Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında
Sabiha Gökçen Havalimanını işgal etmek istedikleri gerekçesiyle
yargılanan sanıkların savunması alınıyor.
Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesinin karşısında
oluşturulan duruşma salonunda, sanıkların kimlik tespitlerinin
yapılmasının ardından iddianame özetlenerek okundu.
Daha sonra ilk savunmasını yapan tutuklu sanıklardan uzman çavuş
Yüksel Özdemir, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek,
15 Temmuz Cuma günü rutin silah bakımı yaptıklarını anlattı.
Aynı gün saat 16.00 sıralarında tabur komutanı Yarbay Şakir
Çınar’ın kışlaya gelerek, “terör saldırısı olacağını, bu nedenle
kışlayı terk etmenin yasak olduğunu” söylediğini belirten Özdemir,
bu sebeple beklemeye başladıklarını söyledi.
Kendilerine Sabiha Gökçen Havalimanına terör saldırısı olacağını ve
jandarma ve polislere destek olmak için çıkacaklarının söylendiğini
aktaran Özdemir, “Cephanelikten mühimmat alıp 22.00 sularında
zırhlı araçlarla bölükten çıktık. Ben zırhlı muhabere aracındaydım.
Sabiha Gökçen'e yaklaştığımızda halkın biriktiğini gördük. Aracın
etrafını saran vatandaşlar bize, 'Ne yapıyorsunuz, darbe
yapıyorsunuz?' dediler. Biz de terör saldırısı nedeniyle
geldiğimizi söyledik. Tepki gösterdiler, biraz geriye gittik. Ateş
açmadık.” diye konuştu.
"KİMSEYE SİLAH ÇEKMEDİK, DİRENMEDİK"
Özdemir, kimseye silah çekmediklerini belirterek, “Pazarlık
yapmadık, direnmedik. Polisler gelince silahlarımızı verdik, teslim
olduk.” dedi.
Yoldayken bir arkadaşından kendisine gönderilen mesajda
FETÖ'cülerin darbe yaptığını yazdığını anlatan Özdemir,
"Havalimanına gittiğimizde kalabalığı gördüm, onları darbeci
sandım. Eşimi aradım. 'Galiba darbe yapıyorlar' dedi." ifadelerini
kullandı.
Tutuklu sanık uzman erbaş Yusuf Yaylaz da 15 Temmuz 2016’da
kendilerine “İstanbul'un çeşitli yerlerinde eylem olacağı” yönünde
mesaj geldiğini ifade ederek, Piyade Yarbay Fatih Karakaya’nın
herkesi bölükte toplayarak cephaneliğe gidip mühimmat almalarını
istediğini söyledi.
"KURTULMAK İÇİN POLİSİ ARADIK, TESLİM OLACAĞIMIZI
SÖYLEDİK"
Yaylaz, daha sonra Zırhlı Muhabere Aracı (ZMA) ile kışladan çıkış
yaptıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Sabiha Gökçen'e vardık. Sabiha Gökçen'in ana nizamiyesinin orada
halk durdurdu bizi. Ne olduğunu anlayamadık. Bu sırada eşimden
mesaj geldi, boğazların kapatıldığını yazıyordu. Kimin yaptığını
sordum, ‘FETÖ yaptı’ dedi. Biz de karşımızda FETÖ'yü bulacağımızı
sanıyorduk, halk çıktı. ‘Burada ne işiniz var’ diye sorular sormaya
başladılar. Terör saldırısı olacağını söyledik. Tepki gösterdiler.
O durumdan kurtulmak için polisi aradık, teslim olacağımızı
söyledik. Polisi beklerken şarjörlerimizi çıkardık. O şekilde
teslim olduk.”
Sanıklardan uzman erbaş Yavuz Türk de darbe gecesi araçlarla
hareket ettiklerini belirterek, Sabiha Gökçen Havalimanına
yaklaşana kadar kimsenin kendisine bir şey demediğini söyledi.
Havalimanına yaklaşık bir kilometre kala trafiğin tıkandığını
anlatan Türk, Yarbay Şakir Çınar’ın da bunun üzerine araçtan inerek
tankların arkalarındaki tankların yanına gittiğini söyledi.
"BİZ ORADA OLAYI ANLAMAYA BAŞLADIK"
Sanık Türk, Çınar’ın yanlarında ayrıldıktan sonra kendisinin aracın
yanında beklediğini dile getirerek, şöyle devam etti:
“Sonra uzun bir süre araçların yanında kaldık. Halk gelip bize
soruyor biz de ‘terör saldırısı var’ diyorduk. Saat yaklaşık
12.00’ye geliyordu yanımdaki uzman çavuş Serkan Bozkurt’u
Ankara’daki kız kardeşi arayıp, ‘savaş uçaklarının meclisi
bombaladığını ve darbe girişimi olduğunu ‘ söyledi. Biz orada olayı
anlamaya başladık. Ben de kesinlikle böyle bir hain darbe
girişiminin içinde olmayacağımızı söyledik. Sonra birliğimize
dönmek üzere hareket ettik. “
Dönüşte yolda fidan satılan bir iş yerine girdiklerini anlatan
Türk, sadece bekçinin bulunduğu iş yerinde açık olan televizyondan
1. Ordu Komutanının mesajını gördüklerini söyledi.
Böyle bir olayın içinde olmayarak birliğe döneceklerini
kararlaştırdıktan sonra bir komutanını arayarak döneceklerini
söylediklerini ifade eden Türk, şöyle konuştu:
“O komutanımız da ‘kışlaların çevrelerinin halk tarafından
kapatıldığını ve dönme imkanlarının olmadığını söyledi ve hiçbir
olaya karışmayın, kendi güvenliğinizi alın’ dedi. Aileler sonra
aramaya başladı, yerimizi söyledik, diğerler arkadaşının akrabaları
geldi. Aracımızı emniyetli bir yere park edip olay yerinen
ayrıldık. Uzman çavuş Fatih’in akrabasının evine sığındık. “
Bu sırada bölük komutanlarının kendisini arayarak nerede
olduklarını sorduğunu dile getiren Türk, “Oradan harekat merkezini
aradık durumu söyledik. Ertesi gün saat 11.00 gibi bölük
komutanıyla irtibata geçtik ‘kışlaya geri dönün’ dediler. Biz de
yola çıkarak bölüğe geldik ve silahımızı teslim ettik.” dedi.
Sanık Türk, 1 Ağustos 2016’da Elazığ’da nikah töreni yapmayı
planladıklarını belirterek, bu olaylar dolayısıyla nikahlarını
yapamadıklarını anlattı.
Kendisi, ailesi ve nişanlısının bu olaylar nedeniyle mağdur
olduğunu dile getiren Türk, buna sebep olanlardan şikayetçi
olduğunu ifade etti.
Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasıyla sürüyor.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
