İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülen “casusluk” davasında, savcılık ara mütalaasını açıkladı. Duruşmada, sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından dosyaya ilişkin teknik inceleme talepleri ve tutukluluk değerlendirmesi gündeme geldi.
Dava kapsamında, Ekrem İmamoğlu ile birlikte Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ “casusluk” suçlamasıyla yargılanıyor.
MİT ve BTK’ya dijital inceleme talebi
Duruşma savcısı, dava konusu elektronik postalar ile İBB veri tabanına erişim sağlayan IP adreslerinin tespiti için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığına yazı yazılmasını talep etti.
Mütalaada, yetkisiz erişim, veri sızıntısı veya hesap ele geçirilmesi bulgularının ortaya konulması için teknik rapor hazırlanması istendi.
Tutukluluğun devamı istendi
Savcılık, mevcut delil durumu ve suçlamaların niteliği dikkate alınarak sanıkların tutukluluk halinin sürdürülmesini talep etti.
Mütalaada, “suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunduğu”, “atılı suçun vasıf ve mahiyeti”, “cezanın alt ve üst sınırları”, “tutuklu kalınan süre” ve “delil toplama işlemlerinin henüz tamamlanmaması” gerekçelerine yer verildi. Ayrıca bu aşamada adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağı ifade edildi.
İddianameden çarpıcı tespitler
Hazırlanan iddianamede, 2019-2025 yılları arasında İBB veri tabanındaki gizli belgeler ile vatandaşlara ait kişisel bilgilerin “Ostin” adlı dijital yer altı platformuna aktarıldığı öne sürüldü.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla hareket edildiği iddia edilerek şu değerlendirmelere yer verildi:
“Bu hususun da özellikle seçim çalışmalarında yabancı istihbarat servislerine data sağlamak maksadıyla gerçekleştiği, bahse konu veriler üzerinden yabancı istihbarat servisleri güdümünde bahse konu veriler üzerinden analiz işlemi yapıldığı, analiz sırasında kişiler arasındaki gizli veya özel verilere erişim sağlandığı anlaşılmıştır.”
Söz konusu verilerin yabancı istihbarat servisleri yararına toplandığı iddia edilen iddianamenin sonuç kısmında ise şu ifadeler yer aldı:
“Tüm vatandaşların telefonlarına ve sosyal medya yazışmalarına erişim sağlanarak ‘siyasal casusluk’ suçunun tam anlamıyla tanımına uyacak şekilde, devletin yönetilmesi, yönetme yetkisinin kullanılması ve idaresiyle ilgili bilgilerin bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları doğrultusunda yabancı bir devlet yararına, Türkiye Devleti’nin, vatandaşlarının veya Türkiye’de ikamet etmekte olanların zararına olarak toplandığı anlaşılmıştır.”