AjansHaber Gündem Eski Fransız futbolcu Thuram: “Futboldaki ırkçılık da toplumdaki ırkçılığın bir yansıması”

Eski Fransız futbolcu Thuram: “Futboldaki ırkçılık da toplumdaki ırkçılığın bir yansıması”

World Decolonization Forum kapsamında düzenlenen “Sports And Decolonization” (Spor ve Sömürgecilikten Kurtulma) başlıklı oturumda, sporun sömürgecilik mirası, ırkçılık, toplumsal hafıza ve temsil meselesiyle ilişkisi ele alındı. Eski Fransız milli futbolcu Lilian Thuram, futbolcuların ırkçılığa karşı daha fazla söz almaya teşvik edilmesi gerektiğini belirtti.

Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen World Decolonization Forum, küresel krizlerin temel nedenleri ile sömürgecilik mirasının farklı alanlardaki etkilerini gündeme taşıyor.

Forum kapsamında gerçekleştirilen “Sports And Decolonization” panelinde, sporun yalnızca rekabet alanı olmadığı, aynı zamanda tarihsel eşitsizliklerin, kimlik mücadelelerinin ve ırkçılıkla yüzleşmenin görünür hale geldiği toplumsal bir zemin olduğu vurgulandı.

Panele katılan eski Fransız milli oyuncu Lilian Thuram, futbolda ırkçılığın toplumdaki tarihsel ve ideolojik arka plandan bağımsız ele alınamayacağını belirterek, futbolcuların bu konuda söz almaya teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.

“9 yaşında siyah olduğumu öğrendim”

Irkçılığın kölelik tarihi ve sömürgecilik ideolojisiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkati çeken Thuram, çocukluk döneminde yaşadığı deneyimin kendisinde derin bir farkındalık oluşturduğunu anlattı.

Thuram, kendi hayat hikayesi üzerinden ırkçılıkla ilk karşılaşmasını aktararak, şu ifadeleri kullandı:

"Guadeloupe gibi küçük bir adada doğdum. 9 yaşında Paris'e geldim, aslında 9 yaşında siyah olduğumu öğrendim ve ırkçılık sorunuyla 9 yaşında karşı karşıya geldim. Neden insanlar bana sınıfımda hakaret etmişti? Annem bana bunun cevabını verememişti. Aslında kolonizasyon bir ideolojiye bağlı ve beyazların üstünlüğüne dayanıyor. Daha düşük bir sınıfa ait olduğunu keşfediyorsun. Bu vizyonun çok negatif olduğunu görmüş olduğum için bu konuyla ilgileniyorum."

“Futboldaki ırkçılık toplumdaki ırkçılığın bir yansıması”

Profesyonel futbol kariyeri boyunca karşılaştığı ırkçı tutumların, spor alanındaki ayrımcılığın toplumdaki yapısal sorunlardan bağımsız olmadığını gösterdiğini dile getiren Thuram, bu konuda kendisini etkileyen isimlerden birinin Muhammed Ali olduğunu söyledi.

İtalya’da forma giydiği dönemde yaşadığı ırkçı saldırılara da değinen Thuram, futboldaki sessizliğin sorunu büyüttüğünü belirterek, şunları kaydetti:

"Futbolu analiz ettiğimizde yaşanan ırkçılık toplumun tarihini anlatıyor, birbirinden bağımsız değil. Beni bu konuda sportif açıdan eğiten kişi Muhammed Ali oldu. Futboldaki ırkçılık da toplumdaki ırkçılığın bir yansıması. Futbolcuları söz almaya teşvik edecek politikaların hayata geçirilmesi gerekiyor. Joseph-Antoine Bell adında bir kaleciye maç sırasında muzlar atılmıştı. Çocukken bu konu beni televizyonda izlerken çok yaralamıştı. İlk kez ırkçılıkla karşılaşmıştım. Bütün siyahlar böyle bir durumda kendini incinmiş hissediyor. Sonra profesyonel futbolcu oldum. İtalya'da da oynadım. Burada maçta bazı insanlar bana maymun hareketleri yapıyordu. Arkadaşlarımla ve yöneticilerle konuştuğumda bana bunun önemli olmadığını ve bu konuyla ilgilenmemem gerektiğini söylüyorlardı. Bunun üzerine çok fazla beyaz insan olduğunu ve onların ırkçılığın ne kadar şiddetli olduğunun farkında olmadıklarını gördüm. Bunun durmayacağını fark etmediklerini anladım."

“Herkes bu sorunun bir parçası”

Irkçılığın yalnızca sporcuların ya da kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin mücadele edeceği bir alan olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Thuram, toplumsal dönüşüm için herkesin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.

Irkçılığın yol açtığı şiddetin çoğu zaman yeterince kavranamadığını belirten Thuram, "Birisini öldürmeye kadar giden bir durumdan bahsediyoruz. Bu noktada gerçekçiliğe ihtiyacımız var. Herkes bu sorunun bir parçası, tıpkı çözümün bir parçası olduğumuz gibi. Sadece sporcuların ya da kamuya mal olmuş kişilerin bu mücadeleyi vermesi gerektiğini düşünmemeliyiz. Irkçılığa maruz kalan insanların bazı şeyleri söylemeye korktuğunu görüyoruz. Herkesin mücadele etmesi gerekiyor, değişimi ancak bu şekilde gerçekleştirebiliriz. dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız