05 Temmuz 2026 Pazar
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Rusya’da akaryakıt krizi derinleşiyor

Rusya’da akaryakıt krizi derinleşiyor

Rusya, Ukrayna’nın son aylarda uzun menzilli insansız hava araçlarıyla (İHA) petrol rafinerilerine düzenlediği yoğun saldırıların ardından son yılların en büyük akaryakıt krizlerinden biriyle karşı karşıya kaldı. Temmuz 2026 itibarıyla ülke genelinde yakıt arzı ciddi ölçüde daralırken, onlarca bölgede satışlara litre sınırı getirildi, bazı yerlerde ise bidon ve taşınabilir kaplara akaryakıt satışı tamamen yasaklandı.

Editör: Hüdanur Dayı

Ulusal ve uluslararası haber ajansları ile resmi veriler, saldırılar sonucunda Rusya’nın rafinaj kapasitesinin yaklaşık üçte birinin devre dışı kaldığını, ham petrolün benzine dönüştürülme hacminin ise son yirmi yılın en düşük seviyelerine gerilediğini ortaya koyuyor.

Ukrayna’nın stratejisi enerji altyapısını hedef aldı

Rusya’yı bu noktaya getiren süreç, Ukrayna’nın savaş stratejisini cephe hattından Rusya’nın enerji altyapısına yöneltmesiyle başladı.

2026’nın ilk aylarından itibaren Ukrayna, bin kilometreyi aşan menzile sahip yerli üretim kamikaze İHA’larla Rusya’nın petrol altyapısına sistematik saldırılar düzenledi. Bu saldırılarda yalnızca petrol depoları değil, rafinerilerin en kritik bölümleri olan atmosferik ve vakumlu distilasyon (AVT) kuleleri hedef alındı.

Mart ayından bu yana Rusya ve Kırım’daki 50’den fazla büyük rafineri, liman ve depolama tesisi saldırıya uğradı. Aralarında Moskova’nın yakıt ihtiyacının önemli bölümünü karşılayan Kapotnya Rafinerisi’nin de bulunduğu birçok stratejik tesis ağır hasar aldı.

Enerji istihbarat kuruluşlarının analizlerine göre saldırılar sonucunda Rusya’nın toplam petrol arıtma kapasitesinin yaklaşık yüzde 35-38’i devre dışı kaldı.

Ham petrol var, benzin üretilemiyor

Krizin temelinde ham petrol üretimindeki azalma değil, rafinaj kapasitesindeki büyük kayıp bulunuyor.

Rusya dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olmasına rağmen, saldırılar nedeniyle ham petrolü benzin ve motorine dönüştürecek tesislerin önemli kısmı çalışamaz hale geldi.

Associated Press’in aktardığı verilere göre Rusya’nın haziran ayında işlediği ham petrol miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25 azalarak günlük 3,95 milyon varile geriledi. Bu rakam son yirmi yılın en düşük seviyesi olarak kayıtlara geçti.

Batı yaptırımları tamiratı zorlaştırıyor

Krizi derinleştiren en önemli unsurlardan biri de Batı yaptırımları oldu.

Rus rafinerilerinin büyük bölümü geçmiş yıllarda Batılı şirketlerin yüksek teknolojili ekipmanlarıyla modernize edilmişti. Ancak ABD ve Avrupa Birliği yaptırımları nedeniyle saldırılarda zarar gören özel ekipmanlar ile yazılımlar temin edilemiyor.

Reuters’ın aktardığı sektör değerlendirmelerine göre Çin üretimi alternatif ekipmanlar ise mevcut sistemlerle tam uyum sağlayamıyor. Bu nedenle normal şartlarda birkaç haftada tamamlanabilecek onarım süreçleri aylarca uzuyor.

Demiryollarındaki yoğunluk dağıtımı da aksattı

Rafinerilerin devre dışı kalmasının ardından Rusya, yakıt ihtiyacını ülkenin doğusundaki tesislerden demiryoluyla karşılamaya çalıştı.

Ancak askeri sevkiyatların yoğunluğu nedeniyle demiryolu ağında ciddi tıkanıklık yaşandı. Bu durum akaryakıtın istasyonlara ulaşmasını haftalarca geciktirdi ve birçok bölgede arz krizini daha da büyüttü.

Yaz sezonu, tatil hareketliliği ve hasat döneminin başlamasıyla artan tarımsal yakıt talebi de mevcut sıkıntıyı derinleştirdi.

Yakıt kısıtlamaları ülke geneline yayıldı

Anadolu Ajansı ve diğer kaynakların aktardığı bilgilere göre Rusya’daki bölgelerin yaklaşık yüzde 90’ında çeşitli düzeylerde akaryakıt kısıtlamaları uygulanıyor.

40’tan fazla bölgede sürücülere litre sınırı getirildi.

Kırım, Transbaykal ve İrkutsk başta olmak üzere birçok bölgede bireysel araç sahiplerine araç başına 15 ila 30 litre arasında benzin kotası uygulanmaya başlandı.

Moskova, Kursk, Bryansk ve Yakutistan gibi bölgelerde ise spekülatif alımları önlemek amacıyla bidon veya taşınabilir kaplara akaryakıt satışı tamamen yasaklandı.

Bazı akaryakıt istasyonlarında mevcut yakıt yalnızca ambulanslar, toplu taşıma araçları, belediye hizmetleri ve tarım sektöründe kullanılan araçlara tahsis edildi.

Moskova’da bile uzun kuyruklar oluştu

Associated Press’in saha gözlemlerine göre kriz, ekonomik açıdan en korunaklı şehirlerden biri olan Moskova’da da hissedilmeye başlandı.

Ajansa konuşan sürücüler, resmi açıklamalarda her şeyin normal gösterildiğini ancak akaryakıt istasyonlarında kilometrelerce kuyruk oluştuğunu ifade etti.

Sibirya’nın İrkutsk kentinde ise belediye başkanı, benzin kuyruklarında saatlerce bekleyen vatandaşlar için caddelere seyyar tuvalet kurulması talimatı verdi.

Uzmanlar, Moskova’nın yakıt ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan ana rafinerinin tamirinin en az üç ay süreceğini öngörüyor.

Putin sorunları kabul etti

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, televizyonda yayınlanan kabine toplantısında sürücüler ile işletmelerin yaşadığı akaryakıt sıkıntısını kabul etti.

Hükümetin önceliğinin hasat döneminin etkilenmemesi için tarım sektörüne kesintisiz yakıt sağlamak olduğunu belirten Putin, ilgili kurumlara gerekli tedbirlerin hızlandırılması talimatını verdi.

Fiyatlar hızla yükseliyor

Rusya Federal İstatistik Servisi (Rosstat) verilerine göre yalnızca haziran ayının son haftasında benzin fiyatları yüzde 1,7, motorin fiyatları ise yüzde 2,3 arttı.

Reuters’ın sahadan aktardığı bilgilere göre resmi ortalama litre fiyatı 72,38 ruble olarak açıklansa da arz sıkıntısının yoğun yaşandığı bölgelerde bağımsız akaryakıt istasyonlarında litre fiyatı 100 ila 140 rubleye kadar yükseldi.

Rusya Hindistan’dan benzin ithal etmeye başladı

Dünyanın en büyük ham petrol ihracatçılarından biri olan Rusya, yaşanan rafinaj krizi nedeniyle alışılmışın dışında bir adım attı.

Reuters’ın haberine göre Rusya, Hindistan’dan deniz yoluyla en az 60 bin metrik ton benzin ithal etti.

Rus Parlamentosu da bu ithalatı desteklemek amacıyla teslimat maliyetlerine endeksli sübvansiyonları içeren vergi düzenlemelerini hızla onayladı.

Toptan piyasada da arz daraldı

Kriz yalnızca pompa fiyatlarına değil, toptan piyasaya da yansıdı.

St. Petersburg Emtia Borsası’nda (SPIMEX) toptan benzin işlem hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yarı yarıya düştü.

Dağıtım zincirinde ise 1 ila 2 aylık sevkiyat gecikmeleri olağan hale geldi.

Elektrikli araçlara ilgi patladı

Yakıt bulmakta zorlanan Rus vatandaşları alternatif ulaşım çözümlerine yönelmeye başladı.

Reuters’a konuşan Moskova’daki otomotiv bayileri, normal şartlarda ayda 2-3 adet satılan elektrikli ve hibrit araçların kriz sonrasında günde 2-3 adet satılmaya başladığını bildirdi.

Devlet şirketi Rosatom ise elektrikli araç şarj istasyonlarının kullanım oranının yalnızca bir hafta içinde yüzde 40 arttığını açıkladı.

Kremlin yeni tedbirleri masaya yatırdı

Artan kriz karşısında Rus hükümeti iç piyasadaki arzı korumaya yönelik yeni önlemleri değerlendirmeye başladı.

Bu kapsamda benzin ihracatı geçici olarak durdurulurken dizel ihracatının tamamen yasaklanması seçeneği de gündeme alındı.

Ayrıca mevcut Euro-5 standartlarından geçici olarak vazgeçilerek daha düşük çevre standartlarına sahip Euro-2 ve Euro-3 yakıtların yeniden üretilmesine izin verilmesi de değerlendiriliyor.

Krizin küresel etkileri büyüyor

Rusya’nın dünyanın en büyük dizel ihracatçılarından biri olması nedeniyle ihracatın azaltılması veya tamamen durdurulması özellikle Avrupa, Akdeniz havzası ve Kuzey Afrika’da dizel arzını daraltma riski taşıyor.

Rusya’nın kendi rafinerilerinde işleyemediği ham petrolü Çin ve Hindistan başta olmak üzere küresel pazarlara daha fazla yönlendirmesi ise uluslararası petrol fiyatlarında dalgalanmaları artırıyor.

Dizel fiyatlarındaki yükseliş deniz taşımacılığı, kara lojistiği ve tarım sektöründeki maliyetleri artırarak küresel gıda enflasyonu üzerinde de baskı oluşturuyor.

Öte yandan Rusya’nın kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla Hindistan’dan deniz yoluyla benzin ithal etmeye başlaması, uluslararası tanker rotalarının değişmesine ve navlun maliyetlerinin yükselmesine neden oluyor.

Rusya’da yaşanan akaryakıt krizi, yalnızca rafinerilere yönelik saldırıların değil, yaptırımlar, üretim kayıpları, lojistik aksaklıklar ve artan iç talebin birleşmesiyle ortaya çıkan çok boyutlu bir enerji sorunu olarak öne çıkıyor. Yakıt satışlarına getirilen kısıtlamalar, fiyat artışları, ithalat zorunluluğu ve hükümetin aldığı olağanüstü tedbirler, krizin ülke genelinde günlük yaşamı ve ekonomik faaliyetleri doğrudan etkilediğini gösteriyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız