02 Haziran 2026 Salı
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Sütaş YKB Muharrem Yılmaz: “Süt; iyiliğin ve bereketin en saf hali”

Sütaş YKB Muharrem Yılmaz: “Süt; iyiliğin ve bereketin en saf hali”

Dünya Süt Günü mesajı yayımlayan Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, sütün yalnızca temel bir besin kaynağı değil, aynı zamanda milyonlarca insanı kapsayan ekonomik ve sosyal bir ekosistemin merkezinde yer aldığını belirtti.

Editör

Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz, şirketin entegre üretim modeliyle sürdürülebilir gıda sistemlerine katkı sunduğunu vurgulayarak, 51 yıldır sütün iyiliğini ve bereketini yaymak için çalıştıklarını ifade etti.

Yılmaz, Dünya Süt Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, sütün bireylerin sağlıklı beslenmesindeki rolünün yanı sıra ekonomik kalkınma, istihdam ve sürdürülebilirlik açısından da stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) öncülüğünde her yıl 1 Haziran’da kutlanan Dünya Süt Günü, sütün ve süt ürünlerinin hem bireylerin hayatındaki hem de sosyo-ekonomik alandaki önemine dikkati çekiyor.

Dünyanın artan nüfusu karşısında sağlıklı ve besleyici gıdaların yeterliliği ve erişilebilirliği her geçen gün daha önemli hale gelirken, bu yıl düzenlediği zirvenin temasını “Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gezegen, Sağlıklı Ekonomiler” olarak belirleyen Uluslararası Sütçülük Federasyonu (IDF) de sütün beslenmedeki rolünü, sütçülüğün sosyo-ekonomik kalkınmaya etkisini ve sürdürülebilir bir gelecek açısından taşıdığı önemi öne çıkarıyor.

IDF verilerine göre, süt sektörünün oluşturduğu ekosistem küresel ölçekte milyarlarca insanın yaşamına dokunurken, 2025 yılı itibarıyla dünya süt üretimi 1 milyar tonu aştı ve 6 milyardan fazla insan süt ve süt ürünleri tüketiyor.

“Süt; iyiliğin ve bereketin en saf hali”

Dünya Süt Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda sütün toplumsal ve ekonomik değerine işaret eden Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Süt; iyiliğin ve bereketin en saf hali. Toplumun her kesimine dokunan, her bireye ulaşan büyük bir değer zinciri. Milyonlarca kişiye istihdam sağlıyor, kalkınmanın ve refahın toplumun geneline yayılmasına katkıda bulunuyor. Biz Sütaşlılar, bu değerli gıdanın öneminin bilincinde, toplumun sağlıklı ve dengeli beslenmesindeki sorumluluğumuzun farkındayız. 50 yılı aşan ustalık ve uzmanlığımızla, sütün iyiliğini ve bereketini yaymak için tutkuyla çalışıyor, sütün doğasındaki değerleri tüketicilerimize ulaştırmaya, onların sağlıklarına, yaşam kalitelerine ve mutluluklarına katkıda bulunmaya gayret ediyoruz.”

“Sürdürülebilir gıda sistemlerinin örneklerinden birini oluşturuyoruz”

Sütaş’ın üretim modelinin yalnızca süt üretimiyle sınırlı olmadığını, çiftlikten sofraya uzanan bütüncül bir yapıyı kapsadığını vurgulayan Yılmaz, şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımına ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Bu model ile gıda güvenilirliği beklentilerini karşılayıp tedarik güvencesi sağlamakla kalmıyor sürdürülebilir gıda sistemlerinin de en güzel örneklerinden birini oluşturuyoruz. Tesislerimizin ihtiyacı olan elektrik enerjisinin tamamını çiftliklerimizin gübrelerinden üretiyor, biyogaz tesislerimizin çıktısı olan organik gübrelerle de yem bitkileri yetiştirdiğimiz toprakları zenginleştiriyor, kullandığımız kaynakları geri kazanıyoruz. Tesislerimizin her biri, kendi bölgelerinde birer kalkınma projesi niteliğinde. Yörelerinde yarattıkları çok güçlü ekonomik etkilerin yanı sıra, sosyal ve toplumsal alanda da değerli katkılar sağlıyorlar.”

“Sütçülük, hayatımıza anlam katan bir misyon”

Süt üretiminin kendileri açısından yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda uzun soluklu bir sorumluluk alanı olduğunu dile getiren Yılmaz, sektörün gelişimine yönelik bakış açılarını şu sözlerle anlattı:

“Bizler için sütçülük; bir meslek olmaktan öte, hayatımıza anlam katan bir misyon, yolumuzu aydınlatan bir ideal.”

Sütaş’ın sektördeki konumuna ve gelecek hedeflerine de değinen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ne mutlu bize ki, emeklerimizin karşılığını alıyor, sektörün lider markası olma gururunu yaşıyoruz. Sütün iyiliği ve bereketi Sütaş’la yayılıyor. En beğenilen lezzetlerimizle tüketicilerimizin sofralarında yer alırken, en sevilen marka olarak da kalplerinde yer buluyoruz. İşte bu yüzden bugün, Türkiye’nin dört bir yanında yer alan entegre tesislerimizde coşkulu bir bayram havası var. 8 bin kişiye ulaşan ekibimizle, üreticilerimizle, iş ortaklarımızla ve tüm paydaşlarımızla Dünya Süt Günü’nü, sütçülüğün bayramını, 'Sütaşkıyla'  kutluyoruz. 51 yıldır olduğu gibi bundan sonra da sütün iyiliğini ve bereketini yaymaya, tüketicilerimizin sağlık ve mutluluğuna, ülkemizin kalkınma ve refahına katkıda bulunmaya devam edeceğiz.”

Sütaş’ın faaliyetleri

Sütaş, Marmara Bölgesi’nde Karacabey’de, Orta Anadolu Bölgesi’nde Aksaray’da, Ege-Akdeniz Bölgesi’nde Tire’de ve Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Bingöl’de bulunan dört entegre tesisiyle faaliyetlerini sürdürüyor.

Şirket, Türkiye genelinde 8 bin kişiye doğrudan istihdam sağlarken, 20 bin üretici aileden süt tedarik ediyor ve ürünlerini 171 bin satış noktasında tüketicilerle buluşturuyor. Verilere göre Türkiye’de her 10 sofranın 9’unda bir Sütaş ürünü bulunuyor.

2025 yılı konsolide net cirosu 56,7 milyar lira olan şirket, dört entegre tesisinde günde 7 milyon paket süt ürünü üretip dağıtıyor.

Sütaş, 84 bin dekar alanda 517 çiftçiyle sözleşmeli model kapsamında 184 bin ton kaba yem üretimi gerçekleştirirken, yem fabrikalarında yılda 617 bin ton karma yem üretiyor.

Şirket, endüstriyel tesislerinin elektrik ihtiyacının yüzde 100’ünü, ısı ihtiyacının ise yüzde 35’ini inek gübreleri ve organik atıklardan elde ettiği yenilenebilir enerjiyle karşılıyor.

Yenilenebilir enerji kapasitesini artırmak amacıyla çiftliklerinin çatılarını güneş enerjisi yatırımlarıyla değerlendiren Sütaş, güneş enerjisi santrallerinden yıllık 25 bin MWh elektrik üretiyor.

Ayrıca yılda 755 bin ton organik gübre üreterek, yem bitkileri üretimi yapılan 123 bin dekar arazide organik içeriğin güçlendirilmesine ve onarıcı tarım uygulamalarına katkı sağlıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız