02 Haziran 2026 Salı
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Bahçeli: "Türkiye’yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir"

Bahçeli: "Türkiye’yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Editör

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’de yaşanan gelişmelerin siyasi kültüre ve demokrasiye zarar verebilecek bir noktaya doğru ilerlediğini belirterek, “Türkiye’yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir.” dedi. Bahçeli, terörsüz Türkiye süreci, toplumsal uzlaşma ve siyasi istikrarın önemine dikkat çekti.

Konuşmasının başında grup toplantısına katılanları selamlayan Bahçeli, Kurban Bayramı, ÜlkücüŞehitleri Anma Günü ve İstanbul’un Fethi’nin yıl dönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bayram, şehitler ve fetih vurgusu

Toplantının açılışında katılımcılara hitap eden Bahçeli, şunları söyledi:

“Haftalık olağan Meclis Grup Toplantımızın başında hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi Allah’tan niyaz ediyorum.”

Yurt içi ve yurt dışındaki vatandaşlara da seslenen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları, sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza, Ülkemizin her yöresinde, gönül ve kültür coğrafyalarımızda, hayat mücadelesi veren değerli kardeşlerimize esenlikler diliyorum.”

Son grup toplantısından bu yana yaşanan önemli günlere işaret eden Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:

“Son grup toplantımızdan sonra milletçe önemli ve anlamlı günlerden geçtik.”

Kurban Bayramı’nın manevi atmosferine dikkati çeken Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rahmet kapılarının ardına kadar açıldığı, kardeşlik bağlarının kuvvetlendiği mübarek Kurban Bayramı’na bir kez daha kavuşmanın huzuru ve şükrü içerisinde olduk.”

Ülkücü şehitleri rahmetle andıklarını belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Bayramın birinci günü aynı zamanda her yılın 27 Mayıs’ında Ülkücü Şehitler Anıtı’nda gerçekleştirdiğimiz buluşmayla isimlerini Türk milliyetçiliğinin şeref levhasına kanlarıyla nakşeden ülkücü şehitlerimizi rahmetle ve minnetle andık.”

İstanbul’un Fethi’nin yıl dönümüne de değinen Bahçeli, şunları kaydetti:

“İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümünü; tarihin derinliklerinden bugüne uzanan kutlu bir emanetin ve cümle cihanı Türklükle şereflendirip İslam’la müjdelemek üzerine kurulu ebedi ve ezeli bir ülkünün idrakiyle karşıladık.”

Fethin tarihi önemine vurgu yapan Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:

“29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşen fetih ile asırların hasreti dinmiş, çağların akışı değişmiş, Türk milletinin imanla karılmış harcı, bütün cihana ilan edilmiştir.”

Bayram vesilesiyle temennilerini paylaşan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Bu vesile ile bir kez daha milletçe nice bayramlara sağlık, mutluluk, barış ve huzur içinde erişmeyi Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Aziz ecdadımızı, muhterem şehit ve gazilerimizi Yusuf yüzlü ülkü erlerini rahmet ve hürmetle yad ediyorum.”

“CHP açısından kutuplaşmanın derinleştiği bir zamana dönüşmüştür”

Konuşmasının devamında iç siyasette yaşanan gelişmelere değinen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Saygıdeğer milletvekilleri, aynı zaman diliminde ülkemiz siyasi tansiyonun yüksek seyrettiği bir süreçten de geçilmektedir.”

CHP’de yaşanan tartışmaların siyasi sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, şunları söyledi:

“Manevi iklimiyle barış, huzur ve kardeşlik zemini olan bayram; cumhuriyet halk partisi açısından kucaklaşmak yerine kutuplaşmanın derinleştiği bir zamana dönüşmüştür. Yaşanan gelişmeler CHP kurumsallığına yakışmayan bir seviyeden siyasi kültürümüze ve demokrasimize zarar verici bir noktaya doğru ilerlemektedir.”

Türkiye’nin güvenlik ve toplumsal bütünleşme hedeflerine işaret eden Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye’nin terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme hedefleri, güvenlik politikaları yanında siyasi istikrara ve toplumsal uzlaşmaya da bağlıdır.”

“Tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılmalıdır”

Bölgesel gelişmeler ve terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Ülkemizi yakından etkileyen bölgesel gelişmelerin ve terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli aşamaların kaydedildiği bir dönemde beklentimiz, hukuki ve siyasi mücadele yerine fiziki mücadele gibi toplumsal huzuru bozacak, provokasyonları artıracak tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılmasıdır.”

Milli değerler üzerinden ayrıştırıcı siyaset yapılmaması gerektiğini belirten Bahçeli, şöyle konuştu:

“Politik amaçlar uğruna millî hafıza mekanları ve millî kahramanlar üzerinden toplumu ayrıştırıcı dil ve üslup geliştirilmemesidir.”

Sürecin hukuk ve demokrasi zemininde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Mesele hukuk zemininden, demokrasi platformundan, siyasi rekabet ve nezahetten uzaklaşmamalıdır.”

Toplumsal huzurun korunmasının önemine dikkati çeken Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir.”

Sokak çağrılarına karşı uyarıda bulunan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Olaylar sokağa taşıp, fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme, güvenlik güçlerine saldırıya, kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir.”

“Yargıtay kararını bir an önce vermelidir”

Yargı sürecine ilişkin beklentisini dile getiren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Mahkeme kararına yönelik itiraz merci olan Yargıtay konunun hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir.”

Türk siyasetinin ve demokratik kurumların korunması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şöyle konuştu:

“Türk siyaseti ve demokrasisinin hırpalanmasına izin verilmemelidir.”

CHP üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin görüşlerini paylaşan Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:

“En başında CHP üzerinden oyun oynamanın tehlikelerinden bahşetmiştim. Geldiğimiz noktada bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır.”

Son olarak Türkiye’nin içinden geçtiği dönemde güçlü siyasal kurumların önemine işaret eden Bahçeli, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

“Unutulmamalı ki yaşanan bölgesel gelişmeler ve terörsüz Türkiye sürecinde, ortak akıl ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulacaktır.”

“Küresel sistem öngörülemez bir iklime savrulmaktadır”

Bahçeli, küresel düzene ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle yaptı:

“Kıymetli dava arkadaşlarım, değerli misafirler, çok defa dile getirdiğimiz gibi küresel sistem, hukukun, normların ve teamüllerin aşındığı; uluslararası örgütlerin ve ittifak bloklarının işlevsizleştiği, hiç olmadığı kadar öngörülemez, hiç olmadığı kadar anarşik bir iklime savurulmaktadır.”

Soğuk Savaş sonrası döneme ilişkin yorumlarını sürdüren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Soğuk savaş sonrası liberal dünyanın zaferi olarak telakki edilen Anglo-Amerika ve Avrupa merkezli “tarihin sonu geldi” senaryoları hükmünü yitirmiş, yaşadığımız süreçte adalet, ahlak ve hukukun sonunu getiren emperyalist odaklar adeta en temel insan hakkı olan yaşama hakkının sonunu getirme peşine düşmüştür.”

Sıcak çatışmaların etkilerine dikkat çeken Bahçeli, şunları söyledi:

“Girilen sıcak savaşlar dönemi insanlığın huzur ve güvenliğini tehdit etmekte; geleceğini ise belirsizliğe ve çaresizliğe sürüklemektedir.”

“Siyonist yayılmacılık yeni bir tehdit üretmektedir”

Bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Küresel sistemin öngörülemez gidişatının coğrafyamızdaki iz düşümü ise istikrarsızlık, düşmanlık ve çatışma tohumlarının atıldığı Siyonist yayılmacılığın yeni müesses nizam heva ve hevesleridir.”

İsrail politikalarına yönelik eleştirilerini sürdüren Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:

“1917 Balfor deklarasyonuyla Filistin topraklarına taşınan sapkın ve saplantılı Siyonist haydutluk, bugün Amerika Birleşik Devletleri himayesindeki İsrail’in yayılmacı politikalarıyla kendisini revize etmek gayreti içindedir.”

Bölgenin karşı karşıya olduğu tehdide işaret eden Bahçeli, şöyle konuştu:

“Coğrafyamız müfrit ve marjinal ideolojik sapkınlıklarla yönetilen İsrail’in bölgeyi etnik, dini ve mezhepsel parçalara bölerek Siyonist yayılmacı senaryoları hayata geçirmesi tehdidiyle karşı karşıyadır.”

“Türkiye hedef alınmaktadır”

Türkiye’nin bölgesel konumuna dikkat çeken Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Bu tehdidin ana hedefi, asırlar boyunca İslam’ın bayraktarlığını yapmış, 9 tuğlu kurt başlıklı sancaklar ile tevhit bayrağını yükseltmiş Türkiye’dir.”

Tarihsel referanslarla konuşmasını sürdüren Bahçeli, şunları söyledi:

“Orhun’da çağlayıp Maveraünnehir’den taşarak Tuna’da buluşan tarihin Türk akışı, insanlığa özlemini duyduğu barışı, adaleti ve huzuru getirmiştir.”

Devlet geleneğine vurgu yapan Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu bağlamda adaletin ve barışın tecessüm ettiği kurumsal yegane yapı Türk Devletidir.”

“Türkiye kadim bir devlet aklına sahiptir”

Kınalızade Ali Çelebi’ye atıf yapan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Nitekim Kınalızade Ali Çelebi’nin insanlığı aydınlatan Daire-i Adliyesinde belirttiği gibi: “Dünyanın felahı ve nizamı adalettir, Dünya bir bahçe ise duvarı devlettir.””

Türkiye’nin devlet geleneğine ilişkin değerlendirmesini sürdüren Bahçeli, şunları söyledi:

“İşte Türkiye, köklü devlet geleneği, coğrafyaya demirlemiş güçlü hafızası, adalet ve ahlak temellerine oturmuş sağlam kurumsal yapısı ile tarihin kadim gözleri, coğrafyanın berrak aklıdır.”

MHP’nin konumuna ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:

“Milliyetçi Hareket Partisi ise bu miras ve misyonun temsilcisi ve siyasi kutbudur.”

“Terörsüz Türkiye yeni güvenlik paradigmasının miladıdır”

Yeni güvenlik yaklaşımına değinen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Bölgemizdeki emperyalist oyunları bozmak, coğrafyayı hasretini çektiği düzene, insanlığı özlediği huzura yeniden kavuşturmak adına attığımız’“terörsüz Türkiye, terörsüz bölge’ adımı Türk ve Türkiye yüzyılının ilk stratejik hamlesi olmanın yanında 21’nci Yüzyılda değişen dünya dinamiklerine karşı yeni güvenlik konseptimizin miladıdır.”

Tarihsel liderlere atıf yapan Bahçeli, şunları söyledi:

“ 'Her şuurlu Türk, müteyakkız bir devlettir' şiarından hareketle siyasetin magazinsel ve kısır tartışmalarından azade Gök Sultan İkinci Abdülhamid Hanın hamiyeti ve himayeti; Şehid-i Ala Gazi-yi Namdar Enver Paşa’nın cesareti ve ülküsü; Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün feraseti ve derin stratejisiyle tarihi okuyor, coğrafyaya bakıyor, geleceği tasarlıyoruz.”

“Türkiye’nin güvenliği geniş bir coğrafyayı kapsar”

Türkiye’nin güvenlik vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin bir yönü doğuya, diğer yönü ise batıya bakan, gövdesi Maveraünnehir’den Anadolu’ya taşan Selçuklu Kartalı modelimizin dayandığı temel esas Türk ontolojik güvenliğidir.”

Yeni güvenlik anlayışını açıklayan Bahçeli, şunları söyledi:

“20’nci yüzyıla sıkışmış güvenlik konseptini aşan, 21’inci Yüzyılın imkan ve ihtiyaçlarına mütenasip yeni güvenlik paradigmamızdır.”

Türkiye’nin güvenlik alanına dair kapsamı genişleten Bahçeli, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin güvenliği kuzeyde Kırımı, Güney’de Yemen’i, Doğu’da Doğu Türkistan’ı, Batı’da Bosna’yı, Kosova’yı ihtiva eden geniş ve büyük Türk-İslam coğrafyasıdır.”

“Gazze tüm İslam dünyasının imtihanıdır”

Filistin meselesine değinen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Bugün Gazze’de, Kudüs’te, Filistin’in dört bir yanında yaşanan zulüm; sadece bir coğrafyanın değil, tüm ümmetin imtihanıdır.”

İslam dünyasına yönelik eleştirilerde bulunan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Bu imtihan karşısında suskun kalmak, parçalanmışlık içinde birbirine sırt dönmek, korkarım ki dinî, ahlaki ve vicdanî bir çöküşün adım adım yayıldığının göstergesidir.”

Kur’an-ı Kerim’den alıntı yapan Bahçeli, şu ifadeyi kullandı:

“Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in, Enfal suresinde 'Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.' buyurulmaktadır.”

“İslam dünyası birlik olmak zorundadır”

İslam coğrafyasına ilişkin değerlendirmesini sürdüren Bahçeli, şunları söyledi:

“İslam ülkeleri arasında kuvvetli bir birlik temin edilemediğinden mukaddes İslam coğrafyası, Siyonist hedefler doğrultusunda bölünmek, parçalanmak, zayıflatılmak ve en nihayetinde tahakküm altına alınmak istenmektedir.”

Ardından şu soruları yöneltti:

“Bu yalın gerçeği görmek için daha ne kadar acı çekilecektir? Daha kaç masum çocuğun katledilmesi, kaç ana-babanın evlat acısıyla yanıp kavrulması gerekecektir?”

“Kudüs Paktı teklifimiz değerlendirilmelidir”

Bölgesel iş birliği önerisini yineleyen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“Bir kez daha, İslam dünyasının ayağa kalkabilmesi, Müslüman feryadına son verilebilmesi, kalıcı barış ve istikrar için 'Kudüs Paktı' teklifimizin ciddiyetle ele almasının gerektiğini önemle hatırlatıyorum.”

“Yeni bir dünya dengesi oluşmaktadır”

Uluslararası sistemin dönüşümüne dikkat çeken Bahçeli, şunları söyledi:

“Birleşmiş Milletler can çekişmektedir. Avrupa Birliği ve NATO gibi birlikler her geçen gün kan kaybetmektedir.”

Küresel dengelere ilişkin değerlendirmesini sürdüren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

“İkinci Dünya Savaşı sonrası düzen temelinden sarsılmaktadır. Batı’nın gücü ve egemenliği zayıflarken Doğu’nun dünya ekonomisi ve siyasetindeki ağırlığı artmaktadır.”

Türkiye’nin rolüne ilişkin ise şunu söyledi:

“Türkiye buna hazırdır.”

“Türk milleti birlikten yanadır”

Bahçeli konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Türk milleti; Türk Dünyasının ve İslam aleminin güçlü bir birlik oluşturmasından yanadır.”

Son olarak tarihi referanslarla mesaj veren Bahçeli, şöyle dedi:

“Medineyi emperyalist güçlere karşı bir avuç Mehmetçikle müdafaa eden Fahreddin Paşa’nın aziz ruhu bizde yaşamaktadır. İslam dünyasında fitne çıkarmaya çalışan Yeni Lawrencelere (Lavrınslara) karşı bu topraklarda Kuşçubaşı Eşrefler tükenmeyecektir. Gayret bizden himaye Allah’tandır.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız