze sistemlerinde hassas vuruş kabiliyeti ve akıllı mühimmat projeleri dikkat çekti.

• HAVELSAN
Savunma yazılımları kapsamında siber güvenlik ve komuta kontrol çözümleri üzerinde yeni adımlar attı.

• STM
Deniz sistemleri alanında deniz harp yönetim çözümlerine yönelik iş birlikleri geliştirdi.

• TEI
Motor teknolojilerinde yerli motor ve turbojet projeleriyle öne çıktı.

• ASPİLSAN
Enerji sistemleri kapsamında savunma sanayisine yönelik batarya çözümleri üzerinde anlaşmalar yaptı.

• BMC
Kara platformlarında güç grubu ve zırhlı araç çözümleri alanındaki projeleriyle dikkat çekti.

• TÜBİTAK SAGE
Yeni nesil akıllı mühimmat geliştirme projeleri kapsamında stratejik çalışmalar yürüttü.

Bu anlaşmalar Türkiye’ye ne kazandıracak?

1.Stratejik bağımsızlık

Motor, radar, elektronik harp ve mühimmat alanındaki yerlilik artışı dışa bağımlılığı azaltacak.

2.Yüksek katma değerli ihracat

Savunma ürünlerinin teknoloji yoğun yapısı, Türkiye’nin ihracat gelirlerinde yeni ölçek oluşturacak.

3.Teknoloji transferi

Ortak üretim modelleri sayesinde Türk firmaları küresel savunma zincirlerinde daha güçlü yer alacak.

4.Yapay zeka tabanlı dönüşüm

Savunma sanayiinde veri işleme, otonomi ve elektronik spektrum yönetimi yeni dönemin merkezinde olacak.

5.Küresel siyasi etki

Savunma sanayi ihracatı, Türkiye’nin diplomatik ve stratejik etki alanını genişletecek.


Türk savunma sanayiinde yeni evre

SAHA 2026, Türkiye’nin savunma sanayiinde yalnızca üretim kapasitesiyle değil teknoloji geliştirme, sistem entegrasyonu, yapay zeka destekli harp konseptleri ve küresel savunma diplomasisiyle yeni bir aşamaya geçtiğini ortaya koydu.

Fuar boyunca gerçekleştirilen temaslar, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte savunma teknolojisi üreten ve yön veren aktörlerden biri olma hedefini güçlendiren gelişmeler arasında değerlendiriyor.

Fuarın kapanış toplantısı, SAHA İstanbul Başkan Yardımcısı ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Genel Müdürü İlhami Keleş, TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ve SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Kerim Uça’nın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, fuarın sektöre katkıları ve ulaşılan istatistikler paylaşıldı.


• SAHA İstanbul Başkan Yardımcısı ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, SAHA 2026’nın Türk savunma sanayisinin ulaştığı yeni kapasiteyi ortaya koyduğunu belirterek fuarın bu yıl rekor katılım ve ihracat hacmine ulaştığını söyledi. 400 bin metrekare kapalı alanda düzenlenen organizasyonu 150 binden fazla kişinin ziyaret ettiğini aktaran İkinci, fuar kapsamında yaklaşık 8 milyar dolarlık yurt dışı ihracat projesine imza atıldığını ifade etti. Bir önceki organizasyona göre daha yüksek seviyeye ulaşılan bu rakamın, Türk savunma sanayisinin küresel ölçekte artan etkisini gösterdiğini vurgulayan İkinci, 75’ten fazla ülkenin resmi delegasyonunun fuarda ağırlandığını kaydetti. Türk savunma sanayisi şirketlerinin 200’ün üzerinde yeni ürün tanıtımı gerçekleştirdiğini belirten İkinci, SAHA 2026’nın Türkiye’nin inovasyon gücünü ve yüksek üretim kabiliyetini uluslararası platformda güçlü şekilde ortaya koyduğunu söyledi.


• ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, SAHA 2026’nın bugüne kadar gerçekleştirilen en yüksek katılımlı organizasyonlardan biri olduğunu belirterek özellikle Avrupa merkezli delegasyon ve ziyaretçi yoğunluğuna dikkat çekti. Türkiye’nin savunma sanayisinde artık takip edilen ve teknoloji trendlerini belirleyen ülkelerden biri haline geldiğini vurgulayan Akyol, fuar boyunca birçok ülkenin Türk savunma sanayisinin geliştirdiği sistemleri yakından incelemek için temaslarda bulunduğunu söyledi. Geçmişte ambargo ve çeşitli kısıtlamalar uygulayan bazı ülkelerin bugün iş birliği arayışıyla SAHA 2026’ya katılmasının Türkiye’nin ulaştığı stratejik gücü ortaya koyduğunu ifade eden Akyol, Türk savunma sanayisinin devlet desteği, milli üretim kapasitesi ve teknolojik yeniliklerle küresel ölçekte etkisini artırmayı sürdürdüğünü kaydetti.

• MKE Genel Müdürü İlhami Keleş, SAHA 2026’nın Türk savunma sanayisinin küresel ölçekte ulaştığı seviyeyi açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek organizasyonun 2015 yılında yalnızca 5 bin metrekarelik bir alanda başladığını, bugün ise dünyanın en dikkat çeken savunma fuarlarından biri haline geldiğini söyledi. Dünyanın farklı ülkelerindeki savunma fuarlarına katıldıklarını ancak benzer bir atmosfer ve yoğun ilgiyle karşılaşmadıklarını ifade eden Keleş, SAHA 2026 kapsamında 55 yabancı bakan ve bakan yardımcısının ağırlandığını vurguladı. Türkiye’nin uluslararası alandaki stratejik konumu, savunma sanayisindeki hızlı yükselişi ve teknoloji transferinde klasik müşteri-satıcı ilişkisinin ötesine geçen ortaklık modeliyle öne çıktığını belirten Keleş, fuarın bu yönüyle küresel ölçekte ciddi ilgi topladığını kaydetti.


• TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, SAHA 2026’nın iş birlikleri, satış hacmi ve tedarik zinciri açısından son derece verimli geçtiğini belirterek fuar kapsamında üç ayrı satış sözleşmesine imza attıklarını açıkladı. Anlaşmalardan birinin yüksek hacimli yurt dışı satışını içerdiğini ifade eden Akşit, söz konusu projelerde motor satışlarının da yer aldığını söyledi. Uluslararası ölçekte yeni iş birliklerinin geliştirildiğini kaydeden Akşit, ayrıca yabancı bir kurumla stratejik iş birliği anlaşmas imzaladıklarını belirterek fuarın TEI’nin küresel pazardaki etkinliğini artıran önemli bir platform olduğunu vurguladı.

• SAHA İstanbul Genel Sekreteri Levent Kerim Uça, 2018 yılında başlayan organizasyon sürecinde SAHA’nın beşinci büyük buluşmasını geride bıraktıklarını belirterek fuarın her yıl
hem katılım hem de içerik açısından daha güçlü bir yapıya ulaştığını söyledi. Türk savunma sanayisinin büyümesine paralel şekilde gelişen organizasyonun uluslararası ölçekte etkisini artırdığını ifade eden Uça, bir sonraki SAHA buluşmasının 16-20 Mayıs 2028 tarihleri arasında gerçekleştirileceğini duyurdu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız