20 Haziran 2026 Cumartesi
Twitter
Nsosyal
Instagram
AjansHaber Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Savunma sanayimiz, Cumhuriyet tarihimizin en verimli günlerini yaşıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Savunma sanayimiz, Cumhuriyet tarihimizin en verimli günlerini yaşıyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Savunma sanayimiz, 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. En küçük bottan SİHA gemimiz TCG Anadolu'ya, muhriplerden denizaltılara, milli uçak gemimiz MUGEM'e, bütün su üstü ve su altı platformlarımızı milli imkan ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığında düzenlenen “Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman'ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni”nde konuştu.

Törendeki hitabına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan ve beraberindeki heyeti Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi:

“Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kıymetli komutanları, savunma sanayii ve gemicilik sektörümüzün değerli temsilcileri, saygıdeğer misafirler, sizleri en kalbi duygularımla saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle kendilerini ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğum değerli dostum Nicușor Dan'la Romanya heyetinin kıymetli üyelerine ülkemize 'hoş geldiniz, safalar getirdiniz' demek istiyorum.”

“Karadeniz’in güvenliğine ve NATO ittifakına katkı yapacak”

Törende Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim edilen korvet ile Türk Deniz Kuvvetleri envanterine katılan gemiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kam Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken, Koçhisar açık deniz karakol gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgahtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Her iki platformun ülkelerimize, Karadeniz'in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgemizin huzuruna büyük katkılar yapacağına inanıyorum.” dedi.

“Dünyamız, Soğuk Savaş'tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor”

Dünyada güvenlik mimarisinin köklü bir dönüşümden geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu:

“Dünyamız, Soğuk Savaş'tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken bizim 'zor oyun bozar' dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bizlere tekrar hatırlatıyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız.”

 “Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefiyle çok ciddi mesafe aldık”

Türkiye’nin savunma sanayisindeki dönüşümü erken kavrayan ülkelerden biri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 yılda gelinen noktaya ilişkin değerlendirmesinde şu sözlere yer verdi:

“Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyordu. Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız yolda hamdolsun 23 yılda çok ciddi mesafe aldık. Engellerle, kısıtlamalarla, gizli açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedefimize ulaşmak için sabırla yürüdük. Kendimize inandık, savunma sektörümüze güvendik. Neticede 23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere ulaştık.”

“Savunma ihracatında dünyanın 11. büyük ülkesi konumundayız”

Savunma ve havacılık ihracatında yakalanan ivmeye dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma ihracatında dünyanın 11. büyük ülkesi konumundayız. Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken, bugün bu rakamı sadece bir hafta içinde gerçekleştiriyoruz.” açıklamalarında bulundu.

“50’nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz”

Cumhuriyet tarihinin en verimli döneminin savunma sanayisinde yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, deniz platformlarında ulaşılan üretim ve ihracat kapasitesini şu sözlerle anlattı:

“Savunma sanayimiz, 103 yıllık cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalara 140'ı aşkın deniz platformu ihraç ettik. En küçük bottan SİHA gemimiz TCG Anadolu'ya, muhriplerden denizaltılara, milli uçak gemimiz MUGEM'e, bütün su üstü ve su altı platformlarımızı milli imkan ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz. Halihazırda 15'ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere, 50'nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz.”

Milli deniz platformlarının yerlilik oranına ilişkin bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadelerde bulundu:

“Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80'inin üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz. Aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarımızın araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürüyoruz. Yürüttürdüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar euro seviyesine ulaştı.”

“MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen 7. ülke konumuna yükseliyoruz”

TCG Anadolu ile kazanılan kabiliyetin MUGEM projesiyle daha ileri taşındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kritik alt sistemlerde Türk mühendislerinin rolüne işaret ederek şunları söyledi:

“Şurası da ülkemiz açısından gurur vericidir: TCG Anadolu'dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan donanmamız artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuşmuştur. Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinliyoruz. MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseliyoruz. Tüm bu platformların kritik alt sistemleri; radarları, sonarları, savaş yönetim sistemleri, yazılımları Türk mühendisleri tarafından hayata geçiriliyor. Gemilerimiz muadillerinden daha üstün nitelikte, milli mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun her alanda kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz.”

“Türkiye-Romanya ilişkileri tarihi zirvesini yaşamaktadır”

Dünyadaki güvenlik ortamının dost ve müttefik ülkeler arasındaki iş birliklerini daha önemli hale getirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya ile ilişkilerin stratejik boyutuna dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamı dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını elzem kılmaktadır. Bu anlayışla, savunma sanayinde sahip olduğumuz imkan ve kabiliyetleri dost ülkelerimizle paylaşmayı kendimiz için görev biliyoruz. Romanya'nın bizim için özel önemi olduğunu vurgulamak isterim. Türkiye ile Romanya'nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkiler tarihi zirvesini yaşamaktadır. Biliyorsunuz, münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. 2024 senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören, işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir.”

Kam Roman korvetinin iki ülke arasındaki güvenlik iş birliğinin somut göstergesi olduğunu dile getiren Erdoğan, “Kam Roman korveti, iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgemizin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesidir. Karadeniz'in güvenliği aynı zamanda Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır.” dedi.

“Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir”

Teslim edilen ve envantere alınan gemilerde yerli ve milli sistemlerin kullanıldığını belirten Erdoğan, Romanya ile imzalanan satış anlaşmasının Türkiye açısından tarihi niteliğini şu sözlerle anlattı:

“Bir başka önemli husus şudur: Bugün teslim ettiğimiz ve envantere kattığımız gemilerimizde kullanılan savaş yönetim sistemi, arama ve atış kontrol radarları, sonar sistemleri, yakın savunma silahları tamamen yerli ve milli şirketlerimize aittir. Aselsan, Roketsan, Havelsan, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan güçlü savunma altyapımız, bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekat hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır.”

TCG Koçhisar’ın Türk Deniz Kuvvetlerine sağlayacağı katkıya da değinen Erdoğan, “Değerli arkadaşlar, kahraman Deniz Kuvvetlerimizin gücüne güç katacak TCG Koçhisar'ı da bugün hizmete alıyoruz. Açık deniz karakol gemisi projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform; istihbarat, gözetleme ve keşiften arama kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekatlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir.” ifadelerinde bulundu.

“Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz”

Türkiye’nin dış politika ve güvenlik yaklaşımına ilişkin mesajlar veren Erdoğan, bölgesel istikrar vurgusunu şu sözlerle dile getirdi:

“Türkiye'nin gayesi bölgemizde gerilim üretmek değil; barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz. Aksine, karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte, hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz. İlkemiz çok net: Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi milli kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz. Bugün bu rıhtımda denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş halidir.”

Projede emeği geçen kurum, kuruluş ve çalışanlara teşekkür eden Erdoğan, savunma sanayii ve denizcilik alanındaki çalışmalara katkı sunanları şu sözlerle tebrik etti:

“Bu düşüncelerle Milli Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı, İstanbul Tersanesi Komutanlığımızı, ASFAT'ı ve projede görev alan tüm firmalarımızı, kıymetli mühendislerimizi, teknisyenlerimizi ve işçilerimizi gönülden tebrik ediyorum.”

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız