Milli Savunma Bakanı Canikli, " Gürcistan Cumhurbaşkanı Giorgi
Margvelaşvili ile Gürcistan Başbakanı Giorgi Kvirikaşvili’nin de
yer aldığı, Gürcistan Güvenlik ve Savunma Konferansı'na
katıldı.
Konferansın, "Varşova Zirvesi Sonrasında NATO: Dayanıklılık Yoluyla
Caydırıcılık Sağlama, Bunun Ortaklar Bakımından Yansıları" konulu
oturumunda konuşan Canikli, NATO'nun güney hattında terörün
kaynağıyla yüz yüze olan, en ön safta olan tek ülkenin Türkiye
olduğunu vurguladı.
Canikli, en büyük terör tehdidi olarak nitelendirilen DEAŞ ve El
Nusra'nın Suriye'den çıktığına ve beslendiğine dikkati çekti.
Türkiye'nin Irak ve Suriye ile bin 400 kilometre sınırının olduğunu
hatırlatan Canikli, son bir senede Türkiye topraklarını kullanmak
isteyen yüz binlerce DEAŞ üyesi teröristin yakalandığını, bunların
aralarında yabancı teröristlerin de bulunduğu 9 binden fazla
kişinin gözaltına alındığını belirtti.
"Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri, Astana'da varılan anlaşma
çerçevesinde El Kaide terör örgütü unsurlarını oradan temizlemek
amacıyla İdlib'e harekat yapıyor, oradaki yerli, yerel muhalif
birliklerle birlikte. Şu anda, bugün, şu an içinde bulunduğumuz
saat itibarıyla." diyen Canikli, Türkiye'nin söz konusu süreçte çok
ciddi bedeller ödediğini bildirdi.
Bakan Canikli, terör örgütü DEAŞ'ın temizlenmesi için yapılan El
Bab'a yönelik operasyona değinerek, şöyle devam etti:
"Burada gerçek anlamda bir kafa karışıklığı var, kriterlerin,
konseptlerin, terörle mücadelede ilkelerin, soğuk savaş döneminde
olduğu gibi netleştirilmemesinden kaynaklanan bir sıkıntı var.
Benzer bir durum DEAŞ terör örgütü o bölgede, El Kadie büyük oranda
şu anda Ortadoğu'ya, Suriye'ye gelmiş durumda. El Nusra bütün
hepimizin terör örgütü kabul ettiği, aynı şekilde ağırlıklı olarak
Türkiye'yi hedef alan PKK terör örgütü ki yine bütün yine
müttefiklerimiz tarafından da terör örgütü kabul edilen bir örgüt.
Yine, PKK terör örgütünün Suriye uzantısı YPG var, terör örgütü.
Aynı terörist kaynaktan besleniyor, PKK terör örgütü mensuplarını
kullanıyor, aynı şekilde aynı yerden kumanda ediliyor.
Müttefikimiz, dostumuz ABD, DEAŞ ile mücadele için arazide bu YPG
terör örgütüyle şu anda birlikte, DEAŞ'a karşı birlikte, ortak
çalışma yapıyor. Yaklaşık, bizim tespitlerimize göre, 40-50 bin
kişilik bir orduyu donatacak silah-mühimmat desteği sağladı ki DEAŞ
için, DEAŞ'a karşı savaşsın diye. ABD bunu bu amaçla yapıyor, bunu
biliyoruz ama o terör örgütünün de nihai hedefi Türkiye. DEAŞ
bittiğinde ki bitmek üzere, o silahların tamamı Türkiye'ye
dönecek."
ABD'li dostlarıyla, müttefikleriyle bunu konuştuklarını, sürekli
istişare ettiklerini aktaran Canikli, şunları ifade etti:
"Onlar bunun 'Türkiye için tehlike, tehdit olmayacağını'
düşünüyorlar. Bu silahların 'alınabileceğini' söylüyorlar ama biz
ciddi kaygı duyuyoruz, güvenliğimiz açısından çok ciddi kaygı
duyuyoruz. Bu silahların bir bölümünü de Türkiye'de şu anda
kullanılan terörist faaliyetlerde ele geçiriyoruz. Burada şunu
anlatmaya çalışıyorum, elbette biz dostumuz, müttefikimiz ABD ile
konuşmaya devam edeceğiz. Bir şekilde bu meseleyi, birbirimizi
anlayacağız, ondan yana problem olmayacak. Ama soğuk savaş
dönemindeki gibi çok net, muhteşem bir görev ifa etme noktasında
biraz sıkıntılar yaşıyoruz, o da değişen tehdit ve saldırı
konseptinden büyük oranda kaynaklanıyor. Buna uyum noktasında biraz
sıkıntılar var, NATO'nun bu yeni döneme uyum noktasında. Onu da
birlikte oturup konuşacağız ve çözeceğiz, çözmemiz de
gerekiyor."
"KAYGILARIMIZ TAM OLARAK GİDERİLEMİYOR"
Gürcistan'ın NATO ve Avrupa Birliğine üye olma talepleri olduğuna
işaret eden Canikli, "Bu talep yerine getirilemiyor şu anda.
Halbuki AB üyeliği açısından da bize göre samimiyetle söylüyorum,
Gürcistan bütün şartları taşıyor, aynı şey NATO üyeliği için de
geçerli. Hiçbir engel yok." diye konuştu.
Canikli, böyle bir samimi talebin mutlaka sistem tarafından yerine
getirilmesinin önemine vurgu yaparak, "Başka ülkelerin de benzer
talepleri var. Anlatmaya çalıştığım, yeni dönemde tam olarak
tanımlanamayan misyon ve görev eksikliğinden kaynaklanıyor. Onu da
çözmemiz, bunları da konuşmamız gerekiyor." değerlendirmesinde
bulundu.
Bakan Canikli, NATO'nun dünya barışı açısından doğru bir adres
olduğunu, en güçlü ittifak olduğunu belirterek, şu görüşlere yer
verdi:
"Ama bir takım sıkıntılar da varsa onları da konuşmamız gerekiyor.
Türkiye, NATO üyesi olarak, soğuk savaş dönemindeki kadar şu anda
rahat değil. NATO üyesiyiz, elimizden gelen bütün imkanlarımızı
bugüne kadar yaptık, yapmaya da devam edeceğiz, her türlü desteği
veriyoruz, NATO'nun bütün ilkelerine sadığız, bütün teorik
felsefine, bütün ilkelerine sadığız ama içimiz rahat değil,
güvenlik açısından rahat değil. Kaygılarımız tam olarak
giderilemiyor, bu sistemde giderilemiyor. YPG terör örgütünün o
kadar silahlandırılmasından çok büyük oranda kaygı duyuyoruz, bize
dönecek diye, dönüyor zaten. Dolayısıyla bu problemleri de
giderecek şekilde mutlaka bunları halletmemiz gerekiyor."
Konuyla ilgili küresel boyutlu sorgulama yapılmasını isteyen
Canikli, "Bir Türk, Gürcü, Ukrayna vatandaşı ya da başka ülke,
kendi topraklarında hala ciddi manada kendisini güvende
hissedemiyorsa genel olarak küresel sistemin yönetimini de yeniden
gözden geçirmek gerekiyor." dedi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
