18 Mart 2026 Çarşamba
weather
9°
AjansHaber Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Öğretmenlerimize kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Öğretmenlerimize kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır: Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur.” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen "Eğitim Ailesi ile İftar Programı" kapsamında öğretmenlerle bir araya gelerek önemli açıklamalarda bulundu.

Konuşmasına tüm eğitim camiasının Ramazan ayını tebrik ederek başlayan Erdoğan, çalıştığı okulda uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik öğretmene konuşmasında genişçe yer ayırdı. Eğitimcilere yönelik şiddet olaylarına tepki gösteren Erdoğan, "En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi ve bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum. Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır: Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur. Şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez”

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünün yurt genelinde büyük bir gururla idrak edildiğini vurgulayan Erdoğan, tüm şehitleri rahmet ve şükranla yad etti.

Erdoğan, Anadolu’nun her ocağından şehit veren mübarek bir vatan olduğunu belirterek Çanakkale Zaferi’ni şu sözlerle anlattı:

“Anadolu, her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin, Anadolu, baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahbabı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Çanakkale'dir, Gelibolu'dur. Ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. Çanakkale Türk milletinin varoluş mücadelesidir. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometre kareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan iradedir, ittihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna vardır. Çanakkale'de Balkanlar vardır. Çanakkale'de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır. Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim. Çanakkale Bedrin aslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif'in asım nesli diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır, bir destandır, zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir. Çanakkale Savaşı epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar aynı zamanda dramatik bir hikayedir. Çanakkale içinde aynalı çarşı, anne ben gidiyorum düşmana karşı türküsü henüz bıyığı terlememiş delikanlıların lise ve Darülfünun talebelerinin türküsüdür.

Milli şairimiz Akif; "Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda" derken işte bu acı hakikati dile getirir. "Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor" derken sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor.

Bir milleti büyük yapan, sadece tarihe şanla şerefle yazdırdığı zaferleri değil; aynı zamanda eğitimli, öz güven sahibi, iyi yetişmiş fertleridir. Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum, güçlü ülke hedefini ancak iyi eğitim almış, güçlü bir insan kaynağı ve içtimai büyümeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız.” 

“Son 23 yılda çok ciddi mesafe aldık”

Erdoğan, konuşmasında hükümetleri döneminde eğitime verilen öneme ve hayata geçirilen yatırımlara da şu sözlerle değindi:

“Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor. Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıraç; şüphesiz nitelikli, milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemidir.

Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikte reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayı gibi adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede aslan payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık.”

“Devletleri ve medeniyetleri yapan da, yıkan da muallimlerdir”

Erdoğan, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”ne ilişkin açıklamalarda bulanarak, “‘Köklerden Geleceğe’ şiarıyla hayata geçirdiğimiz ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ ile çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı; spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar ve akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Değerli hocalarım, Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Merhum Nurettin Topçu'nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle der: 'Ademoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden, dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın, her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri vardır. Devletleri ve medeniyetleri yapan da, yıkan da muallimlerdir.” ifadelerini kullandı.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız